"ÖLDÜĞÜM GÜN" DEN NOTLAR - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: "ÖLDÜĞÜM GÜN" DEN NOTLAR  (Okunma sayısı 2289 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 262
  • Cinsiyet: Bay
  • ÇÜNKÜ HAYAT BİR TERCİH MESELESİDİR
  • 30 Mesajı Toplam
    51 Kere Beğenildi
    • okul için hazırladığım web sitesi
  • GSM: 0 505 350 57 0
     RECEP ALİ DÜZENLİ
     rad1453@hotmail.com
     01 Ekim 2012 Pazartesi

     "ÖLDÜĞÜM GÜN" DEN NOTLAR
 
     Hep uzaklardan gelirdi o ambulans sesi. “kim bilir, kimin nesi, nerede, nasıl ölüyor ?” bile demeye kalmadan kaybolurdu. Ses kaybolunca, o soru da kaybolurdu her defasında. Hiç ölen olamazmış gibi yürürdü yeniden. Sonra bir daha başlardı o ses. Daha tiz ama daha uzaktan.  Yanından bir an önce geçmesine izin verirdi. Gönüllüce. Arabasını sağa çeker; o ses ve o sesin verdiği acı da çeker giderdi. Korkuları alır giderdi uzaklara. Ama şimdi ses hep yanında. Kendisine yaklaşmakta. Bu defa siren sesinin içindeki kendisi.  Kaza raporuna plakası yazılan araç kendisinin.  Ambulansta.
...
Ex dediler; o kadar. Eksildi dünyadan.
Başkasının yüzüne “ex” diye seslenmek ne kadar kolaydı! Başkasının üzerine nasılda yakışırdı “ölü” etiketi. Söyleyenler bir günde kendilerine söyleneceğini bilir miydi “ex” in? Hep başkası ölecek onlar ölünceye kadar. Öyle sandılar “ başkası, hep başkası…”
...
Peki ya yaralılar? Onların adını bile yazmazlar bazen haber metnine.  Kurtulmuştur güya yaralılar. Nedir o yarası? Bilen var mı? Neresi eksildi bedeninin? Merak eden olur mu? Hep yanında kalacak o çizik yüzünün neresinde?
...
 Bir sabah aniden hayatımızdan çekildiğini öğrendiğimiz sevdiklerimiz…
“ölüm şeffaf bir zar gibi sarmıştır etrafımızı. Yok gibi durur ama vardır. Her şeyin varlığından daha çoktur varlığı. Giderek daralır zarın çapı. Yakınlarımıza dokunur. Bir şeyler eksiltir hayatımızın dekorundan. Çekip alır başköşeleri. Alışırız yine de. Eksikliğe alışırız. Eksildikçe yeniden tamamlarız kendimizi. Kabuk bağlarız yaramızın üzerine. Ama gün gelir bize dokunur zarın çeperi. Eksilen ‘ben’ olur bu defa. ‘Ben’ im gidişimde bir süre sonra telafi edilecek bir eksiklik olur. Çekilir bir şey haline gelir yokluğun. Hesaplardan kolayca çıkarılabilmek ağırına gider insanın”
...
Yokuşları nefes nefese çıkarken aklını başından alırdı dünya. Nefesin ödünç olduğunu en çok o zamanlar hatırlardı. Uzağa ittiği ölüm o vakit dokunurdu nefesine. Müstakbel ayrılışların acısı ayakucuna gelirdi.
...
“Başkalarının ölümü kendi ölümümüzü kolaylaştırıyor. Tanık olduğumuz ölümler, ölüm ile aramızda var olduğunu sandığımız engelleri kaldırıyor. Ömrümüzden çekilen her insan hayat binamızdan bir tuğla düşürüyor. Sona yaklaştığımızı fısıldıyor. Yaklaştırırken de alıştırıyor. Çürük diş gibi biz de zaman içinde ‘olmasa da olur’ hale geliyoruz sevdiklerimizin gözünde…”
...
“Geri dönüşü yok yaşamanın. Bir kez doğdun mu, ölüme razısın demektir.”
Pişmanlık bu hayatın öbür yüzünde bekliyor herkesi. Ne dersek diyelim, ne edersek edelim, sonunda göreceğimiz gerçek tahmin ettiğimize denk olmayacak.

Başka ölümler ölümün gerçeğini ışıl ışıl gösteren bir vitrin gibi. Ama arada hep kalın bir cam var. Görüyorsun ölümü dokunamıyorsun. Biliyorsun ölümü ama tadamıyorsun.
...
...ve akşamımız yaklaştıkça gölgeleri çoğalır ömrün. Daha çok görürüz ölümü ama yine de gölgeleridir gördüğümüz. Daha sık gölgeler görürüz ama gölge gövde etmez yine de. Ölüm, ölene kadar yabancı kalır bize. Tanıştığımızda ise onu anlatacak dilimiz kalmaz. Kesilir nefesimiz. Nefesimiz yarım kalır.

Ve biz tükeniriz...

NOT: Bu yazı Senai DEMİRCİ’nin  “Öldüğüm Gün” adlı Romanından derlenmiştir.



Yeyüzünde böbürlenerek dolaşma.
Çünkü sen (ağırlık veazametinle) ne yeri yarabilir nede dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.

Recep Ali Düzenli 'nin Mesajlarını Beğenen 4 Kullanıcı: hasanakyol (10 Kasım 2012 - 12:43), ebruçobanoğlu (27 Ekim 2012 - 12:52), m_akturk (10 Ekim 2012 - 23:42), Hasan AKYOL (01 Ekim 2012 - 15:47)

 


Facebook Yorumları

         
Twittear