KENAN EVREN EVE DÖNECEK Mİ, YOKSA DÖNMEYECEK Mİ? - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: KENAN EVREN EVE DÖNECEK Mİ, YOKSA DÖNMEYECEK Mİ?  (Okunma sayısı 1898 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
     MUSTAFA YILMAZ
     mustafa-yilmazzz@hotmail.com
     25 Temmuz 2009 Cumartesi

     KENAN EVREN EVE DÖNECEK Mİ, YOKSA DÖNMEYECEK Mİ?

     Her yeni,eskiyi çöpe atmamız gerektiğine dair kafamıza vurmaya çalışıyor.Son model hastalığı, bir zamanların son modellerini gözden düşürüyor.Veya oyunun bir parçası bu.

     Televizyonların çıktığı ilk günlerde siyah beyaz görüntü eşliğinde tek kanal TRT'nin sunduğu yerli filmleri unutmak mümkün değil.Her evde televizyon olmadığı için, komşu ziyareti bahanesiyle film izlemeye bile gidiliyordu. Derken özel kanallar açılmaya başlandı.Televizyon her eve girdi.Bir tane yetmedi.İkinci ve üçüncüler alınarak mutfağa,yatak odasına monte ettirildi.Televizyon, hayatımızın bir parçası olmuştu artık.Uzaktan kumanda da icat edilince "değmesin yağlı boya" keyfi yaşamaya başlamıştık.

     Patlak mısır eşliğinde izlenen filmler, yakın zamanda çileye dönüşmeye başladı.Film arasında verilen reklamların, izleyenlerin sabırlarını ölçmek adıyla reklam arası filmlere dönüşmesi, bu kara kutuya olan ilginin başka yönlere kaymasına sebebiyet vermeye başladı.Sinema sektörümüzün gelişmesi,bir zamanların lüks cihazı bilgisayarın internet eşliğinde monitörlere yansıyan görüntüsü "televizyon da neymiş" dedirtmeye yetti.

     İzleyenlerin, kendilerini tercih etmemelerini sezen televizyon yöneticileri, popülaritizmin baş rol oyuncularına açtılar kapılarını.Kopyanın kopyası olan programlar izleyici de bıkkınlık oluşturmuşken, canlanan sinema sektöründe gişe rekorları kıran,ses getiren filmleri ekranlara yansıtmak geldi akıllarına.Ben de geçtiğimiz gün buna şahit oldum.

     "Eve Dönüş" adıyla sunulan film,televizyonda film izlemeyi sıkıcı bulan şahsımın bile ilgisini çekti.12 Eylül askeri darbesinin masum aileler üzerinde açmış olduğu travmayı,nezarethanelerde yapılan işkenceleri izleyince aklıma bütün bu çileye sebep olan Kenan Evren'in ne zaman eve dönüş yapacağı sorusu geldi.Emekliliğinde devam ettiği taş yontma sanatını, muvazzaf halinde iken insanlar üzerinde uygulamaktan çekinmedi.Asılsız ihbarlar yüzünden hayatı karardı çoğu insanın.Bütün bunlara rağmen ekranların önünde "göz altına alınanlara işkence yapıldığı doğru değildir" diye söylediği yalana hâlâ daha "doğru" diyenler var.

     Belki de bu düşüncelerinin sebebi, askerin adli mahkemelerde yargılanmasına karşı çıkanların öne sürdüğü disiplin suçuna Kenan Evren'in dahil olmaması olabilir.Çünkü Kenan Evren, 27 Mayıs askeri darbesinde yaşandığı gibi ne teğmenken girişti bu darbe girişimine, ne de üstlerine itaatsizlikte bulundu.Orgeneral sıfatıyla yapmıştı bu darbeyi ve O,ordunun bir paşasıydı.Dediğim dedik bir diktatörü oynadı.Mesnetsiz iddialara rağmen Eve Dönüş filmindeki gibi Mustafa'ları Şehmus yapmaktan çekinmedi.İnsanların bedenlerinde sigara söndürttü;en mahrem bölgelerden elektrik verdirtti heykellerine yansıttığı "çıplaklık; sanattır mesajını vererek.Yıllarca zihinlerden atılamayacak bir darbeyi uyguladı.

     12 Eylül darbesi sebebiyle yargılanırsa, intihar edebilecek kadar şerefine düşkün olan Paşanın şerefini(!) elbet birileri iade-i itibar yapacaklardır.

     Yazımın başında belirttiğim gibi, son model hastalığı bir zamanların son modellerini gözden düşürüyor. "Kenan Evren demode oldu,yeni modeller bulmamız gerek" diyenler, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun yaz kararnamesine el atmış durumda.Her on senede bir darbe yapmayı planlayan zümre,askeri kurulun soğuk davranması sebebiyle "bir de yargıyla bu işi tamamlamaya çalışalım" demekte.

     Asrın davasında görevli savcıların görev yerlerinin değiştirilmesi, ülkemizi Honduras demokrasisine götüreceği gibi; aynı yolu baştan, fakat çıkışı farklı olan bir yola sürükleyecektir.Bu millet, Şemdinli olaylarında adli mahkemenin sanıklara verdiği 39 yıl hapis cezasının askeri mahkemeye sevk edilerek beraatla sonuçlandırılmasını unutmadı.

     Bu millet,korsan kararnameyi masaya sunanların kimlerle ilişkili olduklarını;vaktiyle Can Dündar'ın bazı şahıslarla görüşme talebine Adalet Bakanlığından izin çıkmasına rağmen, şimdinin HSYK üyesi, o zamanın Ceza Evleri Tevkif Genel Müdürünün bu görüşmeye engel olduktan sonra gerçekleşen cinayetleri iyi biliyor.

     Bilmediklerimizden ise şunu merak ediyoruz:Doğu ve Güney doğu Anadolu bölgesinde, evine dönemeyenlerin akrabalarının yüreklerinde hissettikleri sızı her zaman canlılığını korurken, Kenan Evren ve onun kokmuş zihniyetinin peşinden gidenler, eve dönecekler mi;yoksa dönmeyecekler mi?



Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)


 


Facebook Yorumları

         
Twittear