KAN SESİ ( RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR) - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: KAN SESİ ( RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR)  (Okunma sayısı 1834 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • MUSTAFA DÜZENLİ
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 219
  • Cinsiyet: Bay
  • www.mustafaduzenli.net
  • 5 Mesajı Toplam
    9 Kere Beğenildi
    • MUSTAFA DÜZENLİ'NİN TARİH FORUMU




"KAN SESİ"



Rum milliyetçiliğini sorgulayan yazılarıyla dikkat çeken ve özellikle Kıbrıslı Türklere uygulanan toplu katliamlar ile ilgili olarak “Kan Sesi” isimli belgeseli hazırlayan Rum yazar Antonis Angastiniyotis “Kıbrıslı Türkler’e Karşı Barbarlıklar... Madalyonun Öteki Yüzü” başlığıyla 1974’te katledilen Muratağa ilkokulu çocuklarına adadığı yazısında Rum vahşetini gözler önüne serdi.

Antonis Angastiniyotis :"Kıbrıslı Rum gençlerin çoğunluğu adayı bölünmeye götüren olaylarla ilgili çok az şey biliyor. 1974’ün trajik olayları, iki toplumun ayrılmasına yol açan olayları örten muazzam büyüklükte bir perde olarak kullanıldı. Okullarımızda EOKA’nın kahramanlıklarından bahsedildikten sonra 15 yıl atlanarak 1974 ile devam edilmesi beni her zaman etkilemiştir. Ya 1960 ile 1974 arasında hiçbir şey olmadı veya kimse olanları tartışmak istemiyor. Bu devrenin olaylarını araştırırken herhalde ikinci şıkkın doğru olduğu anlayışına vardım.‘Kıbrıs meselesi 1974’te başladı, mesele işgaldir, işgalci askerin adadan çıkması ile mesele halledilir’ edebiyatını yapanlar karşısında Kıbrıslı Türkler, Türk askeri adadan çıktığı takdirde başlarına gelecek olanları çok iyi bilmektedirler. Çünkü Türk askeri gelmeden yaşadıkları 11 yılın acısı, ezgisi hatıralardan çıkmamıştır. AB Papadopulos’a ‘Türk askeri Kıbrıs’a barışı getirmiştir, barışın koruyucusudur, çünkü sen Kıbrıs’ın tümüne sahip çıkma eylemini sahte Kıbrıs Hükümeti adı altında yürütüp silahlandıkça Kıbrıs Türklerinin korunmaya ve devletlerini sana karşı koruma hakları vardır’ demelidir.Bana tekrar tekrar eski yaraları niye deştiğim ve geçmişi niye unutulmaya terk etmediğim soruluyor. Yanıt son derece basittir. Yaralar eski değildir, öyle olsa siyahlar giyinmiş analar, silahlar, askerler ve barikatlar olmayacaktı. 40 senedir bu adada yaşadığım halde ancak geçen yıl gerçeklerin diğer yarısını keşfetmeye başlamış birisi olarak her bulduğum gerçek ruhumda derin yaralar açıyor."






Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman;
Görürler, nasılmış, neymiş kahraman!
Yer ve gök su vermem dediği zaman,
Her tarlayı sular, arkımız bizim...


 


Facebook Yorumları

         
Twittear