GIRDAP! - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: GIRDAP!  (Okunma sayısı 2469 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 635
  • Cinsiyet: Bay
  • 46 Mesajı Toplam
    73 Kere Beğenildi
GIRDAP!
« Topic Start: 03 Eylül 2012 - 22:07 »
  • Yayınlama
  •      SERVET IŞILDAR
         servetisildar@msn.com
         03 Eylül 2012 Pazartesi

         GIRDAP!     

         Malum son terör olayları ve hükümetin açıklamaları, uçaklarımız havalandı hedefler!? Yerle bir uçaklarımız üslerine döndü!  Ve terörle mücadele için ABD`den alınacak „süper kobra“  helikopterlerinin 12 olan füze kapasitesi Türkiye’nin isteği üzerine 26 füze ye çıkarılacak bu yüzden „teslimat gelecek yıla“  kaldı! Anlaşılan olan gencecik vatan evlatlarına ve ailelerine olacak, ateş düştüğü yeri yakacak!

    Doğrusu İstanbul`u beklerdim ama Trabzon’u hiç beklemezdim,  başbakan yardımcısı açıklıyor Trabzon’daki Ayasofya’yı ibadete açacağız!  Hainler durur mu? Hemen ihanetçiler başladı!? Ne gereği var müze kalsın hem mahalle muhtarımızda maşaALLAH açıkladı camiye ihtiyacımız yok! Hem ihtiyaç olursa yenisini yapacak yerimizde, paramız da var bırakın müze kalsın, tepkiler çiğ gibi (Gazeteler) ve gazete`de bir bayan resmi başında Müslüman kadının!  inancı gereği başörtüsü, isyan ediyor, beni bu bayanın başından alin çünkü  beni başına bağlayan bu bayan, bayan Müslümanları, Müslümanlığı aşağılıyor, istismar ediyor ve elinde bir pankart „Tüm inançlara saygı duyalım!!“  ?? ve gazete de bir yazarımız!? Aynen söyle yazıyor „ Kilise toplumunun kilisesine dokunursak, onlarda bizim camilerimize dokunmazlar mı? !  Bu yazarımıza soralım, kilise toplumuyla neyi, nereyi kast ediyor? Trabzon’umuzda toplum olabilecek kaç tane!  Gayri Müslim var? Yoksa başka neyi kast ediyor!?  Eğer Türkiye sınırları dışını komşularını balkanları kast ediyorsa, bu yazar? Atina’yı, Ermenistan`i, Bulgaristan`i, Sırbistan’ı, Balkanları bir dolaşsın kaç tane cami kaldı diye? Halbuki İstanbul ve Trabzon’daki „Fetih Camii“lerinin Camii olarak varlıklarını sürdürmeleri ülkemizin, kurtuluş savaşlarımızın, varlığımızın, kendimize güvenimizin teminatıdır! „Lanet olsun ey mabedim, seni kapayanlara da, açmayanlara da“
       
    Tarihinde hiç bir zaman kilise olarak kullanılmayan Sümela, son üç yıldır, hükümetimizin „sonsuz  şefkati“  sayesinde, ülkemizde yaşayan milyonlarca!? Gayri Müslimlerin hizmetine açılmasını büyük bir gururla ve başarıyla hanesine yazıyor! Öyle ki Maçka belediye başkanımızda o gururla açıklıyor, 15 Agustus`da misafirlerimizi!? en iyi şekilde ağırlayabilmek için hazırlıklarımız tamam, ordu ve öğretmen evlerimizde bütün hazırlıklarımız eksiksiz!!  Ülkemizi kasıp kavuran teröre verilen tavizlerin aynisi maalesef bunlara da veriliyor! Ve yeni ülke ihanetçileri yaratılıyor! (Ermeni, Rum, Yahudi ihanetçileri zaten var fırsat kolluyorlar!)

    HES’lerin(Of-Uzungöl-Solakli boylari) yapıldığı yerleri, çalışmalarını görüyorum öyle güzel olmuş ki tarifi zor, cok güzel parklar, insanlarımız için dinlenme yerleri yapılmış Avrupa`da zor bulursunuz, hiç kimsenin bakma zahmetine katlanmadığı dere yatakları insanimizin dikkatini çeker olmuş adeta hizmetine sunulmuş, birde bu HES`ler gerçek meyvelerini vermeye başladı mı tadına doyum olmayacak görüntüler, nimetler sunacaklar.

    Beki bu güzel çalışmalara tepki verenler, protesto edenler, mahkemelerle bu çalışmaların önünü kesmeye çalışanlar ve bu güzel çalışmalara karşı gelmeleri için kandırılan, oyuna getirilen daa uzun göl`e kadar protesto pankartlarının asılmasına ses çıkarmayan insanlarımıza ne demeli?
     
    Ülkemizin kalkınması için yapılan Atom reaktörlerine, HES’lere, Ülkemizde Altın çıkartılmasına, TOKI’lere, Modern cöp yok etme ve tekrar üretime kazandirma tesislerine  karşı duranlar! Ve ülkemizi terörle kana bulayanlar ayni! Kaynaktan besleniyorlar! Halkımız çok uyanık olmalı ve devletimize, yapilan hizmetlere karsi değil! Bu ülke düşmanlarına! Karsı durmalıyız, oyuna gelmemeliyiz.
     
    İçimizdeki ihanetçiler, soysuzlar ülke dışından aldıkları teşvik ve cesaretle ülkeyi ateş çemberinde tutmak için dört koldan ihanetlerine devam ederken, idarecilerimizin kanun, nizam dinlemez ihanetçilere haala iyi niyet ve hoş görüyle devam etmedeki ısrarlı tutumları, ülkeyi sevenleri derin kuşku! Ve endişeye! sokmuştur!
     
    Hâlbuki 30 yıldan beri ülke içinde şehit edilen güvenlik güçlerimizle, ekonomik kayıplarımızla, suçsuz, günahsız öldürülen insanımızla, yetim ve sefalet içinde bırakılan anne, baba ve yavrucaklarımızla, terörü ülke içinde ve dışında takip ve yok etme zorunluluğu ve uluslar arası hakki ve Terörü destekleyen cevre ülkelerle yapilan sinir güvenligi anlasmalarindan tazminat! hakki doğmuştur. Tek eksik olan, bu Cennet Vatani gercek manada! seven, tutarlı, kararlı, azimli, cesaretli, bilgili ve hakliliğini gür sesle dünyaya anlatabilecek ve kabul ettirebilecek  idareciler, yöneticiler  yani  hükümettir!?

    Ülke bir “girdap” a doğru sürükleniyor! Maalesef ülkeyi sevenlerde isin farkında olamadan sürüklenmeyi hızlandırıyor!
     
    www.gulenkoyu.com sitesini izleyen tüm kardeşlerime selam ve sevgilerimle

    Servet Isildar



    "Dogruya dogru"

    Bes vakit loslugunda saf saftik
    Da`vetin vardi dün ezanlarda...
    Seni ey ma`bedim utansinlar,
    Kapayanlar da acmayanlar da!

    "Gögün lütfüyla askerlerimiz saglam, atlarimiz güclü oldular" / "Bende olmayani bende olanla degistirmek istiyorum" Teoman-oguz kagan-Mete Han-235-174  

    "Atimin ayak bastigi her yer benim topragimdir, Atilla-445-453"

    "Demir daglar delmis olan Bozkurt`lariz ki, Orhun`da var Kül Tigin`den kalma yazimiz" E.B.

    "Yurt girince yad eline, Cikmaz mi bir Börtecine" Z.G.

    "Size öyle bir Vatan aldim ki; ebediyen sizin olacaktir" Sultan AlpArslan-26 Agustos-1071 Malazgirt

    "Türkiye`yi bir müttefik, Türk insanini da kardeslerimiz olarak görüyoruz-25-Mart-2016-Gabor Vona-JOBBIK"

    "Ergenekon yurdun adi, Börtecine Kurdun adi, yüz sene dir durdun hadi, cik ey yüz bin mizragimiz"
       
    HACISERIFOGLU-
    MOLLAHÜSEYINOGLU-YGKYD-2000 Dernegi-Baskani-Servet isildar-Stuttgart-Deg. / Almanya

    Servet Isıldar 'nin Mesajlarını Beğenen 4 Kullanıcı: Recep Ali Düzenli (27 Ekim 2012 - 12:05), ZAFER DÜZENLİ (26 Eylül 2012 - 01:29), tuğba boz (05 Eylül 2012 - 19:28), iSM@iL DUZENLi (04 Eylül 2012 - 09:23)
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 896
    • Cinsiyet: Bay
    • 35 Mesajı Toplam
      51 Kere Beğenildi
    GIRDAP!
    « Yanıtla #1: 07 Eylül 2012 - 15:42 »
  • Yayınlama
  •       Sayın başkanım bunca yazılar yazıyorsunuz bizde takip ediyoruz. Ben daha evvelki yazılarınızdaki belirttiğiniz şeylerin belki de hepsine katılmadım.  Lakin bu son yazınızda sizle hemfikir olduğum şeyler var. Mesela burada lafını ettiğiniz HES, Atom reaktörü, TOKİ vb. bütün çalışmaların kimi gruplarca engellenmeye çalışılması gibi şeyler tamamen bizim kötülüğümüzü isteyen çevrelerin oyunudur. Size katılıyorum. Bizim ülkemiz sahip olduğu yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla, binlerce yıllık devlet deneyimiyle, sahip olduğu genç aktif nüfusuyla tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de çok büyük devlet olabilir. Lakin son birkaç asırdır iç ve dış güçlerin binbir türlü oyunlarıyla bu engellenmiştir. Yapılacak şey halkımızı bu tür kimseler konusunda bilinçli yapmak ve böylesi kötülüğümüzü isteyen iç ve dış güçleri pasifize etmektir yani etkisiz hale getirmektir. Size bazı örnekler veriyim.
           - Bizim ülkemizde ekonomimize büyük fayda sağlayacak altın arama çalışması yapılsa sözde siyanürle yapılıyor ve tabiata zarar veriyor diyen bazı gruplar neredeyse isyan edicek gibi oldu. Kimi zaman gösteri ve yürüyüş yaparak, kimi zaman da en yüksek yargı organlarına başvurarak bu çalışmaları engellemeye çalıştılar. Çok kereler de bu girişimlerinde başarılı oldular. Çünkü o zamanlar bu tür konularda en yüksek karar mercii olan Danıştay olsun diğer mahkemeler olsun hep kendi zihniyetindeki kimselerin elindeydi.
            - Türkiye'de şu an en büyük enerji yatırımı olabilecek bir nükleer santral yok. Güya büyük nükleer facia olabilir diye sözde yeşilci denilen bildik çevreler buna hep karşı çıktılar. Şöyle bir araştırma yapsak çevremizdeki ülkelerdeki nükleer santrallerin sayısının onları belki de yüzleri bulduğunu görürüz. Bu nükleer santrallerde de bir facia olsa tıpkı Çernobil gibi ülkemize ve bütün komşu ülkelere ne derece zarar verebileceği hepimizin malumudur. Bu dış ülkelerdeki sayıları yüzleri bulan nükleer santrallere ek olarak ülkemizde de birkaç tane böylesi santral yapılsa çok fazla bir şey değişirmi? Zaten ülkemiz yüzlerce nükleer santralin tehlike sınırları içerisinde. Bu kadar yüksek rakamın üstüne bizim de en güvenilir olacak şekide birkaç santral yapmamız çok fazla bir şey değiştirmez kanımca. Lakin bizim kötülüğümüzü isteyen güçler için böylesi santraller kurulması hiç istemedikleri bir durum olur.
            - Türkiye'de yakın zamanlara kadar petrol arama işlerini hep yabancılar yapardı. Fakat kendileri ne yapardılar? Petrol buldukları yere burada petrol yoktur türünden bir mühür basar. Dolayısıyla kendimiz için en büyük fayda getirebilecek bir madenden bizleri yoksun bırakırlardı. Bunu kendim bu işin uzmanlarından duymuşumdur. Yalnız aynı kimseler özellikle de Amerikan şirketleri aynı hareketi Arap ülkelerinde yapmazdılar. Zira o ülkeleri ve kaynaklarını  Osmanlının bölgeden çekilmesinden bu yana hep sömürmüşlerdir. O ülkelerden çıkarılan bütün madenler ilk günden beridir Amerikan şirketlerinin tekelindedir dersem hiç yanılmış olmam. Bilinmesi gereken bir gerçek vardır ki ülkemizde son 10 yılda MTA ve TPAO gibi kuruluşlar sayesinde kendi madenlerimizi kendimiz araştırıyoruz. Üstelik bu tür kurumlarımız aynı şeyi yurt dışında özellikle de Türki cumhuriyetlerde de yapmaktadırlar. İşte bütün bunlar ülkemizde son 10 yılda izlenilen başarılı politikaların sonucudur.
            - Hükümetimiz Ahmet Necdet Sezer cumhurbaşkanıyken orman vasfını yitirmiş yerleri imara açacak Orman yasalarını çıkarıcaktı. Bu yasalar çok doğru bir hareketti. Zira buralardan bir daha hiç orman olamazdı. Böylelikle bu yerlerde oturan kimseler tapu sahibi edilerek devlete büyük finans sağlanacak ve de bu gayrimenkullerden belediyeler için sürekli emlak geliri olacaktı. Lakin A. Necdet Sezer cumhurbaşkanı iken bu yasaları veto etti. Maksadı hükümetin ekonomide başarılı olamamasıydı. Zaten bu kimse değilmiydi Anayasa mahkemesi başkanıyken Refah partisini kapatan. Zaten bu kimse değilmiydi pek çok asker, sivil, polis insanımızı şehit eden teröristleri aynı şeyleri tekrar yaptığı halde gene affeden. Bu örneği niye veriyorum? Ülkemizin kötülüğünü isteyen hainler en yüksek makam olan cumhurbaşkanlığına kadar bile yükselebilmişlerdi. Bizler ve yeni nesiller ne kadar şükretsek azdır ki AKP hükümeti izlediği akıllı politika sayesinde bu hainleri devletin tüm kurumlarından tasfiye ediyor. Artık bu tür hain çevreler istedikleri gibi borularını öttüremeyecekler.
             Sayın başkanım diyorsunuz ki ülkemizdeki bir avuç gayrimüslim için ülkemizdeki mabetlerini kullandırtılması yanlış bir şeydir. Onlar nasıl dış ülkelerde ecdat yadigarı camilerimizi ortadan kaldırdılarsa aynı şeyi de bizim yapmamız gerekir. Bir defa biz böyle yaparsak onların durumuna düşmüş oluruz. Günahkar oluruz. Zira İslamiyet'te zorlama yoktur. Kimsenin inancına, dini yaşantısına karışamayız. Nitekim peygamber efendimiz de yahudisi, hıristiyanı gayrimüslim hiç bir topluluğa karşı böyle tavır takınmamıştı. Onlar böylesi yanlışlar yapıyor diye bizdemi aynı yanlışları yapalım. Sonuçta biz müslümanız. Kimsenin inancına karışamayız. Kafirun suresinde geçen bir ifadeyi aynen aktarıyım. "SENİN DİNİN SANA BENİM DİNİM BANA".  Bilinmesi gereken bir şey daha vardır ki Osmalıdan, Selçukludan kalma pek çok dini eserler gayrimüslimlerin yaptığı kadar olmasa bile ülkemizde de tahribatı uğratılmışlardır. Bunun nedenini ülkemizi yıllarca özellikle milli şef (İsmet İnönü) döneminden itibaren nasıl kimselerce yönetildiğinde aramak lazım. Rabbimize ne kadar şükretsek azdır ki bu tür şeyleri artık ülkemizde duymuyoruz.
             Sayın başkanım siz son cümlenizde ülkemizin geleceği için çok karamsar bir tablo çizdiniz. Yalnız bu görüşünüze katılmıyorum. Zira artık halkımız eskisi gibi cahil değil. Gerçekleri bugün daha iyi görebiliyor. Hükümetimizin izlediği akıllı siyaset sonucu yukarıda saydığım bütün hain unsurlar da boşa kürek sallıyorlar.  Ülkemizin sahip olduğu bütün bu imkanlarla ve başarılı yönetimlerle inancım odur ki 21. yüzyıl çoğu İslam aliminin belirttiği gibi Türk-İslam asrı olacaktır.  Yeter ki biz buna inanalım ve ona göre bu konuda çalışan müspet kimselere elimizden geldiğince destek olalım. Saygılarımla.     

    Geceler uzundur, onu uyuyarak kısaltma.
       Gündüzler aydınlıktır, onu günahlarınla karartma.

    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 250
    • Cinsiyet: Bayan
    • 76 Mesajı Toplam
      88 Kere Beğenildi
    GIRDAP!
    « Yanıtla #2: 10 Eylül 2012 - 11:10 »
  • Yayınlama
  • Servet bey yazdıklarınıza harfiyyen katılıyorum ......



     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear