BÖĞÜRTLEN YETİŞTİRİCİLİĞİ (Fuska) - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: BÖĞÜRTLEN YETİŞTİRİCİLİĞİ (Fuska)  (Okunma sayısı 13972 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Osman Düzenli
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 142
  • Cinsiyet: Bay
  • Visirli Mühendis
  • 17 Mesajı Toplam
    29 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0535 426 93 08
     Osman DÜZENLİ
     o.duzenli61@hotmail.com
     31 Mart 2009 Salı

     BÖĞÜRTLEN YETİŞTİRİCİLİĞİ (Fuska)

     Böğürtlen Rosaceae familyası Rubus cinsine giren üzümsü meyvedir

     Organik asitler, mineraller ve vitaminlerce zengin olan böğürtlenlerin yabani formları Türkiye’nin tüm bölgelerinde bulunmaktadır. Ahududu ile aynı kategoride incelenen böğürtlenler kompleks yapılı bitkiler olup çöl iklimi dışındaki tüm iklimlerde büyümesine rağmen genel olarak kuzey yarımkürenin bitkisidir


     Birçoğunda iki yıllık dik veya yatık büyüme gösteren ve diken içeren sürgünler meydana gelmektedir

     Avrupa’da 17. yüzyılda Amerika’da 19. yüzyılda Türkiye’de ise 1960’lı yıllarda ilk deneme çalışmaları Yalova’da başlatılmıştır.

   

     Dünya üzerinde yaşayan insanların çoğu böğürtlenin sadece doğada yabani olarak yetiştiği sanmaktadır. Son yıllarda özellikle Arapaho ve Navaho gibi dikensiz böğürtlen çeşitlerinin ıslahı sonucunda geniş alanlarda ve kapama bahçeler şeklinde yetiştiriciliği yaygınlaşmaktadır.

     Böğürtlen meyve olarak çok çabuk bozulabilmekte ve raf ömrü son derece kısadır. Dolayısıyla çok çabuk ve kısa sürede tüketilmelidir

     Yetiştiriciliği de nispeten kolay olan böğürtlenlerde tam güneş alan, rüzgar ve su drenajı iyi olan alanlar yetişmesi için yeterlidir


     SAĞLIK AÇISINDAN YARARLARI :

     Bitkisel östrojen konsantrasyonu yüksek olduğu için bayanlar açısından son derece yararlıdır.

     Çalışmalara göre böğürtlen meyvelerindeki yüksek östrojen doğal östrojen olarak görev yapmakta ve GÖĞÜS KANSERİ ile BOYUN KANSERİni önlemektedir.

     Yüksek tanen içeriği ile kanamayı durdurucu özelliğe sahiptir.

     Alman sağlık otoriteleri boğaz yaraları ağızdaki tahrişler gibi hafif enfeksiyonlar için böğürtleni tavsiye etmektedirler.

     Tanenlerden dolayı anti-tümör özelliği olduğu da bilim adamları tarafından bildirilmektedir.

     Antioksidan olan Ellagic asit, C Vitamini ve E Vitaminince zengin olup bu özellikleri ile kansere ile kronik hastalıklara karşı savaşır. Pişirme ile Ellagik asit zarar görmez ve reçeli de aynı özelliklere sahiptir.

   

     Aspirinin maddesi olan salisilatın doğal kaynağıdır.

     Pektinlerce zengindir, lifli yapısı vardır (çekirdeklerinden dolayı)

     Kalbi korur, likopen içeriği ile hücrelerin zarar görmesini engeller, sulu ishal, iştahsızlık, boğaz veya gırtlaktaki yanmalara karşı etkilidir. Lifli yapısı vardır, kolesterölü düşürür, obeziteye karşı savaşır ve diabet oluşumuna engel olur.

     EKOLOJİK İSTEKLERİ:

     Böğürtlenler soğuğa karşı dayanıksızdır. Kış soğukları -23°C’ye düşünce böğürtlenler zarar görmektedir.

     Değişik iklim şartlarına daha kolay adapte olurlar. Ahududulara göre sıcaklık ve kuraklığa daha dayanıklıdırlar.

     Genelde sıcak ılıman iklim bölgelerinde daha iyi sonuç vermektedir. Şeftali yetiştirilen bölgelerde böğürtlen yetiştiriciliği rahatlıkla yapılmaktadır.

   

     Olgunlaşma döneminde kuru havaları sevmezler.Soğuk geçen kış mevsiminde dallar genellikle donarak zarar görür. Bu nedenle don tehlikesi olan bölgelerde dondan korunma tedbirleri alınmalıdır.

     Yer ve yöney istekleri ahududu gibidir.

     ÇOĞALTMA:

     Böğürtlenler çok kolay çoğaltılır. (Doku kültürü yaygındır.)

     Dik büyüme gösteren böğürtlenler kök (dip) sürgünü veya kök çelikleri ile çoğaltılmaktadır.

     Dip sürgünleri kış sonlarında veya ilkbahar öncesi büyüme başlamadan sökülür ve 30-35 cm uzunluğunda budanarak dikim fidanı olarak muhafaza edilirler.

     Alınan kök çelikleri fidanlıklara veya doğrudan bahçeye dikilebilir. Çelik uzunluğu 7.5-10 cm, çelik çapı 5-9 mm olmalıdır. Çelikler dinlenme döneminde alınır, drenajı iyi olan topraklarda veya 0-2° C arasındaki depolarda ve plastik torbalarda depolanabilirler.

     Fidanlık şartlarında böğürtlen fidanı üretmek üzere alınan çelikler ilkbaharda sıra arası 90 cm ve sıra üzeri 7.5-15 cm olacak şekilde dikilir. Bu amaçla 5-7.5 cm genişliğinde çizi açılır ve çelikler bu çizilere yatay pozisyonda yerleştirilir ve toprakla kapatılarak hafifçe bastırılır.

     Çeliklerin üst kısmına talaş ile malçlanır. Bu bitkiler yıl sonuna doğru sökülerek satılır veya araziye dikilir .

     yatay gelişen) tipler tepe daldırması veya çelikle çoğaltılmaktadır. Çünkü dip sürgünü vermezler

     Dikensiz çeşitler tepe daldırması yapılarak çoğaltılmalıdır. Çünkü diğer çoğaltma yöntemleri dikensiz çeşitlerin diken oluşturma eğilimini artırmaktadır.

     Yayılıcı olan böğürtlenlerdeki meyvesiz sürgünler yaz sonları ile sonbahar aylarında hızla uzar ve beyaz bir renk alırlar.

   

     Bu dönemde sürgünlerin tepe kısımları 7.5-10 cm toprakla kapatılarak daldırma yapılır.

     Sonbahar süresince (sıcak bölgelerde kış periyodunca) daldırılan sürgünlerin tepe kısımları kök oluşturur. Köklenen bu parçalar ana bitkinin 15-20 cm’lik kısmını içerecek şekilde kesilerek sökülürler.

     Tepe daldırmasında yeni sürgün ana bitkinin tepe kısmından veya yan tomurcuklardan oluşur ve dikensizlik korunur.


     Sağlıklı sürgünlerden 1-2 boğum ve 2-3 yaprak içerecek şekilde alınan çelikler perlit ortamına dikilerek mistleme altında köklendirilir. Hızlı ve kısa sürede köklenen bu çelikler fidanlığa veya araziye dikilir.

     BAHÇE TESİSİ:

     Yer seçimi

     Böğürtlen bahçesi dikimden bir yıl önce hazırlanmalıdır.

     Dikimden önceki yıl yüzey örtücü bitki ekilerek dikim öncesi toprak altı yapılabilir.

     Toprak işlemeden hemen sonra dikim yapmak beyaz kurtçuk ve diğer böceklerden kaynaklanan zarar olasılığını artırabilir.

     Bahçede çok yıllık yabancı otlara karşı herbisit kullanılabilir.

     Toprak organik maddesi düşük ise dekara 2.5-5.0 ton olacak şekilde yeşil gübre ekimi yapılabilir. Yeşil gübreler sonbaharda toprak altı yapılarak ilkbaharda dikime geçilir.

     Böğürtlenler, drenajı iyi olan ağır killi topraklardan tınlı topraklara kadar birçok toprak tipinde yetişebilirler.

   

     Böğürtlen için ideal topraklar derin, kumlu-tınlı, verimli, organik maddece zengin, kolay işlenen, drenajı iyi olan ve nemi tutabilen topraklardır.

     Geçirimsiz veya taban suyu yüksek olan topraklarda kök gelişimi sınırlı olur ve kurak dönemlerde bitki zarar görür.

     Toprak pH’sı 4.5-7.5 arasında olabilir ancak ideal pH 6.0-6.5 arasındadır.

     Böğürtlenler için bol güneş alan, hava ve su drenajı iyi olan yerler tercih edilmelidir. Taban arazi veya etrafı ağaçlarla çevrili yerlerde böğürtlen dikiminden kaçınılmalıdır.

     Drenajı kötü veya az olan topraklarda bitkiler zayıflar, verim düşer ve bitkilerin ömrü kısalır. Yılın herhangi bir zamanında kök bölgesinde su birikmesi bitkinin ölmesi demektir. Ayrıca, fitofitora kök çürüklüğü de artar.

     Biber, domates, patates ve patlıcan yetiştirilen alanlarda hemen böğürtlen dikilmemelidir. Çünkü bu alanlarda Verticillum spp solgunluk riski vardır.

     Dal kanseri problemi olan meyve alanlarında da böğürtlen dikilmemelidir.

   

     Diğer meyve türleri ve yabani böğürtlenlerden en az 100 m uzakta dikim yapılmalıdır.

     DİKİM:

     Dikim fidanların dinlenmede olduğu dönem yapılır.

     Sonbahar dikimi uygun olsa da soğuk yerlerde yapılan sonbahar dikimlerinde bitkiler sap-saman ile malçlanmalıdır.

     Dikimde sıra arası 3.0-3.5 m iken sıra üzeri mesafeler dik veya yatık gelişen tiplere göre değişir.

     Dik gelişen çeşitler sıra üzerinde 1.0-1.20 m aralıklarda dikilerek çit şeklinde terbiye edilirler.

     Yatay veya yarı yatay gelişen çeşitlerde sıra üzerinde 2.0-2.5 m mesafe bırakılır. Meyilli alanlarda sulama ve erozyon kontrolü için sıraların meyile dik olması gerekir. Kuvvetli rüzgar alan yerlerde ise sıralar rüzgar yönüne paralel olmalıdır. Hasat periyodunda sıcak olan yerlerde ise sıraların yönü batı veya kuzey-güney doğrultuda olmalıdır.

   

     Böğürtlenlerde genelde masuraya dikim yapılmaz çünkü masuralar hızla kurur.

     BUDAMA VE TERBİYE:

     Dik büyüyen böğürtlen çeşitleri
     Herek sistemi
     Telli sistem
     Çit şeklinde terbiye (30 cm’ye 6 kuvvetli sürgün)
     Yaz aylarında meyvesiz sürgünlerde uç alma yapılır.

     Yatık büyüme gösteren böğürtlen çeşitlerinde terbiye değişik destek sistemleri kullanılarak yapılmaktadır.

     Destekler 120-150 cm boyunda sağlam kazık veya direklerden yapılabilir. Bu direklere farklı sayı ve şekilde tel çekilerek sürgünler bu tellere bağlanır.

     Telli terbiye sistemleri hem hasadın kolay yapılmasını sağlamakta hem de verimliliği artırabilmektedir.

     Böğürtlenlerde en yaygın telli terbiye sistemi iki telli sistem yatay sistem olup sıra üzerinde 4.5-6.0 m aralıklarla dikilen kazıklar arasına gerilen tellerle oluşturulmaktadır. İlk tel yerden 1.0 m yükseklikten çekilirken diğer tel 1.5 m’den çekilmektedir.


     GÜBRELEME:

     Gübre miktarı toprak ve yaprak analizlerine göre belirlenir.

     Her yıl azotlu gübre uygulaması yapılmalıdır.

     Arazi hazırlığı sırasında taban gübrelemesi yapılır. Bu gübreleme ilk yıl için yeterlidir.

     İkinci ve daha sonraki yıllar 5.6-11.2 kg/da saf azot olacak şekilde gübreleme yapılmalıdır.

     Sıra üzerinde malçlama yapılmış ise azotlu gübre ilk 3 yıl %50-100 oranında artırılmalıdır.

     Hayvan gübresi iyi bir azot kaynağı olduğu kadar toprak organik madde miktarını da artırır. Bu amaçla 2.0-2.5 ton/da inek veya at gübresi veya 500-750 kg/da tavuk gübresi verilmelidir.


     SULAMA:

     Doğal ortamlarında böğürtlenler uzun süreli kurak şartlarda canlı kalabilirken kültürü yapılanlarda kuraklık verimi düşürürken meyve iriliğinin de azalmasına sebep olur.

     İlkbahar aylarında yetersiz nem meyve gelişimini olumsuz yönde etkilerken yılın herhangi bir döneminde bitkinin susuz kalması ertesi yılın ürününü tamamen yok edebilir.

     Böğürtlenler genel olarak gelişme periyotlarında haftalık olarak 2.54 cm suya ihtiyaç duyarlar. Bu suyun büyük bir miktarı ilkbaharda meyve gelişme dönemi ile sıcak ve rüzgarlı havalarda kullanılmaktadır. Bu su yağmurlarla karşılanamazsa sulama yapılmalıdır. Sulamada damlama sulama daha etkindir


     HASAT-AMBALAJ-PAZARLAMA:

     Böğürtlenler çok çabuk bozulabilen meyveler grubuna girmektedir.

     Hasattan hemen sonra hızlıca paketlenip, soğutulur ve depolanırlar.

     Yakın pazarlarda taze tüketim için doğrudan tüketici kaplarına hasat yapılır ve bahçe sıcaklığı düşürüldükten sonra satışa sunulabilirler.

     Meyve rengine bakılarak hasat yapılmaz. Meyve dönemi 4-7 hafta sürer. Her 2-3 günde bir kez hasat yapılmalıdır. Meyveler yumuşayıp döküm başlayınca hasada başlanabilir.

     Hasat serin saatlerde yapılmalı, çiğ varken hasat yapılmaz.

     Taze tüketime sunulacak olan böğürtlenler parmaklar yardımıyla bitkiden ayrılır ve doğrudan tüketici kaplarına konur. Aktarma asla yapılmaz.

     Hasat edilen meyveler güneş ışığından korunmalı, serin yerde tutulmalı ve bahçe sıcaklığı derhal düşürülmelidir.

     Sanayilik böğürtlenler makine ile hasat edilmektedir. Makineler genelde kaliteli meyveleri seçip hasat ettiği için olgunlaşmamış meyveler dalda kalır.

     Amerika’da taze tüketim için kendi ürününü kendin topla (KÜKET) sistemi yaygınlaşmıştır.

   

     Bunun yanında direkt çiftliklerden satış, yol kenarlarında satış ve yerel pazarlarda satış da yapılabilir. Böğürtlenlerde dekara verim 700-1000 kg/da arasındadır.




Visirli Ziraat Mühendisi

  • czra

  • Ziyaretçi
harıka bilgiler emeğıne sağlık osmanım devamını beklıyoz.



 


Facebook Yorumları

         
Twittear