BUNALIM ve ya BULANIM - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: BUNALIM ve ya BULANIM  (Okunma sayısı 3825 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 631
  • Cinsiyet: Bay
  • 63 Mesajı Toplam
    129 Kere Beğenildi
BUNALIM ve ya BULANIM
« Topic Start: 09 Eylül 2009 - 02:59 »
  • Yayınlama
  •      AHMET AKTÜRK (HOCA)
         agulen61@gmail.com
         09 Eylül 2009 Çarşamba

         BUNALIM ve ya BULANIM

         Türkiye’nin içinde bulunduğu gündem kafaları allak bullak eden bir duruma geldi. Kimse kimsenin söylediğini dinlemiyor, anlamaya çalışır görünmüyor. Bu hal kelimenin tam anlamıyla “kargaşa” yaratıyor ve korkunç bir bunalımın bulanıklığını yaşatıyor bizlere.
         
         Bu yazıyı yazarken çok düşündüm. Yazsam mı, yazmasam mı? Diye… Sonunda bir kişi dahi olsa, kafalardaki bulanıklığı gidermeye çalışsam faydam dokunur düşüncesiyle kalemi ele almaya karar verdim.

         Kimileri, bendenizi “aykırı” bulsa da, tarihe karşı sorumlu olduğumuzu düşünerek güncel bir meselenin tahlilini yapmak gereğini duydum.
     
         Öncelikle; adı “demokratik açılım” olarak kamuoyunda isimlendirilen girişimin “insan” odaklı olması beni çok yakından ilgilendirmektedir. Bu açılımın içinde sadece güneydoğu ile ilgili gündemin olmasını da yeterli bulmam.

         Çünkü, bu ülkede sadece bir bölge insanının sorunu yok.Yetmiş iki milyon insanımızın bu devletle seksen yıldan beri barışık olmadığı aşikardır.

         T.C kurulmadan önce var olmayan meseleler/problemler  T.C’nin kuruluşundan günümüze kadar bir şekilde önümüze çıkmaktadır/çıkarılmaktadır.

         Alın devrim kanunlarını (bu kanunlar bahane edilerek kızlarımızın okuma özgürlüklerinin kısıtlanması, 12 yaşına kadar din eğitiminin yaptırılmaması), İmam-Hatipliklerin üvey evlat muamelesi görmeleri, kimlik ve kişiliklerin yok sayılarak “varmış gibi” gösterilen “ulus devlet” modelinin dayatılmasına; her alanda sorunlar kar yumağı gibi büyütülmüş ve günümüze kadar önümüze hep “korkutucu ve öcü” modeller olarak getirilip dayatılmıştır.

         Milletin özünde olmayan yaşam tarzları “inkılap” fenomenleri ile,kanun dayatmaları ile empoze edilmiş,toplumun geleneksel,kendine has yaşam tarzından vazgeçirtilmiş,ithal hayat nizamları ile “yedirilmiş”tir.

         Kurulan yeni “düzen” devleti kuran bir avuç “elit” kısmın zevkine göre ayarlanmış, karşı gelen,itiraz eden kesim ise dipçikle sindirilmiştir.

         1925 İLE 1950 yılına kadar yaşatılan/dayatılan hayatları dedelerimizden işitmedik mi? Köy Camisinin dershanesinde sübyanlara (çocuklara) Kur’an-ı Kerim  okutuyor diye Mollaları devletin jandarmaları alıp karakola götürdüğünü ne çabuk unuttuk.Yoksa dedelerinizden bu günleri dinlemedik mi? Yalan mıydı o anlatılanlar sahi?.. Neydi o Mollaların günahı? Suçları neydi? Devleti yöneten güruh bu şekilde hareket edince ahali devlet okullarını “gâvur mektebi” olarak görüp insanını okutmamanın vardırdığı sonuçta tamamen cahil bir halk kaldığının farkında mıyız?

         Her yöreye farklı farklı politika güderek insanını sindiren bir devlet sonunda “hana gelmiş yağmur dinmiştir.”

         Etnik yapıyla oynayan devlet sonunda karşısında silahlı bir toplumu zorla var etmiştir.

         Günümüzde bazı kardeşlerimizin olayları tarihi pencereden değerlendirmemelerindeki yanılgıyı anlayamıyorum. Oysa,olaylara hem inanç açısından,hem sosyoloji açısından,hem de uluslar arası değerler açısından baksalar “empati” yapsalar değerlendirmelerinin objektif olacağına inanıyorum.

         Siz, resmi düzeyde bir kimliği esas aldığınızda, diğerlerini zorunlu olarak "ötekileştirir", çeşitli emredici politikalar ve taşıyıcı araçlarla baskı altına almaya çalışmış olursunuz. Diyelim ki "İslam dini"ni resmi kimlik seçtiniz, eğer devlet İslam dini üzerinden diğer bütün dinleri İslamiyet'e emredici araçlar üzerinden uygulamak istiyorsa, zorlayıcı yollara başvuruyorsa bu ALLAH'ın istediği iman biçimi olmayacağı aşikârdır. Çünkü iman özgür irade ile olur.

         Aynı şekilde bir ırkı devlet kimliği olarak tutuşturursanız diğer kimlikleri zımnen de olsa baskı altına almış olursunuz. Geçmişimize baktığımızda 16 devlet kurmuş olan Türk Milletinin kurduğu devletin resmi adında ırk yok.Son bin yıla bakın.Selçuklular,Osmanlılar sülale ismi almış ama ırk adını almamıştır.Neden? Nedeni basit..Çünkü; kurulan devletin içinde yaşayan ırkların çeşitliliğini/din farklılığından doğacak sorunlar dolayısıyla “gayri” olanları  kendisine düşman etmek istememiş de ondan...

         Türkiye Cumhuriyeti kurulurken, tarihi vesikaların da bize gösterdiği gerçekleri inkar etmek dürüstlük değildir sanırım. Halkın kahır ekseriyetinin Türk olması yapılan yanlışlığı örtmez.

         Burada, herkes bir hayal kurarak empati yapmasını istiyorum. Bir gece yattığınızı, uyuduğunuzu düşünün. Sabah kalktığınızda dış kapınıza ait olmadığınız bir kimliği yazsa ne hissedersiniz? Ve bu yazıyı silmenize silah zoruyla mani olsalar ne düşünürsünüz?..Ne yaparsınız?..

         İşte bu hissettirilmemesi gereken şeyi bizlere hissettirdiler ve zorla birilerini bu vatana düşman ettirdiler.

         Bu oyundur. Bu oyun bozulmalı.Dört tarafımızı düşmanla çevirterek hep komşularımızı düşman gördürdüler.Kimse bu düşmanlıkları sona erdirtmek için gayret sarf etmedi.Olaylar büyüdü,büyüdü.

         Sonunda 35 bin insanımızın/fidanımızın/can-ciğerimizin hayatının baharında toprağa düşmesine, bir o kadar ananın ciğerlerinin yanmasına, çocukların öksüz, eşlerinin dul kalmasına, birilerinin dağa çıkıp eşkıya olmasına,30 yıldan beri Türkiye bütçesinin üçte ikisinin terör peşine harcanmasına, yakılan, yıkılan köyler ve göçle başlayan büyük şehirlerin varoşlaşmasına sebep olunmuştur.

         Bu yangını söndürmek istediğinizde vatan hainliğinizden tutun da vatan satmanıza kadar her şeyle suçlanır durumda kalıyorsunuz.

         Şahsım olarak,600 bin askeri olan bir devletin 6000 çapulcu ile baş edememesini aklım almıyor. Var olan statükonun bitmesini istemeyenlerin bağrışmalarına aldırmadan bu yangının söndürülmesinden yanayım. Bu yangını söndürmek isteyen herkesin de manevi destekçisiyim.
       
         Bu bunalımdan kurtulmak istemeyenler,suyu bulandırarak kafa karıştırmaya çalışan her kim olursa olsun tarih ve insanlık önünde sorumlu ve vebal altında olacaktır.

         Selam ve dua ile…




    • Sadık Yılmaz
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 2.434
    • Cinsiyet: Bay
    • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
    • 358 Mesajı Toplam
      493 Kere Beğenildi
      • Marankoz
    • GSM: 0536 553 63 59
    BUNALIM VEYA BULANIM
    « Yanıtla #1: 09 Eylül 2009 - 07:09 »
  • Yayınlama
  • Ahmet hocam yazınızın tamamına katılıyorum

    Bütün bu gelişmeleri devletimizi harp meydanında yenemeyen haclıların ekonomik olarak kıskaca alıp gelişmesini önleyerek bölgede değil dünyada gücüne erişilmez bir güç olmasından korktukları içindir
    Terör, faiz Ergenekon, banka batırmalar, v.s v.s. hep aynı binanın dişlileridir diyorum ben

    Saygılarımla…

    sevdimde sevmedi sevduğum beni
    uğruna tükettim ben bu bedeni
    anlamadım ardındaki nedeni
    boş ver anam sende unut terketipde gideni

    sevdadan yana çile çekenler
    cekip gider bu sevene yük deyil
    sevip sevip ayrılığı seçenler
    çeker gider buda ona ilk deyil

    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 376
    • Cinsiyet: Bayan
    • 31 Mesajı Toplam
      32 Kere Beğenildi
    BUNALIM ve ya BULANIM
    « Yanıtla #2: 27 Mayıs 2010 - 13:10 »
  • Yayınlama
  • yazınızı en baştan sindirirek okumaya çalıştım . altı çizilecek çok yer olmasına rağmen bu değerlendirmeleri yaparken aslında en fazla anlamamız gereken ve hala niteliği ve niceliği kamuoyu ile paylaşılmayan bir "açılım" sözkonusu.. akan kanın durması adına yapılan tüm çalışmaları canı gönülden destekleidğinizi yazmışsınız bunda hemfikiriz. Fakat "açılım" ile kastedilen durumun ne olduğu bile belli değil iken destek vermek çok da akla hizmet eder bir tavır değil.. teşbihte hata olur mu bilemem ama; içinde bulunduğumuz bu durum sanki, cahiliye devrindeki arapların kızlarını diri diri toprağa gömmeden evvel onları "hadi kızım dayına gidiyoruz" diyerek onları ölüme götürmelerine benziyor...
    Din de milliyetçilik yoktur mantığı esasen hareket noktamdır lakin; bahsi geçen açılımın sınırlarının ne olduğu ya da olmadığı belirlenmedikçe ,uygulamaları ve neticelerinin bu ülkeyi hangi noktalarda kimin nasıl hizmetine koyacağı bilinmedikçe ve bu konuda tarihten de dersler çıkarılmadıkça körü körüne açılıma açılmanın mantığı yok kanaatindeyim..tabi bir de şunları sormak da fayda var. Açılıma muhatap olan kesimin hakiki manada ne istediğini çözmede fayda var. Neler de eksik kalınmış? Hizmette mi? Sağlıkta mı? Eğitimde mi? İnanç yaşamada mı? neyde eksik kalınmış ki açılım istenmekte.? Yok eğer bahsi geçen sorularda pek de sıkıntı yok ise esasi istenen şey nedir? Öncelikle bunu net olarak anlamakta fayda var... Aslında açılıma yön verecek olan bu soruların yanıtlarıdır diye düşünüyorum. Değilse şu an için yorum yapmak pek de sorunun çzöümünde bir parça olmayacak sadece harekete geçmeyen bir düşüncemeden ibaret kalacak fikrindeyim.
    saygı ve muhabbetle...

    "DOĞRU OLSAM OK GİBİ ,
    YABANA ATARLAR  BENİ,
    "EĞRİ OLSAM YAY GİBİ
     ELDE TUTARLAR BENİ .."
               *** MEVLANA C. RUMİ***

    • Sadık Yılmaz
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 2.434
    • Cinsiyet: Bay
    • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
    • 358 Mesajı Toplam
      493 Kere Beğenildi
      • Marankoz
    • GSM: 0536 553 63 59
    BUNALIM ve ya BULANIM
    « Yanıtla #3: 27 Mayıs 2010 - 13:11 »
  • Yayınlama
  • sayın hoçam ben yazınızın damamına katılıyorumyıllar önce bizleri muharebe meydanlarında yenemeyen haçlı zıhnıyetı bizim ekonomik olarak güçlenmesini ıstemez pütün bu oyunlar bunun için
    derer bunun için ergenekon bunun için imf faiz patağı bunun için ergenekon bunun için komşu ülgelerle hiç biriyle dostluğumuz yok bilirler birlikten kuvvet doğduğunu ne zamanki bir komşumuzla iyi ilişki içinde olacağız ya bir ultimadom ya ihtilal hazırlığıyapılıyor
    saykılarımı sunar affınızı ısderım hattim olmayarak görüş belirttiğim için

    sevdimde sevmedi sevduğum beni
    uğruna tükettim ben bu bedeni
    anlamadım ardındaki nedeni
    boş ver anam sende unut terketipde gideni

    sevdadan yana çile çekenler
    cekip gider bu sevene yük deyil
    sevip sevip ayrılığı seçenler
    çeker gider buda ona ilk deyil

    • Kemal Algül
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 599
    • Cinsiyet: Bay
    • 16 Mesajı Toplam
      20 Kere Beğenildi
    BUNALIM ve ya BULANIM
    « Yanıtla #4: 27 Mayıs 2010 - 13:11 »
  • Yayınlama
  • hocam kaleminize saglik...dile getirmek istedigim fakat beceremedigim dusüncelerime tercüman oldunuz..sag olun var olun...
    Nurevsan hanim icerigi belli olmayan bir calisma diyorsun...size bir sey hatirlatmak istiyorum daha 1 yil öncesiydi hükümet önce bir calisma ve ön taslak hazirlamis anayasa degisikligi icin göndem olusturmaya calismisdi...nededi muhalefet hatirliyormusuz?ben hatirlatayim. önce bir fikir alis verisi yapsalardi gelip bizim fikrimizi alsalardi biz de desdek veriridik oysa bunlar calismayi yaptilar simdi bize sunuyorlar dediler ve anayasa degisikligine desdek vermediler...bugunse hükümet onlarin dedigini yapti önce tüm siyasi partileri ve sivil toplum örgutlerini dolasdi ...simdi ne dediler insan önce bir icini doldurur neyin ne oldugunu bilerek desdek istenilir dediler....bunlarin isi muhalif olmak ülkenin gelecegiyle alakali en ufak bir gaygi duymuyorlar ..saygilarimi sunarim...

    Surda bir gedik açtik; mukaddes mi mukaddes!
    Ey kahbe rüzgar, artik ne yandan esersen es!

    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 631
    • Cinsiyet: Bay
    • 63 Mesajı Toplam
      129 Kere Beğenildi
    BUNALIM ve ya BULANIM
    « Yanıtla #5: 27 Mayıs 2010 - 13:12 »
  • Yayınlama
  • Çok Değerli Nurevşan Hanım,
    Henüz erken karar verilmemeli diyorsunuz. İçinde bulunduğumuz ve yaşadığımız durumun vehametini kavrayamadık mı hala...Ne bekleniyor? Ne beklenilmeli acaba? 35 bin mevta yetmedi 40 bin daha mı olsun sence...Bu illet bitirilmeye çalışılırken gönüllerin çok rahat olduğunu mu sanıyoıruz? Asla rahat değiliz Nurevşan Hanım.Elbette bu bir bedeldir.Bu bedeli ödemeye hazır olmak kolay değil.Hatta "içe sindirmek" kolay değil.Ama olan olmuş ve bir yerlerden kanın durdurulması için düğmeye basılmalıdır.Nasıl ki bir zamanlar kan akıtmaya karar verilip düğmeye basılmışsa hainler tarafından,birileri de bu oyunu bozmak için,kanın durması için düğmeye basılmalı.Ve yeniden kardeşlik tohumları bu toprağa ekilmelidir.Ne kadar kızarsak kızalım,öfkelenirsek öfkelenelim; Öfke baldan tatlıdır,ancak öfkesini yenenler derviş olurlar gerçeğini unutmamak gerekir.Dün omuz omuza vererek vatan savunduğumuz kişilerle karşı karşıya gelmenin acısını yüreklerde hissetmek gerekir.Önce şu yangını bi söndürelim sonra aynı masa etrafında oturup yaşanılanların sosyolojik,mitolojik,dini,felsefi,insani (beşeri) yönlerini kantara koymak kolaylaşacaktır.Silahların susmadığı mekanda çalınan türkü ne kadar neşeli olursa olsun meydanda oyun oynamak cesaretinde kimse olamaz.Değerli Sadık kardeşim ve Kemal dostumuzun yorumlarına teşekkür ediyor,hepinizi ALLAH'a emanet ediyorum.


    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 626
    • Cinsiyet: Bay
    • 46 Mesajı Toplam
      73 Kere Beğenildi
    BUNALIM ve ya BULANIM
    « Yanıtla #6: 27 Mayıs 2010 - 13:12 »
  • Yayınlama
  • Ahmet agabey,Türkiye cumhuriyeti ismine takilmaniza hayret ediyorum. Dünyanin hanki ülkesinin ismi azinliklariyla aniliyor. bir örnekle,ülkenizde sayisi önemli degil 10 azinlik var bu devlete isim nasil koyacaksiniz mesela ABCDE devleti mi? bu durumda siz sadece degilsiniz,ingiltere`nin,Fransa`nin,Almanya`nin,Italya`nin,rusya`nin,asyada binbir cesit topluluklardan olusan devletlerin durumlarinda sorun yok. Avrupa kendi ismiyle anilan devletlerindeki azinlik sorunlarini,güclü azinlik haklariyla demokratik bir sekilde cöztü ve bize diyorki ben böyle cüztüm sen bölünerek cözeceksin bu hainligi,düsmanligi niye anlayamiyoruz ve devletimizin yöneticileri de bu yanlisi yapiyor,yapmaya calisiyor bu calisma da hainlerin isine geliyor. mesela ülkemizde gayri müslim azinliklar var onlarin sesi bu zamana kadar hic cikmadi cünkü onlar lozan`dan istedikleri haklari aldilar ve bizim vahim durumumuzu seyretiyorlar. Türkiye`de suan hak isteyenler azinlik degil Türk hangi haklardan yararlaniyorsalar onlarda yararlaniyor,Türklerin yararlanamadigi haklardan da dogal olarak yararlanamiyorlar demekki anayasada mi? demokrasimizde mi? bir cürümüslük,bir ariza veya kan damarinda dikaniklik var teshisi iyi koyup,tedaviyi ona göre yapmak lazim. eger hicbir tarafi iyi olmayan ülkenin sadece bir tarafini iyi görmeyip ona acilim yaparsaniz ülkeyi karistirirsiniz hatta bölünmenin esigine getirirsiniz. cözüm,ülkenin her kösesindeki insanina esit hak sunamayan,esit mesafede duramayan anayasanin cözümündedir. anayasa düzeltilsin ve tam manasiyla hayata gecirilsin bakin sorunlar bitecekdir. eger bitmezse bu ülkenin güvenlik birimleri kararli bir sekilde hainleri temizlemelidir. yoksa bakin sokaklarinizda gezmeye cikmaya cekiniyorsunuz ve bugüne bir bakin 7 sehitli 9.12.2009 daki sehit cenazelerine,sokak görüntülerine,iste gelinen nokta! demokrasi cözümünde bütün muhalefet partilerini öyle yada böyle yaniniza alabilirsiniz,böyle bir acilim la alamazsiniz hepsinin birtarafa cekme zemini var,endiseleri var ve haklilar. böyle gitmez, care ekonomik kalkinma,tam demakratik anayasa,güclü,tavizsiz,kararli,caydirici ic güvenlik de. selam ve saygilarimla

    "Dogruya dogru"

    Bes vakit loslugunda saf saftik
    Da`vetin vardi dün ezanlarda...
    Seni ey ma`bedim utansinlar,
    Kapayanlar da acmayanlar da!
       
    HACISERIFOGLU-
    MOLLAHÜSEYINOGLU-YGKYD-2000 Dernegi-Baskani-Servet isildar-Stuttgart-Deg. / Almanya

    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 631
    • Cinsiyet: Bay
    • 63 Mesajı Toplam
      129 Kere Beğenildi
    BUNALIM ve ya BULANIM
    « Yanıtla #7: 27 Mayıs 2010 - 13:13 »
  • Yayınlama
  • Değerli Servet,
    Anlatılanları bu şekilde yorumlayabilme becerisini gösterdiğiniz için sizi tebrik ediyorum(!) Süpersiniz.Lafın, anlatılanların tersinden okunması kara mizahını göstermenize şaşırmıyorum.Yadırgamıyorum.Sadece hayret ediyorum.



     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear