ANNEMİZİ NE ZAMAN HATIRLAMALIYIZ? - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: ANNEMİZİ NE ZAMAN HATIRLAMALIYIZ?  (Okunma sayısı 1911 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 135
  • Cinsiyet: Bay
  • 34 Mesajı Toplam
    59 Kere Beğenildi
     HASAN AKYOL   
     hasanakyol0761@hotmail.com
     09 Haziran 2010 Çarşamba

     ANNEMİZİ NE ZAMAN HATIRLAMALIYIZ?
       
     Aile, sosyal, kültürel, dini ve ahlakı değerlerin yeni nesillere aktarılması ve toplumda yaşatılmasında en etkili olan kurumların ilkidir. Birey dayanışmayı, paylaşmayı, yardımlaşmayı ve karşılıksız hizmet vermeyi, hizmet etmeyi, hakkı gözetmeyi, sevgiyi-saygıyı ve merhamet etmeyi aile de öğrenir. Burada yaşananlar toplumun geleceği açısından da önem arz eder. Bir toplulukta aile ne kadar sağlam temellere oturur ise o aileden meydana gelen toplum, o nispette sağlam yapıya sahip olmuş olur. Bunun içindir ki dinimiz aileye büyük önem verir.

     Aile karı ile kocadan oluşur. Buda evlilik sözleşmesi ile gerçekleşir. Evlilik olmadan, evlilik sözleşmesi yapılmadan aile kurulamaz. Bunun için dinimiz evlenmeyi teşvik etmiştir. ALLAH’ın seçkin kulları olan peygamberler evlenerek örnek olmuşlardır.

     Dinimiz, anne ve babaya itaatin üzerinde önemle durmakla birlikte, anneye özel bir önem atfetmektedir. Zira annelerin çocukları üzerinde herkesten fazla emeği bulunmakta, yavruları üzerinde en derin şefkat ve merhamet hissini anneler taşımaktadır. İnsanlar için iyilik etmeye en layık olan kişi sorulduğunda peygamberimiz s.a.s üç defa anneyi dördüncüsünde ise babayı zikretmesi”(1) bunun bir göstergesidir. Lokman süresinde de annelerin ayrıcalığı şöyle ifade edilmektedir: “Biz insana, annesine babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi iki yıl kadar sürer”.(2)

     Ayette de işaret edildiği üzere, anneler yavrularını dünyaya getirmeden önce türlü zorluklara katlandıkları gibi, dünyaya getirdikten sonra da onları şefkatle beslemişler, büyütmüşlerdir. Yüce ALLAH K. Kerim de “ Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmememizi, ana –babaya iyi davranmamızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara ‘öf’ bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle. Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sende onlara acı.(3)

     Anne-babaya karşı içtenlikle yapılan her hizmet, gönüllerini alan her söz insana sadece sevap kazandırmakla kalmayıp, evladın günahlarının affedilmesine de vesile olmaktadır. Zira bir kişinin cennete girebilmesi için, iman ve hayırlı amellerin yanında, günahlarında affedilmiş olması gerekir. İşte bu noktada Hz peygamber s.a.s ihtiyarlıkları sırasında anne ve babaya iyi davranmanın ALLAH katında ne derece önemli olduğunu şu sözleriyle dile getirmektedir.

     “Burnu yere sürünsün! Sonra burnu yere sürünsün! Sonra burnu yere sürünsün” demiş; Sahabe,
     “Kimin (burnu yere sürünsün)ey ALLAH’ın elçisi!) diye sorunca,
     “İhtiyarlığı anında annesi ile babasından birine yahut her ikisine yetişip de, onlar sebebiyle cennete giremeyenin” (4) buyurmuştur.

     Annelerimizi anneler günü geldiğinde hatırlamamız değil, onları her zaman hatırlayıp istek ve arzularını yerine getirmeye çalışmalıyız onlara layık oldukları şekilde davranmak onların hayır dualarını almak demek ALLAH’ın rızasını kazanmak yolunda atılmış önemli bir adım demektir.   Bu vesile ile hepimizin anneler gününü tebrik eder annelerimizi üzmeden, kırmadan, sağlık ve sıhhatleri ile nice anneler gününe kavuşmalarını Rabbimden niyaz ederim. Aramızdan ahrete kavuşan annelerimize ALLAH’tan rahmet dilerim. Selam ve dua ile   



     1: Buhari, Edeb  2
     2: Lokman süresi 14
     3: İsra 23,  24
     4: Müslim, Birr, 9,IV,1978





 


Facebook Yorumları

         
Twittear