AH ÖLMEDEN BİR GÖRSEYDİK! - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: AH ÖLMEDEN BİR GÖRSEYDİK!  (Okunma sayısı 3518 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
AH ÖLMEDEN BİR GÖRSEYDİK!
« Topic Start: 01 Haziran 2010 - 18:10 »
  • Yayınlama
  •      MUSTAFA YILMAZ
         mustafa-yilmazzz@hotmail.com
         09 Şubat 2010 Salı

         AH ÖLMEDEN BİR GÖRSEYDİK!

         Geçmiş yıllarda mı kaldı türkülerimizin canlılığı? Okul oratoryo grupları dışında anmaz olduk eski türkülerimizi. Yeni nesilden kaç kişi söyleyebilir onlardan bir tanesini? Mevcut müfredatta, müzik derslerinde çalışması yapılıyor mu, bilmiyorum; ama bizim bir “Çırpınırdı Karadeniz” türkümüz vardı. Dillere destandı. Solo halinde gür bir sesle söylerdik. Şimdi ben bile sözlerini hatırlamakta zorlanıyorum. Aklımdan hiç gitmeyen kısmı ise giriş kısmı. Galiba en çok tekrarladığımız yer olmasından dolayı zihnimden silinmeyişi. Hayalime getiriyorum sınıfların tıka basa dolu olduğu, sıraların ise yıllara meydan okurcasına ayakta kalma gayretini ve bütün bunlara rağmen şen şakrak çocuksu ilkokul günlerimi. Yüzümde hey gidi günlerin gülümsemesi beliriveriyor istemeden de olsa. Dudaklarımda ise bir kıpırtı:

         Çırpınırdı Karadeniz
         Bakıp Türk’ün bayrağına
         Ah ölmeden bir görseydim
         Düşebilsem toprağına

         Çırpın Karadeniz’im, çırpın! Ama bil ki; çırpınanlar gün geçtikçe artıyor. Bunları duyunca ne duygulardasın kim bilir? Biz seni ağlayanlardan bilirdik ve seni öyle bilmekten dolayı sevinirdik. Çünkü sen ağlardın ama sadakatin vardı, ahde vefan vardı. Senin arkadan vurman yoktu. Hele bir çağlayışın vardı ki düşmanı yutarcasına…

         Gör Karadeniz’im, gör! Ellerinle büyüttüklerin, beslediklerin kendi evlatlarını yutuyor artık. Yatakta yatacak devir değil Karadeniz’im… Senin vaktiyle ümit ettiklerini kendi topraklarımızda ümit edemez olduk. Bizleri de sen gibi demeye mecbur bıraktılar: Ah ölmeden bir görseydik!

         Sen söyle Karadeniz’im, ölmeden görebilecek miyiz adalet terazisini ellerinde tutanların kararlarında adil olmalarını? İdeoloji gözlüklerini atabilecekler mi hukuk çerçevesinden? Net bir ifadeyle söylersem: İmam- hatipli olmak suç mu?

         Sen gibi bizler de bakıyoruz al bayrağımıza ama bir inat uğruna yaşıyor bazıları. Akif’in o mukaddes söylemini ne hale getirdiler Karadeniz’im. Bir hilal uğruna batan güneşleri, bir inat uğruna ümitlerin batırılmasında kullanıyorlar artık.

         Ah Karadeniz’im, ah! Bir şey söyle de dindir yüreğimdeki yangını. Sen dindir bari! Çünkü karar mekanizmaları aldıkları kararların gerekçelerini açıkladıkça daha bir telef oluyorum. Bazen kendimi akılsız yerine koyduğum da oluyor. Yoksa koca koca adamlar neden kendilerinin bile inanmayacağı açıklamaları yapsınlar ki?

         Hangi birini sayayım Karadeniz’im? Hastaneleri bile sahiplenmişiz. Bu hastaneye herkes istediği gibi giremiyor Karadeniz’im. Başında örtün varsa Başbakan eşi bile olsan nafile!

         Sen de güldün değil mi Karadeniz’im? Bu daha ne ki?

         Bir başkası da çıkıp diyor ki bunun üzerine “camiye ayakkabıyla girilebiliyor mu ki o hastaneye başörtüsüyle girilsin!” Bu nasıl bir garabetliktir Karadeniz’im. Hem de bunu söyleyen yılların profesörü.

         Demek ki okumuş olmak önemli değil, ne okuduğun önemli.

         Sonrasında ise komutanımız bu olayı yorumluyor Karadeniz’im ve diyor ki: İnsani boyuttan bakarsak savunmamız mümkün değil.

         Ne olur Karadeniz’im, bana bir yol yordam göster. Aklım artık almıyor. Askerimiz neden hep ucu açık konuşur? Söylenenlerle icraatlar çatışmak zorunda mı? İnsani boyuttan savunmak mümkün değilken ben merak ediyorum bu olay hangi boyuttan savunulabilir ki?

         Bazı iddialara cevap olarak askerimiz “ALLAH ALLAH” nidalarıyla taarruza çıkartılır ama hala daha yemek dualarında zorla “Tanrımıza hamdolsun” dedirtilir. Ben inanmak istiyorum açıklamalara; ama ben aklı vahiyden üstün görenlerden daha aptal değilim Karadeniz’im.

         Biliyorum Karadeniz’im, çok uzattım, belki başını da ağrıttım. Ne biliyim, içimi dökecek dost olarak seni gördüm. Yürek kabardı Karadeniz’im. “Keşke olamasaydı” lar bitsin artık!



    Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

    • birnazım

    • Ziyaretçi
    AH ÖLMEDEN BİR GÖRSEYDİK!
    « Yanıtla #1: 01 Haziran 2010 - 18:11 »
  • Yayınlama
  • Başında örtün varsa Başbakan eşi bile olsan nafile!

    Bu cümle dışında yazınızı çok beğendiğimi bilmenizi isterim.Sizin yazdıklarınızda samimi olduğunuzdan hiç kışkum yok ama başbakanımızın buna cumhurbaşkanı da dahil samimi olduklarını düşünmüyorum.
    Çırpınırdı Karadeniz
    Bakıp Türk’ün bayrağına
    Ah ölmeden bir görseydim
    Düşebilsem toprağına



     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear