''AYDIN'' AÇMAZI - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: ''AYDIN'' AÇMAZI  (Okunma sayısı 3214 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 631
  • Cinsiyet: Bay
  • 63 Mesajı Toplam
    129 Kere Beğenildi
''AYDIN'' AÇMAZI
« Topic Start: 20 Şubat 2008 - 14:52 »
  • Yayınlama
  •      AHMET AKTÜRK (HOCA)
         agulen61@gmail.com
         20 Şubat 2008 Çarşamba

         "AYDIN" AÇMAZI           

         18. asırdan beri  ülkemizde kendini aydın olarak lanse eden yazarlar,şairler,tiyatrocular,ressamlar,ses ve saz sanatçıları,sosyologlar,romancılar v.s zevatın kafası hep karışık olmuştur.Görev ve sorumlulukları, halkın en altında olanla en üstünde olanlara birlik ve beraberlik içinde aydınlanmanın yollarını göstermek olmasına rağmen,en basit bir sosyolojik olayda bile kavga ettirmektedirler.Toplumu birleştitici argümanları sunmaları gerekirken yaptıkları kavga ile toplumu bölmekte,kafaları karıştırmakta,kavram kargaşası çıkarıp kişileri 'şucu', 'bucu' olarak damgalamaktadırlar.

         Yakup Kadri Karaosmanoğlu,ünlü YABAN romanında aydınla cahilin karşılaştırmasını yapar.Aydınların görevinin halkı aydınlatmak için canı pahasına mücadele etmesi olduğunu,aksi taktirde aydın olmanın sorumluluğunu yerine getirmemiş olacağını ısrarla vurgular.Aydın; eğer çevresinde olup biten olayların yönlendiricisi olamazsa,ışığa,kalkınmaya,uygarlığa,refaha ulaştıramadığı her cahilin kendisine,toplumuna,ülkesine yük olacağını,zarar vereceğini öğretemezse,ikna edemezse,onun aydın olma iddiası iddiadan öteye geçemeyecek bir gerçek olacaktır.

         Aydın,bireyin toplusallaşmasını,toplum içindeki yerini,konumunu,haklarını re'sen savunur,avukatlığını yapar.Bu,o kadar önemli görülür ki;kendi dünya görüşü,sosyal yapısı ve davranışı,fiili, uymasa bile; hangi mezhep,meşrep,din,ırk ve farklı toplum katmanlarından olursa olsun,o kişinin insanlık onurunu,kanunlar karşısındakı hak ve görevlerini savunmaya kendini adamış olması esastır.

         Bu düstur,İslam inancının,felsefesinin,Kur'an ve Sünnet uygarlığında da emir buyrulan amir hükümlerdendir.Hz.Ömer'in;'Nil nehrinin kenarında bir koyunu kurt kapsa onun vebalinden sana sığınırım.' diye niyazda bulunan Halife olarak hassasiyetini de teyit etmektedir.

         Her alşam televizyon kanallarına baktığımızda şaşırıp kalmamamız mümkün değil.Batılı demokrat geçinen bil umum çene altı kıllı,kartvizitinde kalabalık titri olan zevat,ciddi ve emin tavırlarla ahkam kesmekte..

         Olay nedir? Memleketin yıllardan beri canına ot tıkayan,gündemi sürekli meşgul eden;Terör,Ekonomi,İşsizlik ve Başörtüsü..

         Vay Anam vay...Terörü anladık.Ekonomiyi anladık.İşsizlik sorunu hepimizce malum.Kusura bakmayın ama bu başörtüsünü anlayamadık..Bütün gündemdekiler halloldu da başörtüsü mu bu memleketi geri bıraktı.Eğer öyle ise;naçizane olarak önce eşim ve kızlarımdan başlayarak bütün bayanlara sesleniyorum.

         Ey eşim.Ey kızım ve ey bütün hanım kardeşlerim! Nedir sizden bu memleketin çektiği..Bakın sizin yüzünüzden petrolün varili 100 dolara fırladı.Dış ticaret açığı büyüdü.Yakında batarsak şaşmayın.İşsizlik de sizin yüzünüzden...Hatta terör belasını bile sizin başörtünüz yüzünden göremedik.Önümüzü kapattınız,perdelediniz gözümüzü.Niye inat ediyorsunuz.Yollarımız sizin yüzünüzden tıkandı,trafik felç oldu.Siz ah.. ettiniz de onun için yazın susuz,kışın kar altında kaldık.Hatta bu trenler sizin yüzünüzden kaza yapıyor.Sel felaketleri sizin bakışınızla nuzul etti.Çocuklarımız sizden sebep başarılı olamıyor Üniversite sinavlarında..Kira ve ev fiyatları sizin yüzünüzden tavan yaptı.

         Bakın, Şeyhülislam (!) ve de Cenabu Hak Partisi genel başkanının fetvalarını lütfen dinleyin.Yok böyle bir mecburiyet diyor.Bu önemli Şah'ı dinleyin lütfen.Çıkarın..Çıkarın..Çıkarın.Atın.Atın.Atın.Prof.Dr.Yalçın (ALLAHın taktirine bakın,ismiyle müsemma.Yalçın;yani hiçbirşey yok adamda..) üstadımız ne diyor sosyolog olarak.'Başörtüsü gericiliğin sembolüdür.'

         Ey bu işi yıllarca dinde var olarak kabul eden din alimleri.Sizin söyledikleriniz ilmi değil(!) Siz yeni versiyon fetvacıları dinleyin.Bakın İslam'ın beş şartında örtünme var mı?Yok.İmanın şartında var mı? Yok.Gusl'ün şartlarına var mı? Yok.Abdestin dört farzında var mı? Yok.Eeee.Hiçbir şartta olmayanı nasıl İslam'da var dersiniz?

         - Efendim.Hırsızlık yapmak da bu şartlardan değil.O zaman hirsızlığı serbest bırakalım...
         - Hımmm.
         - Tıssss.
         - ? ? ?
         - .......

         Şimdi gelelim işin bireysel boyutuna.Hani demograsi kişiyi kulluktan bireye getirir diyorlar ya.Birey olan kişi tüm yaşam alanlarında özgür olacak değil mi? Evet olacak.O zaman bırakalım bireyi özgür iradesiyle ne düşünüyorsa yapsın.Nasil tercih ederse o şekilde giyinsin.Genel anlamda başkalarına zarar vermeyen,özgürlüğünü ve hayatını tehlikeye atmayacak müdahaleler kadar özgür olması gerekmez mi?

         Hadi siyasiler rant peşinde..Ama, aydın geçinen bu zavallı zevat,bir insanın kendi tercihlerine müdahaleyi hangi ilmi veriye dayandırıyor acaba? Hepimiz pskoloji okuduk.Az boz anlarız bu işten.Üniversite kapısında yan yana yürüyerek tahsil görmek isteyen 20 yaşındaki reşit iki kizin biri başörtülü biri açık olduğunda, başörtülüye uyuz muamelesi yapmak hangi vicdanın kabul edeceği sonuçtur? Toplumun önünde onu deşifre etmek,büyük bir kabahat işliyorsun pozisyonunda göstermek hangi batılı (!)normlara uyuyor acaba? Bu bireye yaşattığımız travmanın farkında mıyız acaba?

         Aynı şeyi tersinden düşünsek.Kapatacaksın zorlamasını yapsak.Kameraları kızların gözüne sokarcasına,taciz edercesine sokak ve koridorlarda kovalasak, bunun adil olduğunu,yönetmelik,kanun gereği olduğunu savunarak avutsak kendimizi...Her akşam tv'lerde altyazıda ŞOKK.ŞOKKK.diye deşifre etsek sizi.AZ SONRA'larla DAN..DAN...Frakmanlarıyla yetmişiki buçuk millete otelde basılmış muamelesi yapsak hoşunuza gider mi acaba?

         Son 10 yıldan beri yapılan bu zulum ve işkence,aydınlar tarafından hep tenkit edilen Engizisyon mahkemesinden daha vahim değil mi? Ki demokrasi Engizisyonlara son vermek için kurulan bir rejim iken..Hem demokrasi diyeceksin,hem de bu demokrasiyi kendine göre uygulayacaksın.Yok böyle bir namusluluk anlayışı ve uygulaması.Buna namusluluk denmez,düpedüz namussuzluk denir.Hemde aydın namussuzluğu.

         İşte,Aydın, bu mihenk taşında ölçülür.Başkalarının kendin gibi düşünmediği ortamlarda bile,kişinin yaşam şartlarını o kişiye göre kabullenmenin adıdır,
         Bu satırları yazdığım sırada başörtüsü konusundaki Anayasa değişikliği dokuz günden beri Cumhurbaşkanımızın önünde imza beklemektedir.İyi saatte olsunları galeyana getirip imzalatmama konusunda gece gündüz gayret sarfeden sözde aydınların hücümlarını seyretmekteyim.O kadar hücüm var ki;o makamda kim olursa olsun etkilenmemesi mümkün değil...ALLAH güç versin.

         Diğer yandan,provakatörler iş başında..Memleketi kariştırmak isteyen bu varan satıcılarına karşı çok uyanık olmakta fayda görüyorum.Ve uyarımı yapmak istiyorum.

         Esas vatanseverlik, bu provakatörlere uymamaktır.
         Esas milliyetçilik, bu oyunlara gelmemektir.
         Esas müslümanlık,inancını hakkıyla yaşamaktır.

         Ne olur, bu coğrafyaya at gözlüğü ile bakmayalım.
         Ne olur,feraset sahibi olalım.
         Ne olur,dış ve iç düşmanları iyi tanıyalım.
                     
         Aslında, dert bir değil elvan elvan..Ama biz bu gün bu dertlerin en acil ve en önemlisini ele aldık.İnşALLAH maksadımızı,meramımızı anlatabilmişiz.

         Kalın sağlıcakla...

         Selam ve dua ile...




    • ENES TUNÇELİ
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 268
    • Cinsiyet: Bay
    • tuncyigit
    • 2 Mesajı Toplam
      2 Kere Beğenildi
    ''AYDIN'' AÇMAZI
    « Yanıtla #1: 20 Şubat 2008 - 17:38 »
  • Yayınlama
  • Güzel bir yazı yazdığınızı ifade etmiştim  daha önceden ama sonra baktığımda mesajım gözükmüyor...Neyse önemli değil...Tekrar sağ olun güzel bir yazı...

    16---TuNçYiĞiT---61

    • Yaa Sabır...
    • Administrator
    • *
    • İleti: 3.092
    • Cinsiyet: Bay
    • 349 Mesajı Toplam
      550 Kere Beğenildi
      • Gülen Köyü Web Sitesi
    • GSM: 0535 481 76 24
    ''AYDIN'' AÇMAZI
    « Yanıtla #2: 21 Şubat 2008 - 11:26 »
  • Yayınlama
  •        Ah Ahmet Abi yaramıza inan bastın biz bunları görmek duymak istemiyoruz.Her akşam eve gittiğimde haber izleyemiyorum hang kanalı açsam başörtüsü sorunu birde orada yazınızda işlediğiniz gibi otelde basılmış gibi suç işlemiş gibi kameralar genç kızlarımızı taciz edercesine rahatsız ediyorlar.Ben bile birazdaha izlesem eşime dönüp diyecem cıkar şu başortnu bak suç işliyosun.ALLAH genç kızlarımıza sabırlar versin valla ben genç kız olsam bu kadar üzerime gelseler herhalde cinnet geçirirdim.

           Öte yandan ülkemizde neler oluyor inanın anlamıyorum ülkemde şiir yazmak serbest şiir okumak suç,teroru teror diye tanımayıp gerilla diya hitap edenler elleri kollarını sallayarak dışarda dolaşıyorlar,aç kalınca devletten iş isteyen sağlığından faydalanıp belediye otobuslerini molotof kokteyi ile yakmaya çalışanlar daha neler var neler...

          Sonuç olarak biriliri bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor aslında kiminde oynadığınıda biliyoruz ama bizimle oynanılmasından çok memnunuz ki çıkıp yeter artık demiyoruz.Ben oynamak istemiyorum ben oyuncak olmak istemiyorum demiyoruz yada diyemiyoruz.

          ALLAH sonumuzu hayırlı eylesin....

         Acizane fikirlerimi belirtmek istedim Ahmet Abi yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

         Saygılarımla...

    Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burada Değiliz...

    • Nurten AKYOL
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 2.424
    • Cinsiyet: Bayan
    • Güvenilmek, sevilmekten daha büyük iltifattır...
    • 56 Mesajı Toplam
      59 Kere Beğenildi
    ''AYDIN'' AÇMAZI
    « Yanıtla #3: 21 Şubat 2008 - 12:13 »
  • Yayınlama
  • Hocam yazınız bana Ali Kırcanın bir hastahanede başörtülü personelin peşine gizli kamera takma olayını hatırlattı. ve o günlerde bir köşe yazısı okumuştum, onu paylaşmak istedim.

    Çok ayıp Ali Kırca!

    Sen ki bir gizli kamera kurbanısın, şimdi onu, bayanlara karşı kullanman çok ayıp! Üstelik o bayanlar, senin gizli kamera kurbanı olduğun şartlarla kıyas edilemeyecek derecede masum ortamlarda bulunuyorlar. Başörtülü bir sağlık görevlisi. Evet bir kamu kurumu olan hastanede...

    Evet, bilinen kıstaslarla yasaklanmış alandalar. Ama sonunda sağlık hizmeti veriyorlar. Ve sen, "bayan" muhabirlerini görevlendirip, "bayan sağlık görevlileri"nin peşine takıyorsun. Bu bayan sağlık görevlilerinin, görevleriyle ilgili bir kusurları var mı? Bir bilgi engeli, bir tecrübe engeli, bir hizmet kusuru var mı? Yok. Kusurları kıyafetleri...

    Kıyafetleri kirli mi, paslı mı, sağlık hizmeti için engel mi? Hayır. Peki, bu bayan sağlık görevlilerinin giysileri, hastaların tepkisine yol açıyor mu? Hastalar, "Ben bunların giysilerinden dolayı ayrımcılığa uğradığımı düşünüyorum, ben illa da başı örtüsüz bir sağlık görevlisi isterim" gibi bir tepki mi vermişler? O da yok. Ama yasak giysiler içinde bu sağlık personeli.

    Sırf dini bir görev gereği takıldıkları için yasaklanmış olan giysiler içinde. Hizmet veriyorlar. İğne yapıyorlar. Tansiyon ölçüyorlar. Tahlil yapıyorlar. Bir çocuğun başını okşuyor ya da bir hastaya moral veriyorlar. Kadın erkek ayrımı yapmadan hasta muayene ediyorlar, gerekli tedaviyi uyguluyorlar. Yani sağlık taşıyorlar. Ve sizin muhabirleriniz, bu kıyafetle neden sağlık hizmeti veriyorsunuz, diye sorguya çekmeye kalkışıyor. Bir zağar gibi avının peşine düşüp kovalıyor hastane koridorlarında.

     Bu görüntüleri daha baştan izlerken utanmadınız mı? Kendinizi bir Gestapo şefi rolünde görmediniz mi? "Bu kadarı fazla, bu kadarı işkence, bu kadarı insanlık dışı" sözcükleri dökülmedi mi dilinizden? "Sağlık hizmeti içinde başörtülü olsa ne olur, başı açık olsa ne olur" gibi minik bir şüphe bile geçmedi mi?

    "Bunlar yüz kızartıcı bir faaliyetin içinde mi?" diye sormadınız mı? Evet, o bayan sağlık personelini suçluluk psikolojisi içine sürüklediniz, yıllardan beri oluşturulan ve artık terör niteliği kazanan resmi tavırların da katkısıyla bunu başardınız, onun için mikrofonlardan kaçmaya mecbur ettiniz, kabul edelim ki muhabirleriniz bunda başarılılar, ama sizin içinizden azıcık sorgulama hissi geçmedi mi? Sizin yönetiminizdeki basın emekçileri, ustalarından böyle bir medya ahlakı edindikleri için mutlu musunuz?

    Bu zehir hafiyelikler çok mu hoşunuza gidiyor? Bir gün bir okulun bodrumunda namaz kılan öğrenci yakalamak, bir gün bir ana okulunda başörtülü öğretmen yakalamak, bir gün yaygın eğitimde diploma alan başörtülü bir anne yakalamak ve bir gün sizin yaptığınız gibi, hastane koridorunda başörtülü bir hemşire ya da laborant yakalamak!

    Bu medya ahlakı (!) içinde yer kapmak zevk mi veriyor size? Bu tavırların içinde bir tür medya terminatörü rolü gözlemediniz mi bugüne kadar? Yasakları neden bu kadar kutsuyorsunuz sayın Kırca? Gerçekten bu başörtüsü yasağını kutsanacak bir yasak gibi mi görüyorsunuz? Devlet, neden sizin için bu yasakçı tavrı ile önem kazanıyor sayın Kırca?

    ATV'de bir "Siyaset Meydanı" programınıza katıldım. Yakından tanışınca sizinle ilgili yargılarımı tashih etme eğilimi doğdu içimde... "İletişime açık, insan yanı bulunan bir sima" gibi gördüm orada sizi. Ama şu role ne demeli sayın Kırca? Alın bir kere daha seyredin kendinizi. İçinizdeki ar damarını bir kere daha yoklayın. Ve lütfen sizinle ilgili yargılarımı tashih yönündeki hüsnü zannımı boşa çıkarmayın.

    Bu günler geçer gider. Ama insanların zihninde, kirli bir gazeteciliğin içinde rol almış siluetler kalır. Son bir şey: O muhabirlerinizin peşinde bir suçlu kovalar gibi koştuğu bayan sağlık personeli belki de evinin geçimine katkıda bulunmaya çalışan bir anneydi, ne götürdünüz onların evine, çocuklarının dünyasına, bir düşünsenize...

    Böyle şeyler için yüreğe gerek yok mu yoksa? İyi yayınlar dilerim gizli kameralı arkadaş!

    Ahmet TAŞGETİREN


    Bir insanın akıllı davranması için üç yol vardır:
    Birincisi, iyi düşünmektir, bu en soylusudur.
    İkincisi, taklit etmektir; bu en kolayıdır.
    Üçüncüsü, denemiş olmaktır; bu en acısıdır.

    Konfüçyüs


    İnsanoğlu hilekardır kimse bilmez fendini, kime iyilik yaparsan ondan kolla kendini. . . !

    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 631
    • Cinsiyet: Bay
    • 63 Mesajı Toplam
      129 Kere Beğenildi
    ''AYDIN'' AÇMAZI
    « Yanıtla #4: 21 Şubat 2008 - 13:02 »
  • Yayınlama
  •  Sevgili İsmail, Nur ve Enes,
     Yorumlarınızdan dolayı teşekkür ederim.Aslında yazılacak o kadar sorun var ki...Önemli olan bu milletin öz değerlerini yaşatmak ve yaşamaktır.Bu değerlere karşı duranlara bir dik duruş sergilemektir.Bunun için ise bilinçli bir nesil yetiştirmeye mecburuz.Buna uğraşır ve başarılı olursak kendimizi bahtiyar hissedeceğiz.
     Selam ve sevgilerimle...



     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear