TURNUVA ve KAYNAŞMA-1 - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: TURNUVA ve KAYNAŞMA-1  (Okunma sayısı 1828 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 833
  • Cinsiyet: Bay
  • 73 Mesajı Toplam
    137 Kere Beğenildi
    • AKSPOR LTD. ŞTİ.
  • GSM: 0533 727 22 60
TURNUVA ve KAYNAŞMA-1
« Topic Start: 24 Mayıs 2010 - 17:27 »
  • Yayınlama
  •      AHMET AKTÜRK
         ahmetakturk61@hotmail.com
         08 Ağustos 2009 Cumartesi

         TURNUVA ve KAYNAŞMA-1

         Turnuvanın, spor tarihinde ve geleneğinde çok uzun bir zamandan beri önemli bir yeri vardır. Turnuvalar genelde kısa zaman dilimi içerisinde yapılan başta spor aktivitesi olmakla birlikte son zamanlarda spordan farklı alanlarda da uygulanan bir yöntem. Daha çok kaynaşmak kısa zaman dilimlerini verimli bir şekilde değerlendirmek için yapılan bir organizasyon olarak göze çarpar. Genelde dünyada ve Ülkemizde de ağırlıklı olarak resmi futbol turnuvaları ön plana çıkmaktadır. Turnuva şehir, ilçe, kasaba, hatta köylere kadar yaygın olan bir etkinlik olarak uygulanmaya devam ediyor. Bu kısa girişin ardından bende sizlere köyümüz derneğinin ve sitesinin yaklaşık iki yıldır organizatörlüğünü yaptığı futbol turnuvalarındaki maçlardan çok bizlere kazandırdığı manevi kazanımlardan bahsetmek istiyorum...

         İlk önce bu tür organizasyonlara öncülük eden başta kurum ve kuruluşların yanında her türlü maddi ve manevi desteği veren ve buradaki manevi atmosferi bizlere yaşattıklarından dolayı tüm kişilere şükranlarımı sunuyorum. Genelde köy İnsanlarının nişanlarda, düğünlerde, özel gecelerde ve cenazelerde bir araya gelmesi daha çok görülür, ya da dernek faaliyetlerinin bulunduğu etkinliklerde, özel yapılan davetlerde sınırlı olduğundan istenilen performans hiç bir zaman sağlanamamıştır. Gerçek katılımlar daha çok düğün ve cenazelerde olmakla birlikte en önemli katılımlarında turnuvalarda olduğu son iki senede yapılan organizasyonlardan da anlaşılacağı gibi çok açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Kalabalık katılımların yanında, yeni yüzlerin, yeni simaların, uzun zaman birbirini görmeyen insanların, yeni neslin bir araya gelmesi gibi çok önemli katkıları ve verimli etkinlik olduğu apaçık görülmüştür. İlk olarak İstanbul kanadının başlatıp organize ettiği geçen sene yapılan birinci futbol turnuvasının verimliliği herkese katmış olduğu ayrı bir heyecanla birlikte bu senede hem İstanbul’da hem de köyümüzde organize edilen verimli ve çok katılımlı bir futbol turnuvasına şahit olduk. Geçen senedeki İstanbul’daki futbol turnuvasıyla başlayan bu güzel etkinlik anlaşılmıştır ki bundan sonraki senelerde de bir gelenek halini alacak ve başka alanlarda da kendisini gösterip devam edecektir. Bizimde temennimiz her zaman bu yönde olacaktır.

         İlk heyecan taa turnuvalar başlamadan ortaya çıkıyor. Kurulan komitenin heyecanı, onlara yardım etmek isteyenler, kurallar, turnuvanın başlama tarihi, takım kaptanlarının tespit edilmesi ve nihayet katılacak kişilerin belirlenmesiyle heyecan doruğa çıkıyor. Herkesin arkadaşını yazdırma telaşı, onu tanımak için diğer kişilerin öğrenme çabası, kimin oğlu kimlerden olduğunun anlaşılana kadar sorulan sorular ve verilen mücadele, hiç kimseyi unutmamak için yapılan fikir alışverişleri, hafiften nazlananlara yapılan rica ve ikna turları, turnuvaya katılacak tüm kişilerin telefonlarına ulaşılması, takımların kullanılacak formaların renginin belirlenmesi, takım isimlerinin bulunması ve nihayet takımların oluşturulmasına sıra gelindiği zamanki heyecan ve merak turnuvanın önemli ve verimli olacağını şimdiden ortaya koyuyor. Yaklaşık iki saat içerisinde kurayla belirlenmiş kurulan takımlarda şimdiden yorumlar yapılmaya başlanmış bile. Kimisi defanstan memnunken forvetten ağlaması, kimisi kaleciden dertliyken orta sahadan mutlu, ver herkes kendine göre favori olduğunu rakibine kabul ettirme telaşı, çok azda olsa bir kenarda sanki Karadeniz de gemileri batmış misali takımından memnun olmayan, organizatörlere tatlı sert sitem eden takım kaptanı, adamın moral bozukluğu yetmezmiş gibi, takımı ondan biraz daha güçlü olan kaptanın onu kızdırmaya çalışması, takımı iyi olduğu halde transfer yapma gayreti içerisine giren diğer (bencil )takım kaptanları, bazılarının (önemi yok koçum bu sadece bir turnuva amaç spor yapmak bozma moralini) deyip birbirini teskin etmeler (aslında hoşuna da gitmiştir haa), milli takım kaptanıymış gibi takım arkadaşlarına moral ve teskin eden ve onları motive etmeye çalışan kaptanları görmeye değer doğrusu. Hatta halı sahada takımını nasıl oynatacak olduğunu, hangi takıma karşı hangi taktikle sahaya çıkaracak olduğunu sağa sola anlatan kaptanlar başlamıştır bile, turnuvanın başlamasına kadar geçen süre içerisinde hazırlık maçı yapmak isteyen hatta nerdeyse takımı belli olur olmaz maç yapmak isteyen kaptanları görmek mümkün. Ve bu heyecan, yorumlar, değerlendirmeler turnuvanın başlamasına kadar hiç durmadan artarak devam edeeeeer gider.

         Ve nihayet turnuvanın başlama günü gelmiş çatmıştır. Günlerce takımlar toparlanmaya çalışılmış, mümkün olduğunca eksikler giderilmiş, heyecanlı ve uykusuz geçen bir gecenin ardından erken kalkılıp takım çantasını hazırlayanlar (bazıları akşam hazırlamıştır bile) ve buluşma yerine uykulu gözlerle gelen onlarca insan. Nihayet toplanma yeri olan halı sahaya varılmıştır ve o ilk izlenim çok önemlidir, sizden önce gelenlerle kucaklaşmak, hal hatır sormak, hiç görmediğin insanlarla tanışmak, aynı şehirde yaşadığın halde uzun zamandır görmediğin arkadaşınla sarılarak hasret gidermek, şehir dışından gelen o akşam onda kalmış misafirini de turnuvaya getirenler, küçük çocuğunu elinden tutmuş sabahın erken saatinde turnuvaya getirenler, çocukları büyük bir içtenlikle sevenler, ailesiyle beraber maç seyretmeye gelenler, oğlunu seyretmeye gelen anne-babalar, kardeşler, ismini bilip babasını atasını tanıdığın halde kendisini hiç görmemiş turnuvada oynayacak kişilerle tanışma, inceden inceye kendisinin daha iyi topçu olduğunu birbirine göstermeye çalışan genç topçu kardeşlerimiz ve her gelenin selam sabahla beraber muhabbete katılması, tanışma faslı ve saha dışındaki olaylar ilk gelişlerde böyle uzayıp gider. İlk oynanacak maçın futbolcularının sahada ısınma turları, onları dışarıdan izleyen seyirci ve diğer haftalardaki rakip futbolcuların kısık gözlerle izlemeleri, takımlardaki fazlalık olanların yedek kalma heyecanı, daha maç başlamazdan heyecandan ağzı kuruyan futbolcuların su içmesi, ısınma zamanında bile top ayağına geldi mi var hızıyla topa vurmaya çalışanlar, orta kesip arkadaşına gol attıranlar, plase ve teknik vurmayı deneyenler, kalecinin kurtardığı toplardaki şımarık hareketleri, gol yediğinde takım arkadaşına ne hızlı vuruyon l..n deyip kızması, hafif hafif koşan ve taa turnuvalar başlamadan sakatım havasına girenler ve nihayet hakemin sahaya girmesiyle yanına gidip şakayla karışık ondan taraf tutmasını söyleyenler, hakeminde şaka olduğunu bildiği halde sanki M.H.K tarafından atanmış profesyonel bir hareketle böyle bir şeyin yapamayacağını söylemesi çok hoş doğrusu, Nihayet hakemin düdüğüyle toplanan takımlar, çekilen fotoğraflar, profesyonel muhabirlerin eşliğinde verilen röportajlar, heyecanlı seyircilerin tribünde, takımların sahada yer almalarıyla beraber hakem düdüğüyle başlayan ilk maç...

         Maç içerisinde gelişen olaylar, maçın devre arasındaki konuşmalar ve maç bitimindeki değerlendirmeler, yenen takımdaki moral, yenilen takımdaki moral bozukluğu, seyircinin tepkisi ve diğer oynanan maçların bitimiyle haftanın sonlandırılmasıyla ilgili genel bir değerlendirmeyi, futbolun dışında akılda kalanlar, turnuvanın kaynaşmaya ne büyük bir etkisi olduğunun ve maça gelenlerin perde arkasındaki ilk izlenimlerini yazımın ikinci bölümünde yazmaya çalışacağım inşALLAH...

         Şimdilik kalın sağlıcakla...



    BAKAN ÜYE DEĞİL, KATILIMCI ÜYE İSTİYORUZ...


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear