KAFANA SIKAR, GİDERİM... - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: KAFANA SIKAR, GİDERİM...  (Okunma sayısı 1762 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Nilgün Aktürk
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 441
  • Cinsiyet: Bayan
  • 28 Mesajı Toplam
    41 Kere Beğenildi
KAFANA SIKAR, GİDERİM...
« Topic Start: 10 Nisan 2008 - 20:43 »
  • Yayınlama
  •      NİLGÜN AKTÜRK
         mahfi_e@mynet.com
         10 Nisan 2008 Perşembe

         KAFANA SIKAR, GİDERİM...

         Sizin de dikkatinizi çekmemiş olması mümkün değil,son zamanlarda ne çok cinnet geçirir olduk…
    Bu tarz yayın yapan haber programlarını pek izlemiyor,gazetelerin 3.sayfa haberi diye nitelendirdiği yazılara itibar etmiyor olmama rağmen,o kadar yoğunlaştı ki bu olaylar,rahatlıkla sıralayabilirim birkaç tane…

         Ankara’da prof.annesini boğazından kesen bir kız,Konya’da yine benzeri bir anne katli,tıp öğrencisi bir gencin aşkına karşılık bulamayıp gencecik bir kızı öldürmesi,kan davası sebebiyle ardında ne yetimler bırakılarak katledilen 4-5 kişi,ve son olarak bugün gözüme ilişen,mideme oturan  camide Kur’an okurken başından vurularak öldürülen bir adam…

         Bir solukta ne kadar da kolay yazması…
         Bu ve benzerleri…çoluğunu,çocuğunu,eşini,annesini,babasını,arkadaşını,ilk kez    gördüğünü,tanıdığını,tanımadığını,kendini…sebepli,sebepsiz…öldürenler…toplu katliam yapanlar…kurşunları sıralayanlar…aklın,idrakin kavrayamadığı hadiseler…

         Maalesef yazmak kadar basite indirgendi artık yapması da.O kadar çoğaldı ki bu 3.sayfa haberleri,gayet sıradanlaştı bizler için.Kaldı ki bize yalnızca reytingi,primi,okunurluğu yüksek olanlar ulaşıyor…Haberdar olmadıklarımızı da düşününce…nasıl bir dünyada,nasıl insanlarla yaşıyoruz diye sormak geliyor içimden…
    Nasıl bir ruh hali yaptırır bunu bir insana?
    İnsan denilebilir mi bunları yapana?
    Nasıl bir kindir ki,ALLAH’ın adının anıldığı o mübarek mekanda,O’nun kelamını okuyan bir insana doğrultur silahı?
    Külli bir cinnete,şiddet eğilimine sürüklendikçe sürükleniyoruz.

         Neden?

         O kadar çeşitli sebepler sıralanabilir ki.Ama hepsinin özü aynı bana kalırsa,dayanağını,her şeyi kontrol eden Yüce Bir Varlıktan almayan insan için,hayat,bırakın taşınması,yerinden kaldırması dahi çok zor,ağır bir yük.

         Dünya hayatı herkes için aynı olanaklarda,aynı adillikte değil,kimisi hak ettiklerine ulaşamazken,kimisi hiç hak etmediklerine maruz kalabiliyor.

         Biz adalet dersimizi Kur’andan almışızdır.Tam da bu sebeple gayet iyi biliyoruz ki dünya,adalet yeri değildir.ALLAH’ın takdir ettikleri açısından dünya imtihan yeridir.Amma velakin dünya,içerisinde yaşayan bizler açısından da adil olunması gereken,adalete şiddetli ihtiyaç duyan bir yerdir.

         Artan bu cinnet olaylarının ardında ilk başta her şeyin sorumluluğunu,yükünü omzuna alıp taşıyamayan,sorunlarla boğuşamayan ruhların isyanı varsa da,bir diğer önemli etken de suç-ceza dengesinin bozulmuş olmasıdır.

         Bu suç-ceza dengesi-zliği-nin yeniden gözden geçirilmesi gerek.Suçu işleyene,suçun bedelinden düşük ceza verilmesi,aslında bütün toplumun cezalandırılması demek.

         Adalet dersini bize Kur an veriyor demiştim.Basında yer aldığında tartışmalara yol açan,izleyince ya da okuyunca benimde kafamda soru işaretleri oluşturan bir konu bu aslında,şeriatla yönetilen ülkelerde uygulanan cezalar…kısasa kısas mevzu.Bu konuda bilgim kulaktan dolma,basından eleştiriler eşliğinde okumayla sınırlıydı.Ta ki meal okurken bir bütünlük içerisinde şu ayetle karşılaşana kadar:

         Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.  Bakara 179

         Kısasta hayat var sözü gerçekten dikkate değer bir ifadedir.Bu demek değildir ki başka çarelere başvurmadan ölüm cezasına başvurulsun.Bu insanlık dışı olur,ancak ölüm cezasını tamamen kaldırarak,cinayeti teşvik etmek de aynı oranda insanlık dışı sayılabilir.Zira kısas uygulanırsa,bir kişinin öldürülmesiyle pek çok kimsenin yaşaması sağlanacaktır.Cezasının ölüm olacağını bilen bir insanın suça bakışı elbette değişecek ve onu işlemeyecektir.


         Oysa günümüzde daha insancıl bulunarak,üstelik pratikte uygulanmayan sistemde çok da adalet olduğunu zannetmiyorum.Cezalar suç işleyen veya işleyecek olan açısından caydırıcı nitelik taşımıyor.

         Tabi bunlar bizlerin yorumuna kalan konular değil,bu ülkeye gönülden bağlı biri olarak arzum hukuka,adalate güvenmekten yana.Gönül ister ki adalet de adil olsun.Hatta gönül hep daha fazlasını istemeye meyilli ya,ister ki ceza kısmına gelmeden suça yönelten sebepler kalksın ortadan.

         Değil mi ki,adalet gibi insanlık dersimiz de Kur’an dan: Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur.Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur.maide-32

         Ah biz insanlar…garip,anlaması,çözmesi güç garip varlıklar…hoşnut olmadığımız durumların faturasını kendimize,nefsimize kesmeyi öğrenebilsek bir…dünyada bu kadar sorun olur muydu?Forumda dünyaya 2029 da çarpacak bir asteroitten,kıyametten bahsediliyordu da,insanda bu azim olduktan sonra asteroite ihtiyacımız olacağından şüphem var,dünyanın sonunu kendi ellerimizle adım adım getirmiyor muyuz zaten?

         Sonumuz hayr olsun.

         Saygılarımla...



    ALLAH'ın ihsan ettiğine mani olacak yoktur,O'nun mani olduğunu da lütfedecek yoktur.


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear