İKİ KIBLELİ YOL - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: İKİ KIBLELİ YOL  (Okunma sayısı 1252 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 204
  • Cinsiyet: Bay
  • ÜLKESİNE SEVDALILAR
  • 33 Mesajı Toplam
    49 Kere Beğenildi
  • GSM: 0533 450 50 86
İKİ KIBLELİ YOL
« Topic Start: 28 Kasım 2014 - 11:10 »
  • Yayınlama

  •      AHMET YAKUPHAN
         ahmetyakuphan@hotmail.com
         28 Kasım 2014 Cuma

         İKİ KIBLELİ YOL

         Kıble Müslümanlar için önemli bir simgedir. Namaz kılanlar için kıbleye dönmek farzdır. Bu farzı yerine getirmeyenlerin namazı kabul olmaz. İstediği kadar namaz kıldığını söylese de... Müslümanların gittiği yolun kıblesi Beytullah’tır.

         İslam’ın beş şartından birisi olan hac da burada yapılmaktadır. Bir Müslüman hacca gidiyorum diye Mekke’ye değil de başka bir şehre gitse haccı kabul olur mu?

         Müslüman için Beytullah’ın önemi, Kuran ve sünnete bağlılığından gelmektedir. Kuran’ın asıl gayesini dikkate almayanların kıldıkları namaz, yaptıkları hac ve ibadetleri ne kadar geçerli olur.

         Maun suresi 4-5. Ayetlerinde “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar namazlarını ciddiye almazlar.” buyrulmaktadır.

         Kuranın hükümlerini dikkate almayanlar için Beytullah’ın kıble olması mümkün olmayıp kıbleleri başka yolda, başka istikamette bir şehirde olması gerekmiyor mu?

         Kuran ve sünnet dışındaki bütün yollar sapıktır ve kıbleleri batıldır.

         Yazdıklarımı kişileri dikkate almadan, gittikleri ve savundukları yolları düşünerek dikkate alırsanız daha kolay teşhis koyabilirsiniz.

         İslam sisteminin dışındaki bütün sistemlerin, demokratlığın, sosyal demokratlığın, liberalliğin, komünistliğin ve kapitalistliğin hiçbir farkı yoktur. Hepsinin de kıblesin de sapma vardır ve sapıklıktır.

         Kişi Müslüman’ca konuşur da konuştuklarını yapmazsa, Vatikan’ın istedikleri gibi hareket ederse, Kuran’da Müslümanlara düşman olarak gösterilenler ile dostça hareket eder, onların istedikleri doğrultuda kanun-yönetmelik ve tüzükler çıkarırsa o insanların gittiği yolu ve kıblesini siz bulun.

         Konuşma ne olursa olsun fark etmez. Atalarımız geyf için “Lafla peynir gemisi yürümez” dememişlerdir.

         Müslüman’ın tavırları ve hareketleri nettir. Rehberi Kuran, önderi Resulullah’tır. Hangi şart olursa olsun bunlardan sapamaz. Resulullah’ın Mekke döneminde çektiklerini Medine de devlet kurduktan sonra çektiklerini göz önünde bulundurmak zorundadır.

         Onun ümmeti olduğunu iddia ediyorsa!

         Ölçüsüz hareket yoktur. Ölçüsüz hareket sapıklıktır. Ölçüden ayrılarak hareket edenler cezasını çekerler.

         Ölçüden sapmak kıbleden sapmaktır. Kıbleye dönmeden kılınan namaz nasıl ki namaz değilse, ölçülere uymadan da yaşanan Müslümanlık Müslümanlık değildir.

         Müslümanlar için gidilmesi gereken yol ve dönülmesi gereken yön bellidir.

         ALLAH onu bilenlerden eylesin.

                                                               Sevgi ve Selamlarımla...
                                                               Ahmet YAKUPHAN





     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear