SEN YİNE ÇAYKARA’YA, ÇAYKARA’DA SANA KALMIŞTIR - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: SEN YİNE ÇAYKARA’YA, ÇAYKARA’DA SANA KALMIŞTIR  (Okunma sayısı 2240 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Yaa Sabır...
  • Administrator
  • *
  • İleti: 3.105
  • Cinsiyet: Bay
  • 349 Mesajı Toplam
    550 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0535 481 76 24

Yazar:
Murat İSMAİLOĞLU
Tarih:
13 Şubat 2012
E-Mail:
sizdenbize@caykarahaber.com
Kaynak:
www.caykaragazetesi.com

SEN YİNE ÇAYKARA’YA,
ÇAYKARA’DA SANA KALMIŞTIR


İstisnai bir durum olmazsa büyük bir ihtimalle Çaykaranın bir köyünde dünyaya gelmişsindir. Karlı bir kış akşamı yada sıcak bir yaz sabahı.

Baban ya gurbettedir, senin doğduğundan daha sonra haberi olacaktır yada memurdur müjdeyi akşam eve geldiğinde alacaktır. Annenin bu amansız ağrılarına, en yakın komşunuz ebe neneniz yetişecektir. Ve dünyaya geldiğinde muhtemelen kendi göbeğini kendin kesmeyeceksin ama ebe nene bir tıp teknisyeni gibi seni bu sıkıntıdan da kurtaracaktır. Babası gurbette olanlardan isen en yakın ihtimal 6 ay sonra babanı göreceksin. Kazandığı üç beş kuruşla Çaykara’da önce borçlarını ödeyecek, akşama eline bir kaç gıda poşeti ve kocaman bir somun ekmekle yanınıza gelecektir. Ve sen ilk kez babanın kokusunu alacaksın.

Baban memur ise babanı tanıyor olacaksın ama oda zaten seninle ilgilenemeyecek kadar yorgundur ve erken yatması gerekmektedir. Çünkü sabah işe gitmek için evinizin önünden geçen köyün tek servisi sabah yediden önce gitmektedir. Büyürsün. Artık 4 yaşındasındır. Ayağındaki kara lastikler artık epey aşınmıştır.  Yenisini almak için babanı beklemek zorundasın. Ya gurbetteki babanı bekleyeceksin ya da akşamları uykuya yenik düşmekte olan göz kapaklarına direnip, babanı yatmadan görüp, kendini ona fark ettireceksin.

İlk fark edildiğinden sonraki bir ay içerisinde kara lastiklerine muhtemelen kavuşacaksındır.  Onun şu yeni lastik kokusu yokmudur?  Hiç giymede koynunda yat, kokusunu içine çek. İnsanı cezbeden o kokunun bir kanser sebebi olduğunu bilmeden, ciğerlerin patlarcasına içine çekmekten aldığın hazzı kimseye tarif edemezsin. Artık daha hızlı koşabilirsin. Performans lastiklerin ayağındadır artık. Bayır aşağı koşarken seni kimse yetişemez. Yeni lastiklerede ne çok ihtiyacın vardı değil mi? Çıkılacak ne çok meyve ağacı, tehlikenin farkında bile olmadan kenarında gezilecek ne ırmak kenarları, üzerinden cesurca atlayacağın ne taşlar ne kayalar vardı değil mi?

Zaman geçti, artık okula başladın. Okul açılalı iki ay oldu ama hala öğretmenin yok. Köyün yüksek lise mezunu ablası ağabeyi  giriyor derslerine. Üzerinde ki önlüğü bir kaç nesil eskitti. Yırtık yerleri yamalandı, beyaz yakalığın kaynar suda iyice beyazlatıldı, üzerine nice ağabeylerinin ablalarının ilim irfan terlerinin döküldüğü kitapların sana verildi ve eksiklerin tamamlandı ve bir kurşun kalemle eğitim hayatına başladın.

İlk okul beştesin artık. Salı günleri de ilçe merkezine bir kaç sefer gitmişliğin var. Şehir gördün. Artık daha bir farklı anlıyorsun dünyayı. Eğer okumaya hevesliysen, öğretmenin sendeki eti kemiği güzel sıyırmışsa, seni okutmaya çok hevesli annenin yüce çabalarıyla ortaokulu Çaykara’da okuyacaksın.

Kalacak yerin ayarlanmışsa ne ala. Değilse ya yayan gidip geleceksin ya da gördüğün ilk kamyonun arkasına asılarak. Çaykara’da kalsanda ya kahvaltı etmeden okula gideceksin ya da akşam yemeğini sabaha erteleyeceksin. Kâh hasta olacaksın bir tas sıcak çorba verenin olmadan iyileşeceksin, kah giydiğin elbiseyi yıkayacak deterjanın olmadan günlerce aynı elbiseyi giyeceksin.

Çok çalışıyorsun. Geceni gündüzüne katıyorsun. Başarılı bir öğrencisin ve notların hep pekiyi. Çektiğin onca zahmeti aklına hiç takmıyorsun. Varsa yoksa eğitimin, Geleceğini kurguladığın dünyan. Liseyi Trabzon lisesinde okuyacaksın. Yeni yeni içine girdiğin bu büyük dünyadan siyasi aktivitelere katılmayıp derslerine çalışırsan ya Erzurum da yada Anadolu’nun bir başka yerinde üniversite hayatına başlayacaksın.

Belki de okul sana sarmamıştır. Zevk vermiyordur sana. Arabalara merakın vardır. Önce muavin olursun, dere kenarlarında bulanık suyla ustanın arabasını gıcır gıcır yaparsın, sonra ise gizli gizli kaçırdığın arabada öğrendiğin şoförlükle çok iyi bir şoför  olmuşsundur. Olmasına olmuşsundur da   hep başkasının arabasında çalışıyorsundur. Kendi arabanı alacak paran yoktur. Bunun içinde gurbete gitmen gerekecektir. Ve vatanını, ekmeğin uğruna terk edeceksin.

Ya da kalmışsındır Çaykara’da. Gördüğün göreceğin yüksek yüksek dağlardır. Bütün dünyan,  bütün ufkun başını yukarı kaldırdığında gördüğün gökyüzü maviliği kadardır. Bir şekilde hayatın bir kenarında tutunmuşsundur. Ya baban sana destek çıkmış esnaf olmuşsundur ya da baban zaten esnaftır. Artık çıraklık dönemin başlamıştır eğer inşaatlar da eline keser almamışsan.

Zaman geçiyor. Askerlik dönemin de geldi. Son ziyaretleri yapıp şenliklerle uğurlanırsın Peygamber Ocağına. Sağ salim dönmek, ailene kavuşmak ve sevdiğinle evlenmek için gün sayarsın. Dönersin de 18 ay sonra. Eğer kurulu bir düzenin yoksa sende ağabeylerinin yaptığı gibi sokakları arşınlar parke taşlarını sayarsın. Hem de her gün.

 Biraz aylak aylak dolaştıktan sonra düğün kurulur. Artık dünya evine girmiş hayatın tüm ağırlığını omuzlarına yüklemişsindir.  Yaşında 25 tir. Okuyamadın belki ama kendini de geliştirdin. Siyasetten tutta ticarete kadar her konuda dünya görüşün oturmaya başlamıştır.

Zaten yaşadığın yer de iki sokak.  İş imkânları kısıtlı. Tanıdığın herkes gurbette. Bu aşkından ölünesi yerde kışın yalnızsındır yazın ise gelenlere yabancı.

Kışın cefasını çekersin Çaykara’nın yazın ise nazını gurbetten gelenlerin. Yalnızlığı işsizliği çekiliyor da yazın gelenlerin nazı bazen ağır geliyor. en lüks arabalar en kaytan elbiseler giyinip geliyorlar ya. Sen kendini buranın gerçek sahibi sanıyorken gurbetten gelenlerin senden daha fazla buralı olduğunu görüp de kızarsın. Kızarsın 7 gün 24 saat burayı bekleyip de sana caka satılmasına.

Senin de kafan da bir şeyler vardır. Olması gerekenler olmaması gerekenler diye.

Sesini sadece seçim dönemlerinde duyurabilecekken gurbetten gelenlerin senden baskın çıkmasına kızarsın. Sen yalnızlığını çekersin Çaykara’nın, gurbetten gelenler namını yüklenip giderler. Koyarlar başına birisini; “ahanda bu dur seni idare edecek olan kişi” der ve çekip giderler.

Bırakıp gitmemişsindir çaykarayı ama burada kalmanın bedelini de yok sayılarak ödersin.

olsun. Bedel ödesen de, yazın çıktığın dağlarını, ninni gibi gelen derenin sesini, otuz kırk esnafın dükkanını açıp birbirinin müşterisi olmasını, kışın soğuğunu yazın nemini bırakıp da gidemezsin.

Yaşın da kemale ermiştir artık. Kırk yaşındasındır. Çocuklarında istikbal peşine düşmüş, gidivermişleridir Çaykara’dan.

Son devrin temsilcisi gibisindir artık. Sen den sonrakiler ya bayramdan bayrama gelirler yada telefon açıp hal hatır sorarlar ancak.

Sen yine Çaykara’ya, Çaykara’da sana kalmıştır.

Murat İsmailoğlu



Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burada Değiliz...

İsmail Düzenli 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: sadıkyılmaz (15 Şubat 2012 - 19:35), ebruçobanoğlu (15 Şubat 2012 - 13:40)
  • *** asi_kar ***
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 706
  • Cinsiyet: Bayan
  • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
  • 231 Mesajı Toplam
    424 Kere Beğenildi
    • antoloji
" Sesini sadece seçim dönemlerinde duyurabilecekken gurbetten gelenlerin senden baskın çıkmasına kızarsın. Sen yalnızlığını çekersin Çaykara’nın, gurbetten gelenler namını yüklenip giderler. Koyarlar başına birisini; “ahanda bu dur seni idare edecek olan kişi” der ve çekip giderler.

Bırakıp gitmemişsindir çaykarayı ama burada kalmanın bedelini de yok sayılarak ödersin.

olsun. Bedel ödesen de, yazın çıktığın dağlarını, ninni gibi gelen derenin sesini, otuz kırk esnafın dükkanını açıp birbirinin müşterisi olmasını, kışın soğuğunu yazın nemini bırakıp da gidemezsin. "

İsmail ağabey diğer yayınladığın yazılar kadar güzel bir yazı yukarıdaki paragraf düşünülmesi gereken cümleler..Bu memleket aşkı ...
TEŞEKKÜR EDERİM ...
 

 

"Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

  • Yaa Sabır...
  • Administrator
  • *
  • İleti: 3.105
  • Cinsiyet: Bay
  • 349 Mesajı Toplam
    550 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0535 481 76 24
Bu bölümü açmamdaki neden de tam olarak buydu. Bize has içimizde yeşermeye terk ettiğimiz duyguları ön plana çıkarmak, bunun için değişik siteleri ziyaret edip bizim duygularımızı yansıtan yazıları kaynak göstererk sitede yayımlamak. Faydalı olabildiysek ne mutlu bize...

Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burada Değiliz...

İsmail Düzenli 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: ebruçobanoğlu (15 Şubat 2012 - 16:56)

 


Facebook Yorumları

         
Twittear