MEVLİD KANDİLİMİZ MUBAREK OLSUN - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: MEVLİD KANDİLİMİZ MUBAREK OLSUN  (Okunma sayısı 2506 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • ** LaZiGo **
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 408
  • Cinsiyet: Bay
  • Bize Her Yer TRabzon ;)
    • cnrdekorasyon




"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik."
(Enbiyâ, 107)

İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.

O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, ALLAH inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce ALLAHın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:





"Andolsun ki içlerinden, kendilerine ALLAH'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle ALLAH, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki  daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler."
(Âl-i İmrân, 164)

Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı "Vesiletün'necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.


Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.

Bununla beraber, O'nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.

O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:




"Andolsun, ALLAH'ın rasûlünde sizin için, ALLAH'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve ALLAH'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)

Bu geceyi nasıl ihya edelim?

Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber'in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu!  Bu geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek,  Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için en azından bir Tesbih Namazı kılalım, bir de Hatm-i Enbiyâ yapalım, Kur'an-ı Kerim okuyalım.

O'na  ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.

Unutmayalım...


Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken, yalnız mevlid okumak, ilahiler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir, sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir. Yüce ALLAH'ın sevgisine, hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegâne yolu, Peygamberimizin yolundan gitmektir...




"De ki: ALLAH'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, ALLAH da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın..."
(Âl-i İmrân, 31)


TRABZON gibiyim işte... Gülmeyi  "Dernekpazar'ında " bıraktım, vefayı "Boztepe" de. "Ayasofya" kadar yorgun,"Orta hisar" kadar mağrur."Değirmendere " kadar vedalara gebe."Uzun sokak" kadar kalabalık,"Emperyal" kadar sıkıcı,"Ganita" kadar mutlu, dalgalar kadar yalnız.TRABZON gibiyim yani...Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun,bitkin,tükenmiş ama hala ayakta hala dimdik..!






By Lazigo

  • *** asi_kar ***
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 706
  • Cinsiyet: Bayan
  • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
    • antoloji
Hayırlı kandiller... Hayırlı Cumalar...
"Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 284
  • Cinsiyet: Bay
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0532 160 62 61

Yıpranmış ve katılaşmış gönülleri rahmet meltemiyle yeşerten eşsiz Peygamberin doğum günü olan mevlit kandilinizi en içten dileklerimle tebrik ederim..

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 91
  • Cinsiyet: Bay
  • GSM: 0 535 650 7561
 Hani" özlüyorum." demistin de ashabina: "Anam babam sana kurban olsun ey ALLAH'in resulu neyi özlüyorsun?" diye sormuslardi. Sen de " Ahir zaman kardeslerimi özlüyorum." demistin. Iste Sana ahir zamandan sesleniyoruz ya RasulALLAH. Tek özlemimiz ve ümidimiz senin bu hitabinin muhatabi olabilmektir.Hayirli kandiller hayirli cumalar

  • Yaa Sabır...
  • Administrator
  • *
  • İleti: 3.117
  • Cinsiyet: Bay
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0535 481 76 24
Hayırlı kandiller... Hayırlı cumaalar...
Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burada Değiliz...


 


Facebook Yorumları

         
Twittear