SEYİRCİ Mİ? TARAFTAR MI? - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: SEYİRCİ Mİ? TARAFTAR MI?  (Okunma sayısı 1647 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 833
  • Cinsiyet: Bay
  • 73 Mesajı Toplam
    136 Kere Beğenildi
    • AKSPOR LTD. ŞTİ.
  • GSM: 0533 727 22 60
SEYİRCİ Mİ? TARAFTAR MI?
« Topic Start: 02 Mart 2011 - 16:26 »
  • Yayınlama
  •      AHMET AKTÜRK
         ahmetakturk61@hotmail.com
         02 Mart 2011 Çarşamba

         SEYİRCİ Mİ? TARAFTAR MI?

         Geçen haftaki yazımın başlığını (DÖNÜŞ 86-88) biraz absürt, biraz anlamsız, biraz gizemli gibi, pek te köşe yazısına uymayan değişik bir şekilde atmıştım, ama bilerek attım, dikkat çekmesinden ziyade, bir uyar bir tespit niteliğinde başlıktı aslında, ne yazık ki o uyarı ve tespitlerim doğru çıktı, hani çıkmasaydı... Sebebine gelince...

         Çünkü doğru gitmeyen bir şeyler vardı Trabzonspor’da... bazı şeyler artık tersine dönüyor gibiydi, kendi sahamızda iki maçtan da galibiyet alamamıştık, hatta eğer kaleci ONUR gününde olmasaydı en az birinden de yenilgiyle ayrılmamak elde değildi, ardından Fenerbahçe mağlubiyeti (kabulümüz) arkasından iki deplasman galibiyetiyle bir anda sanki her şey yoluna giriyormuş gibi bir hava esti... Evet, sadece esti, çünkü son dakikalarda, bir nevi şansında yardımıyla galibiyetler geldi.  Ancak Trabzonspor, maçı seyrederken sıkıntılı, stresi bir o kadarda heyecanın(inşALLAH bir gün kalpten götürmez bizi) verdiği atmosfer içinde, yerimizden hop oturup hop kalkmamızın haricinde asla güven vermiyordu, bunun nedenlerini uzun uzadıya yazmayacağım zaten diğer yazılarımda az çok söylemiştim.

         Nitekim Pazar günü oynadığımız Kayserispor maçında, bu daha da belirgin bir şekilde ortaya çıktı. Beraberliğe şükreder hale geldik ve ikinci yarıdaki sahamızda oynadığımız üçüncü maçı da berabere bitirerek altı puan kaybettik, birde Fenerbahçe maçı üç puan, etti mi sana dokuz puan, aradaki farkta kapandı, kredide bitti ve uzun bir aradan sonra liderlikte elden gitti. Gelde üzülme. İşin doğrusu bu hiçte beklenen bir şey değildi, bir anda camiada doğal olarak karamsarlık havası esmeye başladı, yine 96 senesinin sendromumu geliyor acaba, gibi birçok dedikodular havada dolanmaya başladı, aslında bunlar hepten yalan da değil, takımda artık eskisi gibi güzel top oynayamıyor, evet tedirgin olmakta herkes haklı, karamsar olmamak içinde bir neden yok gibi, eleştiri dozları da artıyor, bazı futbolculara karşı tepkiler arttı, Şenol hocaya karşı alttan alttan sesler yükselmeye başladı, yönetimin ipi çekilmek üzere... Tamam, anlaşıldı bu söylenilenlerin eksiği var fazlası yok hepsi doğru... Peki... Sorarım size geride oynanmamış 11 maç var, üstelik rakiplerinden farklı bir konumda olmazken... ligler başlarken sana deseler ki 23. haftada 51 puanla  averajla ikinci olacaksın kabul mü?   Ne derdiniz? Şunu samimi olarak söyleyeyim ki bu soruyu  tüm Trabzonspor taraftarları arasında  anket olarak sorulsaydı yüzde 99 herkes  dünden razı gelirdi....

         Eeee ne değişiklik var o zamanla bu zaman arasında?, neden her şey bitmiş havasına giriliyor?, neden futbolcularımız  oyundan çıkarken yuhalanıyor?, neden hakemlere karşı bu kadar agresif olunuyor?, takıma karşı hala neden seyirci olunuyor?, neden gerçek taraftar olunamıyor?, neden hala önümüzdeki maçlar düşünülmüyor?, neden herkes sahada sanki oyuncu gibi, neden herkes sanki birer Şenol Güneş gibi, neden herkes sanki yönetim gib...  Beyler aklımızı başımıza toplayalım bize bunlar lazım değil, bırakalım herkes görevinde kalsın, antrenör de, futbolcuda, yönetimde görevini yapsın veya ne yaparsa yapsın, mesele bizler artık seyirci olmaktan çıkıp gerçek taraftar olmalıyız, takım nasıl desteklenir hala bilmiyoruz, en ihtiyaç duyulduğu zamanda daha fena moral ve motivasyondan koparıyoruz ve agresifleşiyoruz, nitekim Kayseri maçında hakemin başını yararak büyük bir ihtimalle sahamız kapanacak yada seyircisiz en az bir maç oynayacağız, şimdi bu takıma faydamı verdi zarar mı, bizler bunu bile hala düşünemiyoruz, hala akıllanmadık, ne çabuk 2005-2006 senesinde oynadığımız Sivas maçı unutuldu, o maçın sayesinde biz o sene şampiyonluktan olduk hiç düşüneniniz var mı acaba?

         Sonuç olarak, takıma sahip çıkmanın tam zamanı, henüz her şey bitmiş değil, her şey yeniden başlıyor, geriye kalan 11 final havası niteliğindeki maçlarda takımı canla başla desteklememiz lazım, takıma her ne olursa olsun yanında olduğumuzu göstermemiz lazım, şampiyonluğa bu kadar yaklaşmışken, erken pes etmememiz lazım, yapıcı eleştiriler yapılmalı, rakiplerimizi sevindirecek hesaplaşmalar içerisine girilmemeli, seyirci durumundan biran önce kurtulmak, gerçek taraftar olunmalı, olumsuz eleştirilerimizi sezon sonuna bırakalım, bu takım bizim, bu oyuncular bizim, bu teknik antrenörler bizim, her şeyden önemlisi bu TRABZONSPOR hepimizin. Bundan sonra ne bunları nede takımımızı değiştiremeyiz, sonuna kadar yanlarında olduğumuzu onlara göstermeliyiz, aksi takdirde öyle büyük yıkımın içerine gireriz ki, tüm camianın bu yıkılan enkazın altından kalkması çok güç olur. Kalın sağlıcakla.
         
         Hürmet ve muhabbetlerimle...



    BAKAN ÜYE DEĞİL, KATILIMCI ÜYE İSTİYORUZ...


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear