FENERBAHÇE VE SİYASİ İRADE - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: FENERBAHÇE VE SİYASİ İRADE  (Okunma sayısı 3537 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 833
  • Cinsiyet: Bay
  • 73 Mesajı Toplam
    136 Kere Beğenildi
    • AKSPOR LTD. ŞTİ.
  • GSM: 0533 727 22 60
FENERBAHÇE VE SİYASİ İRADE
« Topic Start: 09 Temmuz 2011 - 13:34 »
  • Yayınlama
  •      AHMET AKTÜRK
         ahmetakturk61@hotmail.com
         09 Temmuz 2011 Cumartesi

        FENERBAHÇE VE SİYASİ İRADE

         Malumunuz son bir haftadan beri Türkiye, gündemi meşgul eden ŞİKE operasyonuyla yatıp kalkıyor. Tüm televizyonların, tüm gazetelerin ve tüm medyanın ilk gündem maddesi olması özelliğini hala koruyor. Bunun en önemli özelliği de Fenerbahçe ve Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırımın baş aktör olması... Öyle önemli ki, siyasi olay olan yemin krizi, hükümet programı, 61. hükümetin kurulmasını bile gölgede bıraktı.

         Bu süre içerisinde yaklaşık 30 kişiye yakın kişi tutuklanarak cezaevine konuldu, bunların arasında kulüp başkanlarından, kulüp asbaşkanlarına, menajerlerden yönetici ve futbolculara kadar herkes mevcut soruşturmalarda hala devam ediyor, herkesin ortak temennisi, Türk futbolunun bu kirli oyunlardan ve tezgâhlardan temizlenmesi,

         Şimdi ben burada Fenerbahçe başkanına atfen söylenen yaptığı usulsüzlükleri, yaptığı tehditleri, yaptığı çirkeflikleri, söyleyecek veya yazacak değilim, benim esas değinmek istediğim konu, kendilerini dokunulmaz zanneden, kendi menfaatleri doğrultusunda her şeyi kendince haklı gören, kendi dünyalarında kendi adaletlerini oluşturan, kendilerini kanunların önünde koyan ve kendilerini padişah gibi gören, kendi çıkarları doğrultusunda haklı haksız gözetmeden altta kalanın canı çıksın mantığıyla olaylara bakan bir camianın, bugün paspas gibi olmuş, herkesin dilinden düşmeyen rezilliğinin, hangi güçle ve hangi İRADEYLE bu noktaya gelmesinin, azda olsa görülmesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

    Bu; öyle bir irade gücü ki, bunun önünde hiç bir illegal yapılanmanın duramayacak olduğu bir güç,
    öyle bir irade ki, her türlü kanunsuz olayın önünde kaya gibi duran,
    öyle bir irade ki, demokrasiyi gerçek manada kabullenmiş ve onu uygulamayı kendisine görev saymış,
    öyle bir irade ki, hak adalet duygusu dışındaki hiç bir oluşuma meydan vermeyen, 
    öyle bir irade ki, milletin değerlerini en önde tutan, dürüstlükten asla taviz vermeyen,
    öyle bir irade ki, Türkiye’de konuşulması dahi sıkıntı olan konuları yaptığı icraatlar la temelinden sarsan ve çözen,
    öyle bir irade ki, bugünden bile 2023 vizyonunu halkının önüne koyan ve yüzde elli desteğini alan bir güç,
    Ve bu iradenin başında ve bu iradeyi hakkaniyetle kullanan, bugün bu acınacak hallere düşen Fenerbahçe’nin taraftarı, sempatizanı ve her şeyden önemlisi de kongre üyesi olan Türkiye’nin başbakanı RECEP TAYYİP ERDOĞAN.

         Şunu söylemek istiyorum, Trabzonspor’un şampiyonluğunun elinden alınmasına en büyük sebep olarak gösterilen Sayın Başbakanın böyle bir niyeti olmuş olsaydı, yaklaşık 11 yıldır başkanlığı döneminde, Fenerbahçe’ye altın dönemini yaşatmış, tüm branşlarda zirveye çıkmış, modern tesisler kazandırmış, kısacası Fenerbahçe’yi en üst noktalara taşımış bir başkanı harcar mıydı? ALLAH aşkına hangi taraftar bugün bu Fenerbahçe’nin durumuna düşmesini ister, kim bu rezilliği, kepazeliği yaşamak ister kim, hangi taraftar bundan sonra ömür boyu boynu bükük gezmek ister, böyle bir hassasiyeti senden benden daha çok bilen ve yaşayan üstelik koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan sayın Başbakan takımını dünyaya rezil rüsva ettirir miydi.

         İşte ben diyorum ki, Sayın Başbakanımız ve onun temsil ettiği misyon, hak ve adalet duygusu içerisinde olduğu için, asla ve asla böyle bir çirkefliğin ve oyunun içerisinde olmaz, ve böyle bir olaya da minnet etmez, ayni şekilde böyle çirkin bir olaya Başbakanımızı alet edenlere de ne Trabzon halkı nede Trabzonspor Taraftarı pirim vermez ve vermemiştir de...

         Fakat şöyle bir olay var onu da açık yüreklilikle söylemek istiyorum, hem seçim arifesinde, hem şampiyonluk mücadelesinin zirve yaptığı bir zamanda Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırımı ve Alex’i yersiz ve uygunsuz bir zamanda makamında kabul etmesi çok yersizdi. Ne acelesi vardı şeker suya mı düşüyordu, lig bittikten sonra kabul etse olmaz mıydı, hele hele orda (asla art niyetli olarak söylenmeyen)  Fenerbahçe’nin Buca spor maçında bir kazaya sebebiyet vermemesi için temenni manasında söylediği sözler çok talihsizdi. Birkaç sezon önce yine böyle bir hataya düşüp Trabzonspor camiasının tepkisini çekmiş hatta belediye başkanlığını kaybedilmesi bile ona bağlanmıştı ve çok açık yüreklilikle söylüyorum, ben bu olayın Başbakana kurulan bir komplo olduğunu düşünenlerdenim, “nasıl olsa Karadenizli, Üstelik Tayyip Erdoğan bu muhakkak ağızından bir laf kaçırır" ve nitekim de düşündükleri oldu, Peki diyeceksiniz ki ne oldu? Bugünkü bu ortaya saçılan pislikleri ve olayları görünce işin rengi daha da çok ortaya çıktığı da aşikârdır. Sayın Başbakanımızın söylediği samimi duygularını, pervasızca ve ahlaksızca kendi menfaatlerine çevirmeye çalışanlar, bugün savcıların, mahkemelerin, hapishanelerin ve hastanelerin yollarında gün saymaya devam ediyorlar.

         Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum, bugün gelinen nokta ilerisi için ümit verici bir durumdur. Her ne olursa olsun sporun centilmenlik olduğunu asla unutmamak lazım, bunca rezilliği hiç hak etmeyen bir camiaya bunları yaşatmaya hiç kimsenin hakkı olmaması lazım. Adalete güvenmek en büyük kazanç olması lazım, haklıyı haksızı en iyi ayırt edebilmeleri için onlarda dua etmek lazım, böyle bir  olayın cesaretle üzerine giden hakim ve savcıları tebrik etmek lazım, ve böyle bir olayın aydınlatılabilmesi için hiç bir desteğini eksik etmeyen ve bunu da çok açık bir şekilde ortaya koyulmasına vesile olan siyasi iradeye ve onun başındaki başbakanımız sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN’a şükranlarımızı sunuyorum..

         Saygı sevgi hürmet ve muhabbetlerimle...



    BAKAN ÜYE DEĞİL, KATILIMCI ÜYE İSTİYORUZ...

    Ahmet Aktürk 'nin Mesajlarını Beğenen 3 Kullanıcı: Şafak YAZICI (03 Kasım 2011 - 20:27), Kenan Yazıcı (15 Ağustos 2011 - 09:15), Zeki Akyol (18 Temmuz 2011 - 13:44)

     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear