Karadeniz Yaylaları

GÜLENDER Üyeliği


Kullanıcı Bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?

Gülen Köyü Hakkında

Kültürümüz

İstatistikler

  • stats Toplam Üye: 1.724
  • stats Toplam İleti: 62.202
  • stats Toplam Konu: 9.511
  • stats Toplam Kategori: 7
  • stats Toplam Bölüm: 153
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2.613

Karadeniz Yaylaları

..:: KARADENİZ YAYLALARI ::..

YAYLA TURİZMİ:

Kendine has coğrafya ve iklime sahip olan Türkiye'nin zengin yaşama kültürü içindeki yayla yaşantısı çok önemli yer tutar. Eski metinlerde ve halen dillerde dolaşan halk türkülerinde (Kalktı göç eyledi Avşar illeri türküsündeki gibi) ifade edilen bu gelenek, Türkiye coğrafyasında yüzlerce mekanın yeni ve farklı yaşama alanları olarak açılmasını sağlamıştır. Çin kroniklerinde, "Atları ve yüksek tekerlekli arabaları ile suları ve otları takip ederek yaşayan millet olarak da tanımlanan Türkler, Anadolu coğrafyasında yerleşik hayata geçtikten sonra geleneksel yaşama tarzlarını yeni ölçekleriyle yaşamaya başlamıştır.

Türkiye yaylaları, tüm dünyanın giderek daha fazla birbirine benzemeye başladığı yeni bin yılda, geçmişten gelen ve tadı yaşandıkça fark edilen; günümüz modern yaşamına göre Doğulu ve egzotik, tabiattan uzaklaştığımız ölçüde otantik yaşama biçimi olarak kuşatıcı ve farklı yaylalardır. Yaylalar, bakir tabiatın kirlenmemiş havasını; billur gibi soğuk suları; yazın en sıcak günlerde bile korunma ferahlatıcı serinliği; büyüleyici güzellikte manzaraları; hormonsuz ve dalında yavaş yavaş olgunlaşan bitkileri; tabii ortamlarında yetişen hayvanlardan elde edilen ve yapılan gıdaları da sunarlar.

Habitatı bozulmamış bir çevrede yaşayan bin bir çeşit yabani hayvan ve bitki, insanı televizyonlarda izlenilen belgesellerin kurmaca aleminden kurtarıp gerçek hayatın bir parçası kılar.

KARADENİZ YAYLALARI:

Rengarenk kır çiçekler, dağ çayırları ile kaplı olan Karadeniz Bölgesindeki yaylalarımızın çevresi genellikle ladin türü çam ağaçları ile kaplıdır. Karadeniz kıyıları sahip olduğu yeşillikleri sadece bol yağmuruna değil, nemli ve sisli havasına da borçludur. Ancak sahil şeridindeki şehirlerde yüksek nem ve sisli hava yükseklere çıkıldıkça yerini pırıl pırıl bir güneşe, bol oksijenli tertemiz havaya bırakır.

Karadeniz yaylalarında bitki örtüsü genel olarak köknar, ladin, sarıçam, sedir, kayın, meşe, ıhlamur, karaağaç, gürgen, kızılağaç, yabani fındık gibi ağaç türleriyle kardelen, yabani açelya, orman gülü, gökovan gibi binlerce çeşit kır çiçeği ile kaplıdır.

SULTANMURAT YAYLASI:

Sultan Murat yaylasy 5 köyün ortaklaşa kurduğu merkezi bir yayladır. Trabzon havalimanına 78 km mesafedeki Çaykara ilçesinin Sultan Murat yaylasında kurulmuştur. Civar il ve ilçelerden Çaykara'ya ulaşım asfalt yollarla, Çaykara'dan Sultan Murat yaylasına ulaşım ise 25 km'lik toprak yolla sağlanmaktadır.

Adını Osmanlı padişahlarından 4. Murat'tan almıştır. Sultan 4. Murat'ın İran'a sefer yapmak üzere ordusuyla bu yöreden geçtiği ve cuma namazını burada kıldığı bilinmekte olup, namaz kıldığı yer muhafaza edilmektedir.

Şehitler Tepesi Sultan Murat yaylasına 1,5 kilometre mesafede bulunan Şehitler Tepesinde bir şehitlik bulunmaktadır. Şehitlikte 1916 yılında, Rus işgal kuvvetleriyle yapılan muharebe neticesinde şehit düşmüş olan 1 subay, 1 astsubay ve 70 erin mezarları bulunmaktadır. Aziz şehitlerimizi anmak maksadıyla her yıl 23 Haziran'da şehitleri anma töreni yapılmaktadır.

Solaklı boğazındaki, Ruslar'a karşı 21 günlük direnişin, 28 Mart tarihi itibari ile tükenmesinin ardından, cephenin güneye doğru genişlemesiyle, Sultan Murat Yaylası şehitlerle dolu destanını yazmaya hazırlanıyordu. Takvimler 23 Haziran 1916’yı gösterdiğinde ecdaddan istikbaldeki nesillere, Sultan Murat’ın sinesine, 70 tane şehit bırakılıyordu.

Yayla Ortası Şenlikleri; Doğu Karadeniz yaylalarında geleneksel olarak düzenlenen yayla ortası şenliklerinin bir örneği de Sultan Murat yaylasında, ‘Çürük Ortası’ adıyla her yıl 20 Ağustos'ta düzenlenmekte olup şenliklere binlerce kişi katılmaktadır.

LİMONSUYU YAYLASI:

Limonsuyu Yaylası’nın tarihteki yeri M.Ö.ye kadar uzanır. Tarih bilgilerine göre ONBİNLER’İN (M.Ö 427-335) Trabzon güzergahy olarak kayıtlara geçer. Batılı yazar Xenephon, Anabasis eserinde ONBİNLER ordusundan kalan 8.600 kişi bu yol güzergahını takip ederek Matur Dağı’ndan Trabzon’a gelmişler.

Osmanlı Padişahlarından IV. Murat, İran’a bir sefer düzenleyerek oradaki karışıklıklara son vermeye karar verir. Gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra 1435 de Safevilere karşı Revan Seferine çıkar. Erzurum Kars güzergahından İran’a yaptığı ikinci seferini tamamlayıp Tebriz’den dönüşünde yorucu bir yolculuktan sonra geldiği Limonsuyu Yaylası’nda konaklar. Bu esnada yorgunluktan su içme ihtiyacı duyar. Kendisine verilen yayla suyunu içtikten sonra “oh ne güzel su, limosuyu kadar güzel ve iyi su” demiş.

O günden sonra bu alanın adı LİMONSUYU YAYLASI olarak anılır oldu. 15.09.1435 Cuma Günü geldiği Sultan Murat Yaylasında da konaklayarak Cuma namazı kılar. Bu nedenle bu yaylanın adı da Sultanmurat Yaylası olur.

Limonsuyu Yaylası 2485 m. yükseklikte yaz aylarında yaylalara çıkanların soluklandıkları, ihtiyaçlarını karşıladıkları bir yer. Hanlary vardı. İnsanları ve hayvanları barındıran. kahvehanesi, terzisi, berberi ayakkabı tamircisi ve fırını vardı. Zaman ilerledikçe her alanda olan değişiklikler gibi buraları da günün gelişen şartlarına ayak uydurdu. Hanlar yerini otele, aşocakları lokantaya bıraktı. Yol hizmeti geldikten sonra ihtiyaçlar günü birlik karşılandığından terzi, berber, ayakkabıcı iş yerleri kapandı.

O'GÜZLÜ YAYLASI:

Halen Gülen Köyü'nün yaylası olarak kullanılan O'Güzlü, 1515 ve 1583 yılında Of'a bağlı bir yerleşim birimi (köy)'dir. O'Güzlü'de o yıllarda Rumlar yaşamasına rağmen adının Türkçe O-ğuzlu'dan galat olarak O'Güzlü olması ve civardaki şu anda gene Of, Çaykara ve Bayburt yay-laları olarak kullanılan bazı yerleşim birimlerinin Türkçe adlar taşıması buraların Müslüman-Türk izleri taşıdığını ortaya koymaktadır.

O'Güzlü'nün XVI. yüzyıl tarihli Tahrir Defterlerinde "Karye-i Devasır-Nam-ı diğer O'Güzlü" olarak geçmesi yani diğer adının Devasir olması, 8. Yüzyılda Trabzon ve civarına akınlar ya-pan Müslüman Arapların da bu bölgeye gelmiş olması ihtimalini kuvvetlendirmektedir.

Daha sonra Trabzon'un fethiyle birlikte aşağılara yani şimdiki Gülen Köyü'ne ve sahile doğru yerleşimler başlamıştır.

Mobil Uyglaması

Son Üyeler

         
Twittear