ÜMMET BİRLİĞİ OLMADAN... - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: ÜMMET BİRLİĞİ OLMADAN...  (Okunma sayısı 2773 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 204
  • Cinsiyet: Bay
  • ÜLKESİNE SEVDALILAR
  • 33 Mesajı Toplam
    49 Kere Beğenildi
  • GSM: 0533 450 50 86

     AHMET YAKUPHAN
     ahmetyakuphan@hotmail.com
     01 Ocak 2011  Cumartesi

     ÜMMET BİRLİĞİ OLMADAN...

      • Siz insanlık için meydana çıkarışmış en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder, kötülüğü men eder ve ALLAH’a imanınızda sebat edersiniz( Al-i İmran- 110)
     • Ancak müminler kardeştirler(Hucurat-10)
     • İman eden erkek ve kadınlar birbirlerinin dostlarıdır.(Tevbe-71)
     • Peygamberimiz de:
Müminler bir vücudun uzuvları gibidirler. Bir uzvu rahatsız olduğunda vücudun hepsi o rahatsızlığı duyar.(Buhari- Müslim) Her gün onlarca Müslüman ölmesine yüzlerce Müslüman eziyet çekmesine rağmen  biz neden rahatsız olmuyoruz?
     • Başka bir hadisinde; İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.(Muslim-Tirmizi) Müslümanlar olarak birbirimizi ne kadar seviyoruz?
     • Yine bir hadisinde de; Birlik ve beraberlik içinde bulunduğunuz bir vakitte, sizi bölmek isteyen kim olursa olsun boynunu kılıçla vurun. (Müslim) Buyurulmaktadır.
     • Peygamberler ve onların yolundan gidenler, tarih boyunca tek bir ümmettir. İşte bu tek ümmet, İslam ümmetidir. Müslüman da bu ümmetin bir ferdidir. Müslüman’ın kardeşlik ve dostluk bağlarıyla bağlanabileceği başka bir ümmet yoktur. Müslümanların tamamı; ırk, renk, dil ve ülke farkı olmaksızın, beyazı, siyahı, sarısı; Asyalısı, Avrupalısı, Afrikalısı, Amerikalısı tek bir peygambere ümmet olmaları ve peygamberi lider kabul etmeleri farzdır. Onun getirdiği şeriata ve dine teslim olmak mecburiyetindedirler.
     • Ümmette:
     1. İnanç birliği: “La ilahe illALLAH Muhammed ün Resulüllah” Müslümanların birliğinin temelidir. İnsan bu cümleyi söylediğinde bu ümmetten olur. İnsan, Resulüllah (s.a.v.) ‘in gösterdiği yoldan ALLAH’a teslim olunca O’na kulluğunu gerçekleştirir. Başkalarının kulluğundan kurtulur.
     2. İbadet birliği: ALLAH, “İnsanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” buyurmaktadır. Müslümanların hepsine farz kılınan ibadetler aynıdır. Erkek olsun, kadın olsun her Müslüman fert ondan sorumludur.
     3. Adet, ahlak ve davranış birliği: Her Müslüman için Resulüllah (s.a.v.) da güzel örnekler vardır. Müslüman için temel ahlak niteliğinde bulunan sabır, doğruluk, cömertlik, sadakat ve bağlılık gibi konularda da davranışlar aynıdır.
    4. Tarih birliği: Müslüman’ın kendisini ilgilendirdiği ve onunla şeref duyduğu tarih, İslam tarihidir. Bu tarih; peygamberlerin ve onların yolundan gidenlerin tarihidir. İslam dışındaki tarih Müslümanların tarihi olamaz.
     5. Dil birliği: İslam; hem inanç, hem ibadet, hem de davranıştır. Dil, bu mevhumların ifade edilmesidir. O bir vasıtadır, gaye değildir. “Biz her gönderdiğimiz peygamberi, ancak bulunduğu kavminin diliyle gönderdik ki onlara apaçık anlatsın.” (İbrahim-4)   
     • Dillerin çok oluşu normaldir. Arapça, diğer dillere karşı bir fazilete sahiptir. Cennet ehlinin dili Arapçadır. Onu öğrenen ve öğreten sevap kazanır.
     • Arapça, ümmetin resmi dilidir. O Peygamberin dilidir. ALLAH (c.c.) Kur’an-ı Arapça dili üzerine gönderdi. Müslüman da ibadetlerini Arapça dili ile yapar.
     6. Duygu, düşünce ve yol birliği: Müslümanların yolu peygamberin yoludur. “Bizi, doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna. Gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.”  (Fatiha-6,7)
     • Müslümanların belirli bir yolu olduğu gibi, kendine has bir düşüncesi de vardır. Bu düşünce ve kavramların tamamı ALLAH’ın kitabına bağlıdır.
     • “Bu Kur’an, insanlara hak ölçüleri gösteren nurlardan ibarettir ve şüphesiz iman edecek bir toplum için hidayettir, rahmettir.”  (Casiye-20)
     • Müslümanların değer ölçüleri, olaylara bakışı, ahlakı, adetleri, adaleti, gelenekleri ve kanunları ile diğer toplumlardan farklı ve benzeri olmayan bir topluluktur.
     7. Lider birliği (Halife): Müslümanların temelde tek bir lideri vardır. O da Resulüllah (s.a.v.) dır . Müslümanların hepsinin ona itaat etmeleri farzdır. Resulüllah (s.a.v.) vefat ettiğine göre Müslümanların, onun yerine bakacak, ALLAH’ın şeraitini ayakta tutacak ve Müslümanları idare edecek, yönetecek bir emir sahibine (halifeye) ihtiyaç vardır. Müslümanların bu emire, ALLAH’ın emirleri doğrultusunda itaat etmeleri farzdır. Yeryüzündeki bütün Müslümanlar onu lider bilmek mecburiyetindedir. İslam lideri İslam düşmanları ile birlikte hareket edemez ve onlardan emir alamaz. “ALLAH’a itaat edin, Resulüllah’a itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin.” (Nisa-59)           
     • Müslümanların bir an bile halifesiz kalmaları caiz değildir. Halifenin varlığı, İslam ümmetinin birliğinin sembolüdür.
     • Halife olmayınca ne hallere düştüğümüzü hep beraber görmekteyiz.
     • Peygamberimiz (s.a.v.) ; “Başınıza geçen Habeşli bir siyahi bile olsa, aranızda ALLAH’ın kitabını hâkim kıldıkça emirlerini dinleyin ve ona itaat edin” buyurmaktadır. (Buhari)
     • Müslüman’a düşen, hoşuna giden şeylerde de, gitmeyen şeylerde de itaat etmektir. Ancak kendisine bir masiyet emredildiğinde ona itaat etmek yoktur. (Kütüb-i Hamse)
Kim itaatten çıkar, cemaatten ayrılır ve ölürse, cahiliyet ölümüyle ölür. (Buhari-Müslim)
     • Kim bana itaat ederse, ALLAH’a itaat etmiştir. Kim ALLAH yolunda olan emir sahibine itaat ederse, bana itaat etmiş olur. Kimde emir sahibine karşı çıkarsa bana karşı çıkmıştır. (Buhari-Müslim)
     • Hepiniz çobansınız ve güttüğünüzden sorumlusunuz. Devlet başkanı çobandır. Bütün toplumdan sorumludur. Kadın kocasının evinden, hizmetçi efendisinin malından sorumludur.
     • Hz. Ömer halifeliği döneminde, hutbede Müslümanlara “Ben sizi idare ederken ALLAH ve Peygamberin yolundan saparsam ne yaparsınız.” dediğinde, cemaatten biri ayağa kalkarak kılıcını çeker ve “Seni bununla doğrulturuz.” der. Bunun üzerine Hz. Ömer ellerini açarak ALLAH’a şükreder, “Ya Rabbi ben saparsam beni doğrultacaklar var.” der ve ağlar.
     • Bugünün yöneticilerine ithaf olunur.
     • Müslümanlar, başlarına Müslümanları geçirir ve onları dost edinirler.
     • ALLAH’ın ümmeti birdir, birkaç tane değildir. Bunun sayısı artmaz, diğer grupların hepsi şeytanidir.
     • “İşte sizin ümmetiniz olan bu İslam ümmeti, tek bir ümmettir.” (Enbiya-92)
     • İslam ümmeti ancak Hak üzere birleşir. Peygamberimiz “Ümmetim sapıklık üzerine birleşmez. Cemaatle beraber olun. ALLAH’ın eli cemaatin üzerinedir.”  (Taberani)
     •  “Kim cemaatten bir karış bile ayrılırsa, İslam yularını boynundan çıkarmıştır. (Ebu Davud)
     • Müslüman, İslam’ı bir tarafa bırakarak bağlılık ve kardeşliğini kavim, vatan ve aşiretine veremez. Güç ve kuvvetini bu yolda kullanamaz. Bunu yapacak olursa Müslümanlıkla ilişkisi kesilir. Müslüman, Müslüman cemaate yani İslam ümmetine bağlanmak mecburiyetindedir. İslam düşmanları ile birlikte hareket etmeleri haramdır.
     • Bütün Müslümanların birleşmeleri ve Kur’an bayrağının altında bir araya gelmeleri vaciptir.
     • “Bölünmeyin, parçalanmayın, tefrikaya düşmeyin, ALLAH’ın ipine sımsıkı sarılın.” (Al-i İmran-103)
     • Müslümanların parça parça olmaları ve çekişmeleri haramdır. (Bu gün ki gibi)
     • “Dağılan ve ihtilafa düşenler gibi olmayın.” (Al-i İmran-105)
     • “Birbirinizle çekişmeyin, sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider.”  (Enfal-46)
     • Bütün Müslümanların, yaşadıkları vatanları adalet yurdu haline getirmeleri mecburiyeti vardır. Müslümanların, bütün dünyaya da adaletin ve güzelliklerin hâkim olması için çalışmaları farzdır.
     • Bu çalışmaları yaparken kafasına göre değil, ümmet şuuru içerisinde prensipli, disiplinli ve Emire bağlı olarak yapmak zorundadır.
     • Müslümanlar birbirini severek ve birlikte hareket ederek dünyaya adaleti yaymak zorundadırlar. Bu bir zorunluluktur.
     • Başka da kurtuluş yolu yoktur. Bu da ümmet olmanın gereğidir.

     Sevgi ve Selamlarımla
     Ahmet YAKUPHAN


 






 


Facebook Yorumları

         
Twittear