KONTROLSÜZ TEPKİ VE KURTLARIN SLOGANİZMİ - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: KONTROLSÜZ TEPKİ VE KURTLARIN SLOGANİZMİ  (Okunma sayısı 3822 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
     MUSTAFA YILMAZ
     mustafa-yilmazzz@hotmail.com
     12 Aralık 2009 Cumartesi

     KONTROLSÜZ TEPKİ VE KURTLARIN SLOGANİZMİ

     Doğan Hızlan, bir yazısında alıntılamıştı Çehov’un genç bir yazara öğüdünü (29 Kasım 2009, Hürriyet) Yazmaya ilgisi olan; ama gayreti noktasında tezat biri için hayli tetikleyici olduğunu düşündüğüm o cümleleri kulağıma küpe olsun ve aklımdan hiç gitmesin diye iri puntolarda yazarak bilgisayarımın masaüstüne yerleştirdim. Ve her bilgisayarımı açışımda o öğüdü okuyorum:  “Her gün mutlaka yaz! Yazacak bir şeyin olmasa da, yazacak bir şey olmadığını yaz, ama yaz.”

     Sürekli bir şeyler yazma isteğim olmasına karşın zihnimde deveran ettirdiklerimi yazıya dökemiyorum tembelliğimden dolayı. Onca gereksiz işler için elimi klavyeye götürüyorum; fakat iş, içimde cebelleşenleri formata sokmaya gelince nefsin ağır tazyikleriyle baş başa kalıyorum… Zihnimde belki de her ânı seyyalede yazılmayı hak eden bir konu belirliyorum. Konunun içini dolduracak unsurları zihin taraması yaparak ortaya çıkarıyorum. Giriş, gelişme ve sonuç kısımlarını belirliyorum. Tam zihnimde oluşturduklarımı görülebilir ve herkesçe okunabilir kılmak için bilgisayarımın karşısına oturuyorum ki şeytanın oyununa geliyorum ve aynı işleyişi, içeriğini değiştirerek tekrarlıyorum.

     Hal böyle olunca ortaya ürün namına hiç bir şey çıkmıyor. Çamura saplanan arabanın tekerleri gibi durmadan patinaj yapmak hali çıkıyor ortaya. Ama onca efora karşı kat edilen mesafe çok az. Karşılığını bulmayacak düzeyde…

     Bu zamana kadar ki yazdığım tüm yazılar da bu patinaja maruz kalmış yazılar. Yani kafamda belirlediğim bir konuyu ilk anda yazıya dökmeyi beceremedim daha.

     Çehov’un genç yazara söylediği öğüdü kendime söylenmiş kabul ediyorum. Her gün yazmalısın diyorum kendime. Yazacak bir şeyim olmasa dahi yazmalıyım.

     Gerçi yazacak bir şeyimin olmayacak olmasını da biliyorum. Çünkü; güzel ülkem, yazma konusunda kimseyi aç bırakmıyor. Talepleri geri çevirmiyor. Siz yeter ki yazmak isteyin!

     Yaşanan kavgalara, kargaşalara, düzensizliklere karşı gösterebileceğim kontrolsüz tepkimi yazarak dizginleyebiliyorum. Bir reklam sloganı olarak zihinlerimize kazınan “kontrolsüz güç, güç değildir” sözünü kontrolsüz tepki, tepki değildir diye değiştirmek istiyorum. Olay anında ve olay mahallinde atacağım sıcak adımların karşılığı,  paçalarıma bulaşabilecek çamur pisliklerinden öte bir pislik olacağı için sarı çizgilere yanaşmamak en iyisi. Çünkü böyle hengâmelerin yaşandığı zamanlarda, sonrasında kendimizin bile tasvip etmeyeceği türden orantısız tepki vermemek içten bile değil…

     Şuuru açık bir insanın, şuurunun öncülüğünde atacağı adımları, eğer ki şuuruna yön veren kontrol mekanizmasının dümeninde kendisi var ise kâmil icraatlara payendelik edecektir.

     Kurtlar puslu havayı severmiş. Hava şartlarının puslaştırılmaya çalışıldığı bir dönem geçiriyoruz. Bu nedenden dolayı saldırmaya tetikte bekleyen kurtlara dikkat etmemiz gerekiyor.

     Fanatik taraftarların geliştirdiği ve sloganizmin pitbull cinsi söylemi olan “vur, kır, parçala; bu maçı kazan” sloganı puslu havayı gözetleyen kurtların iştahını kabartıyor.

     Ne zaman ve nereden geleceği belli olmayacak saldırıların şafak vaktini yaşıyoruz. Gösterilecek kontrolsüz tepkiler, havayı giderek kurtların istediği kıvama getirecektir. Ve bu puslu havada, kurtların uluması ile yaşanacak tedirginlik ve korku, hareket alanımızı sınırlamaya yöneliktir.

     Geçmişte örnekleriyle beraber puslu havada yaşanabilecek ne türden bir dram varsa hafızalarımızda canlandırmaya çalışalım. Çünkü önceki yaşanan puslu havalar son bulduğunda, yüz üstü cansız bir şekilde yerde yatanlar arasında kurtlar olmadığı gibi; bugün hazırlanan senaryoda kurgu, kurtların filmin sonuna dek yaşatılması yönündedir. Filmden erken ayrılacaklar ise hazin bir şekilde birbirlerine kırdırılan kardeşler olacaktır.



Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 632
  • Cinsiyet: Bay
  • 63 Mesajı Toplam
    129 Kere Beğenildi
Sevgili Mustafa,
Makaleni okur okumaz,yazından aldığım ilhamla bu gün de bir şeyler yazmak lazım deyip,sonraya bırakmayıp, taze taze yazmakta fayda var diye karar verdim.
Pitpullara eklenecek nice kutup mahlukatını ve dahi varlığını kana borçlu olan Afrika yamyamlarının gulu gulu dansçılarına da ithaf etmekte fayda görürüm.
Sağlık ve afiyet dileklerim ve her gün yazma arzunuzun "isterik" seviyesine ulaşması dileklkerimle...


  • birnazım

  • Ziyaretçi
mustafa kardeş ne kadar yazarsanız yazın ilham aldığınız öğütteki kadar yazarsınız.Kurdun puslu havayı sevdiği kadar siz ve arkasında olduğunuz fikirlerde pusu o kadar seviyor;yani siz de farklı değilsiniz maalesef.
şafak aştı gün öğlen oldu.,filmin sonu da geldi biraz daha sabır akşam ezanına kadar sabredin.
Asil kurd ile ab nin a b d nin elindeki tasmalı pitbulu karıştıracak kadar cahil diyemiyorum; kör değilsiniz, söyleyecek söz bulamıyorum.Vurup kırıp parçalayayıp yakıp yıkanları hoşgören gözyuman zihniyet asıl sizin zihniyetiniz; kişi kendinden bilirmiş işi.hangi kurdun askere polise öğretmene sivil vatandaşa kurşun sıktığını ya da sıkanları görmezden geldiğini gördünüz.asıl bunu yapanlara pitbul deseydiniz sizi alkışlardım ama sizi kınıyorum.


  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
ALLAHa hamd etmek ve şükürde bulunmak için ne çok sebebimiz var. Göz vermiş, görüyoruz; burun vermiş,koku alıyoruz;kulak vermiş, duyuyoruz; dil vermiş konuşuyoruz. Sıralamakla bitmez.

Dil ile kulak arasında ise bir hiyerarşi var. Öncelik sırası kimin dersiniz? Bu soruyu size sorsam sanırım dil dersiniz. Ağzınızdan çıkan tüm sözler bunu gösteriyor. Aklınıza o anda ne geldiyse diyorsunuz. Ne hikmetse kulağınızı sürekli devre dışı bırakıyorsunuz. Yoksa siz sadece kulağınızı karşınızdakini duymak için mi kullanıyorsunuz? Kendi diyeceklerinizi de kulağınıza dinletmeyi hiç denememişe benziyorsunuz. Bir kardeş tavsiyesi benden size. Söz söylemeden önce muhakkak kulağınıza bir dinletin dediklerinizi. Çok faydalı oluyor.

Yazımın içinde geçen kurt tabirini bilerek başlığa taşımak istedim ve taşıdım da. Hatta daha yazıyı sitede yayınlamadan önce bazı kişilerle yaptığım kritiklerde okuyanlar arasında sazan vari davrananların çıkacağını da söyledim.Helallik bir durum varsa hakkınızı helal etmenizi isteyeceğim.

Hani bir tabir vardır: Her gördüğün sakallıyı deden sanma diye. Sizin ki de o hesap. O kadar gönül verdiğiniz partiyle bütünleşmişsiniz ki yazımda geçen kurt tabirini hemen partinin temsili hayvanıyla eşleştirdiniz. Ve ağızdan çıkacak sözlerinizi beyniniz yoluyla kulağınıza dinlettirmediğiniz için daha önce olduğu gibi yazdığım yazılara, ne denmek istiyorun dışında anlamlar yükleyerek konuyu mecrasından saptırıyorsunuz.

Genel bir ifade olarak kurt tabiri kullandım ve sanki “atıl kurt” emri almış gibi hemen atlıyorsunuz meydana. Her konuşmanızda tek kurtuluş reçetesi olarak gönül verdiğiniz partiyi gösteriyorsunuz. Halbuki ben ısrarla parti adres göstermekten kaçınıyorum. Parti ismi zikretmemeye çalışıyorum. Yanlışlar ve doğrular üzerinden yol almaya çalışıyorum.

Yazınızın başında doğru birşey dediniz.İlham alarak yazıyorum ve aldığım ilham kadar yazacağım. Ama ya ilham alamamak…..

Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

  • birnazım

  • Ziyaretçi
Haklısınız;ALLAH'a hamdolsun bütün organlarım çok sağlıklı ,buna BEYNİM ve RUHUM da dahildir.Sizin adınıza üzülerek kendi adıma şükrederek insan ruhu taşıdığımı bilmenizi isterim sazan değil.Sözlerim beynimde şekillenip anlam kazandığında ellerimin yardımıyla klavyenin tuşlarına dokunarak internetin bana sağlamış olduğu hat aracılığı ile size ulaşıyor; bakın kulak devre dşı.ALLAH'ın hikmetlerinden biri olan kulağımı duymak için, düşünmek için ise beynimi kullanırım.Benden de size bir abla tavsiyesi:eğer bir ahrazla karşılaşırsanız sakın ola bana verdiğiniz tavsiyeyi vermeyin.
Siz kendinizi çok akıllı sanıyorsunuz diyorum bakın sormuyorum.Evetburcum balık ama sazan ailesinden değilim.Helallik bir durum yok yarası olan gocunur;ben üstüme alınacak bir durum hissetmedim.
Şöyle bir tabir var;Müslüman Müslümanın kardeşidir diye.Her gördüğüm sakallı ya da sakalsız fark etmez büyüğümse abim, dedem küçüğümse kardeşimdir.Biz Müslüman Türk Milleti hiç tanımadığımız insanlara en yakınlarımızın sıfatları ile hitab ederiz; kan bağı şart değil, ani sizin sandığınız gibi değil.Biz büyüklerimizden böyle öğrendik.
Ben Rabbimin emirleri dışında kimseden emir almam,buna eşimde dahil.YAPMAM GEREKENİ YAPARIM,üzerime düşen benim için emir değil varlık, yaradılış sebebimin gereği olan sorumluluktur.Siz nekadar parti ismi zikretmemişseniz ben de okadar zikretmedim.Aramızdaki tek fark:ben;sadece yanlışlıklarıgörüp doğrular üzerinde yolumu bulmam sanırım.Siz ise lal olmuşsunuz sadece duyuyorsunuz düşünceleriniz beyninize ait değil.
Türkiye'de pkk partisi dışında tüm partiler benim için eşit mesafede doğrularını alkışlarım,yanlışlarına tepki gösteririm.


  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
Bir kardeşiniz olarak eksiksizliğinize çok sevindim. Ruh ve beden bütünlüğünüzü ALLAH ömrünüzün sonuna kadar devam ettirsin. Kimseye muhtaç eylemesin. Beni de bu ruh ve beden bütünlüğüne erdirsin inşALLAH.

Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)


 


Facebook Yorumları

         
Twittear