İMAM HATİPLİLER SİZE BİR ŞEY YAPTI MI? - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: İMAM HATİPLİLER SİZE BİR ŞEY YAPTI MI?  (Okunma sayısı 2719 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
     MUSTAFA YILMAZ
     mustafa-yilmazzz@hotmail.com
     20 Mayıs 2009 Çarşamba

     İMAM HATİPLİLER SİZE BİR ŞEY YAPTI MI?

     Aslına bakarsanız Özdemir İnce’nin gazetesindeki köşe yazısını okumasaydım bu yazımın içeriği biraz daha farklı olacaktı.Düşüncelerime düşünce kattığı yazısında şu ifadelere yer vermekte Özdemir İnce: “Kimileri, “İmam hatipliler size ne yaptı?” diye edepsizce soruyorlar.Bu sorunun muhatabı ben değilim, bütün Türkiye”, “Bir Cumhuriyet devrimcisi elbette feodal yapıya ve imam hatip okullarına karşı olacak.”(Özdemir İnce,Köy enstitüleri ve imam hatip okulları(2),19 mayıs 2009,Hürriyet)

     Özdemir İnce,kendisine sorulan “imam hatipliler size ne yaptı?” sorusunu “edepsizce” olarak değerlendirdiğine ve sonrasında Cumhuriyet devrimcisi olma şartnamesine imam hatip okullarına karşı olmak maddesini eklediğine göre muhakkak ki kendisine bir  edepsizlik yapılmıştır.Vaktiyle imam hatip sıralarından geçmiş biri olarak, Cumhuriyet devrimcisi Özdemir İnce’ye yapılan edepsizliği kınıyor,bütün imam hatipliler adına kendisinden özür diliyorum.(!)

     Üzüntümü beyan edici açıklamalarımdan sonra Cumhuriyet devrimcilerinin neden imam hatiplilere karşı olması gerektiği konusuna gelmek istiyorum.İsterseniz konuya en baştan başlayalım.Hatta imam hatibin kelime anlamına kadar gidelim.Çünkü ilk önce Özdemir İnce’yi sonrasında bütün Türkiye’yi endişeye sevk eden tehlike çok ileri boyutta.

     İmam; önde ve ileride olan,yol gösteren demek.Ayrıca cemaate namaz kıldıran kişi anlamlarını da taşımakta.Hatip ise,hitap eden,bir topluluğa,bir kalabalığa seslenen kişi demek.Bu kısa açıklamadan sonra külli mecrada,dini kıstasları da ele alarak imam-hatibi; kabul gören işleri yapan ve yaptığını söyleyen;yapmadığını söylemekten geri duran,güvenilen,saygı duyulan insan, şeklinde tanımlayabiliriz.Ayrıca imam hatiplilerin ahlak abideleri olma yönünde önemli misyonları olduğunu da belirtmem gerek.

     Müslüman kişinin elinden ,dilinden başkalarına zarar gelmeyen  kişi olduğu ayet ve hadislerle sabittir.İslamiyet’e dair ön yargılar da bu anlayışa ters  davranışlar sergilemekten dolayı oluşmuştur.Tek bir kişinin hareketleriyle bütün bir dini etkileyen kötü davranışlardan kaçınmamız ayn-ı vecibedir.Müslümanların bu yolda daha fazla gayret göstermesi, Müslümanlar içinde de imam hatiplilerin temsil ettikleri değerleri bilmesi gerekmektedir.

     Necip Fazıl Kısakürek  1976 yılında yazdığı bir beyitte temsiliyeti çok güzel dile getirmiştir:

    O yüz,her hattı tevhid kaleminden bir satır;
    O yüz ki, göz değince ALLAH’ı hatırlatır…
    …..

    Buradan bir geçiş yaparak diyebilirz ki; insan ömründe gençlik dönemlerinin değeri tartışılmaz.Geleceği şekillendirmede gençliğe yatırım yapılmaz  ise gelecek adına beyhude bekleyişler kaçınılmaz olacaktır.

    16 yıl öncesinde Mehmet Erdoğan, gençliğe dair düşüncelerini  “Milli değerler, çağlar ötesine taşınması gereken bir yük gibi düşünülürse, o yükün mukaddes hamalı gençliktir. Öyleyse her yönden kuvvetli olmalı bir milletin gençliği. Ahlakı temiz, yüreği cesaret dolu, aklı bilgi ile pırıl pırıl ve aydınlık olmalı”şeklinde dile getirmişti.(Özlenen Gençlik,Mehmet Erdoğan,Sızıntı dergisi Eylül sayısı,1993)

    Başka bir yazar ise “büyük aksiyonda ilk merhale” diyerek gençliği “bir milletin kaderini temsil eden kağan” olarak tanımlamıştır.(Büyük Aksiyonda ilk Merhale,Şemsettin Nuri,Sızıntı dergisi aralık sayısı,1991)

    Geleceğin mihmandarları olacak gençlikten beklenen, milli değerler ile ahlaki değerleri kucaklamalarıdır.Bu kucaklamada önümüzde Peygamber Efendimiz(SAV) gibi kainatın gıpta ile baktığı biri dururken  ışığa gözümüzü kapamamız düşünülemez.

....

    Düşünülemeyenler dışında ayrıca düşünmemiz gerekenlere kulak verelim. Birkaç hafta öncesinde, ikamet ettiğim Payas beldesine gelen ve kentin tarihi  mekanlarını tarihi bir mekan olan Sokullu Mehmet Külliyesinde anlatan tarihçi yazar Talha Uğurluel, Osmanlı Devletinde bir padişahın yetiştirilme aşamalarında enderunun katkılarından bahsetmişti.Sıkı bir eğitime tabi tutulan geleceğin devlet yöneticileri birçok kademeden geçiriliyor ve  enderundan mezun olarak çeşitli illere vazifeli olarak gönderiliyorlardı.Milli ve ahlaki değerlerle donanmış bir halde vazifelerini ikame ettirdiklerinden dolayı da halkın sevgilerini kazanmış ve başarılı da olmuşlardı.

     Bugün için baktığımızda imam hatip okullarında uygulama babında yapılan sadece imamlık çalışmaları.Bu çalışmaların mekanı ise her okulun yanında bulunan camiler .İmam hatip öğrencileri teorik olarak kendilerine öğretilenleri okulların yanında bulunan camilerde tatbik etmekteler.Vakit namazlarının olmadığı  zamanlarda minbere çıkan öğrenciler tecrübesizliklerini ve heyecanlarını bu şartlar altında atmaktalar.Ayrıca denk gelen vakit namazlarını öğrenciler kıldırmakta ve mezuniyet sonrasında edinecekleri resmi vazife duygularını öğrenci iken yaşamaktalar.

     Eğitimlerinin bu kısmı bir şekilde kontrol edilebilirken ahlak eğitiminde aynı düzeyde yeterlilik sağlanabiliyor mu diye soracak olursanız bunun kontrol mekanizması tamamıyla öğrencilerin kalbine nüfuz etmekle alakalı. Çünkü ne kadar  okul sınırları içerisinde ahlaklı ve bilgili gözükseler de kendi başlarına kaldıklarında bu seviyeyi ne derece muhafaza edebiliyorlar?Konuyu daha somut hale getirmek için beş imam hatip öğrencisinde gözlemlediğim davranış analizini sizlere de sunmak istiyorum:

     Lise 3 e giden beş imam hatip öğrencisi, sınıfta anlatacakları bir konuyu sunum halinde hazırlamak için benden yardım istediler. Bu isteklerine bir eğitimci olarak kayıtsız kalamazdım.Kendileriyle geçirdiğim iki saatte kendi aralarında ve bana karşı davranışlarını gözlemledim.Birbirlerine hitap ediş şekillerini fecaat olarak değerlendirsem çok mu kötümser olurum?En başta belirttiğim hususlar eşlinde imam hatipli olmak sıradanlıktan çıkmak demektir.Ne kadar da arkadaş olsalar “lan”lı “lun”lu  ifadelerin eşliğinde birbirlerine hitap etmelerini doğru bulmadım.Hele ki büyüklerinin yanında özellikle bacak bacak üstüne atıp oturmanın ayıp olduğunu lise 3 e gelmiş bir imam hatiplinin düşünemeyecek olmasını aklıma bile getirmek istemiyorum.İnsan fazla tanımadığı kişinin yanında davranışlarına biraz daha fazla çekidüzen verir.Ben şu yaşıma kadar babamın yanında bacak bacak üstüne atmış bir vaziyette durduğumu hatırlamıyorum.Korkum o ki,benim yanımda oturuşuna dikkat etmeyen, babasının yanında hiç dikkat etmez.Kendimi saygı duyulması zorunlu biri olarak görmüyorum ama endişem davranışlarına sinmiş olan bazı saygısız tavırların başkalarına da gösterilmesi.Saygı düsturunu ön planda tutan  ve vaktiyle imam hatip sıralarından geçmiş biri olarak zamanın imam hatip gençliğinde yaşanan yozlaşmaya karşı üzüntümdür dile getirdiklerim.

     Bu beş öğrencinin sigara tiryakiliği ve cep telefonuyla mesajlaşma hastalığı da ileri boyuttaydı.Gençlik, bu hallere düşmemeliydi.Hele ki imam hatip gençliği asla…

    Kalplere sindirilmeyen her güzel davranışın ömrü okul sınırlarında ne kadar zaman geçiriyorsan o kadarla sınırlı.O da hocaların beğenmesini kazanmak amaçlı ve yapmacıklıktan ibaret.

     Bu beş öğrencinin okulda sunacakları sunumda kullanacakları grup adı ne biliyor musunuz?

    GRUP SEFALET

     Varın gerisini siz düşünün!

     Şimdi anlıyorum Özdemir İnce’nin imam hatiplilere neden karşı çıktığını.Ben de karşıyım fikri kelepçeli gençliğe...Ben de karşıyım sefalete teşne imam hatiplilere…Ben de karşıyım sigara bağımlısı ahlak abidelerine…

     Ama meyusane değiliz,ümitsiz değiliz.

     Biliyoruz ki, “Heraklit’ten, Kafdağından su getirecek irade;davranışlarında inandırıcı kararlılık;zaferlerinde kendi göz nuru ve el emeği ile yoğuruculuk; yaşatma arzusuyla maddi manevi füyuzat hislerinden fedakarlık,hasbilik ve diğergamlık” sergileyecek nesil bir gün gelecektir. (Çağ ve nesil 1,Fethullah Gülen) Bu neslin oluşmasında en başta kendimize çeki düzen vermeli,say ve gayretlerimizde artışa gitmeliyiz.



Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 833
  • Cinsiyet: Bay
  • 73 Mesajı Toplam
    137 Kere Beğenildi
    • AKSPOR LTD. ŞTİ.
  • GSM: 0533 727 22 60
Sevgili kardeşim...
Yazın,uzun olduğu halde inan zevkle ve heycanla bir nefeste okudum.Herşeyden önemliside yaptığınız imahatiple ilgili özeleştirinizden dolayıda sizi tebrik ediyorum.Özdemir inceye ve cumhuriyet devrimcilerine inceden göndermeleriniz ve verdiğiniz cevaplardan dolayı tebrik ediyorum.Bir imamhatiplininin misyonunun ne olması gerektiğini en güzel bir şekilde açıklamanızdan dolayı sizi kutluyorum. yazınızı çok değerli yazarlar ve bilim adamlarının görüşleriyle süslemen taktire şayandı.sizi bu güzel ve anlamlı yazınızdan dolayı dekrar tebrik eder ve böyle güzel edebi yazılarınızın başka konularla devam etmesini temenni ediyorum.saygı sevgi hürmet ve muhabbetlerimle.....

BAKAN ÜYE DEĞİL, KATILIMCI ÜYE İSTİYORUZ...

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 262
  • Cinsiyet: Bay
  • ÇÜNKÜ HAYAT BİR TERCİH MESELESİDİR
  • 30 Mesajı Toplam
    51 Kere Beğenildi
    • okul için hazırladığım web sitesi
  • GSM: 0 505 350 57 0
sevgili mustafa kardeş...
kalemine emeğine sağlık...çok güzel ifade etmişsin...galiba bizim ve geçliğimizin özellikle imam hatiplilerin sorunu teorik bilgileri özümseyememek yani içselleştirememek...imanla mayalayamamak..yüzlerce ayet,hadis ezberlemek bizleri kuru bir ağaçtan öte götürmüyor...müslüman aleminin en büyük sorunu içselleştirememek...mana ve ehemmiyetin farkına varamamak...

Yeyüzünde böbürlenerek dolaşma.
Çünkü sen (ağırlık veazametinle) ne yeri yarabilir nede dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.


 


Facebook Yorumları

         
Twittear