KUYRUĞU KIRIK KEDİCİK - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: KUYRUĞU KIRIK KEDİCİK  (Okunma sayısı 2274 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • *** asi_kar ***
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 706
  • Cinsiyet: Bayan
  • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
  • 231 Mesajı Toplam
    424 Kere Beğenildi
    • antoloji
KUYRUĞU KIRIK KEDİCİK
« Topic Start: 31 Mayıs 2010 - 14:49 »
  • Yayınlama
  •      EBRU COBANOĞLU
         ebrucobanoglu@gulenkoyu.com
         27 Ocak 2009 Salı

         KUYRUĞU KIRIK KEDİCİK 

         O gün moralim çok bozuktu . Havada  yağmurluydu zaten moral bozukluğuna birebir ilaç misali… Yağmur  taneleri sanki tepeme tepeme sertçe vuruyor , iyice sinirlerimin bozulmasına neden oluyordu…
       
         Sıkılmış, birşeylerin kötü gidişatını başka şeylere yıkmaya  çalışıyordum . Aslında bu oyunda sıkıcıydı. Neden, niçin, sebep, niye ben ?  ya da niye ben değil ? …
       
         Semt pazarına doğru eski parke taşlardan şikayet ede ede annemle yol alırken pazarın girişinde eskici bir ton ton  teyze duruyordu . Pardesüsüne sarınmış , eşarbını iyice örtmüş birkaç parça pinçik bir şeyleri dikkatini çekip soranlara marulcu amcanın çadırının altına yamanmış bir şekilde satmaya çalışıyordu .Önemsemeden geçtim geçmesinede kafam bayağı takılmıştı . Esnaf yeni şeyleri zorla satarken bu eski bulduklarını nasıl satardı ve bunları kim alırdı ?.. Soru işareti vardı kafamda , ton ton teyzede şekerdi hani bembeyaz teni eşarbının altından çok tatlı duruyordu . Alışveriş yaptım mutsuz bir şekilde domatesin çürüğünü koyma, poratakalın sulusunu ver yok balık bayat mı , yok badiniz standart mı yok öyle yok böyle … Bunlarda sıkıcıydı zevk almıyordum …. Aslında ya onlarıda alamayacak ve portakalın sulusunu , balığın tazesini , domatesin iyisini seçemeyecek olsaydım ?....  O zaman bu kötü gidişatı yine kime mal etmeye çalışacaktım merak edip onu düşünmeye durdum . Annem iç dünyamı bilmeden sessizce alışverişini yapıyor arasıra oflayıp puflamama yan yan bakıyordu. O hala beni mutlu eden birşeyler bulmanın peşindeydi ama nafile be anneciğim …
         
         Pazardan çıkarken teyze yine yerinde duruyor ve soğuktan titriyordu . Annem unuttuğu birşeyi almak için pazara tekrar girmek zorunda kalmasaydı kaybettiğim mutluluğu bulamayacaktım . Ben poşetleri teyzenin yanına koyup beklemeye başladım . Yağmur hızlanmıştı ve başıma vurdukça sanki beynim; bütün vucudumu infilak edercesine titretiyordu.
       
         …Yine sinirlendim. Neden bu kadar yağmur yağıyordu ki ?... Ne gerek vardı ?...
     
         Bayanlar gelip teyzeye fiyat soruyorlar almadan gidiyorlardı .Teyze gözlerime baktı ve “pahalı mı?” diye sordu bana . Ne diyebilirdim ki ? “İnsanlarda alım gücü yokken hatta alırken bile şikayet ederken senin bu eskilerine kim bakar mı deseydim ?...”
       
          -“Yooo pahalı değil teyze” diyebildim ama eski bişey tabiki pahalıydı bedava versen almazdım ...
         İçim sızladı bir şey almadan para veremedim çünkü ,dilenci değildi . Gözüm kuyruğu kırık kedicik biblosuna takıldı almak istedim, nasıl olsa ileride çöpe atardım. Onu mu kullanacağım sanki  . Fiyat söyledi pahalı olmasına rağmen  ucuz buldum fazlasını verdim . Yüzü güldü . Kediciğe baktım hafif bir gülümsemeyle , kuyruğu yoktu . Bunları nerden bulduğunu sordum gülerek “koca İstanbul’da bulunmaz mı” dedi . Annem geldi  eve doğru yokuş yukarı çıkarken  bu hayatın merdivenlerini o kadarda kolay çıkamayacağımızı ve tırmanmamız gerektiğini , yaşadığımız sürece hep koşuşturmamız gerekeceğini ve mutsuzluklarımızı en aza indirmek için  çalışmak zorunda olduğumuzu , bununla mutlu olmak zorunda olmamız gerektiğini, Rabbimin herşeyi en iyi bilen olduğunu ve taşıyamayacığımız yükten fazlasını omuzlarımıza asla bırakmayacağını şikayet ettiğim yağmur tanecikleri  kafama vura vura anlattı bana …
       
         İşte mutluluk kedicikteydi...

         Başkalarının eskisi bana mutluluk vermişti . Onlar burun kıvırarak atmıştı onu yerine daha yenisini ve daha güzelini koymak şartıyla ama o kedicik benim mutluluğum olmuştu . O kadar aradığım mutluluğum şikayet etmeyen ton ton teyzenin eskici tezgahında saklıymış çok tuhaf …. Gerçek hayattada kuyruğu olmayan kedicikler çok vardı unutmuşum .  Ben mutluluğu yağmurlu bir akşam üstü kuyruğu kırık bir kedicikte buldum . Mutluluk teyzenin safça gülümsemesinde saklıydı . O herşeye rağmen şikayet etmeden gülerek durabiliyorsa benim bu sorgum niyeydi ?
     
         Hep dediğim bir söz var . “Bir bak etrafına mutluluk nerede saklı ? Duvardaki tabloda mı , yoksa bir aile fotoğrafında mı ? yada ne bileyim belkide sokaktaki kedi mutluluk verir sana belkide bir çocuğun elma şekerindedir ne dersin ?
       
         “… Bul ve sakın bırakma …”



    "Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

    Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 467
    • Cinsiyet: Bayan
    • 24 Mesajı Toplam
      26 Kere Beğenildi
    KUYRUĞU KIRIK KEDİCİK
    « Yanıtla #1: 31 Mayıs 2010 - 14:49 »
  • Yayınlama
  • canım ebrucum ağzına sağlık yüreğine sağlık bu yazıyı okuyupta kendini sorgulamamak elde değilinsan mutlaka yaşantısını gözden geçirmeli .senin yazının üzerine faza bişey söylemek istemiyorum ancak bukadar güzel anlatılır bu konu .ALLAHIN selam ve selameti üzerine olsun

    DEMİR ÇELİK OLANA KADAR BİR ATEŞE GİRER BİR SUYA


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear