AMAÇLARINA ULAŞTILAR... - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: AMAÇLARINA ULAŞTILAR...  (Okunma sayısı 9474 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • *** asi_kar ***
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 706
  • Cinsiyet: Bayan
  • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
  • 232 Mesajı Toplam
    425 Kere Beğenildi
    • antoloji
AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
« Topic Start: 04 Ocak 2012 - 15:12 »
  • Yayınlama
  •      EBRU ÇOBANOĞLU
         gulenkoyu@gmail.com
         04 Ocak 2012 Çarşamba

         AMAÇLARINA ULAŞTILAR... 

         Amaçlarına ulaştılar... 35 kişinin öldürüldüğü Uludere Vâk'âsı. Yani; hırsızlığın sadece TSK tarafından ölümle sonuçlandırıldığı için dramatikleşen başka bir boyutu. "TSK köyleri bombaladı". "Devlet insanını öldürdü" diye manşetlerle üste çıkmak demek kalemden süzülen harflerin talihsiz kelimelerle satırlarda ağlaması demektir ki bu provokasyona gel buyur deyip ülkenin bölünmesine yanlışlıkla” yardımcı olmak demektir. Alkışlamıyorum, gereği yapılmalı lâkin bazı köşe yazarlarının görüş açısından da olaya bakamıyorum maalesef... Teröristlerin yoğunlaştığı dağlardan geçenler, davullu zurnalı karşılama beklemiyordu eminim buna...

         Bilmem, belki mantık yoksunuyumdur kim bilir? Sizler şehit olan 24 tane gencecik askerlerimizi, 5 şehit polisimizi, otobüse vahşice Molotof kokteyli atılıp, yanarak can veren gencecik kızı, Güngören Menderes çıkmazında anne karnında can veren doğmamış ikizleri, balonuyla oynarken ölen Aleyna’ları, Talha’ları ve o haberlerle her defasında gazi olup, her eve bir bayrak diyerek protesto ettiğimiz günleri ne zaman unuttunuz? Sizler haber yaptığınız zaman vatan evlâtlarını satırlara nakşederken o zaman sızlayan vicdanlarınız bu gün hür olma eğilimine mi girdi? Kim beraat ettirdi o vicdanları? Her türlü kaçakçılığın kırbacı faturalarınıza vurulmadı mı sizin? PKK’nın dağdaki bir kişiye şehirde dört kişi mantığıyla hareket ettiğini aklınızın bir köşesinden nasılda sildiniz? Her an hükümete yüklenme çabası neden?

         Alınan bir ihbarda Fehman Hüseyin’in içinde olduğu 50 kişilik terörist grubun sınırda olduğu ve son dönemdeki kayıpların intikamının alınacağı bir baskın yapılacağı diye yazıyor.  Gözdağı niteliğindeki bu istihbarat kimin oyunuydu? MİT’e gelen istihbaratları kim neden verdirmişti? 35 kişinin o dağda ne işi vardı? Peki, neden görüntü terör örgütü görüntüsü idi? Orası terörist kampı ise oradan geçmeye nasıl cesaret etmişlerdi? Önemli bir nokta bu, o dağdan geçmeye nasıl cesaret ediyorlardı soruyorum? Kim koruyordu onları? Şimdi düşünün, varsayalım TSK, hükümet, MİT herkes suçlu peki ya onlar terörist olsaydı? 24 şehit zamanı veryansın eden bizler, onlar terörist olsaydı ve önceki gibi oradan elini kolunu sallayarak öylece geçselerdi (ki bunlar PKK tarafından hedef şaşırtıp eylemlerine devam etmesi ve vur emrinin kaldırılması için yem olarak kullanılmış insanlardır) ve gidip Mehmedimi yine şehit etselerdi bu vicdanlarımızın hali ne olacaktı meraktayım?...

         Celâllenmeyin... Şehitlerimizin ardından yeter artık denilip, üstüne gidilen ve köşeye sıkışan PKK, kapanacak söylemleriyle karşı atağa geçen BDP kozunu güzel kullandı. PKK pekâlâ masumlaştırılıyor. Bundan sonra ki eylemlerinde daha da rahatlayacak ve ortalığı yakıp yıkmak için mazeretleri olacak. Nitekim bugüne kadar böyle olmadı mı? Uludere kaymakamı somut bir örnek değil mi? Bir genci kışkırtmak için bak devlet dediğin unsur vurdu senin soydaşını demeyecek mi?

         Düşünelim Bence apaçık ortada  Ağlara takılmış bir grup balığın sofraya gelmeden önceki son çırpınışlarıdır bu...

         Yine düşünelim Resmen provokasyon yapıp, aklı bulanan Kürtleri kışkırtan Demirtaş, ekranlara utanmadan çıkarken Cudi'de, Gabar'da, Çukurca’da Kürt teröriste Kürt askerimi şehit ettirirken vicdanı hiç sızlamadı da şimdi çıkıp Kürt kardeşlerimiz öldü diye neden demeç veriyor?PKK’yla siyasi yoldan açıkça alâkası olduğunu söyleyemeyen BDP neden şehit edilen Kürt askerinin evinde taziye ziyaretinde bulunmuyor? Demirtaş ve beraberindekiler şehit tabutu başında bir Kürt ananın Kürtçe yaktığı ağıtı ne zaman unuttu meraktayım? Peki ya sizler?...

         Soruyorum birilerine siz değil misiniz olmayan bir şey için heba ettiniz Kürtleri dağlarda? Sadece öğrenmesinler, ilerlemesinler diye siz değil miydiniz atanan öğretmeni şehit edenler? Kürtleri Türklere düşman edip içki masalarında ülke sınırlarını değiştirmenin hayalini kuranlar neredeydi vicdanınız? Ne çabuk unuttunuz bunları ya da ne kadar güzel unutturdunuz?

         Bu ülke terörün üzerine biraz daha duyarlı şekilde gitmeye başladı. Bir zamanlar birilerinin oturup ülkenin cumhurbaşkanına şehitler sonrası biz arz etmiştik demekten öteye geçemediklerini unuttunuz galiba...

         Elinizi vicdanınıza koyun zaman provokasyonlara engel olma ve halkı kışkırtmama zamanı masum dediğimiz 35 kişinin tabutu üzerinde neden sarı-yeşil-kırmızı bez parçaları vardı diye de sorgulaması gerek diye düşünüyorum... Provokasyon demeyin, neden BDP’lileri kabul etmeyen ve Türk bayrağı altında taziye kabul eden terörist babasını unuttunuz mu yoksa? 16 yaşında kaçakçılık yapan gençten ziyade 10 yaşında polise taş atması için kandırılan çocuğa ağlamak daha doğru bence Olay, TÜRK-KÜRT KARDEŞTİR sloganıyla hareket edilecek bir eylem değil, oturup da düşünülmesi gereken vahim bir olaydır...

         Gözünüzü kapadığınızda aklınıza şehitlerimiz geliyorsa ne demek istediğimi anlayacaksınız. Yok eğer ille de sadece 35 kişi geliyorsa üzgünüm(!)... Evet, terörü UNUTMADIK ve UNUTTURMAYACAĞIZ...



    EBRU’Lİ SÖZ: Görmemek için bakan, mavi, siyah, ela, göz! Köre görünse şaşmam sana görünmeyen öz! (N.Fazıl Kısakürek)



    "Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

    Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

    EBRU ÇOBANOĞLU 'nin Mesajlarını Beğenen 7 Kullanıcı: Şafak YAZICI (16 Şubat 2013 - 09:53), GÜNAY SAY (26 Ocak 2013 - 20:40), AHMET AKTÜRK(HOCA) (27 Aralık 2012 - 12:22), sadıkyılmaz (12 Ocak 2012 - 20:31), m_akturk (07 Ocak 2012 - 12:13), Kenan Yazıcı (05 Ocak 2012 - 08:22), m.z.biber (04 Ocak 2012 - 23:58)
    • Kazım Düzenli
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 231
    • Cinsiyet: Bay
    • 8 Mesajı Toplam
      11 Kere Beğenildi
    • GSM: 0534 303 30 37
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #1: 04 Ocak 2012 - 23:14 »
  • Yayınlama
  • Eline,Diline,Yüreğine vede emeğine sağlık.böyle bir özetlemenin karşısında ne söylenecek,nede yazılacak hiç bir şey yok ve olamaz.tekrar tekrar emeğine yüreğine sağlık.


    Musa Kazım Düzenli 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: ebruçobanoğlu (12 Ocak 2012 - 22:19)
    • ** LaZiGo **
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 408
    • Cinsiyet: Bay
    • Bize Her Yer TRabzon ;)
    • 141 Mesajı Toplam
      176 Kere Beğenildi
      • cnrdekorasyon
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #2: 12 Ocak 2012 - 20:16 »
  • Yayınlama
  • konunun üzerinden birazda zaman geçmiş olsada cok güzel yorumlanmış tebrik ediyorum.. uludere diyip ayağa kalkanlara devleti suçlayanlara adamlar öldürüldü diyenlere soruyorum sınırda ne işleri var o kadar adamın ? sınır hattının gereği değilmidir yaklasan vurulur askerlik yapanlar bilmiyormu bu gerçeği .. şimdiye kadar musemmaa gösdermek asıl hatamız..

    TRABZON gibiyim işte... Gülmeyi  "Dernekpazar'ında " bıraktım, vefayı "Boztepe" de. "Ayasofya" kadar yorgun,"Orta hisar" kadar mağrur."Değirmendere " kadar vedalara gebe."Uzun sokak" kadar kalabalık,"Emperyal" kadar sıkıcı,"Ganita" kadar mutlu, dalgalar kadar yalnız.TRABZON gibiyim yani...Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun,bitkin,tükenmiş ama hala ayakta hala dimdik..!






    By Lazigo

    Zikrullah Yazıcı 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: sadıkyılmaz (02 Ocak 2013 - 08:04), ebruçobanoğlu (12 Ocak 2012 - 22:19)
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 34
    • Cinsiyet: Bayan
    • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
    • 27 Mesajı Toplam
      38 Kere Beğenildi
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #3: 25 Aralık 2012 - 14:00 »
  • Yayınlama
  • Karların arasında battaniyelere sarılmış ayakkabıları ile traktörlerin arkasında veya katırların üstünde taşınan cesetler varsa ve bunun mes'ulü devletse ve özür dilemiyorsa oldukça tehlikeli bir durum vardır. Ama bundan da öte batıda yaşayan Türklerin durumudur. "Sınırda ne işleri varmış, cenazelerinin üzerine PKK bayrağı serilmiş, cenazesine BDP'liler sahip çıkmış" vb ifadelerle "bir bizden gitti bir de onlardan gitsin" diyen bir anlayış halk arasında dolaşıyorsa bu çok daha derin bir yarığın işaretidir. Oysa bilinen şudur ki öldürülenler korucu ailesi üyeleridir ve onlar hakkında önceden olumsuz yayınlar yapan PKK daha sonra cenazelere sahip çıkmıştır.

    Öldürülenler karın, soğuğun, tehlikenin ortasında sersefil bir şekilde sınır kaçakçılığı yapan ve neye uğradığını bilemeden öldürülen çoğu çocuk mazlum insanlardır. Burada artık siyasi bir mülahaza söz konusu olamaz. Ancak batıdaki dindar camia bile olayın acısını yeterince sahiplenmemiştir. Bilinç altında var olan Türk milliyetçiliği duyguları büyük bir acının dış ülkelerdeki farklı ırktan ama müslüman kişilerin acısı karşısında hissedilen duygularından baskın çıkmıştır. Oysa islam dini kimliği ne olursa olsun mağdur olanın yanında yer almayı emretmiştir.

    Başbakan anında özür dilemeliydi. Belki bir yanlışlık sonucu bu olay oldu. Ama konunun hassasiyeti açısından bu olay pozitif bir hale dönüştürülebilirdi. Ama Dersim için özür dileyen Başbakan Uludere için özür dilemedi. Dersim'de yapılanlar için özür dilemek kolaydır zira oranın faili devletti ve hükümet başkasının katliamı için özür dilemişti. Bu özür değil başkasını suçlamaydı ve kolaydı. Ancak şimdi belki yanlışlıkla da olsa fail siyasi iradedir ve özür dileme sırası Başbakan'dadır. Vakit çok geç de değildir Başbakan özür dileyip kendisine oy verenlerin de Kürt sorununa empati yapmasını sağlayabilir.

    Savaş devam ettiği müddetçe devlet ve PKK karşılıklı bir çok olay için özür dileyecek herhalde. Gerçekten halkın her kesimine güven veren yaklaşımlar yapılmazsa bu tür olaylar çok olacak. Silahın egemen olduğu topraklardan barış, kardeşlik, şefkat fışkırmasını beklemeyiniz. Devletin sorumluluğu empati yapmada duyarlı insanları mahcup ettiren Türklerin de kendine gelmesini sağlayacaktır. Zira hiç bir insan hiç bir çocuk bir eğitim zayiatı olarak görülemez. Ayakkabılarının görülmesi ile ancak içinde bir insan olduğu anlaşılan battaniyedeki çocuk cesetleri karşısında ancak vicdan sahiplerinin kalbi titrer. Olay toplumda artık çok siyasileşmiş ve bu görüntü karşısında bile siyasi yorumlar yapanlar yüz kızartıcı bir örnek oluştururlar.

    Ve son olarak bizim kürt sorunumuz yoktur, kürt sorunu diye diye düşmanlığı empoze eden zihniyetlerle sorunumuz vardır. Unuttuk, unutturuldu diye nutuklar atıyoruz da... Peki biz insanlığımızı neden, nasıl unuttuk?

    |Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

    tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: tuğba boz (04 Şubat 2013 - 02:42), LEMA (03 Ocak 2013 - 03:03)
    • *** asi_kar ***
    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 706
    • Cinsiyet: Bayan
    • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
    • 232 Mesajı Toplam
      425 Kere Beğenildi
      • antoloji
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #4: 25 Aralık 2012 - 23:29 »
  • Yayınlama
  •  Bir yazı bu kadar saptırılırdı, onu başarmışsınız tebrik ediyorum ve ellerim sızlayana kadar alkışlıyorum sizi ..
    Öncelikle bu yazının neresinde bir bizden gitti, bir onlardan manasını çıkardığınızı anlamamakla birlikte hayretler içinde okudum. Onlardan gitti derken PKK’lılardansa ellerime sağlık güzel yazmışım yok eğer Kürt’lerdense en altta muhalefet olduğunuz satır herkes tarafından alkışlanan bir satırdı ki yalanda değil “bizim Kürt sorunumuz yok Kürt sorunu var diyenlerledir sorunumuz”  ===) işaret BDP’ yi vurguluyor Kürt’lerin zihin bulanıklığının en büyük sebebidir onlar lâkin sizin bu talihsiz tabiri anlamadan yaptığınızı düşünmem lazım, düşünmek zorundayım ki satırlarım sakin sakin nakşetsin ..
    Kelimelerinizi seçerken farklı bir hava yoluna gitmeye çalışmışsınız ve yazım yanlışı kurallarında sıkıntı yaşamışsınız .. NUTUK kelimesini işlemeniz ben kitap okuyorum havası vermiş size…

    Diyorsunuz ki ; korucu aileler diye…  Soruyorum neden TÜRK BAYRAĞI altında taziye ziyaretini kabul eden sadece bir aileydi? Diğerleri neden BDP ye sarıldı?
    Bana hala sınır kaçakçılığından bahsediyorsunuz yazıda onun içinde bir açıklama var aslında okursanız şayet.. Ayrıca, sınır kaçakçılığına müsaade eden devlet miydi? İşte, bunu irdelemek gerek bence. Rota şaşmış sizde… Ben şehidime ağlarken, onlara ağlamam için bir neden göremedim kendimde.. Bakın ŞEHİT-VATAN-PKK-BDP ? ? ? ? Milliyetçilik yok dikkat edin birbiri içine gizlenmiş soru işaretleri var detayda…

    “Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helalleşsin! Çünkü; ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün hak ödeninceye kadar kendi sevaplarından alınır, sevapları olmazsa hak sahibinin günahları buna yüklenir” diye bahsediliyor hadiste…
    Kaçakçılık hak değil mi? Bunu hani dedniz ya hani şu dindar kesim diye hani fetva verdiniz ya! Ona istinaden ufak bir hatırlatma yaptım sadece…  Kul görmez, RAB da mı görmez? … Bir de tutmuş olayın hassasiyetinden bahsediyorsunuz bana, daha fazla devam edemiyorum başbakan yerine ben özür dilemeliyim ki egonuz tatmin olsun …

    “Ve son olarak bizim Kürt sorunumuz yoktur, Kürt sorunu diye diye düşmanlığı empoze eden zihniyetlerle sorunumuz vardır. Unuttuk, unutturuldu diye nutuklar atıyoruz da... Peki biz insanlığımızı neden, nasıl unuttuk?” dediğiniz cümlede sorunun cevabını siz verin bu satırları yazarken vicdanınız ve insanlığınız karşılıklı Türk kahvesi mi yapıp içiyordu ?...

    Son olarak, bunu anlamanız için SEN VATAN HAİNİSİN! Başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim … Ya da boşverin okuyup olayı daha fazla yanlış anlamayın … Ben Kürtçeyi sırf bunların ne dediklerini anlamak için üstün çabalarım sonucu öğrendim…
     

    "Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

    Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

    EBRU ÇOBANOĞLU 'nin Mesajlarını Beğenen 3 Kullanıcı: Şafak YAZICI (16 Şubat 2013 - 09:54), GÜNAY SAY (26 Ocak 2013 - 20:42), sadıkyılmaz (02 Ocak 2013 - 08:03)
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 34
    • Cinsiyet: Bayan
    • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
    • 27 Mesajı Toplam
      38 Kere Beğenildi
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #5: 26 Aralık 2012 - 03:04 »
  • Yayınlama
  • Birincisi "Bir bizden gitti, bir onlardan gitsin" tabiri PKK'yı işaret etmiyor bilakis söz konusu olan "Kürtler" dir bu cümlede. PKK örgütünün yaptıkları ortadadır ve en ufak bir pozitif tarafı yoktur, tolere de edilemez. Siz yazıyı nasıl okudunuz yahut nasıl algılamak istediniz orasını bilemem ama bildiğim bir şey varsa da yanlış anlamışsınız. Yazıyı saptırmaktan ziyade ben özür dilenmeli mi dilenmemeli mi konulu tartışmada kendi fikrimi söyledim nedenleri ile tıpkı sizin neden özür dilenmemesi gerektiğini açıklamanız gibi. Bu kadar tepki gösterilecekse "yanıtla" opsiyonunun da pek bir ehemmmiyeti kalmıyor. "Neden diğer aileler BDP'ye sarıldı?" demişsiniz. Biraz empati kurun, aynı durumda bizden biri olsaydı alıp Kürt bayrağına sarılsalar ve öyle defnedilselerdi siz kime sarılırdınız? Size bunu yapana ve ortada hata olduğunu bile bile "Sınırda ne işleri vardı o zaman?" diyerek öldürülmelerini meşrulaştıranlara mı yoksa o anki acınızı dindirmeye çalışanlara mı? BDP'ye sarılmış olmaları orada ölen çocukların bunu hakettiği anlamına gelmiyor.

    Konumuz şehitlerimize ağlamak, ağlamamak vicdan ya da vicdansızlık değil. Şehitlerimiz için her insan evladı ya da şöyle ifade edeyim vicdan sahibi her insan evladı kadar içim sızladı, sızlıyor. Farkındaysanız ilk paragrafta da şartlı cümleler kurdum... Neyse o cümleleri tekrar tekrar analiz etmeyeceğim.

    Söz konusu olaydan sonra yapılan açıklamalarda sınırdan terörist girişi olacağına dair duyum aldığını açıklamıştı TSK. Ama ne hikmetse bu istihbaratın nereden alındığı hala muallakta iken başka tartışmalar ile doldurulmaya çalışılan acı bir olaydır Uludere olayı. Kaba tabirle "teröristin memlekete sızmasını önlemenin adı" olmuştur bu olay. Kardeşliğe ve barışa bundan daha iyi bir kurşun sıkılamazdı. Daha da vahim ve acı olan ise Feyman Hüseyin'in de aralarında olduğu sanılıp gruba saldırılması ve arada sivillerin ölmüş olmasıdır. Ama kaçakçılık, ama sınırı geçmek, ama koruculuk... Yaptıkları ne olursa olsun ve bu insanların ismi ama kaçak, ama korucu, ama terörist ya da gerilla her ne olursa 35 "SİLAHSIZ" insanın üzerine bombalar yağdırmak katliamdır ve bunun için özür dilenmeliydi, dilenmelidir.

    Gizli/açık militarizmle , ırkçılıkla yetiştirilmiş bir toplumun , devlet ne yaparsa yapsın , ne kadar insan öldürürse öldürsün , gözünün önündekini görmeyi reddetmesi gibi bir durum ortada ki bunu aşmanın tek yolu da herhalde yeni anayasaya vicdansızlığın suç olduğu ve Türklüğe filan yakışmadığı gibi bir madde koyulması olacak.

    Analojiler gırla gitmiş bir de "Efendim bir tane evimiz var , adama girme demişiz, o da girince öldürüyoruz, katliam bunun neresinde?" filan olsun "Duran araca çarpan yaya " olsun bunlar mesela çok acayip , bilhassa ilkine sorulacak sorular çok ama nefes tüketmeye de gerek yok. "Katırın sırtında doçka mı var nereden bilelim biz?" diye soranlarsa... Onlara ne demeli bilemiyorum. Özellikle buna artık bir cevap lazımmış; olay o zaten. Bu biraz mevzulardan geri kalmışlığın göstergesi. Yazma var okuma mı yok acaba? Bugüne kadar biliniyordu da, bu sınırda kaçakçılık yapan ve devletle de yakın bağlantısı bulunan, geçici koruculuk yapmış gazilere falan sahip ailenin ne zaman girip ne zaman çıktığı, İHA'lar falan ileri teknoloji kullanımından sonra mı bu denli karmaşık hale gelmiş, bu mudur? Akıl alır mı bunu? Orada devlet adına görev yapan kolluk kuvvetlerinden (asker, jandarma, polis, korucu), bürokrat seçkinlerine (vali, kaymakam) herkes, olay olduktan sonra şok geçirmişler, böyle bir şeyin nasıl gerçekleşebileceğine akıl erdirememişler, uzun yıllar gerçekleşen kaçakçılığın meğer ilk kez farkına varıyorlarmış; hatta bu zamana kadar o kaçakçılarla hiç diyalogları da olmamış, bir gecede milyarlar koklayan albaylar da sonradan müteahhit olmamış, sınır namusmuş... Neyse aynı cümleleri tekrar etmeyelim fazla.

    Bu zihniyet sakat bir zihniyet , devlet mekanizmasına ya da askerin filan devletin legal (meşru da değil ha legal ) şiddet araçlarının yaptığı ,uyguladığı bu şeyleri yani katliamı temize çekmeye çalışmak, gizliden ya da açıktan olsun farketmez inanılmaz tehlikeli. Bir kere ölümü , öldürülmeyi bu kadar doğal karşılamak çok daha tehlikeli. Ben de bir örnek vereyim bu duruma madem; 3.Reich faşizmi, düşük zekalıları kısırlaştırırken bunun savunması: "Ama onlar düşük zekalı ve çocukları da öyle olacak." mıdır yoksa bunun bir savunması yok mudur? Eğer cevabın birincisi olduğunu düşünüyorsanız 3.Reich'in yıkılmasına şükretmeniz gerekiyor çünkü kısırlaştırılmaktan kurtuldunuz. "Ama onlar kaçakçı ve yasadışı işler yapıyorlardı."  diyorsanız ise bu eksik bir cümle, doğrusu; "Ama onlar kaçakçı ve yasadışı işler yapıyorlar ve devlet de bunu biliyor ve bu ülkenin o çok övülen ekonomisinin %30 ile %70 arası tam bilinemeyen bir kısmı kayıt dışı yani yasa dışı, bu durumda ileri teknoloji istihbarat araçlarımızın da desteğiyle yüksek ateş gücüne sahip uçaklarımız bütün bir ülkeyi bombalayabilir." olmalı!

    Neyse bakın bu vicdan, hümanizm işi de bir yere varmıyor artık diğer taraftan, twitter'da olayın duyulduğu saatlerde yazılanlar yani insanların ilk tepkilerinden bir tanesini hakikaten kafamdan çıkaramadım: "Ölenlerin tamamı katırdır, onlara insan demeyin." vs.. Bunu yazmamın sebebi normal insanların - makbul vatandaş kabilinden - bilinçaltını dışavuran ilk tepkilerinin acımasızlığını,  hissizliği, şartlanmışlığını anlatmaya çalışmak. Bu makbul vatandaş kitlesinin ortalama olarak gördüğünün sadece teröristler ve devlet arasında bir savaş olduğu ( pek muhterem içişleri bakanını bu noktada hatırlayalım ), az biraz fazla düşüneninin de durumu teröristler ve onlara destek olan hümanistler ile devlet arasındaki bir savaştan başka bir şey olarak algılamadığını ve bu ilkellik yumağında oransal olarak en ufak bir değişme olmadığını görelim. Gerçekçi olmak lazım, bu kadar insanın ölmesini ve bugün 35 sivilin katledilmesini ortalama vatandaşa dışarıdan vicdan dayatarak filan çözemeyiz, dünyanın hiçbir yerinde öyle olmadı olmayacak da. Kabul etmemiz gereken şey bunca yılda gerçekten ortak yaşamanın teşkilatını ( anayasa bilmem ne değil; constitution ) bir türlü tesis edemedik, ülkemizin çok acı bir katliam listesi var ve devlet dediğimiz şey hala biz'e ait değil. Yoksa Uludere'nin tıpkısı Muğlalı Paşa katliamını anlatan 33 kurşun'un Cem Karaca'nın ağzından döküldüğü ilk 5 saniyeyi dahi dinleyen insanın, Uludere'de ölen çocuklara aslında ne olduğunu anlaması çok zor değil ama devletin kölesi olmaya programlanmış milyonlarca insandan oluşan bir kitleye her katliamdan ya da her tekil ölümden/cinayetten sonra tekrar tekrar vicdan, hümanizm, insanlık anlatmanın anlamsızlığı da açık.

    Gülten Kışanak'ın parlemento çatısı altında yaptığı bir konuşma vardır olay ile ilgili. Tabi önyargısız izlemeyi becerebilirsek tarihe gerçekçi bir not düştüğünü de görebiliriz belki.
     http://videonuz.ensonhaber.com/…n-uludere-konusmasi

    Ve Murat Belge de yazısında katliama farklı bir açıdan bakmış, olayı masumiyet/suçluluk çizgisine çekenlerin cevaplaması gereken çok da yerinde bir soru sormuştur:
    "Bir de öbür tarafından bakalım. Diyelim ki istihbarat doğruydu, Fehman Hüseyin adıyla bilinen şahıs, yanında silâhlı çetenin başka elemanlarıyla, kaçakçı kılığına girerek sınırı geçti, geliyor. f-16’lar havalandı, bombaladı, 35 terörist ölü ele geçti.
    O zaman her şey çok güzel mi olacaktı? bu 35 kişinin öldürülmesini bayram edip kutlayacak mıydık? Onların ölümünden ötürü içinde intikam tutkusu kabaran kimse olmayacak mıydı? Üç gün sonra başka fehman hüseyinler yetişmeyecek miydi? Otuz yıldır nasıl yetişiyorlar?"

    Aslında fazla söze de gerek yok; çünkü olayın "Kaçakçıydı onlar yaa..."dan "E yani, TSK çok da iyi bir ordu değil, yapmışlar bir hata. Taksir azizim..." düzeyine gelmiş olması kendi topuğuna sıkan faşist kadar abesle iştigal eder.

    Sizinle aynı fikirde olmayan herkesi de aynı entitenin parçası olarak görmek "ideolojik körlük" dediğimiz hastalığa delalet eder. ALLAH şifa versin diyorum.

    Son olarak da "Zamanı Baraye Masti Asbha" (Kürtçesini özellikle yazdım, o dili de bildiğiniz için.) ya da "Sarhoş Atlar Zamanı" isimli filmi zaman bulduğunuzda izlemenizi tavsiye ederim. Belki biraz daha objektif bakabilme edinimi oluşur.

    |Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

    tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen 3 Kullanıcı: LEMA (03 Ocak 2013 - 03:06), sadıkyılmaz (02 Ocak 2013 - 08:03), tuğba boz (27 Aralık 2012 - 15:06)
    • *** asi_kar ***
    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 706
    • Cinsiyet: Bayan
    • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
    • 232 Mesajı Toplam
      425 Kere Beğenildi
      • antoloji
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #6: 01 Ocak 2013 - 14:10 »
  • Yayınlama
  • Cevap yazmakta geciktim malum yıl sonu ve çok yoğunum daha sonra yazdığımda da bilgisayarımın azizliğine uğradım hepsi silindi...

    İyi ki de silinmiş çünkü, ANLAMAYAN İNSANA LAF ANLATMAKTANSA BEN DEVEYE HENDEK ATLATMAYI TERCİH EDİYORUM aslında...

    Siz, benim yani şahsımın yani KENDİMİN yani kendi fikrimin bile ne olduğunu benden daha iyi bildiğinizi sanmışsınız küçücük dünyanızda o yüzden sadece bir cümle özetleyecek herşeyi

    " HAM OLAN PİŞMİŞİN HALİNDEN HİÇ ANLAR MI? O ZAMAN SÖZÜ KISA KESMELİDİR VESSELAM!.. "
    Belki, anlamanıza yardımcı olmuşumdur ...

    "Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

    Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

    EBRU ÇOBANOĞLU 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: Şafak YAZICI (16 Şubat 2013 - 09:55), sadıkyılmaz (02 Ocak 2013 - 08:03)
    • *** asi_kar ***
    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 706
    • Cinsiyet: Bayan
    • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
    • 232 Mesajı Toplam
      425 Kere Beğenildi
      • antoloji
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #7: 01 Ocak 2013 - 14:25 »
  • Yayınlama
  • Kişiye değil okuyucuların hepsine ;

    Recep Tayyip Erdoğan özür gibi bir cümleyi telaffuz edince yazımı Twitter da tekrar paylaştım.. Bazıları haklısın dedi bazıları bazı yerlerde haksızlığımı vurguladı.. SALDIRMADAN, ANLAYARAK.. KENDİ FİKİRLERİNİ karşısındakine mecburi empoze etmeyi seçerek değil UFKUNU GENİŞLETEREK..
    Şimdi gelen bir mesajı aktarıyorum;

    " Soruşturma tamamlanıp ikna edici bir sonuç ortaya konursa devlet halkın gözünde temize çıkar. Bu durumda devlet zorda kalmaya devam edecektir.
    Olay sonrası yapılan açıklamalar tutarsız, ikna edici değildi. Özellikle, Başbakanın sözleri.. Çünkü, onun sözüne herkes inanıyor, imaj zedelenirse bu kötü ...
    Zekanın her satırında belli olduğu bu yazıda biraz daha sade ve kolay bir uslup kullanırsan daha etkili olacaktır"..

    İşte yorumdan bir örnekti bu sadece .. Herkes beğenmek zorunda değil ama eleştirirken fikrini empoze etmeye çalışıp bende biliyorum havalarına girmesin. Sadece, ortalığı karıştırmak için yeni üyelikte ilk iki mesaj aslında başarının kanıtıdır ben böyle başarı istemem ya.. Neyse!..

    İşte, bu tarz yorumlar BENİM DÜŞÜNÜP DOĞRUYU AKTARMAMA VESİLE OLUR.. Gerisi sadece "üç nokta" (arkası gelmeyen, gelsede kısır döngü yorumlar)..
    (Ufak bir not: Kürtçe anadilim demedim anlıyorum dedim..)
    TEŞEKKÜRLER..

    "Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

    Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

    EBRU ÇOBANOĞLU 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: Şafak YAZICI (16 Şubat 2013 - 09:56), sadıkyılmaz (02 Ocak 2013 - 08:01)
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 34
    • Cinsiyet: Bayan
    • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
    • 27 Mesajı Toplam
      38 Kere Beğenildi
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #8: 01 Ocak 2013 - 17:30 »
  • Yayınlama
  • Neyse Ebru Hanım,
    Yanlış anlamakta bu kadar diretmenizi anlamamakla birlikte kendi kendinizle çelişen cümlelerinizi hayretler içinde okuyorum.. Çünkü benim yaptığımı ortaya attığınız ne varsa ilk cevabınızdan itibaren siz zaten yapıyorsunuz. "Anlamayan" biri yakıştırması saldırganlıktır. Yanlış anladınız demek ise bundan çok çok farklı ve düşünceleri daha nezaketli bir şekilde öne sürmenin göstergesidir. Ham olan derken kendinizi kastettiyseniz ki bu da saldırgan ve çok iddialı bir cümledir, bu da sizin iddia ettiğinizin aksine aslında sizin benim fikirlerimi benden daha iyi bildiğinizi sandığınızı gösteren talihsiz bir ifadedir. Uzun uzadıya yazmaya gerek yok tekrar. Zira siz de anlamaya çalışmak yerine kısa ve net benim anlayışsız bir saldırgan olduğumdan dem vurarak konuyu farklı noktalara taşımışsınız.

    Ortada bir empoze durumu yok, sen yanlış biliyorsun durumu da.. Siz nasıl ki fikrinizi ortaya atmışsanız ben de düşündüğümü söyledim.. Ne sizin yanlış düşüncelere sahip olduğunuzu iddia ettim ne de bir başarı elde etme çabası idi bu.. Siz nasıl görmek isterseniz artık. Yazım yanlışı kuralları (ki öyle bir şey de var mı bilemiyorum, olsa olsa yazım yanlışı olur.) kadar tartışma kurallarına da dikkat etseydiniz olaya çok daha farklı bir açıdan bakabilirdiniz. Olayı tamamen bireysel bir üstünlüğe dönüştürmüşsünüz. Küçük veya büyük benim dünyamda da inandığım savunduğum şeyler var, bunları dile getirdim. Nedir tartışma? Siz ortaya bir şey atmışsınız, tamamen size ait bir düşünce, bir olay üzerindeki yorumunuz, bakış açınız her ne ise onu dile getirmişsiniz. Ben de kendi bakış açımdan yer yer sizin düşüncelerinize antitez oluşturan şeyleri ortaya attım.. Bunu bir başarı olarak addetmek zaten "tartışma" kavramına bakış açınızı açıkça ortaya koyuyor.

    Bu kadar toleransın düşük, farklı bakış açıları ya da fikirlere tahammül edilemeyen bir ortamda zaten ne dense bir yararı olmayacağının da farkındayım. O yüzden "siz haklısınız, ne derseniz sonuna kadar doğrudur." diyerek artık buna bir son vermek istiyorum.

    Teşekkürler.

    |Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

    tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: tuğba boz (04 Şubat 2013 - 02:40), LEMA (03 Ocak 2013 - 03:08)
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 34
    • Cinsiyet: Bayan
    • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
    • 27 Mesajı Toplam
      38 Kere Beğenildi
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #9: 01 Ocak 2013 - 20:30 »
  • Yayınlama
  • Ve benden de kısa bir not:
    Benim bir de bu yönü var diye göstermeye çalıştığım noktalara değinerek cevap yazabilseydiniz eğer tartışma gerçekten amacına uygun olurdu. Tabi siz tartışmak derken konsepti biraz yanlış anlamışsınız sanırım. Konu çerçevesinde karşılıklı aynı veya zıt görüşlerin ortaya atıldığı bir platformdan ziyade bireysel saldırı olarak algılamış, o şekilde de karşılık vermişsiniz. Mutlak doğruların olmadığı bir konu için herkes kendi fikrini belirtirken bunu "ben de biliyorum havasına girmek" şeklinde algılamak ise... Buna da benden üç nokta... Fikir belirtmek biliyorum havasına girmek ise kimse fikir belirtmesin öyle değil mi? Ne de olsa bir ehemmiyeti kalmıyor.

    Tekrar teşekkürler.

    |Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

    tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: tuğba boz (04 Şubat 2013 - 02:42)
    • *** asi_kar ***
    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 706
    • Cinsiyet: Bayan
    • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
    • 232 Mesajı Toplam
      425 Kere Beğenildi
      • antoloji
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #10: 26 Ocak 2013 - 15:30 »
  • Yayınlama
  • Tuğba Hanım;
    Yıl sonu hesaplarıyla ilgilendiğim için size cevap veremedim. Cevap verme hakkımı bu zaman zarfında saklamıştım denebilir ve ardından "dedemi kaybettim" ...
    O yüzden size cevap vermek ve böyle bir tartışmaya girmek hiç mi hiç içimden gelmiyor. Her satırda "dedemin dedikleri kulağımda çınlıyor" ve klavyedeki her tuş gözümde devleşiyor...
    Yalnız bu zaman zarfında elime geçen bir notta hoşuma gitmedi değil ;
    Resulullah şöyle buyurmuş;
    "Kim haklı olduğu halde mücadeleyi terk ederse kendisine CENNETİN ORTASINDA bir ev verilir . Kim haklı olmadığı halde mücadeleyi terk ederse kendisine CENNETİN YANINDA bir ev verilir ." bu sözün akabinde İmamı Gazali sesleniyor ... Sesleniyor seslenmesine de keşke o satırlardaki bu seslenişi duyabilseydiniz (!) ...
     
     

    "Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

    Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

    EBRU ÇOBANOĞLU 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: Şafak YAZICI (16 Şubat 2013 - 09:56), derneklikazim (27 Ocak 2013 - 14:15)
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 34
    • Cinsiyet: Bayan
    • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
    • 27 Mesajı Toplam
      38 Kere Beğenildi
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #11: 29 Ocak 2013 - 12:45 »
  • Yayınlama
  • Başınız sağ olsun. ALLAH rahmet eylesin.

    Seslenişleri işitebilmeniz ve işittiklerinizi de uygulayabilmeniz dileğiyle o halde, size de kolay gelsin.

    |Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

    tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: tuğba boz (04 Şubat 2013 - 02:42)
    • ** LaZiGo **
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 408
    • Cinsiyet: Bay
    • Bize Her Yer TRabzon ;)
    • 141 Mesajı Toplam
      176 Kere Beğenildi
      • cnrdekorasyon
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #12: 01 Şubat 2013 - 17:05 »
  • Yayınlama

  • Öldürülenler karın, soğuğun, tehlikenin ortasında sersefil bir şekilde sınır kaçakçılığı yapan ve neye uğradığını bilemeden öldürülen çoğu çocuk mazlum insanlardır. Burada artık siyasi bir mülahaza söz konusu olamaz. Ancak batıdaki dindar camia bile olayın acısını yeterince sahiplenmemiştir. Bilinç altında var olan Türk milliyetçiliği duyguları büyük bir acının dış ülkelerdeki farklı ırktan ama müslüman kişilerin acısı karşısında hissedilen duygularından baskın çıkmıştır. Oysa islam dini kimliği ne olursa olsun mağdur olanın yanında yer almayı emretmiştir.



        Olay baya bir dallanıp budaklanmış okuduğum kadarıyla ..

    Benim takıldığım konu neden başbakan özür dileyecek bu Uludere için ?  Sınırda askerlik yapanlar veya herhangi bir yerde askerlik yapanlar bilirler sınırı geçilmesi değil gezilmesi bile yasaktır adamlar sanki köyden köye gider gibi gidiyorlar üstelik kaçakçılık yapıyorlar tabiki bunu engelleyecektir devlet.  Bu yasal bir olaymış gibi gidip özür dilemek zor koşullarda yasayan ama asla çalmadan çırpmadan calısan ve ailesini geçindiren insanları enayi yerine koymuş olmazmı ? demezlermi basbakana " biz calmadık devletimizi düşündük vergimizi verdik diye hatamı yaptık ?" 

     


     

    TRABZON gibiyim işte... Gülmeyi  "Dernekpazar'ında " bıraktım, vefayı "Boztepe" de. "Ayasofya" kadar yorgun,"Orta hisar" kadar mağrur."Değirmendere " kadar vedalara gebe."Uzun sokak" kadar kalabalık,"Emperyal" kadar sıkıcı,"Ganita" kadar mutlu, dalgalar kadar yalnız.TRABZON gibiyim yani...Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun,bitkin,tükenmiş ama hala ayakta hala dimdik..!






    By Lazigo

    • ** LaZiGo **
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 408
    • Cinsiyet: Bay
    • Bize Her Yer TRabzon ;)
    • 141 Mesajı Toplam
      176 Kere Beğenildi
      • cnrdekorasyon
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #13: 01 Şubat 2013 - 17:11 »
  • Yayınlama
  • tuğba söylediklerin acımasyontan ileri değil  yok neymiş karda kışta soğukta battaniyeyle coluk cocuk kacakcılık yapıyorlar  bu nasıl bir cümledir yahu !  kacakcılık yapıyorlar bitti daha ne etsinler devletimi soyanlar zarar verenlerin ne farkı var PKK dan ?  ALLAHa hamd olsun ülkemizdeki topraklarda ne ekersek biciyoruz cok verimli topraklarımız var gidip karda kişta camurda kacakcılık yapacaklarına gitseydiler buğday ekip pancar ekip soğukta karda kişta onu biçseydiler..

    TRABZON gibiyim işte... Gülmeyi  "Dernekpazar'ında " bıraktım, vefayı "Boztepe" de. "Ayasofya" kadar yorgun,"Orta hisar" kadar mağrur."Değirmendere " kadar vedalara gebe."Uzun sokak" kadar kalabalık,"Emperyal" kadar sıkıcı,"Ganita" kadar mutlu, dalgalar kadar yalnız.TRABZON gibiyim yani...Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun,bitkin,tükenmiş ama hala ayakta hala dimdik..!






    By Lazigo

    Zikrullah Yazıcı 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: ebruçobanoğlu (04 Şubat 2013 - 11:41)
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 34
    • Cinsiyet: Bayan
    • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
    • 27 Mesajı Toplam
      38 Kere Beğenildi
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #14: 03 Şubat 2013 - 00:54 »
  • Yayınlama
  • Zikrullah Bey;
    Nasıl bir cümledir diye sorduğunuz cümlede tam olarak ne anladınız ve ne düşündünüz bilmiyorum ama kaçakçılığı ajite etmek yahut masum göstermek söz konusu değildir. Kaçakçı=PKK mantığından yola çıkarsak cezaevleri de bombalanmalı o halde. NE de olsa oralar da devletten vergi kaçıran, sınır ülkelerden çeşitli malları kaçak olarak getirip ülkemiz pazarına sokan ve ticaretini yapan, kısacası "kaçakçılık" çatısı altında toplanabilecek her türlü fiili işlemiş insanlarla dolu.

    Raporlar ortada "kasıt yok fakat zincirleme hata var" diyor Uludere olayını inceleyen komisyon. Raporların detayına girmeye de gerek yok, nitekim yazdıklarınız sizi bağlar, sizin düşünceleriniz, yorumlarınız ya da olaya bakış açınızdır. Saygı duyarım. Ben de kendi bakış açımdan yorumumu yaptım. Hepsi bu.

    |Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

    tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: tuğba boz (04 Şubat 2013 - 02:42)
    • ** LaZiGo **
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 408
    • Cinsiyet: Bay
    • Bize Her Yer TRabzon ;)
    • 141 Mesajı Toplam
      176 Kere Beğenildi
      • cnrdekorasyon
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #15: 03 Şubat 2013 - 15:28 »
  • Yayınlama
  •    Hayır tuğba ben kacakcılık = PKK demedim dememde  fakat PKK lıların barınaklarıyla dolu yerlerde kacakcılık yapmakta ne demek asker nasıl anlayacak bu kişilerin dost veyahut düşman olduğunu ?  Cezaevleri ise ayrı bir konu konumuzu çarpıtmayalım lütfen zira cezaevlerinde adelet görevlilerinin verdiği cezayı çekenler var orada yaptığı suçun bedelini ödüyor insanlar  burada ise iş farklı  ben kacakcılık yapanlar öldü nasılsa iyide olduda demiyorum ..

      Komisyon bir karar almiş o karar komisyonun bizim söylediklerimizde bizi bağlar benim bakış açımdan olayda hata var hata yok değil fakat bu kadar abartılacak özür dileticek kadar bir sey yok .

    TRABZON gibiyim işte... Gülmeyi  "Dernekpazar'ında " bıraktım, vefayı "Boztepe" de. "Ayasofya" kadar yorgun,"Orta hisar" kadar mağrur."Değirmendere " kadar vedalara gebe."Uzun sokak" kadar kalabalık,"Emperyal" kadar sıkıcı,"Ganita" kadar mutlu, dalgalar kadar yalnız.TRABZON gibiyim yani...Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun,bitkin,tükenmiş ama hala ayakta hala dimdik..!






    By Lazigo

    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 34
    • Cinsiyet: Bayan
    • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
    • 27 Mesajı Toplam
      38 Kere Beğenildi
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #16: 03 Şubat 2013 - 20:34 »
  • Yayınlama
  • kacakcılık yapıyorlar bitti daha ne etsinler devletimi soyanlar zarar verenlerin ne farkı var PKK dan ?

    Bu cümle kaçakçılığı PKK ile aynı kefeye koymak gibi bir intiba uyandırdığından söyledim Zikrullah Bey ve farkındaysanız "bu mantıktan yola çıkarsak" dedim sizin böyle düşündüğünüzü yahut bunu kastettiğinizi ileri sürmedim. Ortada bir "bu mantıktan yola çıkarsak" şartlı cümlesi, yani bir olasılık var; iddia değil. Sizin söylediklerinizin sizi bağladığını ben zaten belirttim. Tekerrüre ne hacet...
    O kaçakçılar yıllardır zaten orada bu biliniyor ve hatta çoğu kez yasal olmayan bu işe devletin yasal organları da alet olup bundan nemalanmayı biliyordu da birden bire hiç bilinmiyormuş da bu yüzden tehlike arz etmiş gibi davranılması... Neyse... Ben bunları anlatmaya çalışmıştım. 
    Size göre yoktur, bana göre özrün gereklilikleri vardı ben de bunu belirttim. Bu kadar yani, büyütülecek bir şey yok.

    |Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

    tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: tuğba boz (04 Şubat 2013 - 02:39)
    • ** LaZiGo **
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 408
    • Cinsiyet: Bay
    • Bize Her Yer TRabzon ;)
    • 141 Mesajı Toplam
      176 Kere Beğenildi
      • cnrdekorasyon
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #17: 04 Şubat 2013 - 10:28 »
  • Yayınlama
  • Yineliyorum kaçakcılık = PKK  değil   bunda hem fikir olalım   farklı intibalar uyandırıyor sizde buda kanımca olaya o yönde odaklandığınızdan anlamak istediğiniz gibi anlıyorsunuz. Niyetim ortamı germek veyahutta polemkik oluşturmak değil sizinde yaptığınız gibi bu yöndeki düsüncelerimi paylastım  . kaçakcılık yapanlar PKK gibi devlete zarar veriyorlar bu bir gerçektir.  Yıllardır yapıyorlar devlete zarar veriyorlar buda biliniyor nasılsa böyle devam etsin mantığıyla olaya bakılmaz!  Bu kervan böyle geldi böyle gidecek diye bir seyde söz konusu olamaz . Devleti yıllardır sömüren adeta kanını emen bu zihniyetteki insanlar artık teker teker bitiyor veya cezasını çekiyorlar.
     
      Konuyu fazla dallanıp budaklandırmak istemiyorum son sözüm olaraktan Uludere olayında devletin hataları illaki vardır yok denilemez fakat özür dilemesi gerektirecek kadar bir hata yoktur orada zaten bir suç işleniyordu simdiye kadar müsemma gösterilmesi bir hata idi ,  kaçakcılık yapanlar belkide PKK ya desdek verenlerde olabilir bunu bilemeyiz bunun icin kaçakcılık yapanlarıda engellemek  gerekiyor  eger samimiyetle bu terörü bu PKK yı bitirmek istiyorsak bunlarıda es geçmemiz lazım gerekmekte .

     

    TRABZON gibiyim işte... Gülmeyi  "Dernekpazar'ında " bıraktım, vefayı "Boztepe" de. "Ayasofya" kadar yorgun,"Orta hisar" kadar mağrur."Değirmendere " kadar vedalara gebe."Uzun sokak" kadar kalabalık,"Emperyal" kadar sıkıcı,"Ganita" kadar mutlu, dalgalar kadar yalnız.TRABZON gibiyim yani...Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun,bitkin,tükenmiş ama hala ayakta hala dimdik..!






    By Lazigo

    Zikrullah Yazıcı 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: ebruçobanoğlu (04 Şubat 2013 - 11:41)
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 772
    • Cinsiyet: Bay
    • DEVLET MİLLET EBED MÜDDET - KUTLU MİLLET
    • 40 Mesajı Toplam
      47 Kere Beğenildi
    • GSM: 05337352022
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #18: 16 Şubat 2013 - 10:00 »
  • Yayınlama
  • Devleti aliyenin Yüceliğine ve geleceğine dinamit koymaktır kaçakçılık... Sn akyüz, hangi açıdan bakarsanız bakın... Şeriatın ifadesi tektir. gereksiz polemiğe giriyorsunuz! Kamu hukuku okuyun...  Ebru hanım yazınızı saygı ile eğilerek ve alkışa şayan buldum kaleminize sağlık.. (blog yazın) Zikrullah bey özeti devletin kanunu şeriattır. kestiği parmak acımaz.


    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 34
    • Cinsiyet: Bayan
    • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
    • 27 Mesajı Toplam
      38 Kere Beğenildi
    AMAÇLARINA ULAŞTILAR...
    « Yanıtla #19: 18 Şubat 2013 - 01:29 »
  • Yayınlama
  • Gerekliliği, gereksizliği sizin düşüncenizdir beyefendi. Şayet dikkatli okuduysanız yazdıklarımda kaçakçılığı savunan bir söylem olmayıp, tüm bunlar kaçakçılığa birer manifesto da değildir. Kaldı ki meselenin özü kaçakçılık da değildir zaten. Zincirleme bir hata sonucu ama yanlış istihbarattan kaynaklı ama yanlış verilen bir karardan (ki işin o kısmı da muallakta, en basit bir resmi işlem dahi bir sayfadan ibaret bir evrakla dahi olsa kayıt altına alınıyorken, askeri uçakların sınır ötesi operasyonlarının kimin emriyle, kimin eliyle ve kimlerin istihbaratı neticesinde gerçekleştiği nasıl bilinmez? Bu kadar basit bir mevzu değil bu.) bu çok mühim değil, benim dikkat çekmeye çalıştığım nokta ve işin en enteresan kısmı kaçakçı oldukları iddia edildiği için öldürülmelerinde sakınca görmeyen, ölümü öldürülmeyi meşrulaştıran, kanıksayan zihniyetti. "Ama onlar kaçakçıydı." adı altındaki vicdan rahatlatması yahut içimizdeki kinin, öfkenin bir nevi dışa vurumunun kelimelere dökülmüş hali olan ve hümanizmi teğet bile geçmeyen bu ifade (artık adına ne derseniz.) "bana" pek akilane gelmiyor.

    Kamu hukuku, kaçakçılığın kamu hukukundaki yeri, kaçakçılıkla mücadele kanunu vs bunları biliyorum dert etmeyin. Ancak sizin de idrak etmeniz gereken bir gerçek var ki; Türkiye CUMHURİYETİ bir şeriat devleti değildir.


    Not: Bu yazı altındaki son iletimdir. Daha önce de belirttiğim gibi aynı fikirde olmamanın bu kadar nahoş karşılandığı bir yerde fazla söze gerek yok çünkü.

    |Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear