SILA-İ RAHİM (AKRABA ZİYARETİ) ve ÖNEMİ - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: SILA-İ RAHİM (AKRABA ZİYARETİ) ve ÖNEMİ  (Okunma sayısı 5810 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 135
  • Cinsiyet: Bay
  • 34 Mesajı Toplam
    59 Kere Beğenildi
    HASAN AKYOL    
     hasanakyol0761@hotmail.com
     13 Mayıs 2010 Perşembe

     SILA-İ RAHİM (AKRABA ZİYARETİ) ve ÖNEMİ

     İslam’a göre insan, Yüce ALLAH’ın yarattığı varlıkların en mükemmelidir. Nitekim Kur-an-ı Kerim’de “Şüphesiz biz, insanı en güzel bicimde yarattık”( 1) buyrulmuştur.

     Kendisine nispet edilen,“Sen kendini küçük bir varlık sanırsın, oysa sende en büyük âlem dürülmüş halde mevcuttur” (2) İnsan, yaratılışı ve ihtiyaçları gereği toplum halinde yaşamaya mecburdur. Çünkü o, bütün ihtiyaçlarını bireysel olarak karşılama imkânına sahip değildir. Çoğu yazar ve bilim adamı tarafından onun sosyal bir varlık olarak nitelendirilmesi, bu gerçeğin formüle edilmiş şekli olsa gerek. Ayrıca dinimizin müminleri bölünme yerine birlikteliğe, beraberliğe davet eden emirlerini de insanin bu ihtiyacı paralelinde değerlendirmenin gereği ortaya çıkmaktadır.

     Dinimizde başta insan olmak üzere bütün canlılara karşı iyi davranmak genel ilkedir. Bu iyi davranış sadece insanları değil diğer canlıları da kapsar.
Zira varlık âlemi Cenabı Hakk’ın eseridir Yunus’un;              

     Elif okuduk ötürü
     Pazar eyledik götürü
     Yaratılanı hoş gör
     Yaratan’dan ötürü

     Mısralarında dile getirdiği gibi bizler bütün yaratılanları yaratandan ötürü severiz, onların haklarına riayet ederiz. Zira evrendeki canlı cansız her şey Yüce Yaratıcının eseridir. İnsanlık âlemi değişik etnik kökenleriyle, inanç ve kültürleriyle büyük bir aile konumundadır. Nitekim Kur-an’ı Kerim de ”O nun ayetlerinden biri de göklerin ve yerin yaratılması, dillerinizin ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için ibretler vardır.”(3) anlamındaki ayet, insanlar arasında söz konusu olan kültürel, sosyal ve etnik farklılıkların fıtri olduğuna işaret etmekte ve bu farklılıkları, ALLAH’ın yüceliğini gösteren deliller olarak nitelemektedir.

     Kavram Ve Kapsam Olarak Sıla-i Rahim  

     Sıla-i rahim; gerek kan, gerekse evlilik vesilesiyle oluşan hısımlara, yakınlara iyilikte ve yardımda bulunma, onlarla ilgilenme akrabalık bağlarını güçlendirip koruma şeklinde tanımlanabilir.

     İslam dini, yakınlar arasındaki bu bağın koparılmasını, büyük günahlar arasında saymıştır. Toplumdaki sevgi ve dayanışma bağlarının çözülmesi aileden başlar, komşulara ve diğer kesimlere sirayet eder, neticede fert ve toplum bazında ahenk bozulur. Kuran-ı Kerim de ”ALLAH’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana- babaya akrabaya, yetimlere, yoksullara yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, idare ve himayeniz altında olanlara iyi davranın. ALLAH, kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez. (4)

     Sıla-i rahim denince ilk olarak yakınlarımıza olan ilişkimizi sürdürme akla gelmekle birlikte insan, Yüce Yaratıcısı olan ALLAH ile de bağını devam ettirmelidir. Zaten yakınlarla olan sıla, rab ile olan sılanın varlığı durumunda daha da bir önem kazanmaktadır.

     İnsan önce yaratıcısına bağlanmak zorundadır. Yani o, öncelikle kendisine her türlü nimeti bahşeden yaratıcısı ile sılasını kesmemekle yükümlüdür. Çünkü Rabbi ile muhabbet ve nimet bağları kopmuş bir insan artık tutunacak bir dalı, sığınacak bir yeri kalmamıştır. Böyle bir insan diğer insanlarla oluşturduğu bağ ve birlik, özünde bir kıymet ifade etmez. Çünkü kurduğu aile ve toplum, ancak zaruretlerin, dünyevi menfaatlerin bir araya getirdiği bir topluluk hüviyetinde olabilir. Çağımızda bu konumda olan fert veya toplumların yaşadığı büyük problem ve sosyal bunalımların asıl sebebi, yüce yaratıcı ile olan sılanın koparılması değimlidir? O’n unla olan sıla (iman ve onun gereğini yerine getirme), sılaların en güçlüsü ve insanı huzura ulaştıran bir sıladır. Kuran i Kerim de;  “Dinde zorlama yoktur; artık hak ile batıl iyice ayrılmıştır. Tağutu inkâr edip ALLAH a iman eden kimse, kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır.(5) buyrularak, ALLAH a kulluğa /imana yönelen kişinin, en sağlam yolu seçtiği belirtilmektedir. Yüce Rabbimiz “Onlar ALLAH’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, ALLAH’ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlakı bütün ilişkileri) koparan ve yeryüzünde bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir”.(6)  

     Hadislerde Sıla-i Rahim: Peygamberimizin ilk tebliğleri arasında sıla-i rahim de yer almıştır. Sıla-i rahim i vurgulayan bazı hadisler.

     “Kim rızkının genişletilmesini,  ecelinin uzatılmasını isterse, sıla-i rahim yapsın”(7)

     “Yoksula bir şey vermek sadakadır. Akrabaya bir şey vermenin ise iki sevabı vardır. Birisi sadaka sevabı, diğeri de akrabayı görüp gözetme sevabıdır. (8)

     “Rahim (akrabalık), ALLAH’ın Rahmetinin eserlerindendir. Kim bu bağı koparmazsa, ALLAH ona merhamet eder. Kim onu koparırsa, ALLAH da ondan ihsan ve merhametini keser.”(9)

     “Rahim Arş’a tutunmuş, akrabalık Arş’ın Rabbine sığınmış ve şöyle demiş; Beni görüp gözeteni ALLAH gözetsin, benimle ilgiyi kesenden de ALLAH Rahmetini kessin.”(10)

     “Ey ALLAH’ın elçisi, benim yakınlarım var. Ben onları ziyaret ederim, onlar bana gelmez. Ben onlara iyilik ederim, onlar bana kötülük eder. Ben onlara yumuşak davranırım, onlar bana kaba davranır.

     Peygamber (s.a.s) şöyle buyurdu

     “Eğer dediğin gibi isen, onlara sıcak kül yutturmuş oluyorsun. Sen böyle davrandığın sürece, ALLAH’ın yardımı seninledir.” (11) Hadis-i şerifte geçen “onlara sıcak kül yediriyor gibisin” ifadesi bir benzetmedir. Peygamberimiz, kişinin akrabasına karşı bir örnek davranışı karşısında, onların çirkin davranışlarından ötürü başlarına gelecek elem ve ıstırabı, sıcak kül yiyenin ıstırabına benzetmiştir.    

     Bir sahabe, peygamberimize:

     Ey ALLAH’ın Resulü! Beni cennete yaklaştıracak ve cehennemden uzaklaştıracak bir ameli haber verir misiniz? Dedi Peygamberimiz;
ALLAH’a ibadet eder, ona hiçbir şeyi ortak koşmaz, namazı doğru kılar, zekâtı verir, yakınlarını ziyaret edersin”

     “Adam uzaklaşınca,  Peygamber (s.a.s), “Emrolunduğu şeyleri yaparsa cennete girer” buyurdu. (12)          

     Akrabaya iyilik, fakir bir akrabanın ihtiyacını gidermekle olabileceği gibi, buna güç yetmiyorsa şefkat ve sevgiyi güçlendiren bir ziyaretle, hatta güzel bir söz veya bir gülümseme ile de olabilir. Gerek Kuran da gerek Hz peygamberin hadislerinde, güzel bir sözün insanları incitecek veya onurunu zedeleyecek maddi yardımdan daha iyi olacağı ifade edilmektedir.

     “Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden ceza (gönül kırma) gelen bir sadakadan daha iyidir. ALLAH, her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir”(13)

     Toplumsal hayatta hemen her şey bizim hedeflediğimiz, arzuladığımız şekilde cereyan etmeyebilir. Yakınlar arasında da zaman zaman çeşitli nedenlerle hoş olmayan hadiselerle karşılaşmak mümkündür. Bu bağlamda akrabamız bizi terk etse, görüşmek istemse, hatta kötülük yapsa bile şuurlu bir Müslüman olarak, akrabalık bağını koparmamalıyız.

     Sıla-ı Rahim-i,bizim ALLAH rızasını kazanmamıza vesile olacak bir amel olarak algılamalıyız. Bu düşünce ile başta ana- babamız, kardeşlerimiz, dostlarımız olmak üzere imkânlarımız ölçüsünde yakınlarımızın ziyaretine gidip hal ve hatırlarını sormalı, sıkıntı ve üzüntülerini baylaşmalı, problemleri varsa, imkân nispetinde çözümüne yardımcı olmalıyız. Bunun dinimizin bir gereği olduğunu unutmamalıyız.

     Ayrıca akraba ile ilgiyi koparmanın ve onlara kötü davranmanın, büyük günahlardan olduğunu da hatırımızdan çıkarmamalıyız.




     Hasan AKYOL / ANTALYA / KONYAALTI



     1)Tin 95/4
     2)Yazar, Hamdi, Hak dini kuran dili 8/5936 istanbul
     3)Rum 30/22
     4)Nisa 4/36
     5)Bakara 2/256
     6) Bakara 2/27
     7)Buhari, Edeb, 12 /7/72
     8)Tirmizi, Zekat 26/3,/46
     9)Buhari, Edeb, 13, 7,73,
    10)Müslim Birr, 6, 4 1981,
    11)Müslim Birr 4, 1, 43,
    12)Buhari edp, 15,7,73,
    13)Bakara 2/63




  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 262
  • Cinsiyet: Bay
  • ÇÜNKÜ HAYAT BİR TERCİH MESELESİDİR
  • 30 Mesajı Toplam
    51 Kere Beğenildi
    • okul için hazırladığım web sitesi
  • GSM: 0 505 350 57 0
hasan kardeş köşemize hoş geldin...emeğine sağlık...güzel olmuş...devamını bekliyoruz...

Yeyüzünde böbürlenerek dolaşma.
Çünkü sen (ağırlık veazametinle) ne yeri yarabilir nede dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.

  • Fatih Akyol
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 334
  • Cinsiyet: Bay
  • 11 Mesajı Toplam
    14 Kere Beğenildi
selamün aleyküm abi yazını pür dikkat okudum.gercekten bir müslümanı kurtuluşa erdirmede yardımcı olacak cok güzel nasihatlar ve öğütler okudum ve not aldım.Ağzına,yüreğine sağlık ALLAH razı olsun .yüce Rabbim sen ve senin gibileri başımızdan eksik etmesin.(AMİN) saygılarımla

Şu Dünyada kimi insan sade yaşar,kimi insan ise sadece yaşar....


 


Facebook Yorumları

         
Twittear