TAVUK PAZARINDAKİ YEM - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: TAVUK PAZARINDAKİ YEM  (Okunma sayısı 1855 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
TAVUK PAZARINDAKİ YEM
« Topic Start: 10 Haziran 2010 - 13:12 »
  • Yayınlama
  •      MUSTAFA YILMAZ
         mustafa-yilmazzz@hotmail.com
         10 Haziran Perşembe

    Tavuk Pazarındaki Yem

    -Yeminle söylemem gerekir ki Beyefendi, planınızın bu denli kolay rayına gireceğini tahmin etmiyordum. Teknolojik desteğimiz sonrası siyaset mühendislerine ders niteliğinde bir karartma yaptınız. Yaşınızdan beklenmeyen bir kıvraklıkla kedi-fare oynunu yönettiniz. Her şey istediğiniz istikamette gidiyor. Yeni Başkan’ın grup konuşmalarını izliyorum da katılımcıların alkışları eksik olmuyor. Siz, nasıl buluyorsunuz yeni Başkan’ın çalışmasını? Bir ışık seziyor musunuz kendisinde?

    -Sevgili dostum, Başkan seçtirdiğim kişinin çalışmalarından önce bazı konulara açıklık getireyim de içim bir ferahlasın. Elli yıllık yol arkadaşımı bu şekilde devirmeyi ben de istemezdim. Şu an bile acısını hissediyorum. Ama ne yaparsın ki iş başka, arkadaşlık başka. Kendisiyle siyaseten yollarımız ayrılsa da arkadaşlığımız devam ediyor. Siyasette duygularımla hareket etmiş olsaydım buralara kadar gelebilir miydim hiç? Yeri geldi mi yükselmek için birilerinin sırtına basmak gerekiyor.

    -Beyefendi, Eski Başkanın bu zafiyetini nasıl fark ettiniz?

    -Elli yıldan bahsediyorum sevgili dostum. Dile kolay, elli yıl. Yani yarım yüzyıl. Siyaseten yollarımı ayırdığım yol arkadaşım laik mütedeyyin biri olduğu için böyle bir açık vereceğini beklemiyordum. Her hareketini gözlemliyordum. Fakat işe yarar bir kanıt bulamıyordum. Yıllardır onunla beraber hareket etsem de farklı kaynaklardan onu devirmek için çok uğraştım. Kendisi ne yaptı, ne etti atlattı bu badire ve engelleri. Kaya gibiydi. Sizin ve medyanın desteklerini arkama almama rağmen bir türlü kuyusunu kazamadım. En sonunda, o bayan hanımla olan yakınlaşmasını fark ettim. Bundan sonra takibatımı daha da özele indirdim. Teknolojik desteğiniz sayesinde gidebilme ihtimali olan her evi, odayı gözetlettim. Ve geç de olsa fare kapana kısıldı. İşte sevgili dostum, şu uçkur yok mu uçkur, ne geliyorsa insanın başına bundan gelir. İnsan içine çıkamaz olursun. Gerçi bizim laik çevre aştı artık bunları. Avrupai ahlak yerleşmeye başladı.

    -O konuda çok doğru söylediniz Beyefendi. Eski Başkan’ın yüzünde hiç de öyle bir üzüntü yoktu. Hatta kameralara gülerek el bile sallıyordu. Başbakanınızın kendisini suçlaması bile tepki uyandırdı. Bunun dışında; gündemi, görüntülerden kurultaya odaklamak da sizin ayrı bir maharetiniz olmalı.

    -Tabi ki! Görüntülerin ön planda tutulması bizim açımızdan iyi olmazdı. Görüntüleri ön planda tutmuş olsak hükümete yaptığımız suçlamanın asılsızlığı çok erkenden ortaya çıkardı. Bu da yeni vitrinimizin estirdiği rüzgârı keserdi. Olayın medyaya yansımasından sonra elli yıllık arkadaşımın ilk başlarda ortalıklarda gözükmek istememesi işime geldi. Tüm telefon trafiğini ben idare ettim. Arkadaşımla özel olarak görüştüm. Sonrasında İl Başkanlarıyla tek tek görüştüm. Fakat onlara farklı, arkadaşıma farklı şeyler söyledim. Bu şekilde arkadaşımın yıllardır sönmeyen koltuk hevesini söndürmüş oldum.

    -Delegelerin, arkadaşınızın aday olmaması halinde imza toplayarak kurultaya katılmanızı sağlayacaklarını mı söylediniz yoksa?

    -Sevgili dostum, sizinle dostluğumuzun daim olmasını istiyorum. Bakın, siz de kavradınız. Ama söyleyin, böyle yapmasaydım seçimlere 1 yıl kalmışken böyle bir hava oluşturabilir miydim?

    -Beyefendi, bir hava oluştuğu muhakkak ama benim izlenimim bu oluşan havanın çok da uzun sürmeyeceği yönünde.

    -Bunu ben de biliyorum. Bu sefer farklı bir yol takınalım istedik. Vitrinimizin iç yüzü ortaya çıktı ama yem olarak kullanabileceğimiz ve kısa vadede iş yapacak kimsemiz yoktu. Muhafazakârların oylarına başka nasıl göz dikebilirdik ki? Bu ya Yeni Başkanla olacaktı ya da yüzüne bakmadığım açılımcıyla.

    -Ona niye yüz çevirdiniz sahi?

    -Dostum, ben yıllardır bu günü bekliyorum. İkinci adam görüntüsünden bıktım. O çarşafçıyı seçmiş olsam direktiflerime uymayacağı zamanlar olacak. Ama Yeni Başkan öyle mi? Bir dürtüyorum konuşacağı yerde susturuyorum. Bir daha dürtüyorum susacağı yerde konuşturuyorum onu. Bana böyle yem lazım anlayacağın. Dik kafalı adamlar istemiyorum ben. Şimdi istediğim gibi yönetiyorum partiyi.

    - Sizin yönetmeniz de bir yere kadar. Görünen kişi pek yeteneksiz duruyor. Halk onu görüyor. Grup konuşmasında göstermelik alkışlarla durmadan soru soruyor. Beyefendi, dost acı söylermiş. Şişirdiğiniz bu balon, seçimlere yetişmeden inecek gibi duruyor.

    -Sevgili dostum, siz ne güne duruyorsunuz. Nasıl anlaşmıştık sizinle. Korku imparatorluğu yaygarasını arttırmaya devam. Seçime az bir zaman kala birkaç kişinin daha özel hayatını deştik mi oylar yağmur gibi gelir. Siz yeter ki gözetlemeye devam edin.

    -Bu konuda endişe etmeyin Beyefendi. Yardıma ihtiyacınız olduğu her vakitte orda olacağımıza inanın. Bizler sözüne sadık insanlarız.

    -Sevgili dostum, o konuda hiç endişem yok!


         



    Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

    Mustafa Yılmaz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: Haluk Demir (10 Şubat 2011 - 23:55)

     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear