HANGİ CUMHURİYET? - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: HANGİ CUMHURİYET?  (Okunma sayısı 3835 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 631
  • Cinsiyet: Bay
  • 63 Mesajı Toplam
    129 Kere Beğenildi
HANGİ CUMHURİYET?
« Topic Start: 08 Kasım 2011 - 17:30 »
  • Yayınlama
  •      AHMET AKTÜRK (HOCA)
         agulen61@gmail.com
         08 Kasım 2011 Salı

         HANGİ CUMHURİYET?                                               

         Başımızda çok az sıkıntı varmış gibi son zamanlarda birileri Cumhuriyeti sorgulama sıkıntısını da sokuşturuverdi gündemimize... Aslında bu konuyu tartışmaya bile gerek yok. Çünkü bu milletin Cumhuriyetle bir derdi yok. Bu bir rejim… Yani yönetim şekli... Bu milletin cumhuriyetle alıp veremediği yok. Bir endişesi veya sakınılacak bir tarafı da yok. Biz sadece Türkiye'de uygulanan rejimin şeklini sorgulamamız gerekir belki.

         Hangi "Cumhuriyet" önemli... Çünkü bu rejim altında yaşayan ve canını, malını, namusunu  güvence altına alan devletine güvenmek zorundadır. Sen halkına pisliğini yediriyorsan, kadının kılık kıyafetinde kısıtlama getirip  yasaklıyorsan, askerinin eline el bombası verip öldürten ve sonra da pişkince "şehit oldu, çatışmada öldü veya eğitim zayiatı" deyip babalarla, annelerle alay ediyorsan,dalga geçiyorsan ve cumhuriyetin arkasına sığınarak bu herzeleri yiyorsan  bu halk bu rejime güvenmez kardeşim...
         Evet, adı ister padişahlık, ister monarşi, ister krallık, isterse cumhuriyet olsun... Adı ne koyarsanız koyun  halkının isteklerini yok sayan  rejimlere halkın itibarı yoktur. Bu halktan da böyle bir rejime itibar göstermesini istemek ise bu halkı aptal yerine koymak demektir. Halkını bidon kafalı, göbeğini kaşıyan ayı yerine koyan, askerine de polisine de, başbakanı, bakanı, cumhurbaşkanına da karşıdır. Karşı da olacaktır. Bu böyle biline!
          Neymiş efendim? Cumhuriyet kuruldu kurulalı kutlama yapılmadan geçilmemiş...Vay vay vay...! Ne büyük eksiklik olmuş?...Vaah vaah... Oturup ağlayalım bari. Bu hezeyanları yazanları, konuşanları yazılı ve görsel medyadan tanıyoruz yeteri kadar.
          İtibarsızlaştırılmış, haysiyet ve şereflerini, kalem namuslarını satılığa çıkarmış dış mihraklı kişileri biliyoruz..Ancak "içimizdeki beyinsizlerin" bu hezeyana çanak tutarak bu siteye taşımalarına hayret ediyorum şahsen.. Hani kendi fikir kırıntıları olsa saygı duyacağım. Ama cümleler belli...Alıntı..Ama onları bile alırken imlasız alamayacak kadar kötü kopyacı...Kırk satırlık yazıda yüzaltmış imla olur mu ALLAH aşkına...

         Bu hezeyanlar sadece birilerinden alınma, taşıma su ve aşırtma artık hezeyanlardır. Bu sorgulamaları yapanların adresi belli aslında. Eğer, Bengi Türk veya Ulusal Kanalı seyrederseniz oradaki Doğu Perinçek’in bu minval üzere yaptığı fitneleri görürsünüz, duyarsınız. Ki Doğu satılmışı PKK kongresindeki konuşmasını Google’den indirip seyretmek, bu kişi hakkındaki duruşu da belirlemeye yeter de artar bile. "Selam dağdaki gerillaya, selam Kürt kardeşlerime" deyip Apo'nun önünde saygıya duran, saygıyla yanağından öpen kişilerle aynı fikri paylaşmanın hangi milli hassasiyetlerle örtüştüğünü iyi, ama çok iyi düşünmek lazım. Bir takım İP (siz)li yandaş kandırılmışın da feveranlarını hezeyana dökerek salyalarını temiz namazgâhlara akıttıklarının farkında olurlar mı bilmem. Acımak lazım böylelerine.  İnşALLAH olurlar da özürleri kabul olur.

         Bu mesele çok uzun anlatılmalı ama ipuçlarını, bizdeki cumhuriyetin kodlarını vererek bazı yanlış anlamaların önüne geçebilir miyim düşüncesiyle bu yazımı yazmayı yeğledim.

         1839 Tanzimat Fermanıyla başlayan Osmanlı’yı idari yönden bitirme harekâtı Jön Türk ırkçılığının bilinçli-bilinçsiz fesatlıkları 1909 yılındaki Abdülhamit Hanı tahttan  (hal) indirme isyanıyla sonuçlanınca artık arabada (Osmanlı Devletinde) firen kalmamıştı. Koskoca Devlet-i Al-i Osmanî yerle bir edilmek üzereydi. Yüzyıllardır bu fırsatı kollayan Haçlı zihniyeti Osmanlı Toprağını parçalama ve yutmak için harekete geçmişti. Herkesçe malum süreç Vatan İşgal Önce Çanakkale. 253 bin şehit ve muazzam bir zafer. Ama düşman durur mu? Su uyudu düşman uyumadı. Yunan İzmir’e, İngiliz Hicaz ve İstanbul’a, İtalyan ve Fransızlar doğu ve güneydoğuya, Ruslar, Ermeni Taşnak çeteleri ile birlikte da Karadeniz’e hücum edip işgallere başladılar. Yıl 1919 Müslüman coğrafyanın en karanlık günleri. Ermeni ve Yunan çetelerinin işgalden hariç katliam ve insanlık dışı muameleleri……

         Kısa keseyim. Çünkü maksadım bu süreci anlatmak değil. Türkiye’de kurulan Cumhuriyetin kodlarını vererek kimin ne yaptığını, neyi savunduğunu beynine nakşetmesine belki vesile olurum. Nihayet Kurtuluş savaşı ve sonuçta Lozan antlaşmasıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Devlet kurulduğunda nüfus 14 milyon. 7 milyonu kadın, bunların çoğu dul ve yoksul, eğitimsiz. Geriye kalan 7 milyonun yarısı 18 yaş altı çocuk ve diğerleri 50 yaş üstünde yaşlı..Savaştan yeni çıkmış bir halk.. Her şeyini kaybetmiş... Mübadele bu yıllarda yapıldı. 1924 Rumlar ve Ermeniler gönderilmiş yerlerine Batı Trakya’dan savaşa girmemiş, tahsilli, Jön-Türk devamı Boşnak, Gürcü, Arnavut,Pomak göçmenleri getirilmişti.

         Kurulan yeni devletin bakanlıklarında çalışacak bir (bazılarının hoşuna gider mi bilmem) Türkoğlu Türk yoktu. Dışişleri, maliye, eğitim, askeriye ve tüm devlet idaresi bunlara verildi. Daha doğrusu mecburen bunlara verildi. Çünkü verilecek kimse yoktu. Tahsilli Anadolu insanı kalmamıştı. Meşhur ihanetlerden harf inkılabıyla Arap alfabesinden vazgeçilip Latin alfabesine geçildiğinde de hepten felaket oldu. Devlette görev alabilecek bir Anadolulu kalmamıştı.
         Vatanı Anadolu insanı savundu. Şehit oldu. Yerine hazır yönetecek ve paye alacak Sabutaycı aydınlar(!) geldi. Cumhuriyeti kuran irade Cumhuriyetin kuruluşundaki o ilk fotoğraflardaki sarıklı ve cübbelilerden bır fert bırakmadı. 1920 de açılan TBMM’nin önünde çekilmiş olan fotoğrafta görünenler 1924 yılındaki mecliste yok. Niçin yok?...Bu soruya cevap bulursanız neden var olan cumhuriyetten haz edilmediğini de bulursunuz.

         Anadolu’ya yabancı ve İslam koduyla kodlanmamış yöneticiler eliyle yönetilmesi sonucunda bir cumhuriyetten ziyade otokrasi, totaliter, faşist,marksist, monarşi karışımı bir salata ortaya çıkıverdi. Halk kim ne derse desin bu salatayı sevmedi. Yiyemedi. Çünkü kendinden bir çeşni bulamadı bu salatada.
         Bir taraftan " Cumhuriyet halkın kendi kendini idare etmesidir" tanımını yapıyorlar, diğer taraftan halkın isteklerine kulak kabartan bulunamıyordu.. Demek ki bunlar yalan konuşuyordu. Adına cumhuriyet deyip krallığı ilan etmişlerdi gizli gizli.. Astığı astık kestiği kestik bir yönetim biçimi. Ali Şükrü Paşa’yı bir gecede yok eden bu anlayış değimliydi? Bayramlarını da kabullenemedi halk haklı olarak.. İhtilal yapıp seçimle iktidara gelen Menderes'in  ensesinde boza pişirdiler sonunda boynuna yağlı ilmek geçirdiler... Katlettiler...Ve sonra utanmadan yaptıkları bu demokrasi ayıbını milletin gözünün içine baka baka dalga geçercesine  ihtilal gününü bayram yaptılar. 27 Mayısı "Demokrasi Bayram" ilan ettiler.. Bu halk nesini sevsin bu cumhuriyetin? Kendinden olan ne var ki bu salatanın içinde? İşte bu anlayışla bu millet barışamadı.
             Halkın seçimiyle gelen Rahmetli Menderes’i katlettiler. Rahmetli Özal’ı kaybettirdiler, Recep Yazıcıoğlu, Adnan Kahveci, Muhsin Yazıcıoğlu faili meçhule kurban gitmişe benziyor. Ayrıca ERGENEKON veya BALYOZ yapılanması içinde kendi arkadaşlarına suikast yapıp suçunu da Müslümanların üzerine atmadılar mı? Uğur Mumcu, Necip Hablemitoğlu, Bahriye Üçok, Kemal Türkler, Nihat Erim, son olarak Danıştay baskını ve Cumhuriyet Gazetesinin taranması hadiselerini Müslümanların üzerine atmadılar mı?..Ve bunun gibi onlarcası...Bütün bunları yapan bu rejim içinde ise sen kabul eder misin böyle bir  cumhuriyeti?

         Bu millet çocuğunu askere gönderip anasına küfreden subaya alışamadı. Camilerde Kur’an öğretmeyi yasaklayan jandarmayı hiç sevmedi. Burada ahkam kesen bu tıfıl çoluk çocuk takımı babasına sorsun ve 1930- 45 arası köydeki medresede Kur'an okuyabiliyorlar mıydı? Hacışeriflerin evinde köylü gizli gizli Kur'an öğrendiğini hiç mi duymadı bu saftrik sağırlar, bu körler, bu cumhuriyet sevdalısı şaşkın ördekler... Mağraş kıranına bir bekçi bırakıp Jandarma geldiğinde Kur'an cüzlerini ahıra; hatta hayvan gübresi içine (ahbin kumulina) gizleyip ormana kaçtıklarını o günleri yaşayanlardan dinlemedi mi bu hödükler..,! Jandarmanın Of'ta  kadınların keşanını başlarından alarak dereye attıklarını duymadı mı bu şaşkınlar? Kime ne zararı vardı bu keşanın veya Kur'an'ın..
         Yıllardan beri başörtülü kızını üniversite kampusua sokmayan YÖK’çüleri ancak ve ancak onların anlayışında olanlar sevebilir. Onlar da bu milletin yanında olmadıkları aşikardır.

         Bu millet; her ne olursa olsun, hangi suçu işlerse işlesin mahkemeye çıkarılmadan infaz edilen suçluyu kahramanlaştıran (Metin GÖKTEPE olayı) sapık polise alışamadı. Dört aylık acemi eğitimi alan tıfıl askeri cepheye süren komutan bozuntularından haz etmedi. Askerin eline bomba koyarak cezalandıran sapıkları Silivri’ye yine adaletin gözetiminde hesap vermeye gönderdi.

         Banka kurup devletin öz kaynaklarından 60 milyar doları yurt dışına kaçıranları; siyasileri veya işadamlarını hukuk mantığıyla temizledi. Bir türlü düşmeyen enflasyon % 4-6 arasında sabitledi. Milli tank, milli uçak, milli silah, milli insansız gözetleme aracı için girişimler var.

         Türkiye’de ilk defa hızlı teren gerçekleşti. 2025 YILINDA BİTİRİLMEK ÜZERE Erzincan bağlantılı Karadeniz’e ya Çaykara’dan ya da Maçka boğazından girmek üzere hızlı tren projesi fizibilitelerini bitirerek  ihale aşamasına getirdi..

         Dış politikada ilk defa Amerikan başkanına; Siz de İsrail’in avukatlığını yapmayın. İsrail’in yüzüne siz "katilsiniz" diyecek kadar ceddim Kanuniyi hatırlatacak dik duruş sergileyen birine cumhuriyeti bitiriyor iftirası hangi vicdana sığmakta bilemiyorum. Hangi göz bunları görmez. Hangi kulak bunları duymaz. Hangi makale bu gerçekleri yazmaz. Artık bir şey kalıyor. O da Perinçek ruhlu olmak. Ancak bununla izahı mümkündür. Hele hele şu Demirel sevdası hakikatten yazının cümle ve imla hatalarını yüze katlamış durumdadır. Bu insanlar hangi devlette yaşıyorlar şaşırmamak elde değil. Demirel’in savunuculuğunu yapmak artık tarih öncesinde kalmış fosillerin bile reddettiği bir hadisedir. Kıbrıs Barış harekâtını savunmadan önce orada olan olayları ve harekâtın yapılışını kimler yaptığının tarihi hakikatini ortaya çıkarmadan bu günün kutlanmasını manasız bulurum. Rahmetli Erbakan’ın hakkı teslim edilmediği müddetçe, Ecevit ve Denktaş masonuna bu harekât mal edildiği müddetçe benim de kutlama içimden gelmemektedir. Bu böyle biline...

         Tüm okuyucularımın ve İslam âleminin Kurban bayramını tebrik ederim.

         Selam ve dua ile...




    Ahmet Aktürk (Hoca) 'nin Mesajlarını Beğenen 9 Kullanıcı: Muhacir (30 Ocak 2012 - 23:43), Recep Ali Düzenli (01 Ocak 2012 - 22:49), Aydın Akyol (16 Kasım 2011 - 22:22), m.z.biber (16 Kasım 2011 - 01:44), ocean61 (15 Kasım 2011 - 17:46), AHMET AKTURK (14 Kasım 2011 - 08:26), Kenan Yazıcı (09 Kasım 2011 - 15:07), horoftera (09 Kasım 2011 - 12:02), ebruçobanoğlu (09 Kasım 2011 - 03:33)
    • *** asi_kar ***
    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 706
    • Cinsiyet: Bayan
    • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
    • 231 Mesajı Toplam
      424 Kere Beğenildi
      • antoloji
    HANGİ CUMHURİYET?
    « Yanıtla #1: 12 Kasım 2011 - 14:56 »
  • Yayınlama
  • Ahmet hocam ;böyle güzel bir yazının daha fazla gölgelenmesine gönlüm razı olmadı ve yazıyı yorumsuz okunması için(okumayanlariçin)üste taşımak istedim.
     
    Sitemizde son günlerde asılsız yapılan karalamalar,yalan yanlış bilgilerle uyarmalarıma(mıza) rağmen meydana çıkmalar ve üslup eksikliği canımı çok sıkmakta.Hiç bir zaman siyaseti tartışmayı öğrenemedi bu toplum.Azıcık karşıt görüş fikrini deyince hoooppp "Sen de kimsin?Sen ne bilirsin?Sen böylesin"...v.s. gibi söylemler başladı.... Sanırım yine de üslubu ÖĞRENEMEYECEK ne yazık ki bu kişiler....Üzülüyorum siyasetteki vurdum duymazlığa...Kulaktan dolma bilgilerle er meydanında herkes..
     
    Üslupsa öğrenmek istediğiniz okuyun bu yazıyı.Bilgiyse istediğiniz okuyun bu yazıyı.Ceddini tanımaksa şayet yine okuyun bu yazıyı.Paylaştıkça çoğalan fikirlerden haz alırım ben aynı nickle ÇOĞALMA ÖZELLİĞİYLE HAREKET EDİP on kişinin girip yorum yaptığı konular ve karşımda kime,kaç kişiye cevap verdiğimi bilmeden yapıtığım yorum hoşuma gitmez.Çünkü yorum yerine ulaşmaz...Kısır döngülerle hep aynı sorular yazılan cevapları okumadan yine sorulan aynı sorular sıkıcı...
     
    Hocam;Perinçek için cezaevi kapısında yatanlar kimler?Clinton karşısında el pençe duranlar kimlerdi?
    Hocam;bir zamanlar Atatürk'ün üzerinden siyaset yapıp meydanlarda LAİKİM BEN diye bağıranlar ve şimdi içeridekiler kimler?Hocam; günümüzün Paşacıları değil miydi ÖZGÜR,DEMOKRAT OLANLAR ne oldu da demokrasiyi unutup alttan böldüler ülkemi?
    Hocam; şu çağdaşlar değilmiydi Apoyla içki masasında ülkeyi bölerken fotoğraflarla belgelenen?Şimdi cezaevinde olan?
     
    Hocam biz tartışmayı bilmiyoruz ve tartışamıyoruz...Klavye başında parmaklarımız ne yazdığını,gözlerimiz ne okuduğunu,kulaklarımız ne duyduğunu inkar ediyor hep...Hocam sana derim birileri siz işitin.....
     
    HOCAM;ELLERİNİZDEN ÖPERİM.....
     
     

    "Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

    Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

    EBRU ÇOBANOĞLU 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: m.z.biber (16 Kasım 2011 - 01:46), Kenan Yazıcı (12 Kasım 2011 - 16:02)
    • Administrator
    • *
    • İleti: 2.567
    • Cinsiyet: Bay
    • "Edeb Ya Hu"
    • 389 Mesajı Toplam
      575 Kere Beğenildi
      • Forma Yaptırma Sipariş
    • Kan Grubu: Seçmediniz
    HANGİ CUMHURİYET?
    « Yanıtla #2: 12 Kasım 2011 - 16:03 »
  • Yayınlama
  •      Ahhh ahhhh... Ebru yorumunun altına imza atıyor, hocamın ellerinden öpüyorum.

          Diyorum hocam siz yazılarınızı azaltınca neler oluyor görün, bu sebeple bizi sizden ve yazılarınızdan çok fazla mahrum bırakmayın...

    Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burda Değiliz...

    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 631
    • Cinsiyet: Bay
    • 63 Mesajı Toplam
      129 Kere Beğenildi
    HANGİ CUMHURİYET?
    « Yanıtla #3: 13 Kasım 2011 - 16:27 »
  • Yayınlama
  • Çok Değerli Ebru Hanım,
    Canını sıkma,
    Sabırlı ol,
    Yobazların fikri olmadığından tek silahıları kızdırmaktır,
    Çünkü dağarcıklarına sinek düşse fikir açlığından ölür.
    Seni, beni kızdıracaklar ve ondan haz duyacaklar...
    Relaks olmanın yolu onlarda budur.
    Biz onların bu tuzağına düşmeyelim,
    Onlara bu hazzı vermeyelim.
    Doğruları söyleyelim yeter.
    Bilirsin;
    Katranı kaynattılar.. kaynattılar...kaynattılar.... bir de ne görsünler olmamış şeker...
    Muhatap alarak değil, fikirlerindeki mantıksızlığı, yobazlığı, cehaleti ortaya koyalım yeter..
    Diğer yandan "ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz"....
    Düşmanın gözünü çıkarmakla ona zarar veremezsin.
    Çıkarmaya kalkarsan suç işler kodesi boylarsın.
    Düşmanın gözü çalışmakla, başarılı olmakla kör olur.
    Bu hükümet o kadar başarılı oldu ki, bunların gözü kör oldu ve hiç bir şeyi göremez hale geldiler.
    Onun için taktir edecekleri bir eser göremiyorlar.
    Haklıdırlar.
    Görünmeyen şeyi taktir etmek, inanmak kalpten inanmaya bağlıdır.
    Ben acıyorum böylelerine,
    Umarım bir gün gözleri görür, kulakları duyar, akli melekeleri çalışır taktirlerini bildirirler.
    Sen de aldırma, boş ver.
    Salakça inandıkları dünyalarında ruh gibi yaşadıklarını sansınlar.
    Uyanıncaya kadar...
    Haaa en önemlisi de özür erdemini gündemlerine alırlar umarım...
    Selamlarımı gönderiyorum; sana ve tüm dostlarıma...


    • Murat Aydın
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 131
    • Cinsiyet: Bay
    • 7 Mesajı Toplam
      16 Kere Beğenildi
    HANGİ CUMHURİYET?
    « Yanıtla #4: 15 Kasım 2011 - 17:45 »
  • Yayınlama
  • Gerçek  tarihin ışığında  günümüzü aydınlatan  harika bir yazı.... Hocam emeğinize, yüreğinize sağlık...

    taş devri taşlar bittiği için değil mantıklar değiştiği için bitti....


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear