BİR ZAMANLAR ZİYARET EDİLEN "KARA LÂSTİK" - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: BİR ZAMANLAR ZİYARET EDİLEN "KARA LÂSTİK"  (Okunma sayısı 5206 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Yaa Sabır...
  • Administrator
  • *
  • İleti: 3.106
  • Cinsiyet: Bay
  • 350 Mesajı Toplam
    551 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0535 481 76 24





Yazar:
Mehmet KOCA
Tarih:
24 Ağustos 2011
E-Mail:
mehmet.tufanoglu@hotmail.com
Kaynak:
www.egriderekoyu.com

BİR ZAMANLAR ZİYARET EDİLEN "KARA LÂSTİK"

     Uzun zamandır kara lastik üzerine bir yazı yazmayı düşündüm. Önce yazıya konu olan kara lastiğin günümüzdeki durumunu araştırayım dedim. Türkiye’de Trabzon veya Ankara lastiği diye isimlendirilen kara lastiğin bizim yöre için önemi farklı idi.

     Çaykara halk pazarında bir köşede oturdum ve gelen geçenin ayağına baktım. Belki yüzlerce kişi önümden gelip geçti, kimsenin ayağında kara lastik yoktu. Birkaç ihtiyarın ayağında kara lastiğin biraz daha lüksü olan cislavet denilen ayakkabı giydiğini gördüm. Yaylaları bağları dolaştım yine de kara lastik giyenleri görmedim.

     Ayakkabı satılan bir dükkâna gittim kara lastik almak istediğimi söyleyince önce manalı manalı baktı ve tozlanmış bir çuvalın içinden bir çift kara lastik çıkararak verdi, ben de ayağıma olanı satın aldım. Oysa kimsenin sormadığı için dükkândaki lastikler toplanmış ve büyükçe bir çuvala konularak kaldırıldığını söyledi. Kara lastiğin yerini ise çakma markalı spor ayakkabılar aldı. Bundan dolayı kara lastiği soran da yok satın alan da.

     Hatta bazı Valilikler kara lastiğin ilkokullarda giyilmesini yasaklamış da bizim haberimiz yok. Çocukların ayak sağlığını etkilediği için valilikler tarafından yasaklanan illerimizin olduğunu biliyoruz. Cumhuriyet Türkiyesi'nde ineğin diz tarafındaki derisinden çarık yapılırdı. Niye diz tarafı diye soracak olursanız, inek derisinde kullanılması zor işe yaramaz bir bölüm olduğu için oradan alınan deri ile çarık yapılırdı.

     Böyle olmasına rağmen çarığı bile bulamayan insanımızın yalın ayak gezdiğini ve çarığı olanların ise imtiyazlı zengin kişiler olduğunu söylenirdi.

     Babam o dönemleri kısmen yaşamış ve ayak parmaklarının devamlı olarak yaralı ve deri ile tırnak arasının yaralara çarpa çarpa yara olduğun bugün gibi hatırladığını söylerdi. Peki, çarık niye giymiyordunuz? Soruma ise “Yoktu ki giyelim. Olanlar bile yağmurlu havada giymezdi. Islanırsa çürür diye giymezlerdi. Islanınca tuzlamak lazımmış, tuzu kim buldu ki çarığı kokmasın diye kullansın” cevabını verince manzara anlaşılmış oldu. Yani babam gençliğini yalınayak geçirmiş.

     Babam kara lastikle ilgili olarak hiç unutamadığı anısını şöyle anlatıyor: Köyümüzde ilk kez kara lastiği Süleyman Koçak amcam giydi. Biz de nasıl bir şey diye ziyaretine gittik. Bizim gibi birçok kişi Süleyman Koçak’ın kara lastiklerini ziyarete gelerek merakını gidermeye çalıştı. Çarık bulamayan bir nesil şimdi kara lastikle tanışıyor.

     Ayağına kara lastiği giyenlerin yürürken ona bakarak yürüdüğü anlatılırdı. Kara lastik Türkiye’nin gelişme zenginleşme işareti olarak da anılırmış Çünkü kara lastik 1950’li yılların Türkiyesi'nde giyilmeye başlandı. Şimdi Valilikler tarafından ayak sağlığı veya fakirlik göstergesi olur diye yasaklanan kara lastik bir zamanlar bir çok kişinin almak isteyip de alamadığı bir ayakkabıydı. Hatta giyenlerin ayağında ziyaret bile edilebiliyormuş.

     Kara lastiği araştırınca bir başka gerçeği de bulmuş olduk. 1950’li yıllarda Trabzon’da kara lastik fabrikasını kuran yine bizim köylülerimizden Hoş “Bulut” ailesinden Mustafa Hoş isimli birisi tarafından kurulduğunu da öğrenmiş bulunduk. Bu Mustafa Hoş’un “Bulutların amcazadeleri olduğunu biliyoruz” Bu kara lastik yıllarca ülkemizde ıskartaya çıkan kamyon lastiklerinin doğranarak tekrar kimyevi bir oluşumla karıştırılarak tekrar presle basılarak yapıldığını ve çevreyi kirletmeye de yıllarca bu sayede engel olduğunu öğrendik. Babalarımız kara lastikle ayaklarını sağlığa kavuşturdular şimdiki nesillere ise ayak sağlığını bozduğu için yasaklanan kara lastiği giyemiyorlar. Karadeniz'de ayakkabı deyince yarım asırdır kara lastiğin yeri başkadır. Ankara lastiğine Anadolu insanı da Garalastik der. Ama bir gerçek var, Karadeniz’de kara lastiğin yerini henüz tam manasıyla hiçbir ayakkabı alamadı. Bir zamanlar ziyaret edilen ve giyenlere seviye yükselten Kara lastik, şimdilerde fakirliğin alameti olarak isimlendiriliyor. Nereden nereye gelmişiz...



Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burada Değiliz...

İsmail Düzenli 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: hasanakyol (13 Nisan 2012 - 18:50), Kenan Yazıcı (13 Nisan 2012 - 17:41)

 


Facebook Yorumları

         
Twittear