İRFAN KORKMAZ'I (YAVRİLİGOT) TEBRİK EDİYORUZ - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: İRFAN KORKMAZ'I (YAVRİLİGOT) TEBRİK EDİYORUZ  (Okunma sayısı 17958 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Yavuz BİBER
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 943
  • Cinsiyet: Bay
  • BENİ KÖYÜMÜN YAĞMURLARINDA YIKASINLAR...
  • 46 Mesajı Toplam
    75 Kere Beğenildi
    • ELİFİM ALIŞVERİŞ MERKEZİ
  • GSM: 0536 324 90 35
  • Kan Grubu: Seçmediniz


        İRFAN KORKMAZ'I (YAVRİLİGOT) TEBRİK EDİYORUZ

        Hizmet sendikasının düzenlemiş olduğu hikaye yarışmasında, 2.lik ödülü (şilt ve 3 ad.yarım altın) alarak köyümüzü gururlandıran, İrfan Korkmaz kardeşimizi öncelikle site yönetimimiz adına, sonrada tüm köylülerimiz adına tebrik ediyor, başarılarının devam etmesini diliyoruz.
Törenin linki,http://www.iett.gov.tr/haber_detay.php?nid=602
       
        Kalemine ve yorumlamasına sağlık diyerek ödül alan hikâye’sini yayınlıyoruz.



           EN UZUN BEŞ DAKİKA
           
          Soğuk bir kış sabahıydı. Her zamanki gibi, erkenden kalkmış, tıraş’ını olmuş ve işe gitmek için tüm hazırlıklarını yapmıştı. Kapıdan dışarı attığı ilk adımda, soğuk, yüzüne tokat gibi yapışmıştı. Evi ters yönde olduğundan, karşı tarafa geçip servis bekleyecekti.
         Yeşilova üst geçidinin üzerine çıktığında Florya’dan esen soğuk rüzgâr, ta bağrına girmişti. Titriyordu ve bu şartlarda İ.E.T.T İkitelli garajının en hızlı şoförü Metin’i en az beş dakika bekleyeceği çok aşinaydı. Köprüden nasıl indiğini kendisi bile fark etmemişti. Durağa indiğinde vücudunu kısmen hissetmediğini düşünüyordu. O saatlerde, gün içinde felçli bir trafiğin esiri olan E-5 bomboştu. Yanına gelerek kendisine korna çalan taksi şoförlerine, eliyle işaret ederek devam etmelerini söylemese, hareketsizlikten donup kalacaktı. Yerinde tempo tutup sağa sola mahkûm voltası atarak ısınmaya, daha doğrusu kanını hareket ettirmeye çalışıyordu. Gelip geçen az sayıdaki arabanın da İ.E.T.T servisi olup olmadığını anlaması o kadar kolay değildi. Tipiden gözlerini açamıyordu. Belki servisi kaçırıp kaçırmaması, Metin’in elindeydi. Her şey o’nun kendisini görmesine bağlıydı. Akşamdan kendisini her şey güzel gitsin diye hazırlamıştı hazırlamasına ya, çıktığı andan beri işler yolunda gitmiyordu, ya da böyle düşünmesi için şimdilik birçok sebebi vardı.
        Garaja gidip henüz yapmadığı kahvaltısını, ayaküstü, hangi yağla yapıldığı belli olmayan, genelde hamur ve yediğinde çoğu kez midesini yakan, bir ya da iki poğaçanın yanında, çay demeye bin bir şahit lazım gelen bir bardak çayla yapacak, tabelalarını alıp istiften otosunu alacak, kontrol ettikten sonra tarifesini ayarlayıp hat başına geçecek, gelen bütün yolculara "günaydın" diyerek işine devam edecekti. Akşamdan yaptığı programda planı böyleydi. Evdeki hesabın çarşıya uymadığına çoğu kez şahit olmuştu. Kısacık zaman içinde yaşadıkları da planlarının yine tutmayacağına dalaletti. Yarı uykudan yarı tipiden kapanan gözlerini açmak için bayağı uğraşıyordu. Dönüp dönüp servisin geleceği yöne bakıyor, ama servisi göremeyince tekrar düşüncelere dalıyordu.
         Aslında İ.E.T.T.’ye girmesindeki sebep,  tamamıyla tesadüf, denecek kadar basit ve de anlamsızdı. Ta okul yıllarından beri farklı bir hayat hayal ederken, kendisini bir anda İ.E.T.T gibi Türkiye’nin hatta dünyanın sayılı kurumlarından birinin içinde buluvermişti. İşe giriş şartlarının bile çoğunu siyasal yollardan çözmüş, şoförlüğünün sayesinde, devlet kapısına bir kilit uydurmuştu.
         Eski çevresinden hatırında kalan,’’Dünyada Üç çeşit insan vardır: İyi insan, kötü insan ve şoför’’ esprisinin gerçeklik payını bu devasa kurum çatısı altında çok iyi idrak etmişti. Yaptığı öz eleştirilerde bile, kendisini bu esprinin hangi tarafına koyacağına bir türlü karar verememişti. İyi insan olduğunu çok iyi bilmesine rağmen, kendini dünyanın en gaddar adamı hissettiği durumlarla da sıkça karşılaşmıştı.
         Geçerli pasosu olmadan ücretsiz seyahat etmek isteyen, yarı ölmüş yaşlıları, üzerinde kıyafet olmayan çocukları, kendisine ağlamaklı şekilde bakan, hiçbir geliri olmadığı her halinden belli insanları, arabadan indirdiği durumlar, gözünün önünden şerit gibi bir bir geçti. Belki birçoğunu, parasını cebinden vererek götürmek mümkün değildi. Ama Polonyalı boksör gibi maç bitse de gitsek havaları takınabilirdi. Dünya umurunda olmadan, sağdan izleyen yolcu trafiğini görmemek için, devamlı soldan geçen arabaları gözetleyip, bu kahreden azaptan kurtulabilirdi. Kendisini bile doğru dürüst bir kalıba koyamadan, İstanbul gibi bir metropolde iyi-kötü ayırımı yapmak haddine miydi? O anlamda, kuralları uygulamak kadar çaresizdi. Çünkü çok sağlam bir sistemin dişlilerinden bir parçaydı ve kurallar katıydı. Acıyarak acınacak duruma düşmek istemiyordu. Yoksa o da Anadolu’nun bağrından, havasından suyundan kopup gelmiş, gözü pek ve bir o kadar da mağrurluydu. Ama onunda kıyafet ihtiyacı olan çocukları vardı ve ne olursa olsun, babasından hiçbir şey görmemişti. Bekârlığında, telefonla konuştuğu bir kızın,
          -‘’Senede İki kez yurtiçi, bir kez de yurtdışı tatile giderim’’  demesine aklına geldikçe gülerdi.
          Çünkü ona verdiği cevap bile komikti.
          -‘’Olsun hallederiz.’’
          Senede iki sefer yurtiçi bir sefer de yurtdışı tatili ne kadar kolaydı. Çok şey miydi ki bunlar? Bütün bunları yapanların kendisinden fazlalığı neydi? En az onlar kadar çalışıyordu. Yemiyor içmiyor, her türlü masraftan kaçınıyordu. Hatta sırf tasarruf olsun diye canından çok sevdiği sigarasını bile birkaç kez bırakmıştı. Elinden gelse her ayın birinde kapısını çalan ev sahibine bile para vermeyecekti. Yine çocukluktan beri hayalinde Pamukkale’ye gitmek vardı. Hatta Türkiye’nin görülmeye değer neresi varsa gezip görmek istiyordu, ama bir türlü buna muvaffak olamamıştı. Belki baktığında önündeki otuz yıl içinde, içinde bir bilardo masası ve bir akvaryum olan, küçük bir evin bile sahibi olamayacaktı. Canı çok sıkıldığında bir-İki top tıngırdatamayacak, koltuğuna oturup balıkları seyredemeyecekti. İsyan noktasında, ne için mücadele ettiğini bilmez bir haldeydi. Hayallerini gerçekleştirmek için sosyal şartların oluşmaması ya da zengin bir babanın şımarık oğlu olamaması kendisinin suçu değildi. Çocuk sayılacak yaşlardan beri çalışıyordu. Otuz üç yaşında, ama çok yorgundu.
          Rahmeti, bol bir şehirdi İstanbul. İşinden kazandığı para da piyasa şartlarına göre fena değildi. Kirasını ödedikten sonra çok rahat geçinir giderdi, ama ötesi yoktu. İstanbul’un oluşturduğu sosyal baskı, her bünyenin kaldırabileceği cinsten değildi. Ona göre İstanbul’un gündüzü gecesinden karanlık, yazı kışından soğuktu. Burada insan, her türlü güzelliğin yanında bir dünya tehlikenin de tehdidi altındaydı. Keza kendisi de sabahın bu saatinde her türlü tehlikeye açıktı. Can güvenliği yoktu. Bütün güvencelere sahip bile olsa, bu tipiye ne demeliydi? Öyle ki soğuk, insanın böbreklerini sızlatıyordu. İstanbul’da değil de köyde olsaydı keşke. Oranın da kışı çok ağırdı. Orda da yediği sadece mısır unuydu, ama un çuvalı devamlı doluydu. Orada et yemesi sade bayram günüydü, ama et yemeden bir ömür durabilirdi. Annesini özlemişti, çünkü annesinin çok sevdiği, üzerine titrediği biricik oğluydu. Ocakta ısınmayı, ateşin közünden sigara yakmayı, İstanbul sosyetesinin kumpir dediğini ateşin közünde yapmayı,
 köy ekmeğini, mayalı yoğurdu, daha birçok şeyi...         
           Annesine söz vermişti, baharda izne çıkacak ve izninin tamamını köyde geçirecekti. Ama İ.E.T.T.’de çalışanların izin alması, öyle kolay değildi. Çünkü burada bir sistem vardı. Bu sistem;
           -kazan delindi süt döküldü,
           -kaşığın sapı kırıldı,
           -çocuk beşikten düştü... muhabbetlerinden çok daha farklıydı. Burada işler günlük yazılıyordu ve personel yokluğu en büyük sıkıntıydı. Bu devasa kurumda herkes, baharda veya yazda izine çıkmak istiyordu. Haliyle bütün personele isteğine göre izin verilse, yazları çalışacak personel bulunamazdı.
            Ya Nasip!
            Eğer izni baharda çıkarsa, çoluk çocuğu topladığı gibi köye gidecekti. Çoluk çocuğun da İstanbul’dan uzaklaşmaya ve biraz stres atmaya ihtiyaçları olduğu, su götürmez bir gerçekti. Ama işler planladığı gibi gitmezse, ucunda mahcup olmak da vardı. Borç harç aldığı arabasının bugün bandrollerini alacaktı. İ.E.T.T.’de her ayın 7’sinde avans,21’inde maaş yatardı.
            Bugün de avans günüydü.
            İş bitiminde vergi dairesine gidecek, borçlarının bir kısmını parası ölçüsünde yatıracaktı. Saatin kaç olduğunun farkında bile değildi. Cebindeki telefona bakmaya eriniyordu. Servisin gelip gelmediğine bakmak için, parkesini bir daha araladı.
            Gözüne gelen karlardan net göremiyordu, ama görevli tabelasıyla, 85-212 numaralı otonun ona doğru yaklaştığını seçebildi.
            Sevindi!
            Sanki bir şeyleri değiştirecekmiş gibi, banketten inip, gelen otoya doğru ilerledi. 85-212 numaralı oto İ.E.T.T. İkitelli garaj’ının en hızlı otolarından, Metin de aynı garajın en hızlı şoförlerindendi. Korna çalarak yanı başında duran otoya bindi. Serviste kendisinden başka kimse yoktu. Selam verip oturdu ve iki artı bir eksi karanlıkta kaybolup gittiler.
                                                                                               YAVRİLİGOT İRFAN KORKMAZ




desen 49

Yavuz Biber 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: LEMA (07 Nisan 2011 - 21:57), Kenan Yazıcı (01 Şubat 2011 - 15:20)
  • Yavuz BİBER
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 943
  • Cinsiyet: Bay
  • BENİ KÖYÜMÜN YAĞMURLARINDA YIKASINLAR...
  • 46 Mesajı Toplam
    75 Kere Beğenildi
    • ELİFİM ALIŞVERİŞ MERKEZİ
  • GSM: 0536 324 90 35
  • Kan Grubu: Seçmediniz
         İRFAN KORKMAZ'A MANSİYON ÖDÜLÜ

         Hizmet sendikasının düzenlemiş olduğu İ.E.T.T konulu şiir yarışmasında, mansiyon ödülü (şilt ve 3 ad. çeyrek altın) alarak köyümüzü gururlandıran, İrfan Korkmaz kardeşimizi öncelikle site yönetimimiz adına, sonrada tüm köylülerimiz adına tebrik ediyor, başarılarının devam etmesini diliyoruz.
        Kalemine ve yorumlamasına sağlık diyerek ödül alan şiir'ini yayınlıyoruz.


       İ.E.T.T

Öğretmene, öğrenciye,
Yaşlılara ve gaziye,
Yüz kırk yıllık bir maziye,
Işık tutar İ.E.T.T.
 
Ne yaz’ı var ne de kışı,
Yarım koymaz hiçbir işi.
Hizmet aşkıdır bakışı,
Cefakârdır  İ.E.T.T.
 
Yağmur demez, çamur demez.
İlkesinden ödün vermez.
Müşteriye sırt çevirmez.
Vefakârdır İ.E.T.T.
 
Ulaşımın en son eli,
Güler yüzlü personeli.
Işıklar söndü söneli,
Yollardadır İ.E.T.T.
 
Soğuk günde kalorifer,
Tehlike anında nefer,
Günde yirmi  seyrüsefer,
Güvenlidir  İ.E.T.T.
 
İstanbul‘da her kesimde,
Yedi tepe bölgesinde,
Terör’ün de gölgesinde,
Kararlıdır İ.E.T.T.
 
Bakmaz eyleme, greve,
Her mahalleye, her eve,
Verilen bütün göreve,
Amadedir İ.E.T.T.
 
Yanar amblemin ışığı,
Bir kazanın, bin kaşığı,
Elbet böyle yakışığı,
HAK’ tan  yana İ.E.T.T.




desen 49

  • Sadık Yılmaz
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.448
  • Cinsiyet: Bay
  • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
  • 358 Mesajı Toplam
    493 Kere Beğenildi
    • Marankoz
  • GSM: 0536 553 63 59
irfan kardeşimizi cani gönülden teprik eder daha nice başarılara imza atmasını umutla bekleriz

sevdimde sevmedi sevduğum beni
uğruna tükettim ben bu bedeni
anlamadım ardındaki nedeni
boş ver anam sende unut terketipde gideni

sevdadan yana çile çekenler
cekip gider bu sevene yük deyil
sevip sevip ayrılığı seçenler
çeker gider buda ona ilk deyil

  • Sadık Yılmaz
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.448
  • Cinsiyet: Bay
  • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
  • 358 Mesajı Toplam
    493 Kere Beğenildi
    • Marankoz
  • GSM: 0536 553 63 59
buda hayadın beş dakikadan ibaret olan bir bölümünü  severek okuduğum en saf ve temiz bir duykunun içinden arınarak sıyrılmış zaman dilimi. beraberimde muvaffak olduğum his ve duykularımın demsilen irfan kardeşimizi deprık etmekten başka elimden bişey gelmemesinin üzüntüsündeyim.saprın ve mejburi olan azmin hayatın okulu olan tecrubenin seneleri kovalamasının örneklerini sunduğu yazıyı okuyupta hüzünlenerek kıpta ettiğimi bildirmek isterim

sevdimde sevmedi sevduğum beni
uğruna tükettim ben bu bedeni
anlamadım ardındaki nedeni
boş ver anam sende unut terketipde gideni

sevdadan yana çile çekenler
cekip gider bu sevene yük deyil
sevip sevip ayrılığı seçenler
çeker gider buda ona ilk deyil

  • Last Ottoman Sultan
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 1.218
  • Cinsiyet: Bay
  • DÜZENLİ KUNDURA
  • 96 Mesajı Toplam
    105 Kere Beğenildi
  • GSM: 0532 734 37 05
İrfan kardeşim tebrik ediyor başarilarının devamı gelmesi dilegi ile.........

Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.
Seni ilgilendirmeyen şeylerle uğraşma...
Düşmanından uzaklaş...
Ölünün neyine gıpta edersen, diriyede öyle gıpta et...
Senin ihtiyacını gidermeyi önemsemeyen bir kişiden bir istekte bulunma...

  • Yaa Sabır...
  • Administrator
  • *
  • İleti: 3.106
  • Cinsiyet: Bay
  • 350 Mesajı Toplam
    551 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0535 481 76 24
     İrfan kardeşimizi bende tebrik ediyorum. Nedense bu başarı beni şaşırtmadı çünkü kendisinden böyle bir başarı zaten bekliyorduk. Tekrardan tebrikler... Haa bu arad sitedeki aktifliğine ne oldu yoksa bize küstün mü?  >:( Bizler o batavatsız İrfan'ı özledik  :D ...

Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burada Değiliz...

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 262
  • Cinsiyet: Bay
  • ÇÜNKÜ HAYAT BİR TERCİH MESELESİDİR
  • 30 Mesajı Toplam
    51 Kere Beğenildi
    • okul için hazırladığım web sitesi
  • GSM: 0 505 350 57 0
İrfan kardeşimizi edebi çalışmalarından ötürü tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum...
İrfan arkadaşımıza nacizane tavsiyem bu işin peşini bırakmaması, bir an önce kitaplaştırma çalışmalarına geçmesidir.
Hayatta hiçbir şey geç değildir...

Yeyüzünde böbürlenerek dolaşma.
Çünkü sen (ağırlık veazametinle) ne yeri yarabilir nede dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.

  • ayhan061

  • Ziyaretçi
Göstermiş olduğunuz üstün başarıdan dolayı sizi en içten dileklerimle tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim

Ayhan Çobanoğlu


  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 144
  • Cinsiyet: Bayan
  • Dal Rüzgarı Affetse Bile;Kırılmıştır Bir Kere...
  • 7 Mesajı Toplam
    7 Kere Beğenildi
irfan abiyi tebrik ediyorum.çok güzel kaleme almış bu yazının ödül almaması olanaksız olurdu.başarılarının devamını dılerım...

Gülen YÜZÜMÜZ, Gülen KÖYÜMÜZ...

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 412
  • Cinsiyet: Bay
  • 18 Mesajı Toplam
    20 Kere Beğenildi
  • GSM: 0.536.947.6490
İrfan kardeşim bu başarı nedeniyle seni tebrik ediyorum
Bu arada sitemizi ihmal etmeme ni istiyorum  lütfen bana sözün vardı
 
Otobüs Duraklarında

otobüs duraklarında seni beklemek
bir fırından çıkacak
sıcak ekmeğin sırasını beklemek gibiydi
ama ne o fırından sıcak ekmek çıktı
ellerimi yakan
ne sen geldin beklediğim otobüs duraklarında
içimi ısıtan

ömrümün kışı içerisinde bir serçe gibi karnım doymadı
bir boşluk doldurmamak için
ağrılarımı doldurdum içime
sancılarımı
sızılarım benle mutlu oldu
ben kanayan yanlarımla saadete erdim
ama seni beklemekten vazgeçmedim otobüs duraklarında

bir şiire başlamak gibiydi seni o duraklarda beklemek
eski şarkıların isimlerini ezberlerken
çiçek adlarını unuttum
ikindi vakitlerinde çıkan rüzgarların
saçlarımı öpmesi bile
kabuğunu koparamadı yüreğimdeki yaranın
ve artık otobüs duraklarında çizilmişti
içinde kaderimi beslediğim yarınım

birkaç maske vardı belki korsanların hazine sandıklarında
ama ben üryandım
ölü bir kelebek kadar suskundum
ömrümün tamamlanmış altıncı gününde
ama ben seni bitmeyen şiirlerdeki
imgelerin gölgelerine sığınıp bekledim otobüs duraklarında

ertelenmiş eski gözyaşlarımı kattım ağıt marka şarabıma
cebimde taşıdığım intiharların hepsini
acıkmış martılara attım
alelacele sevişmeler heybemde kalmadı
muhtaçlığım sanaydı
senin geçitlerin başka sevinçlere çıkıyordu
hiçbir çocuk ölüme benzemezken
ölüm benim seni beklediğim
otobüs duraklarındaki çocukluğumdu

yitirilmiş ülkeler ayrılıkların adresidir
ve yorgun ağaçlar öğlen sıkıntılarında hışırdar
öfkeli seller denizlere ulaşırken
delik damlar gibidir hayatımdaki utangaçlıklarım
kirlenmiş kar tanesi gibi satılırım rüzgara
ve ben seni beklemekten vazgeçmem otobüs duraklarında

yitirilmiş bir fotoğrafımın olmadığı albümlerimi
ayrılışımızın yorgun tüneğinde bıraktım
sitemlere mahkum hiçbir entrika
adımın yazıldığı kötülükleri yok saydırmaz
ve Azrail’in kayıp ilanıyla aradığı bir firariyim ben
adresim meçhulde değil aslında
bakmasını bilen görür beni
seni uğurladığım o otobüs duraklarında.  
 

SULUOVA MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ  MEMURU
MURAT ÇOBANOĞLU

  • BAKİ BEKTAŞ
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 127
  • Cinsiyet: Bay
  • 6 Mesajı Toplam
    6 Kere Beğenildi
irfan abiyi bende teprik ediyorum
yüreğine sağlık...

ölüm ne güzel şeydir o dur perde ardından haber...

hiç güzel olmasaydı ölürmüydü PEYGAMBER...

  • İsmail Hakkı Biber
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 214
  • Cinsiyet: Bay
  • 8 Mesajı Toplam
    8 Kere Beğenildi
irfan kardeşimi canı gönülden tebrik eder başarılarının devamını dilerim

Dernekpazarı MHP İlçe Başkanı

  • musti

  • Ziyaretçi
irfan abıye canı gönülden tebrık edyor haytına basarılar dılıyorum saygılar


  • Mustafa Düzenli
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 68
  • Cinsiyet: Bay
  • ALLAHIM DERT VERIB DERMAN ARATMA. AMIN .
irfan kardeşimizi cani gönülden teprik eder daha nice başarılara imza atmasını umutla bekleriz

ALLAHU  EKBER

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
İrfan abide var olan yetenekleri, bu tip organizyonlar düzenlenmemiş olsa göremeyeceğiz belki de. Kendisine katmerli başarılar diliyorum.

Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

Mustafa Yılmaz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: LEMA (06 Ağustos 2011 - 22:28)
  • HasanTuna
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 106
  • Cinsiyet: Bay
  • 6 Mesajı Toplam
    7 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
bravo irfan bey gerçekten güzel olmuş, tam anlamıyla şair kalemiyle yazmışsınız .


  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 148
  • Cinsiyet: Bay
  • Hacioglu Ali Düzenli
  • 9 Mesajı Toplam
    9 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
Selam Irfancigim bu guzel basarintan dolayi seni kudlarim nice basarilar diler sevgilerimi sunarim ALLAHA emaned ol kal saglik ve sihadla


  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.567
  • Cinsiyet: Bay
  • "Edeb Ya Hu"
  • 389 Mesajı Toplam
    575 Kere Beğenildi
    • Forma Yaptırma Sipariş
  • Kan Grubu: Seçmediniz
Niçun bu kadar şimarturursunuz bu adami heee.... sonra baş edemeyiruk bunilan. Neyse ayıp olmasın bende tebrik edeyim bariii...

İETT’nin moral gecesinde şoförler gönüllerince eğlendi...

İSTANBUL-Hizmet-İş Sendikası 2 ve 3 No’lu İETT Şubeleri ve İETT Çalışanları Derneği (İBÇD)’nin ortaklaşa düzenlediği moral gecesinde şoförler gönüllerince eğlendi. Geceye katılan ve İETT’lilere hitap eden Başkan Kadir Topbaş, bir dünya kenti olan İstanbul’a hizmet etmenin büyük bir ayrıcalık olduğunu söyledi ve ‘İşte bu hizmeti siz değerli kardeşlerimizle birlikte vermeye çalışıyoruz. Her biriniz benim mesai arkadaşlarım olarak görev yapıyorsunuz. Sizin başarılı hizmetleriniz sayesinde ikinci kez belediye başkanı olarak devam etmemiz ön görüldü. Bu sizin yapmış olduğunuz başarılı hizmetlerin yansımasıdır’ dedi. 




Hizmet-İş Sendikası’nın 2 ve 3 No’lu İETT Şubeleri ile İETT Çalışanları Derneği (İBÇD)’nin birlikte organize ettiği moral gecesi Feshane’de bulunan II. Mahmut Salonunda yapıldı. Hizmet-İş Sendikası 2 No’lu İETT Şube Başkanı Orhan İlhan, 3 No’lu Şube Başkanı Talat Demirel ve İBÇD Derneği Genel Başkanı Salim Sezer’in ev sahipliği yaptığı ve Popstar Kadir, Egemen ve Adnan Yılmaz’ın sahne aldığı geceye, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı, Genel Müdür Yardımcıları Ali Rıza Kiremitci ve Mümin Kahveci ile birlikte daire başkanları, birim müdürleri ve 2 bine yakın İETT çalışanı katıldı. Gecenin önemli konukları arasında AK Parti Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Aslan da yer aldı. Moral gecesinde ayrıca İETT konulu şiir ve hikaye yarışmasıyla futbol turnuvasında dereceye giren çalışanlar ödüllendirildi. 



Moral gecesinde işçilere hitap eden Başkan Kadir Topbaş, İETT’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin en büyük parçasını oluşturduğunu söyledi ve ‘Her biriniz benim mesai arkadaşım olarak görev yapıyorsunuz. İstanbul’da yaşamak büyük bir ayrıcalıktır. Hele bu şehirde halka hizmet etmek daha büyük bir ayrıcalık. İstanbul, Napolyon’un dediği gibi dünya tek bir ülke olsaydı başkent olurdu. Sizler, işte böyle bir şehirde ulaşım hizmeti veriyorsunuz. Unutmayın ki bizim başarımız sizin yaptığınız hizmetlerin bir yansımasıdır. Aile reisi olarak bize düşen bu büyük ailenin her bir ferdini aynı derecede sevmek ve mutlu etmektir. Görevimiz budur. Tek başına bir insan neyi ifade eder, ama samimiyeti ve güvenilirliği varsa etrafında kendisi gibi insanlar toplanır ve onun koluna girerek gücüne güç katar. Görüyorum ki sizin de çok sevip bağrınıza bastığınız bir genel müdürünüz var. Çok değerli kardeşim sayın Hayri Baraçlı, bu konuda heyecanlı, sade, ilkeli ve dürüst bir insan. İnanıyorum ki siz de genel müdürünüze güç katarak zaten köklü ve güçlü olan İETT’yi dünyanın lider ulaşım hizmeti veren bir kurumu haline getireceksiniz’ dedi.

Konuşmasının devamında geceyi düzenleyenleri kutlayan Başkan Topbaş, ‘Şu anda biz buradayız ama binlerle ifade edilen İETT’li arkadaşımız şehrin çok değişik yerlerinde insanlarımıza hizmet vermek için direksiyonun başında veya atölyelerde veya merkezde sabaha kadar çalışmalarını sürdürüyorlar. Biz işte böyle bir ekibin içindeyiz. Ben bu birlikteliğinizin devam etmesini ve gelecekte de güzelliklerle dolu bir yaşam sürmenizi diliyorum’ diyerek konuşmasını noktaladı.



Daha sonra konuşmasını yapmak üzere kürsüye çağrılan İETT Genel Müdürü Dr. Hayri Baraçlı, coşkulu alkışlar eşliğinde sahneye çıktı. Genel Müdür Baraçlı, çalışanların ‘İETT sizinle gurur duyuyor’ şeklindeki yoğun tezahüratına karşılık olarak ‘Asıl biz hepinizle gurur duyuyoruz. Sizlerin emekleri sayesinde İstanbullular, gidecekleri yere rahat ve güvenle ulaşıyor. Bu moral gecelerinin oluşmasının esas sebebi sizlersiniz. Sizlerin gayretli çalışmaları neticesinde biz bunları yapıyoruz’ şeklinde cevap verdi. Konuşmasının devamında İETT’nin 24 saat esaslı çalıştığına vurgu yapan Genel Müdür Baraçlı, ‘Esasen geceler çok kısa sürüyor bizde. Sizler, gecenin üçünde-dördünde yola çıkıyorsunuz. Hedef, İstanbul halkına en iyi şekilde hizmet verebilmek. Bizler de bunun gayreti içerisindeyiz. Başkanımız her fırsatta İETT’nin İstanbul için çok önemli bir kurum olduğunu ve bu noktada ne gerekiyorsa yapmamız gerektiğini bizlere söyledi. Bizler de bu gayreti onun heyecanından, onun izinden ve onun vizyonundan alıyoruz’dedi.
 
Genel Müdür Baraçlı, konuşmasının sonunda şunları kaydetti:‘İETT çok önemli bir kurum. Bir marka. Dünyada ve Avrupa’da tanınan bir marka. Kurumun 138 yıllık mazisini sizlerin emeği ve katkısıyla daha ileriye, 139-149- 249 yıllara taşıyacağız. Bu heyecanla nice güzel günlerde hep beraber olmayı diliyor, organizasyonda emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum.’
 
Gecede söz alan ve işçilere hitaben bir konuşma yapan Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Aslan, ‘Bizim sendika olarak bir temel ilkemiz var. Biz işletmemizi hasım ya da rakip olarak değil, ortak olarak görüyoruz. İETT’nin en büyük ortağı sizsiniz. Kurumun hizmetlerini, başarılarını taçlandıran sizsiniz. Biz İETT çalışanları olarak kurumumuza sahip çıkacağız. İETT’yi İstanbul’un yıldızı haline getirmek için gecemizi gündüzümüze katarak halkımıza en iyi şekilde hizmet etmeye çalışacağız. Yeter ki bize değer verilsin. Bize insan olduğumuz, emekçi olduğumuz, alın teri akıtarak çalıştığımız hatırlatılsın. İşte bugünkü tablo bunun en güzel işaretidir’ dedi.



Gecede daha sonra söz alan ve aynı zamanda organizasyonun ev sahipliğini yapan Hizmet-İş Sendikası 2 No’lu İETT Şube Başkanı Orhan İlhan, 3 No’lu İETT Şube Başkanı Talat Demirel ve İBÇD Derneği Genel Başkanı Salim Sezer de birer konuşma yaptı. İlk konuşmayı yapan Orhan İlhan, ‘Böyle muhteşem bir salonda, böyle muhteşem insanlarla bu moral gecesini yaşamak bize onur ve gurur verdi. Emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Gerçekten İETT, işçisiyle memuruyla İstanbul’a hizmet etmek için kenetlendi. İETT gece gündüz demeden çalışıyor, İstanbul halkını, sabahın köründe evinden işine götürürken yüreğinin sıcaklığıyla karşılıyor benim işçim. Yine aynı şekilde raylı sistemde, Metrobuste İETT işçisinin emeği, alın teri vardır’ dedi.



Daha sonra söz alan Talat Demirel de ‘İETT’mizi Türkiye’de, hatta dünyada ekol haline getirmeyi kendimize hedef belirledik. Tüm arkadaşlarımızla bu hedefe ulaşmak için çalışacağız. 2010 yılında toplu iş sözleşmemiz var. Onu da böyle güzel bir havada imzalamayı diliyoruz’ dedi.   
 


Gecede konuşan İBÇD Derneği Genel Başkanı Salim Sezer, bir İETT örgütlenmesi olan İETT Çalışanları Derneği’nin kurulduğu günden bu yana hep ilklere imza attığını, çalışanların her zaman ve her yerde yanında yer aldığını, potansiyeli ve hayata geçirdiği projeleriyle sivil toplum kuruluşları arasında hak ettiği yeri aldığını söyledi. ‘İETT’miz bir buçuk asra yaklaşan geçmişiyle koca bir çınardır. İşte bu büyük kurumun başına kısa süre önce atanan sayın Genel Müdürümüz Dr. Hayri Baraçlı’nın ekibiyle birlikte verimli, gayretli ve azimli çalışmalarını görüyor ve takdir ediyoruz. Bundan dolayı da mutluyuz ve geleceğimiz için umutluyuz’ diyen Sezer, geceye emeği geçen herkese teşekkür etti.


 İETT konulu şiir yarışmasında birinci olan İbrahim Altan`ın ödülünü Başkan Kadir Topbaş verdi.
 


Hikaye yarışmasında birinci olan Abdülkadir Kalay`ın ödülünü Genel Müdür Yardımcımız[/size] Ali Rıza Kiremitci verdi.



 Hikaye yarışmasında ikinci olan İrfan Korkmaz`ın ödülünü Genel Müdür Yardımcımız Mümin Kahveci verdi.
 


 Futbol turnuvasının sonunda ipi göğüsleyen takım İkitelli Garajı oldu. 

Gecenin sonunda İETT konulu şiir ve hikaye yarışmasında dereceye giren çalışanlarla futbol turnuvasında başarılı olan takımlara ödülleri verildi. Şiir yarışmasının birincisi İbrahim Altan olurken hikaye yarışmasında birinciliği Abdülkadir Kalay aldı. Futbol turnuvasında şampiyonluk kupasını İkitelli Garajı alırken Yunus Garajı en centilmen takım seçildi. Şiir ve hikaye yarışmasıyla futbol turnuvasının başarılı isimleri cumhuriyet altınıyla ödüllendirildi. Ayrıca kupa, madalya ve çeşitli ödüller verildi.






 [/b]

Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burda Değiliz...

Kenan Yazıcı 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: LEMA (06 Ağustos 2011 - 22:29)
  • Ömer Düzenli
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.750
  • Cinsiyet: Bay
  • 57 Mesajı Toplam
    61 Kere Beğenildi
  • GSM: 05356886550
     Sanıyorum bu şiirle yazıyı ilk okuyan kişiyim ödül alacağından emindim bu güzel başarı icin kendisini kutluyorum bu tür yazıları köyümüz icinde yazmasını bekliyorum

ALLAH'ım! Hakkımızda Hayırlı Gördüğünü Gönlümüze Razı Eyle!!!

Ömer Düzenli 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: LEMA (06 Ağustos 2011 - 22:29)
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 376
  • Cinsiyet: Bayan
  • 31 Mesajı Toplam
    32 Kere Beğenildi
"Canlı" tasvirlerle örülü, yaşantınızın parça parça satır araları diye tahayyül ederk okuduğum yazınızın getirdiği başarıyı canı gönülden tebrik ederim. 13 yaşında yavrularımızdan bile :D  yorum almanız işin en güzel tarafı olsa gerek.. he bu arada bu suskunluk İrfan Korkmazın üzerinde biraz iğreti duruyor düşüncesindeyim. :D Sitemizde  eskimeye yüz tutan aktivasyonunuzu -korkmadan güncellemeniz dileğiyle ;D ;D  saygı ve hürmetle efendim ...

"DOĞRU OLSAM OK GİBİ ,
YABANA ATARLAR  BENİ,
"EĞRİ OLSAM YAY GİBİ
 ELDE TUTARLAR BENİ .."
           *** MEVLANA C. RUMİ***

Hasbihal 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: LEMA (06 Ağustos 2011 - 22:31)

 


Facebook Yorumları

         
Twittear