BİR DURUŞUN ANATOMİSİ - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: BİR DURUŞUN ANATOMİSİ  (Okunma sayısı 2862 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 632
  • Cinsiyet: Bay
  • 63 Mesajı Toplam
    129 Kere Beğenildi
BİR DURUŞUN ANATOMİSİ
« Topic Start: 31 Ocak 2009 - 23:07 »
  • Yayınlama
  •      AHMET AKTÜRK (HOCA)
         agulen61@gmail.com
         01 Şubat 2009 Pazar

         BİR DURUŞUN ANATOMİSİ
     
         Şecaat, Cesaret, Hamaset, Feraset ve Liderlik

         Yazılarımdaki üslubumun hayali kurgulara dayanmayıp, “gerçekçilik” olduğu okuyucularımın dikkatlerinden kaçmamıştır umarım. İnsanlar hayal ettiği müddetçe yaşarlar.Ancak, “hayalcilik” denen olgunun illet noktasındaki ısrarcılığının insanın kendisine ve başkalarına faydadan çok zarar vereceğine inananlardan olmuşumdur.
         
         Hayaller insanları ileriye götürmeye vesile olurken, hayalcilik “karaktere” dönüştüğünde tutucu bir yaşam tarzına girer ki; bu durum kişiyi monotonlaştırarak verimliliğini bitirir.
         
         Hayalci insanların karakteristik özellikleri; yan gelip yatarak başkalarının ürettiklerine sahip olmayı düşlerler.Sahip olunamayan kaynakları elde edebilmek için “özbenlik”lerinden ödün vermeye başlarlar.
         
         Hayalcı insanın bu özelliğinden yola çıkarak, gerçekçi bir kişiliğin oluşmasındaki engelin “Hayalcı” yollarından geçtiğini unutmamakta fayda görüyorum.Günümüze kadar boş hayallerle avundurulduğumuz aşıkardır.Hep savaşta kazanıp masada kaybeden talihsizlerden olduğumuz kaderimiz olmuştu.Masayı terkeden,yumruklayanı hayal ederdik hep.Yavuz Sultan Selimin huzurunda altını ıslatan elçiler,ulaklar olduğunu tarihimizden okuyup avunurduk.O günler geri mi geliyor?
         
         İki gün önce yapılan “DAVOS” toplantılarındaki bir oturumda insan karakterlerinin bir değişik versiyonuyla karşılaştık.Hayalcilikten öte;cesareti ferasetle (ileri görüşlülük,sezgi) kullanabilen,ama son yüzyılda hiç örneğini görmediğimiz bir davranış biçimi ile karşılaştık.
         
         Şaşırdık…   

         Apışıp kaldık, adeta…

         Küçük dilimizi az kalsın yuttuk.Kimimiz şaşkınlığından kimisi ise utanmışlığımdan(!)...

         Hayal görmüyorum ya..diyerek gözlerimizi ovuşturduk.

         Kolumuzu, yüzümüzü cimcikledik....
         
         Osmanlı’nın gerileme devrinden sonra başlayan toplumumuzdaki aşağılık kompleksinin, çürümüşlüğün, Kurtuluş Savaşı dönemindeki bir diriliş efsanesine dönüşmesi sonrasında başlayan hayal kırıklığı ile günümüze kadar süregelen bir “nekahet” dönemi geçirilmiştir.
         
         İdare eden yönetici tayfanın, bir milletin olması gereken duruşundaki biçimi hep pısırık,yavan,korkak ve sünepe olmuştur, maalesef.
         
         Zaman zaman, saman alevi gibi yanan parıltılar gözükse de kısa zamanda sönmüşlüğünün toplumda yarattığı travma daha da büyük kırılmalara neden olmuştur.
         
         Yöneticide olması gereken meziyetlerin başında;önce cesaret olmalı..Bu cesaret,hayalperest bir cesaret değil,feraset sahibi,şecaatli (yiğit) olmalıdır.Hamasetten edebildiği kadar kaçınan,attığı adımları feraseti ile ileride olabilecekleri ölçüp biçen,değerlendirip sonuçlandıran olmalıdır.
         
         İki gün önce Türkiye Cumhuriyeti, kabul edilsin veya edilmesin (kişisel düşüncem),yeni bir döneme girmiştir.Sonuçlarının kısa vadede olumsuz olacağı,ancak,uzun vadede muazzam ve muhteşem bir coğrafyanın yeni şekillenmiş halinin tan yerinin ağarmaya başlamasına şahit olunacaktır.(Yaşayanlar görecektir)
         
         Çok ince elenip, sık dokunan bir planlamanın ziya işaretlerinin alındığı bu olay,bir başlangıca “besmele” olacaktır inancındayım.Dik durmanın, ama diklenmemenin meyve olgunluğu ve hasat zamanının ilk bereketli duasının yapıldığı bir ortam oluştuğuna da vesile olacaktır inancındayım.
         
         Basın ve yayın organlarında iki günden beri yapılan eleştirilere halkın verdiği tepkiyi çok ama çok önemsiyorum. Olayın meydana geldiği saatten hemen sonra bağlantı kurulan “dışişlerimizin meşhur Monşer’leri”, Başbakan’ın davranışını yerden yere vurmuşlardı.Bu gün ise, yavaş yavaş üsluplarını yumuşatma eğilimine girmelerini,sağduyulu halkın muazzam desteğinden ürkmüşlüklerine bağlamaktayım.Bu Monşerler eski alışkanlıkları ile halkı yönlendirebileceklerini düşünerek aynı aymazlığı devam ettirebileceklerini sanmişlardı herhalde....Ama millet, esas bu “DOLMA”yı yutmadı..
         
         Burada çok, ama çok önemsenmesi gereken hassas durum; dünyanın neresinde olursa olsun,zulüm gören insanlara kucak açacak dünya yüzünde tek millet olduğumuzun tescil edilmesidir.
         
         Geçmişimizde var olan bu meziyetin bu günkü dünya kuşaklarına da gösterilmesinden oluşacak dünya kamuoyu ile “güç odağı” olması gereken ve tercih edilen, Amerikan Conisi,Frenk mukallidi,İngiliz Lordu,Yunan Palikaryası,Rus Çarları,Ortadoğudaki Şeyh bozuntuları değil,adaleti dağıtma becerisini gösteren milletimiz olduğuna inanacaktır.Bu yöne gidişin işaretlerini görmekten son derece mutluyum ve keyifliyim.
           
         Millet olarak,geçmişte yapılan bazı icraatlara cevap vermede veya harekete geçmede itidalli davranılmasının nedenini daha iyi anlamamıza da vesile olmuştur bu olay...
         
         Terör,AB,Irak ve benzeri dış politikadaki sabrın bu günkü raconda haklılık bulmak için yapıldığının ancak farkına varmaktayız.
         
         İçimizde oluşan “habis urlar” destanlar ismi ile kurdukları terör örgütleri ile kimlere hizmet ettikleri gün gibi ortaya çıkmıştır artık.Temiz ve masum tarihi misyon isimlerimizin karanlık odaklar tarafından karalanan kavramlar içine sokulmasındaki vebali nasıl taşıyacaklarını merak etmekteyim. İçimizdeki bu manyak ayrık otlarının ortaya saçılan herzelerini toplumumuz muazzam şekilde değerlendirmeye almıştır.
         
         Yüzyıllardan beri hasret kaldığımız bu “duruşun” sonunda hayır olacağına inanıyorum.Halk olarak destekten başka silahımızın da olmadığını belirterek yazıma son vermek istiyorum.
         
         Yüce Rabbim bu milletİ kötülüklerden korusun inşALLAH.Feraset sahibi yöneticileri de başımızdan eksik etmesin Rabbim.
         
         Selam ve dua ile...




    • MUSTAFA DÜZENLİ
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 219
    • Cinsiyet: Bay
    • www.mustafaduzenli.net
    • 5 Mesajı Toplam
      9 Kere Beğenildi
      • MUSTAFA DÜZENLİ'NİN TARİH FORUMU
    BİR DURUŞUN ANATOMİSİ
    « Yanıtla #1: 31 Ocak 2009 - 23:24 »
  • Yayınlama
  •          
    Yüce Rabbim bu milletİ kötülüklerden korusun inşALLAH.Feraset sahibi yöneticileri de başımızdan eksik etmesin Rabbim.
                                                                                                                                    amin...
         Hocam yüreğine sağlık... dirilişin ayak sesleri sanki bunlar..



    Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman;
    Görürler, nasılmış, neymiş kahraman!
    Yer ve gök su vermem dediği zaman,
    Her tarlayı sular, arkımız bizim...

    • P h o e n i X
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 3.158
    • Cinsiyet: Bayan
    • Quae nocent docent!...
    • 184 Mesajı Toplam
      253 Kere Beğenildi
    BİR DURUŞUN ANATOMİSİ
    « Yanıtla #2: 31 Ocak 2009 - 23:50 »
  • Yayınlama
  • Üstad Bediüzzaman; "Bir devlet liderinin kafasında akıl, kalbinde iman olursa, başka bir şeye gerek kalmadan o ülke düzelir" der. 

    İnşALLAH ülkemiz o lidere kavuştu..

    Hocam kaleminize sağlık, çok güzel özetlediniz olayı..

    You Laugh At Me For Being Different...

    I Laugh At You For Being The Same..


     
    لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
    ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

    • Administrator
    • *
    • İleti: 2.567
    • Cinsiyet: Bay
    • "Edeb Ya Hu"
    • 389 Mesajı Toplam
      575 Kere Beğenildi
      • Forma Yaptırma Sipariş
    • Kan Grubu: Seçmediniz
    BİR DURUŞUN ANATOMİSİ
    « Yanıtla #3: 31 Ocak 2009 - 23:55 »
  • Yayınlama
  •          
               Basın ve yayın organlarında iki günden beri yapılan eleştirilere halkın verdiği tepkiyi çok ama çok önemsiyorum. Olayın meydana geldiği saatten hemen sonra bağlantı kurulan “dışişlerimizin meşhur Monşer’leri”, Başbakan’ın davranışını yerden yere vurmuşlardı.Bu gün ise, yavaş yavaş üsluplarını yumuşatma eğilimine girmelerini,sağduyulu halkın muazzam desteğinden ürkmüşlüklerine bağlamaktayım.Bu Monşerler eski alışkanlıkları ile halkı yönlendirebileceklerini düşünerek aynı aymazlığı devam ettirebileceklerini sanmişlardı herhalde....Ama millet, esas bu “DOLMA”yı yutmadı..
                   
         Hocam bu milleti de uyandırdı sanki. Bizdemi diriliş yaşıyoruz. Bundan sonra bu monşerlerin laflarına pek kulak asılmaz İnşaALLAH... Kaleminiz dert görmesin...

    Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burda Değiliz...

    • ...ve BEN SUSUYORUM
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 153
    • Cinsiyet: Bay
    • 21 Mesajı Toplam
      21 Kere Beğenildi
    BİR DURUŞUN ANATOMİSİ
    « Yanıtla #4: 27 Mayıs 2010 - 12:44 »
  • Yayınlama
  • sayın hocam..! sizinle bazen fikir ayrılıklarına düsebiliyoruz..! bu konuda oldugu gibi...haklısınız... ben de sizin gibi koltuklarım kabardı ama sevincim yarım saat sürdü maalesef..yaptıgının başına kötü şeyler getireceği pişmanlığıyla onunla (perez) bi problemi olmadıgını moderatore kızdıgını söylemesi..başbakanın bir yerlere gebe oldugunun göstergesidir..ve bu hareket bir önceki hareketin tersine aynı ölçü de korkakça bir harekettir.biz vatandaşlar olarak yöneticilerin laflarına degil icraatlarına bakıyoruz.
    1-basbakan yahudilerden aldıgı cesaret ödülünü bu hareletten sonra geri vermelidir.(bugüne kadar verilen 10 madalyanın 9 u yahudi kökenlilere 1 ise başbakanımıza verilmiştir.bu konu utanç vericidir.ayrıca bu cesaret neyin cesaretidir.?
    2-israil devleti ile ilişkiler (elçileri geri gönderilerek.ve elçimiz geri cagrılarak) gözden geçirilmelidir.

    daha farklı yaptırımları burda yazarak konuyu uzatmak istemiyorum..

    merak ettiğim bi konu var.!
    eger ben sade bir vatandas olarak (BOP)un eş başkanı olsaydım..inanıyorum ki M.İ.T mensupları beni yarım saat için de tutuklayıp içeri tıkarlardı.çünkü (bop) demek pkk ile israil ile aynı amacı tasımak demek..!

    güçlüden yana degil haklıdan yana olmamız bize yakısan en güzel elbisedir..
    her dönemin modasına uymak akıl işi degildir.bazen moda farklı olabilir.biz yakışanı gymemiz lazım.düsünsenize.. şişman birinin dar bir elbise giymesini..! onun için dar kalıplardan cıkalım.. nerde bir güçlü varsa onun yanına koşmayalım..bazen sayı birşey ifade etmeyebilir..! ALLAH... güçlünün yanın da degil haklının yanın da olmayı nasip etsin... AMİN

    ...ve BEN SUSUYORUM


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear