BİR LAÇKADIR BENİM MEMLEKETİM! - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: BİR LAÇKADIR BENİM MEMLEKETİM!  (Okunma sayısı 1698 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
     MUSTAFA YILMAZ
     mustafa-yilmazzz@hotmail.com
     15 Temmuz 2009 Çarşamba

     BİR LAÇKADIR BENİM MEMLEKETİM!

     Hatırlayalım hep beraber ,yıllarca dilimizden düşüremediğimiz  “memleketim” parçasının en çok zikrettiğimiz kısmını. “Bir başkadır benim memleketim”  diye diye büyüdük. Yaşı 25 ve daha yukarı olan kesimden bilmeyen ve duymayan yoktur sanırım bu cümleyi.

     Bir başka güzelliğe sahip olan ülkem, günden güne laçkalaşmaya doğru yol almakta.Varlığına maslahat katamadığım Cumhuriyet Halk Partisi,  gene yaptı yapacağını.Kuyuya atmaya çalıştığı kaya parçasına bağlı olan zincirin, bir ucunun da kendi ayağına bağlı olduğunu fark edememesi olanaksız.Kendilerine gece yarısı darbesi yapıldığını iddia etmeleri ise Cem Yılmaz’ın bir parodisi olması gerek.

     Askerin sivil mahkemelerde yargılanmasına olanak tanıyan kanun teklifi, tüm partilerin ortak hareket etmesiyle tasarıya dönüştü.Fakat, ilk anda kanun teklifine evet oyu veren CHP’li milletvekilleri, oylama sırasında takındıkları tavırın açısıyla oynayarak sabah zindeliğinde “bu tasarıya karşıyız” demeye başladılar. Aradan geçen bu zaman diliminde  CHP’ ye hangi Ali Cengiz yol göstermiş olabilir,onu bilemiyoruz ama Deniz Baykal ve ekibini Sabih Kanadoğlu’nun dahiyane(!) fikirleri de kurtaramayabilir.

     Yetmiş iki yaşında, atletik bir vücuda sahip olan Deniz Baykal’ın, hiç Başbakanlık koltuğuna oturamamış olması solun geleceği yönünden acı olmakla beraber düşündürücü de.Siyaset sahnesinden zahiren çekilmiş gözüken ve Hacivat-Karagöz oyunu sahnelemeye bayılan Süleyman Demirel’in tam yedi kez Başbakanlık koltuğuna oturması, Deniz Baykal’ın bedenine yüklemiş olduğu zindeliği beynine de yüklemesi gerektiğini gösteriyor.

     Merhum Bülent Ecevit’in bile üç kez oturduğu Başbakanlık koltuğuna, Deniz Baykal’ın hiç olmazsa bir kere oturması için, kafası Zenit marka saat gibi çalışanlarla arkadaşlıklarını sonlandırması gerekiyor.

     Tartışması yapılan kanun tasarısını neden Anayasa Mahkemesine götürdüklerini açıklayan Deniz Baykal’ı inandırıcı bulan var mı, bilmiyorum.Muhtemelen kendisi de inanmamıştır.Şu cümlesi bile pes dedirtecek cinsten: “Asker,kardeşiniz Abdullah’ın Cumhurbaşkanı seçilmesine engel mi oldu?”

     Sayın Baykal,ülkenin gündemini Cumhuriyet gazetesinden takip etmeyi bırak istersen.Genelkurmayın yayınladığı  27 Nisan bildirisi, il müftülüklerine gönderdiği “kutlu doğum etkinliklerini ülke geneline yayın” bildirisi değildi.Apaçık bir şekilde Cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale edilmeye çalışılmış olmasını göremeyen gözlerin ülkemiz siyasetinde işi ne?

     Baykal’ın siyaset sahnesindeki grafiği ülkemizde hiç kimseye ilham olmaz.Hiç kimseyi de peşinden sürüklemez.Sayın Baykal’ın vesikalık resimlerini reklam panolarına assak ve desek ki: Deniz Baykal’la bir akşam yemeği yemek isteyenler isimlerini ve telefonlarını bu panonun üstüne yazsınlar.Emin olun ki panoya ismini ilk yazdıracaklar Honduras’taki askerler olacaktır.

     Unutmadan ekleyeyim.Sayın Baykal’ın grafiği kimseye ilham olmaz demekle biraz da haksızlık ediyorum.Sayın Baykal’ın siyaset sahnesindeki grafiği, tasarım sıkıntısı çeken ve zorlu parkurlar arayan ralliciler için mükemmel bir proje olur.

     Fikir benden,uygulamak sizden...



Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)


 


Facebook Yorumları

         
Twittear