ANALİZ - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: ANALİZ  (Okunma sayısı 1689 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 626
  • Cinsiyet: Bay
  • 46 Mesajı Toplam
    73 Kere Beğenildi
ANALİZ
« Topic Start: 04 Ocak 2012 - 19:14 »
  • Yayınlama
  •      SERVET IŞILDAR
         servetisildar@msn.com
         04 Ocak 2012 Çarşamba

         ANALİZ     

         Yanlıştan doğru çıkmaz, idarecilerimiz tarafından verilen tavizler! Neticesinde yeni yıl arifesinde yaşananlar kaçınılmazdı.

    Ülkeyi sıkıntıya sokan tavizler yetmezmiş gibi, verilecek olan son açıklanan “Ne isteniyorsa vereceğiz“ tavizini kolaylaştıracak hareket miydi son yaşananlar? Olaya bakarsak, ülke sınırları dışında cereyan etmiş olması, ölenlerin yakınları ve köylüleri tarafından “kaçakçılık“ yaptıklarının bilinci içinde olmaları, otuz yıldan beri teröristlerin kullandığı güzergâh olması, ölüm tehlikesinin an meselesi olduğunun bilinci içinde tehlikeli oyuna devam edilmesi bazı şüpheleri, acaba işbirlikçimiydiler sorularını kuvvetlendiriyor.

    Yazılanlar doğru ise, Ülkemiz idarecileri tarafından kaçakçılıklara, hainliklere göz yumulması devleti içinden çıkılmayacak çirkefe sokabilecek“iyi niyetler“ bilindiği!? Halde neden ihmale, tavizle göz yumulur?

    Devlet devlet gibi durmalı, devletin ihanetçiliğe karşı şakası, iyi niyeti, hoşgörüsü olmaz! Ülkeyi sıkıntıya sokacak ihmallere devlet olan!  hiçbir devletlerde bu gibi durumlara fırsat verilmez, maalesef devlet anlayışında çok eksiğimiz var.

    “Türk gibi kuvvetli“ siyasetçiler yetiştiremediğimizden olsa gerek, şehit kanıyla yoğrulmuş topraklarımız üzerinde sağlam duramıyoruz, “Türk gibi kuvvetli“  masaya vuramıyoruz.
    Yılbaşında yaşanan olayda, devlet idarecilerimizin kesinlikle “kaza“ olduğuna inandıkları ve üzüntülerini bildirdikleri olay için Ankara’da kalmamalıydılar bütün devlet ilk saatten itibaren olay yerinde olmalıydılar meydanî it sürülerine bırakmamalıydılar.

    Sayın başbakanın, “hiçbir ülke kendi halkını bombalamaz“ söylemine pek anlam veremedim, daha dün Suriye başkanı Esad`i , kaddafi`yi kendi halkını bombalamakla suçluyordu!?  Ölenlerin yakınlarının ağıtlarına baktım, biz bu sınırları senelerden beri koruduk, teröristlere karşı durduk, canimizi siper ettik, devlet bizi yalnız bıraktı diyorlar ve feryat ediyorlar, diğer taraftan cenazelerin üzerine Türk bayrağı yerine yama parçaları ile yol boyunca çirkin görüntü oluşmasına ses çıkarmıyorlar, mademki o Kadar güçlü bir şekilde yıllarca teröristlere karşı durabildiniz ve devletinizin yanında oldunuz, paçavraların cenazelerinizin üzerine atılmasına neden mani olmadınız!?

    Bir kaç ay önce güvenlik kuvvetlerimizce etkisiz hale getirilen bir teröristin cenazesiyle ilgili bir haber gazetelerde okudum, haber aynen söyle “Taziye evinde Türk Bayrağı“ teröristin babası aynen söyle söylüyor, biz vatan Haini değiliz biz bu ülkenin evlatlarıyız oğlum zorla terörist yapıldı, önceki bir baba`y di, sondaki otuz beş baba`ydi, önceki ve son yaşanan iki olayı yan yana koydum doğrusu ilki!  Bana daha inandırıcı geldi?

    Eğer? Devletimizin en üst kademelerindekilerin ”kaza“ söylemleri doğru ise?  Meydanî itlere bırakmamalıydılar, yanlışlarına bir yenisini eklediklerine inanıyorum. Son aylarda, teröristlere karşı olağan üstü mücadelenin verildiği bu bölgede kazalarda yaşanabilirdi, yanlış hedeflerde vurulabilirdi olayın üzerine ilk başta bu şekilde gidilebilirdi ve daha inandırıcı olurdu.

    Yaşanan son olayın en üzücü tarafı ve affedilmeyecek kadar bedene ağır gelen tarafı, en büyük provokatörün  “Vekil“ diye,  şehit ailelerinin ve Ülke sevenlerinin canları ve kanlarıyla Türkiye Cumhuriyetinin meclisinde beslenmesiydi! Tıpkı İmralı daki gibi! Son Hükümetçe,Milli istihbaratın adeda yok edildiği ülkemizde, En büyük düşmanlarımızın ürettiği uçaklara, anlık istihbaratlarına  güvenmeye devam edilmesinin daha büyük hüsranlara yol açacağının bilincine varılarak çare bulmaya çalışılmasının tek çare olduğunu kavramalıyız!?

    Artik hiçbir iyi niyetin kar etmediği anlaşılmalı, Ülkenin kanını, canini, huzurunu, geleceğini, kalkınmasını kemiren adeda ülkeyi yok sınırına getiren terörizmin teröristlerin her ne bahasına olursa olsun, büyük ve tavizsiz ve en kısa zamanda, huzuru, güveni, bağlılığı geri getirecek şekilde gerekirse topyekûn! Bir mücadeleyle belini bir daha doğrultamayacak şekilde kırarak, demokratikleşmeye ve ekonomik kalkınmaya hız vermenin zamanı geçiyor diye düşünüyorum.

    Ne yazık ki Son yaşanan olayla ilgili, sol kesim basım-yayın kuruluşlarının ve yazarlarının yüzde doksanına yakininin, misakı-milli sınırlarımız çizilirken, Türkiye`ye kalmasında, Yunan’a-Bulgar’a kalsın diyen zihniyetin torunları olduklarını açıkça beyan ettiler, maalesef bu zihniyet ülkem aleyhine! Artarak devam ediyor!

    Hürmüz boğazı, Ortadoğu, Kafkasya, orta Asya sınırlarımızın durumlarının karmakarışık olduğu ve BOP`un uygulayıcıları tarafından ateş cemperine dönüştürebilmek için uygun bir zamanın yaratılması için fırsat kollandığı bu günlerde çok uyanık olmamızın bilincinde olmamız gerektiğini iyi hesap etmeliyiz, son zamanlarda özellikle bölgemizde olup bitenleri ve olabilecekleri cok iyi analiz edip, ülkemizin ve Türk dünyasinin gelecegi acisindan cok olumlu kararlar verebilmek politikacilarimizin ve yönetenlerimizin asli görevi olamalidir,  yoksa ALLAH muhafaza dönüsü olmayan bir yola gireriz!

    www.gulenkoyu.com sitesini izleyen tüm kardeşlerime, selam ve sevgilerimle...



    "Dogruya dogru"

    Bes vakit loslugunda saf saftik
    Da`vetin vardi dün ezanlarda...
    Seni ey ma`bedim utansinlar,
    Kapayanlar da acmayanlar da!
       
    HACISERIFOGLU-
    MOLLAHÜSEYINOGLU-YGKYD-2000 Dernegi-Baskani-Servet isildar-Stuttgart-Deg. / Almanya


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear