ÖLÜM ve ÖLÜM ANI - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: ÖLÜM ve ÖLÜM ANI  (Okunma sayısı 7408 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 135
  • Cinsiyet: Bay
  • 34 Mesajı Toplam
    59 Kere Beğenildi
ÖLÜM ve ÖLÜM ANI
« Topic Start: 25 Şubat 2012 - 14:44 »
  • Yayınlama
  •      HASAN AKYOL   
         hasanakyol0761@hotmail.com
         25 Şubat 2012 Cumartesi

         ÖLÜM ve ÖLÜM ANI

         Her canlı gibi insanda sınırlı bir ömre sahiptir. Yüce Rabbimizin takdir etmiş olduğu ömür sona erdiğinde, her insan ALLAH’ın izniyle ölümü tadacaktır. “Beka ALLAH Tealanın varlığının sonu olmaması”. ALLAH’tan başka her canlı ölümü tadacaktır. Ölüm kişi için kurtuluş değildir. Tam aksine yeni bir hayatın başlangıcıdır. Sonu olmayan bir hayat ve o hayat ki kişinin dünyada yaptıklarının karşılığını Yüce Rabbimiz kendisine tastamam verecektir. Yüce Rabbimiz Kur-an’ı Kerimde şöyle buyurmuşlardır.”O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkarılacaktır. Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. Kimde zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını çekecektir.(1)

         Müslüman olmanın en önemli şartlarından biri de kişinin akıl baliğ olmasıdır. Ölüm kişiyi nerede ve nasıl yakalayacağı hiç belli değildir. Ancak kişi her zaman ölüme hazırlıklı olmalıdır Yüce Rabbimiz Kur-an’ı Kerimde şöyle buyurmaktadır “ Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler nede öne geçebilirler.(2)

         Ölüm kimimizi hastalıkta, kimimizi yatakta, kimimizi de hayatının tam baharında yakalamaktadır. “Ancak kâmili imanla ölmüşse ebediyetini kazanmıştır ve yıkanıp kefenlenip tabuta konduktan sonra ve kişiler onu omuzlarına aldıkları andan itibaren cenaze: beni acele olarak gideceğim yere ulaştırınız, der. Eğer o cenaze kötü bir kişi ise: Eyvah! Bu cenazeyi nereye götürüyorsunuz, diye feryat eder. Cenazenin bu feryadını insandan başka her şey işitir. Eğer insan bu feryadı duysaydı, dayanamayarak bayılırdı”.(3)

         -Kur-an’da ölüm cesede nisbetle mevt, ruha nisbetle teveffi olarak gelir; zira beden “ölür” ruh ise sahibine vefa göstererek teveffi eder”. 

         -Ölümün sesi, tüm seslerin üstündedir.

         Kişi ölümü kendinden daima uzakta görür ancak ecel geldiğinde kişi elden kaçıp saklansa ölüm kendisini bulacaktır. Şu bir gerçek ki ölüme çare yoktur. Eğer ki ölüme çare olsaydı; bir zamanlar dünyayı titreten, dünyalara sığmayan, her türlü güç, kuvvet ve makama sahip olan insanlar ölüp toprak olmazlardı. Yüce ALLAH Kur-an’ı Kerimde  “Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize! Oysa siz o zaman bakıp durursunuz. Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz”.(4)

         Başka bir ayeti celilede Yüce Rabbimiz “ Her can boğaza dayandığı, Kimdir bunu iyi edecek? Dendiği (ölmek üzere olanında) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş Rabbinedir”.

         -Mevlana hazretleri “ Canı canan’a teslime hazır değilsen “ben Aşk’ım” deme kimseye “ nerede olursak olalım hayatta hangi mevkileri işgal edersek edelim şu bir gerçek ki ölümden kurtuluş yoktur.

         -Canı ölümden sakınmak gerekseydi, o can âlemlere rahmet olanın canı olurdu.

         Ölüme hazırlıklı olduğumuz gibi yakınlarımızın ölümlerine de daima hazırlıklı olmamız gerekir. Kişi ALLAH katında daima sınavdadır. Afetler, ölüm haberleri, kazalar vb durumları yaşayıp ya da bu tip haberler bizlere iletildiğinde ilk anda ki tepkimiz çok önemlidir ve daha sonrada isyan edercesine ağlayıp feryadu figan etmemeliyız. Ümmü seleme’den rivayet edildiğine göre Ebu Seleme öldüğü zaman şöyle dedim: “Garip adam, diyar-ı gurbette öldü. Bende onun için öyle bir ağlayacağım ki, herkes ondan bahsetsin,” Tam ağlamak için hazırlanmıştım ki, saidden, bana yardım etmek isteyen bir kadın geldi. Resulullah s,a.s onunla karşılaştı ve kadına: “Sen ALLAH Teâlâ’nın tard ettiği şeytanı tekrar eve sokmak mı istiyorsun?”  dediler. Bunun üzerine bende ağlamaktan vazgeçtim ve ağlamadım. (5)

         Bu günlerde toplumuzda o kadar yanlış adetler düremeye başlamış ki insanlar ölen akrabalarının cenazelerinde tabiri caizse yevmiye ile ağlayıcılar bulup, para karşılığı insanlar orada ağlatılmaktadır. Ancak unutulmaması gerekir ki bu tam bir cahiliye örfüdür, âdetidir.

         Feryadı figan ederek ağlamak başka, ölen kişinin ardından üzülmek daha başkadır, üzülmek insanın kalbindeki sevgiyi, merhameti gösterir. ALLAH Resulü’nün çocukları ve torunları vefat ettiğinde Resulüllah’ta üzülmüş ve gözünden yaşlar süzülmüştür.       

         Üsame b. Zeyd r.a dan rivayet olunmuştur.

         -“Biz, peygamber s.a.s ‘in yanındaydık. Bir ara kızlarından birisi haber göndererek Resulüllah s.a.s ‘i çağırdı. Babasına, kendisinin bir çocuğunun ya da bir oğlunun vefat etmek üzere olduğunu haber verdi. Bunu üzerine peygamber s.a.s gönderilen kimseye:                                     

         -‘Onun yanına dön ve ona; ‘ALLAH’ın aldığı da, verdiği her şey kendisine aittir. Her şey, ALLAH katında belli bir müddete bağlanmıştır’ de. Yine ona şöyle de:’sabretsin ve sevap ümit etsin!’buyurdu, Daha sonra elçi geri ( zeyneb’in yanına) döndü. ( Zeynep, babasını gelmesi için elçiyi yine Resulullah’a gönderdi. Elçi, Resulullah’ın yanına varıp ona:)

         -Kızınız Zeynep yemin etti! Mutlaka yanına gelmeliymişsin’ dedi. Bunun üzerine peygamber s.a.s kalktı. Onunla beraber Sa’d ibn Ubade ile Muaz ibn Cebel’de kalktı. Bende onlarla birlikte ( Zeyneb’in evine) gittim. Çocuğu, peygamber s.a.s ‘e verdiler. Çocuk can çekişiyordu. Sanki canı, eski bir dulum içerisindeki su gibiydi.( bu hali görünce,) Resulullah s.a.s ‘in gözlerinden yaşlar boşandı. Sa’d b Ubade, ona:

         -‘Ey ALLAH’ın resulü! Bu ağlayışta nedir?’ diye sordu. Resulullah s.a.s :

         - Bu gözyaşı, ALLAH’ın kullarının gönüllerine koyduğu bir rahmettir. Yüce ALLAH kullarından ancak merhametli olanlara merhamet edecektir’ buyurdu. (6)   

         Bir de ölen insanların yanlarında bulunduğumuzda söylenecek söz:

         -Resulullah s,a.s şöyle buyurmaktadır:
    Ölmek üzere olanlarınıza “La ilahe illALLAH” (ALLAHtan başka ilah yoktur) sözünü telkin edin”(7).

         Kelime-i tevhit ya da kelime-i şahadet ölmekte olan kişinin yanına söylenir. Kendisine sende söyle diye zorlanmaz o kendisi kendi isteğiyle söylemeye çalışacaktır. Bunun içindir ki zamanımız genişken halimiz vaktimiz varken dilimizden kelime-i şahadet-i ve kelime-i tev hid-i düşürmemeye çalışalım.

         Bir de hastanın ya da ölmek üzere olmakta olan kimsenin yanına varıldığında,

         Resulullah s.a.s:

         Hasta ya da ölmek üzere olan kimsenin yanında bulunursanız hayır söz söyleyin. Çünkü melekler sizin söylediklerinize: âmin derler’ buyurdu.
    Eşim Ebu Seleme vefat ettiği zaman peygamber s.a.s’in yanına gidip ona:

         -‘Ey ALLAH’ın Resulü! Ebu Seleme vefat etti” dedim. Resülüllah s.a.s

         -‘ ALLAHümme’ğfir li ve lehu e’kıbnı minhu ukba haseneten” ( ALLAH’ım! Beni ve onu affet. Onun ardından bana güzel bir bedel ihsan eyle!)’ de buyurdu. Bende (bu şekilde) dua ettim. Bunun üzerine ALLAH bana Ebu Seleme’den daha hayırlısı olan Muhammed s.a.s ‘i ihsan eyledi.”(8)

         Hastaları ziyaret komşuluk hakkı, akraba hakkı, Müslüman olmanın gereklerindendir. Bu tür ziyaretlerde boş, faydasız sözlerden kaçınacağımız gibi hastalarımızın ziyaretlerine gittiğimizde dualar, ya da kurandan şifa ayetleri okumalıyız. Yüce Rabbim Müslüman olarak dünyaya geldik müslümanca yaşamayı ve Müslüman olarak ölmeyi Yüce Rabbimden niyaz ederim. amin

         Hasan AKYOL
         AVLUBURUN KÖYÜ M CAMİ İMAM HATİPİ
         KARTEPE / KOCAELİ

    NOT:     Teveffi: ALLAH c.c veya meleklerin bir insanın ruhunu almasıdır.
     Sekaret-ı mevt: İnsana son nefeste delalet eden ölüm


                                           
    1: Zilzal 6…8
    2: Araf 34
    3: Buhari canaiz 91:II (103)
    4: Vakıa 83….85
    5: Müslim cenaiz 10 (922)
    6: Buhari cenaiz 32, MERDA 9, Kader 4, Eyman 9
    7: Ebu Davut cemaiz 15,16 (3117)   Tirmizi cenaiz 7 (796)
    8: Ebu Davut cemaiz 14, 15 (3115), Tirmizi cenaiz 7 (976)     




    Hasan Akyol 'nin Mesajlarını Beğenen 6 Kullanıcı: Recep Ali Düzenli (28 Mart 2013 - 10:49), Fatma DÜZENLİ (25 Ağustos 2012 - 00:35), lazigo (28 Şubat 2012 - 11:29), LEMA (28 Şubat 2012 - 01:00), Kenan Yazıcı (27 Şubat 2012 - 17:07), ebruçobanoğlu (27 Şubat 2012 - 15:46)
    • *** asi_kar ***
    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 706
    • Cinsiyet: Bayan
    • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
    • 232 Mesajı Toplam
      425 Kere Beğenildi
      • antoloji
    ÖLÜM ve ÖLÜM ANI
    « Yanıtla #1: 27 Şubat 2012 - 16:02 »
  • Yayınlama
  • Doğmakla ölmek arasındaki mesafede koskoca bir ömür saklı olduğunu söyleyenler var... İNANMIYORUM...
     
    Yazılarınızda, şu kısacık ömrümüzde her canlının ölümü tadacağını bile bile bilinçsiz yaşamaktansa, kendimize gelmemiz gerektiğini ayetlerle kuvvetlendiyiorsunuz hocam ve ben üzerime düşen payı alıyorum.
     
    Ölümü düşündüm de çok soğuk, üşüdüm...
     
    Teşekkürler...

    "Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

    Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

    • Moderatör
    • *
    • İleti: 135
    • Cinsiyet: Bay
    • 34 Mesajı Toplam
      59 Kere Beğenildi
    ÖLÜM ve ÖLÜM ANI
    « Yanıtla #2: 27 Şubat 2012 - 20:57 »
  • Yayınlama
  • ALLAH razı olsun: yeriniz cennet olsun; bu konuya yönelmemin sebebi ise gecen gün sitede ölümü çağrıştıran konu vardı ve bir başka sebebi ise, görevimiz sebebiyle ister istemez kendimizi olayın içerisinde buluyoruz, amaç insanları ya da kişileri korkutmak ürkütmek değil, sadece gerçekleri görebilmeye yardımcı olmak, oda bizim çabamızdan ziyade kişinin kendi kalbinin ALLAH’a yakın olmasından kaynaklanır.  selam ve dua ile 


    Hasan Akyol 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: ebruçobanoğlu (28 Şubat 2012 - 11:46)
    • ** LaZiGo **
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 408
    • Cinsiyet: Bay
    • Bize Her Yer TRabzon ;)
    • 141 Mesajı Toplam
      176 Kere Beğenildi
      • cnrdekorasyon
    ÖLÜM ve ÖLÜM ANI
    « Yanıtla #3: 28 Şubat 2012 - 11:32 »
  • Yayınlama
  • Ölüm hakdır gerçektir , baki olan dünyadan gerçek güzellilerin var oldugu ebediyata gidişin bir yoludur ölüm ,

    üstad necip fazılın dediği gibi "Kapı Kapı Bu Yolun Son Kapısı Ölümse Her Kapıda Ağlayıp o Kapıda Gülümse'' olmalı anlamalıyız ölümü ölüm bir dost olmalıdır insana...

    TRABZON gibiyim işte... Gülmeyi  "Dernekpazar'ında " bıraktım, vefayı "Boztepe" de. "Ayasofya" kadar yorgun,"Orta hisar" kadar mağrur."Değirmendere " kadar vedalara gebe."Uzun sokak" kadar kalabalık,"Emperyal" kadar sıkıcı,"Ganita" kadar mutlu, dalgalar kadar yalnız.TRABZON gibiyim yani...Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun,bitkin,tükenmiş ama hala ayakta hala dimdik..!






    By Lazigo

    Zikrullah Yazıcı 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: hasanakyol (28 Şubat 2012 - 13:17)

     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear