KAZANDIKLARIMIZ VE KAYBETTİKLERİMİZ... - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: KAZANDIKLARIMIZ VE KAYBETTİKLERİMİZ...  (Okunma sayısı 1727 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 262
  • Cinsiyet: Bay
  • ÇÜNKÜ HAYAT BİR TERCİH MESELESİDİR
  • 30 Mesajı Toplam
    51 Kere Beğenildi
    • okul için hazırladığım web sitesi
  • GSM: 0 505 350 57 0
     RECEP ALİ DÜZENLİ
     rad1453@hotmail.com
     15 Aralık 2009 Salı

     KAZANDIKLARIMIZ VE KAYBETTİKLERİMİZ...

     İnsanoğlu anlaşılmaz bir şekilde bile bile kendisiyle neden çeliştiğini sordum kendi kendime. Yoksa bu süreç kaçınılmaz bir kadermidir .Ya da doyumsuz insanoğlunun vurdum duymazlığımıdır.  Kazandıklarından çok daha değerli olan şeyleri kaybettiğini bile bile hayatın akışına bırakmış kendini. Zaman paradogsunu yazan amerikalı komedyen George Carlin bu konuda bana ilham kaynağı oldu ve kazançlarımızla birlikte kaybettiklerimiz kalemimden böyle döküldü yazıya.

     Aya gidip gelmeyi öğrendik, yolda yürümeyi öğrenemedik...
     Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz...
     Daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var...
     Daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz...
     Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz var...
     Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz var...
     Daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var...
     Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz var...
     Daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var ...
     Çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz...
     Çok yiyor az şükrediyoruz...
     Çok az okuyor fakat çok fazla bilgelik taslıyoruz...
     Fazla TV izliyoruz fakat hayatın kendisini kaçırıyoruz...
     Matematik olimpiyatlarında dereceler aldık fakat kendi problemlerimizi çözmede başarısız olduk.
     Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık...
     Çok konuşuyoruz fakat az şey anlatabiliyoruz...
     Çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz...
     Savurganca harcama yaparken düşünmüyoruz ama bir lira  sadaka vermemek için elli dereden su getiriyoruz...
     Çok az gülüyoruz çok fazla somurtuyoruz...
     Çok yavaş hareket ediyoruz fakat çok hızlı araba kullanıyoruz...
     Şehirler kurmayı öğrendik fakat kurduğumuz şehrin  sokaklarına tükürmememiz gerektiğini öğrenemedik...
     Çok eleştiriyoruz fakat çok az çözüm üretiyoruz...
     Daha çok iletişim araçlarına sahibiz fakat daha az iletişim kuruyoruz...
     Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık...
     Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik...
     Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik...
     Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz...
     Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik...
     Daha fazla kağıtımız fakat daha az ağacımız var...
     Daha çok süslü- eşyalı evlerimiz var fakat daha az huzurlu ailelerimiz var...
     Daha çok flörtler var fakat daha az evlilik sürdürebilen aileler var...
     Görücü usulü evlenmelari azalttık boşanmaları çoğalttık..
     Daha fazla sinirleniyor daha az sabrediyoruz...
     Büyük adamlar yetiştiriyoruz fakat makamlarda küçük karakterli insanlarla karşılaşıyoruz...
     Çok eğleniyoruz fakat az düşünüyoruz...
     Dizileri kaçırmıyoruz fakat namazlarımızı kaçırıyoruz...
     Oruç tutuyoruz fakat verdiğimiz sözleri tutmuyoruz...
     Çok fazla bela veriyoruz fakat çok az selam veriyoruz...
     İşimize gelen her şeyi hatırladık fakat bizi yaratanı hatırlayamadık...
     Mal varlığımıza sahip çıktık fakat maneviyat dünyamıza sahip çıkamadık...
     Her şeyi kontrol altına aldık fakat nefsimizi kontrol altına alamadık...
     Kısacası Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamanda yaşıyoruz.

     Bugünler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye Kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir.

     Siz siz olun kazanırken yada kazandığınızı zannederken kaybettiklerinizin neler olduğunu gözden geçirin. Ve bir deniz yıldızıda siz elinize alın ve denize atın. Hayatınızda tek başınıza da olsa bir fark yaratın.




     Tavsiye Edilen Kitap:

     İçimizdeki Biz

     Remzi Kitabevi

     Doğan CÜCELOĞLU



Yeyüzünde böbürlenerek dolaşma.
Çünkü sen (ağırlık veazametinle) ne yeri yarabilir nede dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.


 


Facebook Yorumları

         
Twittear