REZİL YÜZYIL - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: REZİL YÜZYIL  (Okunma sayısı 2139 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 623
  • Cinsiyet: Bay
  • 46 Mesajı Toplam
    73 Kere Beğenildi
REZİL YÜZYIL
« Topic Start: 06 Ocak 2013 - 00:35 »
  • Yayınlama
  •      SERVET IŞILDAR
         servetisildar@msn.com
         06 Ocak 2012 Pazar

         REZİL YÜZYIL     

         Ülke bir türlü kendi öz evladından siyasetçilerini yetiştiremiyor, sayın başbakan diyor ki; sen istediğini! Yapıyorsun sana karışan var mı? Yok o zaman bırak bende istediğimi yapayım, okuyayım, giyinip kuşanayım bana da sen karışma.

     Bir başbakan devletin geleceği olan gençlerimizin bir kısmini heba! Edecek demeçler veremez ülkenin geleceği-menfaati-çıkarları için ortak bir yol bulmak için üstün caba sarf etmeli.

     Bu söylem ülkenin geleceğiyle oynamaktır, ülkeyi bir adim ileri getirebilmek için sağlam söylem değildir.

     Muhteşem yüzyıl filmini eleştirirken ecdat bumu diyor, at sırtında devlet-din uğruna geçmiş bir ömür bumu diyor eleştiriyor?
     
    Sayın başbakana soralım filmde yaşanan sahneler doğru mu? Değil mi? Doğru olmadığını söyleyebilecek bir kişi çıkabilir mi? O zaman yanlış nerde?

    Cumhuriyetle birlikte son yüzyıla yakin zaman içinde hep ayni zihniyet ülkeyi yönetmiş, ben dilediğimi yapıyorum-yaparım, inançlı Türk zihniyetinden uzak, su andaki Esad zihniyeti gibi biraz daha ağır basarak sende böyle yapacaksın-olacaksın baskısı ile nerde ise bir yüzyıl daha heba edildi.
     
    İste bu son yüzyılda yetişen nesil, 50 yıla yakin uzun bir süre muhteşem yönettiği devletliyi daha farklı anlatamaz!  O dışarlarda muhteşem devletliyi 45 dakikalık dizilerle anlatıyorum ihtişamıyla! Dolaşanlara sorsak ki; sizin „özel aile hayatinizi“  gizli bir kamerayla çeksek ve diziler halinde milyonlarca insanin izleyebileceği bir şekilde teşhir etsek rezillik duyar mısınız?

     İste bu durumda sayın başbakan eleştirisini söyle yapsaydı, sizler hangi hakla,  üç kıta da at koşturan-hüküm süren, güçlü devletleri-imparatorlukları dize getirmiş 600 yıl hüküm sürmüş bir imparatorluğun padişahlarının „hanımlarını“  böyle insafsızca, 18, 20, 30, 40 ve devamın bir-kaç kişinin veya milyonların şehvetlerini, cinsel duygularını kabartacak şekilde teşhir etmek hakkini nerden alıyorsunuz?

     Ecdada böyle saygısızlık, terbiyesizlik olur mu? İşte toplumu "saldım cayıra, ALLAH gayira“ seklinde başıboş bırakırsan, milletinin özüne uygun insanlar yetiştiremezsen bir kısmı çıkar ben(sana karışan var mı ki) böyle öğrendim bana da karışma der!
     
    İşte son yüz yılın zihniyetinin ne kadar farklı! Olduğunu anlayabiliyoruz. Sayın bakanımız bile oğlunu boğduran vicdan sahibi! Birinin o an kendini öldürmesi gerekirdi diyor, 600 yıl bir Devleti idare edebilmenin fedakârlıklarının olacağını düşünemeyen, son yüzyıl idarecilerimizle, koskoca imparatorluk yadigârı ordumuzu, 40-50 bin kişinin katilinin! Önünde-huzurunda eğrilterek, diz çöktürerek, aman dileyerek, bize çare, ilac! Bizleri kurtar durumuna getiren idarecilerden nasıl ileriye bakan-büyük düşünce beklenebilir?
     
    Muhaliflerin! Özgür orduların! Destekçisi kesile, kesile sınırlarımızda Irak`in kuzeyinde olduğu gibi! Suriye’nin kuzeyinde de bir ihanet otağının oluşmasını başarmak üzereyiz! „Halk içinde muteber nesne yok devlet! gibi“ Devleti düşünen bir tek kişi maalesef son „rezil yüzyılda“ yetiştiremedik „çıkarlarımız ve bir nefes sıhhat“ ugruna!. İşte muteber devlet için feda edecek evlatların olmazsa, yüzyıla gitmez nefes alamazsın!
     
    İşte ecdadın 600 yılını ve bizim olmayan! Bizim son rezil yüzyılımızı yan yana koymak değil yaklaştırarak Müslüman Türk`ün ahlaklı, edepli, şuurlu neslini yetiştirmeye baslarsak devletimiz ve üzerinde yasayan herkesin „bir nefes sıhhat“ ini teminat altına almış olmaz mıyız?

    www.gulenkoyu.com sitesini izleyen tüm kardeşlerime, selam ve sevgilerimle

    Servet Işıldar



    "Dogruya dogru"

    Bes vakit loslugunda saf saftik
    Da`vetin vardi dün ezanlarda...
    Seni ey ma`bedim utansinlar,
    Kapayanlar da acmayanlar da!
       
    HACISERIFOGLU-
    MOLLAHÜSEYINOGLU-YGKYD-2000 Dernegi-Baskani-Servet isildar-Stuttgart-Deg. / Almanya

    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 204
    • Cinsiyet: Bay
    • ÜLKESİNE SEVDALILAR
    • 33 Mesajı Toplam
      49 Kere Beğenildi
    • GSM: 0533 450 50 86
    REZİL YÜZYIL
    « Yanıtla #1: 10 Ocak 2013 - 12:45 »
  • Yayınlama
  • Servet kardeşim zamanın veya yüz yılın bir kabahatı yok. Böyle topluma böyle başbakan. Teneke toplayan bir hurtacının altın sattığını görtünmü? Bir kötülük görtüğünüzde onu yönetici iseniz elinizle, delikanlı iseniz dilinizle onuda yapamıyorsanız kalbinizle buğz ederek düzeltin. Başbakan kötülük gördüğünde konuşuyor, düzeltmiyor onun için de kötülükler gittikce artıyor. Selamlar


    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 896
    • Cinsiyet: Bay
    • 35 Mesajı Toplam
      51 Kere Beğenildi
    REZİL YÜZYIL
    « Yanıtla #2: 14 Ocak 2013 - 23:27 »
  • Yayınlama
  • Servet kardeşim zamanın veya yüz yılın bir kabahatı yok. Böyle topluma böyle başbakan. Teneke toplayan bir hurtacının altın sattığını görtünmü? Bir kötülük görtüğünüzde onu yönetici iseniz elinizle, delikanlı iseniz dilinizle onuda yapamıyorsanız kalbinizle buğz ederek düzeltin. Başbakan kötülük gördüğünde konuşuyor, düzeltmiyor onun için de kötülükler gittikce artıyor. Selamlar
        Ahmet hocam sizin yazılarınızı okuyoruz. Kaleminize sağlık! Özellikle dini konularda güzel şeyler yazıyorsunuz. Lakin silkelenip kendinize gelmeniz lazım. Bu basit saplantılardan artık kendinizi soyutlayıp her şeye objektif yani mantığınızı kullanarak bakmanız lazım. Kaldı ki bu söylediğim durum Servet abi için de geçerlidir. O da tıpkı sizin gibi huylu huyundan vazgeçmez misali yıllardır aynı şeyleri yazıp duruyor. Her ne kadar kendisine bazı şeyleri ne kadar delilleriyle anlatmaya çalışsak bile aynı tas aynı hamam.
               Sayın hocam siz ve sizin gibi düşünen pek çok kimse şu anki AKP hükümeti için hiç aslı astarı olmayan söylemlerde bulunuyorsunuz. Kendilerini kafirlikten bile beter olan münafıklıkla itham ediyorsunuz. Bütün bunları siz neye dayanarak söylüyorsunuz? Bakın bunu bana ispat edin Güngören'de Emniyet Amirliğinin 3-4 sokak yukarısında veya Cevizlibağ'da Saadet Partisi'ne ait parti merkezleri var ve ben giderim orada şayet sizi haklı görürsem savunduğunuz partinin safına geçerim. Sayın hocam münafıklık ALLAH indinde en büyük günahlardan biridir. Ondan dolayı yüce kitabımızda "Münafikun" diye bir sure bile vardır. Lakin kendileri münafıklık yapmışlarmıdır? Tam aksine ülkemizi münafıklardan temizlemişlerdir. Yanlışmı söylüyorum?
             - Daha düne kadar ülkemizdeki en yüksek kurum olan askeriyede yüce dinimizle en ufak bir bağınız varsa hemen fişlenirdiniz akabinde de hepten dışlanırdınız. Şimdi böyle bir şey olabiliyormu sayın hocam? En ufak rütbeli subayından en tepedeki generaline kadar  tamamen dinimize düşman bir grubun tekelinde olan bu kurum artık bugün hükümetimizin izlediği akıllı siyaset sonucu peygamber ocağı olduğunu da hesaba katarsak gene esas sahiplerinin yani müslüman milletimizin eline geçmiştir. Kötümü oldu dersiniz?
            - Aynısı gibi hukuk, bürokrasi, siyaset...vb. her alandaki tüm yüksek kurumlarda gene eskisi gibi hain bir kesimin tekelinde değildir. Sırf inancından dolayı ne okullarda, ne de resmi kurumlarda kimselere dokunulmuyor. Aksine bugün artık yazılı ve görsel basında başkalarının dini özgürlüğüne engel olduğundan dolayı rektörlerin, yöneticilerin, siyasetçilerin mahkum edildiğine dair haberler okuyoruz. Zaten her demokratik ülkede olması gereken de böylesi yasakçı zihniyetler değil din ve vicdan özgürlüğüdür. Biz de demokratik bir ülke olduğumuzdan ve de demokrasinin en güzeli yüce dinimizde olduğundan şu an geldiğimiz konum sizin gibi islami yazılar yazan kimseler için çok memnuniyet verici durum olması gerekir.
              - AKP hükümeti iktidara geldikleri ilk zaman islamcı parti olarak biliniyordu. Lakin kendileri yüce dinimizle tezat durumdaki pekçok devlet ve uluslararası kurumla bağlantıyı kesmedi. Her ne kadar hıristiyan kulübü gibi olsa bile Avrupa Birliğiyle, en büyük kafir devleti diyebileceğimiz ve sürekli yahudi lobisinin emrinde olan  ABD ile, IMF gibi bize hep zarar vermiş gayrimüslim kuruluşlarıyla da bağını koparmadı ve halen de öyle devam ediyor. Bunu niçin yapıyor. Siyasi strateji gereği yapıyor. Aksini yapsaydı iktidara geldiği ilk gün bu saydıklarımla defteri kapatsaydı ve kendini tamamen Türk ve islam devletlerine endeksleseydi ülkemizde hakim konumda olan hainler için bu büyük fırsat olurdu ve laiklik, irtica, batıcılık söylemleriyle beraber yeni 28 Şubat daha yaşar ve onlarca yıl gene gerilere giderdik. İşte bu noktada AKP Refahyol'un yaptığı hataları yapmadı. Bir yandan kendi konumunu sağlamlaştırdıktan sonra diğer yandan Başbakanlığa bağlı MİT, İçişleri Bakanlığına bağlı Emniyet Teşkilatı ve Adalet Bakanlığına bağlı savcılar ve hakimlerle el ele vererek Ergenekon ve Balyoz harekatı gibi hukuki süreçlerle ülkemizi gerçek münafıklardan temizlemişlerdir. Bilmem anlatabildimmi? Akabinde izlenilen başarılı ekonomi siyasetleri sonucu bütün dünyanın küresel krizlerle inim inim inlediği bir dönemde ülkemize iktisadi hemen her sektörde çağ üstüne çağ atlatmıştır. Biraz gözünüzü açsanız ülkemizi ve dünyayı dolaşsanız araştırsanız bu söylediğimde ne kadar haklı olduğumu görürsünüz.
           - Sayın hocam yukarıda Münafikun diye bir sureden bahsetmiştim. Lakin siz halkımıza her konuda büyük hizmetler vermiş hükümetimizi münafıklıkla suçlarsanız çok yanlış yaparsınız. Sizin ilmihal bilginiz geniştir. Yüce kitabımızda müfteri kelimesi yani iftira etmek çok kereler geçer. Münafıklık kadar olmasa bile o da büyük günahtır. Ve de bunu siz dinimize, devletimize, milletimize hemen her konuda büyük faydası olmuş kişiler için söylerseniz yanlış etmiş olursunuz. O halde ben islami kişiliğinizden tanıdığım sizi, sayın başkan Servet abiyi ve diğer sizler gibi düşünmeden çalakalem yazı yazan diğer bütün yazarlarımızı yazmazdan önce biraz düşünmeye davet ediyorum. Saygılarımla...

    Geceler uzundur, onu uyuyarak kısaltma.
       Gündüzler aydınlıktır, onu günahlarınla karartma.


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear