AZ GİTTİK UZ GİTTİK...bir de baktık ki... - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: AZ GİTTİK UZ GİTTİK...bir de baktık ki...  (Okunma sayısı 5187 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Nilgün Aktürk
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 441
  • Cinsiyet: Bayan
  • 28 Mesajı Toplam
    41 Kere Beğenildi
     NİLGÜN AKTÜRK
     mahfi_e@mynet.com
     02 Maart 2008 Pazar

     AZ GİTTİK UZ GİTTİK...bir de baktık ki...

     Az gittik uz gittik,dere tepe düz gittik,altı ay bir güz gittik…Bir de arkamıza baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz.Yine kalktık gittik,gide gide gittik…

     Yok masal değil yazacağım.Hayal dünyamızı süsleyen, bizi gerçek hayattan alarak, rüyalar alemine götüren,dertlerimizi, sıkıntılarımızı bir an da olsa unutturana denir masal.İçinde bulunduğumuz durumaysa olsa olsa kabus denir,gözümüzü açmak,kalkmak,silkelenmek istiyoruz ama ne mümkün,karabasan misali çöktü üzerimize.

     Girişte bir arpa boyu yol gitmişiz dedim ama bir arpa boyu bile gidememişiz sanki.Anlaşıldığı üzre konumuz türban.Evet,artık içinde türban kelimesi geçen sözlere tahammülüm kalmamış olmasına,söylenmemiş ne kaldı ki diye düşünmeme rağmen türban.

     Meselenin hangi ucunu tutsam dökülüyor,nerden başlasam bilemiyorum.

     Neden  örtünür bir insan?Soruyu neden örtünüyoruz şeklinde özellikle sormuyorum çünkü yapılan bölücü biz-onlar ayırımını kabullenmek imkansız.

     Bu soruya örtünen insan adedince cevap verilebilir bence.Ayrıntıda herkesin örtünme nedeni hayatındaki değişkenlerle birlikte farklı sebeplere dayalı.Elbette temelde hepsi aynı nedene dayanmalı,ALLAH’ın emri olması.

     İnanan ve inancını yaşamayı hedefleyen Müslümanlar olarak şu bilinmeli,Kur’an bir bütündür,Kur’an a iman ettim demek için her ayetine inandım demek şart iken,inkar için tek bir ayet kafidir,tek bir ayetini dahi inkar,tamamını inkardır.Tabi ki uygulamak ayrı meseledir,mü’min ALLAH’ın rızasına uyan kul olabilmek için sürekli,bitmeyen bir mücadele içindedir ve mücadelede nefsine yenildiği,eksik noktalar olabilir.Bu onunla ALLAH arasındadır.

     Kur’an ın bütün ayetleri bir arada bir anlam ifade etmektedir.Bir kitabı orta yerinden açıp bir cümleyi alıp kitabın ana fikri olarak sunamayacağımız,kitapta söylenmek istenen aslında şudur diyemeyeceğimiz gibi,Kur’an dan da birkaç ayeti alıp kastedilen örtü omuzlaradır çıkarımı yapamayız.kaldı ki bu çıkarımı yapabilmek de bir ehliyet ister.Ben çıkıp da jeolojinin ‘j’ sini bilmezken ve de hiç ilgimi çekmezken bu konuda ahkam kesersem dur orda derler.Bu noktada önce bunu diyesim var,durun orda!

     Kur’an inanan kadınlardan açıkça şunu istiyor:

     Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, ziynetlerini (süslerinin takılı olduğu yerleri) açmasınlar. (Nûr Sûresi , 31)
Ziynet, süs eşyası demek ise de, tek başına süs eşyasına bakmak hiç kimse için haram olamayacağına göre, bundan murat, süs eşyalarının takıldığı kulak, boyun, gerdan gibi yerlerdir.*Hak dini,Kur'an dili*

     Kur’an ın bu isteğini uygulayıp uygulamama veya hangi ölçüde uygulayacağına karar verme kişilerin vicdanlarına ait bir meseledir.Mesele yalnızca benim vicdanımın meselesi değildir.Farkında olmasalar da mesele,yasağa mantıksızca destek verenlerin de meselesidir.Her şey zıddıyla bilinir çünkü,bugün benim vicdanımın kararına ambargo koyma hakkını kendinde görenler,açık bir şekilde yarın öbür gün kendi vicdanlarına koyulacak ambargolara davetiye çıkarmaktadırlar ve farkında da değillerdir.Ama müsterih olsunlar ki dinimizde zorlama yoktur,mü’min hoşgörülüdür,mü’min bağrını herkese açandır,duasına herkesi ortak edendir,onun nihai isteği her vicdanın O’nu tanımasıdır çünkü.Bu sebeple emin olabilirler ki Türkiye Malezya olacak olsa,birilerine zorla dayatılsa dinin emirleri,buna ilk karşı çıkanlar şu anda haklarını gaspettikleri kitleler olacaktır.

     Durum gerçekten o kadar traji-komik ki.Neden kapanmış olduğumuzu başkalarının ağzından,bizlere sorulmadan dinlemek enteresan.Öyle bir sınıfa koyuluyoruz ki,kendi düşünceleri-kendi isteğiyle kapanmış olma ihtimali olmayan,kapanmak için muhakkak aile,eş,çevre baskısına,bazı çıkarlara ihtiyaç duyan,evinde oturduğu,ortalarda görünüp imaj zedelemediği sürece zararı olmayan bir zümreyiz.şu cümleyi duydum ben,azınlık diye bahsetti birisi bir programda.ne demektir bu,kimdir azınlık?Bunu söyleme hakkını nasıl bulur bir insan kendinde?Kamunun üzerimdeki bütün haklarının bedelini ödeyebilirim,ama yararlanmaya gelince sınırımı bilmem lazım.Nasıl bir adalet,nasıl bir mantıksızlık bu?

     M. Ali Birand’ın programında kızın biri gayet şımarık bir üslupla ‘ama ben istemiyoruuum onlarla aynı ülkede olmak’ diyebildi.Bunu gördü gözlerimiz,duydu ya kulaklarımız…Ülke dediği şahsi mülkiyeti sanki.Çok samimi bir şekilde diyebilirim ki hayatımda hiç kimse için istemiyorum ben onu hissiyatı taşımadım.Zaten olması gereken de budur.Bu toprakların en büyük vasfı buydu,birbirinden çok farklı yahudisini,ermenisini,kürdünü,hristiyanını,müslümanını…aynı ortamda birbirlerine özgürlük alanları bırakarak yaşatmak.

     Durum o kadar mantıksız,dayanaksız ki,mantığı olmayan bir şeyin,mantığının olmadığını,mantıkla izah etmek de güç.
Örtünmek istiyorum ve örtünüyorum,bu kadar basit,bu kadar net.Bunu yaparken siyasi simge mi,değil mi diye düşünmek zorunda mıyım?Evet örtü bir simge,benim için dini bir simge,inancımın ve onu yaşayışımın simgesi.Ama başbakanın dediği gibi velev ki siyasi simge olsun,velev ki ben ailemin zoruyla,bir takım çıkarlar uğruna kapanmış olayım,kime ne?Kim buna engel olma hakkına sahip?Kim belirliyor örtümle yapabileceklerimin sınırlarını?

     Burada içeriye dönük eleştirilerde yapmak gerektiğine inanıyorum.Bizim de bir takım kabahatlerimiz oldu mutlaka,hem toplumsal anlamda insanlara baskı uygulanacağı havasını verenler de oldu,hem de bireysel anlamda doğru temsil edemediğimiz oldu kendimizi.Ama elbette biz %100 kabahatli de olsak yasakçı zihniyeti haklı çıkarmaz bu.

     Örtünün insana kattıkları noktasında kişisel izdüşümünden bahsetmek gerekirse örtü beni sınırlayan,hareket alanımı kısıtlayan,tavırlarıma ölçü kazandıran bir kalkan.Ve böyle olması beni memnun ediyor.Toplumsal izdüşümünden bahsedersek de örtü bulunduğun ortamda açık bir şekilde inandığın değerlerin göstergesi.Haliyle belki bir erkeğin ya da örtülü olmayan bayanın hareketleri bireysel nitelik taşırken,örtülü kimsenin hareketleri genele dayalı nitelikte.Yapılan olumsuz hareketler kümülatif olarak Müslümanlığın hanesine artı ve eksi olarak yazılıyor.Bunun her an bilincinde olmak boynumuzun borcu,bilhassa şu günlerde.bu çok ağır bir sorumluluk tabi,ama böyle.
   
     Geçtiğimiz günlerde internette ayşe arman’ın köşesinde türbanlı bir kızın bir erkekle uygun olmayan,eşi dahi olsa dinimizin hoş göremeyeceği bir resmi yayınlandı.O resim provokasyonda olabilir,ama o tarz tablolarla sıkça karşılaştığımızı inkar edemeyiz.Onları da eleştirmiyor,kınamıyorum,örtü onu o kadar muhafaza edebilmiş demek,onun sınırlarını o kadar çizebilmiş,her insan zaaf sahibi,zaafına rağmen örtüyü taşıyorsa bir insan,belki tesettür ölçülerine uymadan,çoğu zaman eleştirildiği gibi -olu bacağı açık-hala takıyorsa örtüsünü ne diyebiliriz ki?Buna karışma hakkımız da yok.Ama temsil noktasına geldiğimizde gerçekten üzücü,olmasa denilen bir tablo.

     Hani sürekli deniyor ya türbanlılar her şeyden taviz verdiler de bir türbandan vermeyiz diyorlar,nasıl izah edilir,olsa olsa siyasi simgedir türban diye.Burda kusura bakmayın ama buna türban konusunda bana katılan erkekleride dahil ederek söylüyorum,bunu anlamanız güç.Bazı şeyler ilmi ve nazaridir,bazı şeyler de hali ve vicdanidir.Duyarak,yaşayarak anlaşılır.Yani keşke türbanın manası tam idrak edilip tam tesettürle uygulansa,ama benimde üzülerek baktığım bir tablo olmasına rağmen yukardaki tablo,söylüyorum bunu,bütün tavizlere rağmen o kınadığımız kolu bağrı bacağı açık türbanlılar içinde kendi nispetlerinde türban bir kalkan vazifesi görüyor.Yani o her şeye rağmen ölçüsünü kendi kıvamına göre ayarlıyor o insanın.Onu da çıkarsa çok başka yollara gidecek belki.O yüzden varsın kimisi de yarım da olsa istiyorsa taksın.

     Ama ben yine türbanla taşıdığı değerin farkına varma çabasında olan,bir nebze daha bilinçli zümreye-kendimi de dahil ederek-dönmek istiyorum.Bir seçim yapmışsak onu taşımayı bilmeliyiz.Filmlerde sağ tarafından melekleri çıkar ya insanın hatırlatmalarda bulunur ona,bazen hayal dünyamda olsa öyle bir şey diyorum,karikatürlerdeki gibi baloncuklar açılsa,uyarı verse gün içinde,hatırlatsa bana,temsilcisin dese,unutmasam,unutmasak.

     Konuyu hayli dağıttım.Aslında her seferinde yorum yapmayacağım artık,izlemeyeceğim,okumayacağım,söylenmedik ne kaldı ki diyorum.ama o kadar yoğun ki kamuoyunun yürüttüğü kampanya,kaçmak,susmak imkansız.kaçmayalım da zaten,mağduriyetlerimizi unutmayalım,not edelim tarihe.Bu uzun türban süreci tarihimizde bir kara leke olarak yerini aldı bile,utanıyorum bundan,yarının nesillerine tarihimizi anlatırken alay konusu olacak şu halimiz muhtemelen.Ama buna rağmen notlar düşelim bir yerlere.unutmayalım,unutturmayalım. Kiminin katkısı az,kiminin çok ama bu utanç hepimizin.Bir kısım nasıl hatalarla karşısındakilere fırsat-sebep verdiğini,bir kısım da nasıl faşist bir tutum takındığını unut(a)masın asla.

     Evet başa dönersek,az gitmiş-uz gitmiş bir arpa boyu yol alamamıştık.umulur ki nasip olur da yol alırız ve umulur ki sonunda gökten 3 elma düşer,birincisi her hakkı hak sahibine teslim edenlerin,ikincisi hakkın nihai olarak Hak’tan talep edileceğini bilenlerin,üçüncüsüde sabredip sonuna kadar okuyan sizlerin :)

     saygılarımla...



ALLAH'ın ihsan ettiğine mani olacak yoktur,O'nun mani olduğunu da lütfedecek yoktur.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 632
  • Cinsiyet: Bay
  • 63 Mesajı Toplam
    129 Kere Beğenildi
Seni tebrik ediyorum Nilgün.Bu konu ancak bu kadar açık ve anlaşılır yazılabilirdi.Hemcinslerinle beraber taşıdığınız bu şeref madalyalarının ısrarlı savunucusu olmanız bizi mutlu ediyor.Esas bundan sonra zor günler başlıyor.Dikkatlı olun.ALLAH yar ve yardımcınız olsun....


  • Yaa Sabır...
  • Administrator
  • *
  • İleti: 3.106
  • Cinsiyet: Bay
  • 350 Mesajı Toplam
    551 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0535 481 76 24
        Evet Nilgün bir konu bu kadar net ve anlaşılır anlatılır ben inanyorum ki burada anlatmak istediğini bir çoğumuzun anlatmak istediğimiz ama nasıl ifade edeceğimizi bilemediğimizden anlatmak istediklerimiz.

        Seni konuya hassasiyetinden dolayı tebrik ediyorum.Ayrıca ben bir İmam Hatipli olarak hitabedini kıskanmadım değil.

        Tekrar teşekkürler ALLAH yar ve yardımcın olsun.

Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burada Değiliz...

  • Nurten AKYOL
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.424
  • Cinsiyet: Bayan
  • Güvenilmek, sevilmekten daha büyük iltifattır...
  • 56 Mesajı Toplam
    59 Kere Beğenildi
Aslında her seferinde yorum yapmayacağım artık,izlemeyeceğim,okumayacağım,söylenmedik ne kaldı ki diyorum.ama o kadar yoğun ki kamuoyunun yürüttüğü kampanya,kaçmak,susmak imkansız.kaçmayalım da zaten,mağduriyetlerimizi unutmayalım,not edelim tarihe.Bu uzun türban süreci tarihimizde bir kara leke olarak yerini aldı bile,utanıyorum bundan,yarının nesillerine tarihimizi anlatırken alay konusu olacak şu halimiz muhtemelen.Ama buna rağmen notlar düşelim bir yerlere.unutmayalım,unutturmayalım. Kiminin katkısı az,kiminin çok ama bu utanç hepimizin.Bir kısım nasıl hatalarla karşısındakilere fırsat-sebep verdiğini,bir kısım da nasıl faşist bir tutum takındığını unut(a)masın asla.

Öncelikle yüreğine ve kalemine sağlık. 
Evet tarihimizde kara bir leke olarak yerini alacak başörtüsü meselesi. Ancak varsın bu günler kara leke olarak tarihte yerini alsın, yarının nesilleri bugünkü Traji-komedi ile dalga geçsin, bunada razıyız, yeterki bu olaylar burda son bulsun, yarının insanları da aynı şeylerli yaşamasın. Onlarda inançları gereği taktığı başörtüden dolayı okuma hakkından, çalışma hakkından mahrum bırakılmasın, yada zorla başörtüsü çıkartılmasın. Bu olayların burda bitmesine de razıyım. Yeterki başörtüleri zorla siyasi simge olarak kabul ettirilmeye çalışılmasın.
 Siyasi simgeymiş, peki hangi siyasi partinin simgesini kullanıyorum ben, Ak partinin mi, Saadet Partisinin mi, BBP'nin mi, yoksa MHP'nin mi? Peki CHP'ye oy veren başörtülüler hangi partinin simgesini taşıyor. Bu arada CHP'nin seçim otobüsündeki "Türbanlı" (türban diyorum, başörtüsü demiyorum, çünkü baykalın türban diye tarif ettiği, siyasi simge dediği örtünme şekliydi o) bayan resmini hepiniz hatırlarsınız, Baykal efendi ne kadar cömertmiş öyle, seçim kampanyasında başka siyasi partilerin simgesini alıp seçim otobüsüne koymuş, Yoksa Baykal kendisi için değil başka bir parti için mi çalışıyordu... Neyse sinirlenmeyecem.


Bir insanın akıllı davranması için üç yol vardır:
Birincisi, iyi düşünmektir, bu en soylusudur.
İkincisi, taklit etmektir; bu en kolayıdır.
Üçüncüsü, denemiş olmaktır; bu en acısıdır.

Konfüçyüs


İnsanoğlu hilekardır kimse bilmez fendini, kime iyilik yaparsan ondan kolla kendini. . . !

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 196
  • Cinsiyet: Bay
  • 2 Mesajı Toplam
    2 Kere Beğenildi
ewet ahmet hocamızın dediği gibi seni tebrik ederim bencede cok acıklı anlaşılıyor

Vurulup tertemiz alnından,uzanmış yatıyor,Bir hilal uğruna ya Rabb,ne güneşler batıyor!

  • *** asi_kar ***
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 706
  • Cinsiyet: Bayan
  • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
  • 232 Mesajı Toplam
    425 Kere Beğenildi
    • antoloji
MESELE DİN OLUNCA İNSANLAR NEDEN BU KADAR ACZİLEŞİYORLAR ANLAMIYORUM.NEDEN BAZI DEĞERLERİNİ PUTLAŞTIRIYOR İNSANLAR?KÜÇÜK BEYİNLERİYLE NEDEN BÜYÜK MEBALLERİN ALTINA GİRERLER ANLAMAM.BUNDAN SONRADA ANLAMAK İSTEMEM ZATEN.
KUAN-I KERİMDEN AYET DEMEYE KALKSAK İRTİCACI İLAN EDİLİYORUZ SIKICI VE APTALCA...
ASLINDA O KADAR YAZMAK İSTEDİĞİM VAR Kİ NE ZAMAN YETER BUNA NE DE OKUMAYA GÖZ DAYANIR..
DÜŞEN 3 ELMADAN NASİBİMİ ALDIM.YÜREĞİNİZE SAĞLIK ÇOK GÜZEL BİR YAZI AMA ANLAYANA
HOÇA KALIN ...

"Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

Sabret ki her şey gönlünce olsun... "


 


Facebook Yorumları

         
Twittear