ANAYASA REFERANDUMU - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: ANAYASA REFERANDUMU  (Okunma sayısı 2147 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 632
  • Cinsiyet: Bay
  • 63 Mesajı Toplam
    129 Kere Beğenildi
ANAYASA REFERANDUMU
« Topic Start: 18 Ekim 2007 - 13:21 »
  • Yayınlama
  •       AHMET AKTÜRK (HOCA)
         agulen61@gmail.com
         18 Ekim 2007 Perşembe

         ANAYASA REFERANDUMU           

         1982 Anayasası oylaması yapıldığında henüz 5 günlük öğretmendim.Adana Şakirpaşa Atatürk Ortaokulu'ndaydım (o zaman ilkokulla ortaokul birleşmemişti)'.İhtilal Konseyi Başkanı Olarak Kenan Evren Paşa, oylamada ' EVET' oyu çıkmazsa çok daha beklersiniz demograsıyı mealinden demeçler veriyor.O zamanlar sadece TRT var.Muhalefet yapan hiçbir ses yok.Eleştiri yasak. Ecevit bir iki yazı yazarak muhalefet yapmaya kalkıştı.Apar topar kodese kondu.Demogrası havarisi Demirel'den çıt yok.Erbakan ve Türkeş yargılanma korkusuyla unutturdular kendilerini.
                     
         O yıllarda,şu anda özgürlük savaşçısı olarak piyasa yapan anlı şanlı köşe yazarları korkularından yağdanlık yapmada yarıştıklarından, Kırkpınardaki pehlivanlardan daha kaygan bir fikir fakirliğine düşmüşlerdi.Hangi gazeteyi alsanız,Kenan Evren Paşa posteri veya koseyin 5 General'inin yanyana apolet gösteri seremonisiyle karşılaşırdınız.Halkın isteği nedir? diye kaygılanan hiçbir aydın çıkmamıştı.Anlı şanlı prof.Sosyologlar şu anda kanal kanal gezip kamusal alan muhabbeti yapmakta olduğunu gördükçe,iki yüzlülüklerinin farkında olup olmadıklarını anlayıp anlamadıklarını anlamakta güçlük çektiğimi itiraf etmenm lazım.

         Hatırladığım kadarıyla Prof.Yalçı Küçük bu anayasanın toplumu geri götüreceğini,özgürlükleri kısıtlayacağını cılız sesle seslendirmişse de şimdi SKY TÜRK televizyonunda kamusal alanda başörtülü birinin olmasının demograsiye,laikliğe zarar vereceğini açıkladı. Fikir namusluluğunun özgürlükleri kısıtlamak olduğu anlayışını  sosyoloji  bilimi kabul etmez.O halde Yalçın Küçük 'küçük' beyni ile küçüklük yapıyor demektir.Ya da kendi dünya görüşünü zorla kabul ettirme diktatörlüğü vazifesini üstlendiğinin farkında değildir.İşte yıllardan beri bu coğrafyanın özgür düşünce adamı yetiştirmediğinin ispatı budur.Hep halka rağmen siyaset yapan devlet adamı veya fikir üstatları ile övünmüşüzdür.Alkışlayıp baştacı yapmışızdır.Dün alkışlayıp yağcılık yaptığımız,bügün ise diktatör olarak lanse ettiğimiz  Evren'den ne farkı var Yalçın küçük'ün?...

         Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde,yanı 18 asırdan itibaren azınlıklar,gayrı müslimler özgürlük isteriz diye isyan bayrağını çekti.  'Etnisite'nin cafcaflı propagandalarına aldanan Milliyetçi akım da  bu millete neyi malettiklerinin farkına yıllar sonra varmıişardır ama iş işten geçmiştir.Rum,Ermeni,Yahudi gibi ayrılıkçı çetelerle el ele veren Jön Türk'ler her tahttan indirdikleri padişah için bayram ededursun ,bu akımın siyasetçileri Talat,Enver ve Cemal paşalar imparatorluğu 30 senede 27  milyo kilometre kareden bugünkü sınırlara mahkum etmelerinin hesabını hiçbir zaman ödeyemediler,ödeyemeyecekler de...

         Her neyse... Dönelim konumuza.

         1982 Anayasası çok iyi bir toplum mutabakat metni  olabilirdi.Ama seçmenin özgür bırakılmadığı bir yönetim şeklinin Yönetim Biçimleri Literatürü'nde  baskıcı faşist,komunist,totaliter rejimler adı ile adlandırılırlar..Evren Paşa en demogratik anayasayı biz yaptık diyor.Ne yazık ki kendinden başka bu anayasanın demogratik olduğuna  inanmıyor.Fikren karşı ama söylem olarak taraftar görünen aydınlar başlarına gelecek felaketten korktuklarından 82 anayasasına evet denmesi için propaganda yaptıkları söylenebilir.

         Demograsi tarihimizde batılı anlamda Rönesans olmamasının nedenlerini fikir namusu olan düşünür ve bilim adamı olmamasına bağlamak mümkün.Batıda Rönesans ve reform hareketini,kısaca adına Fransız İhtilali dediğimiz aydınlanma hareketinin mimarları Jan Jak Russo,Çiçero,Dante,Bokkacyo vb düşünce,sanat ve fikir adamlarının haksızlığa karşı dik duruşları sayesinde olduğunu unutmayalım.Batı Skolasizminden halkı kurtarıp fakır ve yoksulluktan, zengin ve müreffeh,hür ve bağımsız bir topluma dönüşmesine sebep olan aydın çevrelerdir.O aydınlar halkın istek ve arzularını anlamış,yöneticileri değişikliğe mecbur etmiş, halka yüzünü çevirmiş,onun diliyle konuşmuş,dert ve sıkıntılarını fildişi kulelerde oturan aristogratlara anlatabilmiş ve kabul ettirmiş olduğundan  bu günkü kalkınmış Avrupa ile yüz yüzeyiz.

         Okuyucularım Avrupa hayranlığı anlamında  bir yargıya varmasını istemem doğrusu.Böyle bir yargıya varmalarından üzülürüm.Ne böyle bir yapım var ne de yetişme tarzım dolayısıyla böyle bir avukatlığa niyetim var.Sadece avrupa halkının nereden nereye nasıl geldiği hakkında durum tespiti yapma gayretindeyim..Denenmişi denemek aptallıktır der Cenap Şehabettin.Bu tespiti yönetim biçimlerindeki istikrarın avrupada tutturulduğunu,diğer ülkelerde yönetimlerin bıçak sırtında ha yıkıldı ha yıkılacak korkusuyla yaşadıklarını  müşahade etmişizdir.

         Sizinle sesli düşünerek paylaştığım bu düşüncelerimden sonra bu pazar yapılacak anayasa değişikliği için halk oylamasında ne tavır alacağımı açıklamak istedim.

         Ben mevcut anayasaya sandikta kaydım olmadığı için oy vermemiştim.Verseydim,ret oyu verecektim.
                     
         '1982 'de hayır diyebileceğim bir yasanın değiştirilmesine elbette evet demem gerekir.O kalde ben pazar günü değişikliğe EVET diyeceğim.Tercihimi paylaşmak istedim.

         Herkese sağlık ve afiyetler dilerim...

         SELAM ve DUA İLE...





     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear