GÖBEĞİNİ KAŞIYAN ADAM VE FAZIL SAY - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: GÖBEĞİNİ KAŞIYAN ADAM VE FAZIL SAY  (Okunma sayısı 4422 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 632
  • Cinsiyet: Bay
  • 63 Mesajı Toplam
    129 Kere Beğenildi
     AHMET AKTÜRK (HOCA)
     agulen61@gmail.com
     03 Ocak 2008 Perşembe

    GÖBEĞİNİ KAŞIYAN ADAM ve FAZIL SAY           

     Aylardan beri gündemi meşgul eden ve bu milletin öz değerleri ile  alay aracı olarak kullanılan bir deyim keşfettiler.

     "Göbeğini Kaşıyan Adam"

     Bu deyim,beynelmilel batı kültürünün Müslüman Türk Milletinin öz değerlerini,tarihi köklerini,milli ve manevi değerlerini sulandırma,yok sayma,alaya alma ile kendini görevlendirmiş Hürriyet Gazetesi'nin yazarlarından, 'Onuncu Köy' kaçkını Bekir Coşkun 'hempa'sına aittir.

     Bu deyimle kimi kastediyor Bekir Nonoşkun biliyor musunuz?

     Eli tarlada, bayırda, ahırda, çayda, çimende, taşta, toprakta; geçimini,çocuğunun nafakasını kazanmaya çalışan,

     Binbir meşakkatle bir iki inekçik besleyip sütünden yoğurdundan,yağından, peynirinden ,postundan, tüyünden gelecek üç kuruşla geçim sağlayan,ter kokan,eli nasırlı Fadime Halayı,

     Sabahın dördünde kalkıp namazını huşu içinde kılıp,yağmur çamur demeden tarladaki mısırı,patatesi,fasulyesi,çayı,fındığı,odunu,çayırı ile uğraşan Ayşe Teyze'yi,

     Çocuklarının geleceğini temin için,henüz düğününü yapmış,aradan iki ay geçmeden,bir sabah, bavulunu toplayıp,Almanyalara,İstanbul,İzmirlere gurbete çıkan, o inşaat senin bu inşaat benim,''ne iş olursa yaparım abi'' seviyesine düşürülen bıçkın delikanlı Mehmetleri,

     Düğünü yapılıp taze gelinken gurbet yolu gözleme durumuna düşürülen taze gelincik Ayşe'yi,

     Babasının gurbet elde heder oluşunun farkında olup,okuyup mühendis olmam lazım,doktor olmam lazım,hakim- savcı olmam lazım,öğretmen olmam lazım deyip pansiyon köşelerinde bir simite muhtaç,aç, susuz,yalınayak, baş açık,çiscıbıl  okul bitirmeye çalışan Alileri,

     Vatan sağ olusun deyip,yediden yetmişe  bütün evlatlarını Galiçya'da,Yemen'de,Kafkasya'da,Balkanlar'da,ALLAHuekber Dağlarında,Sakarya-Dumlupınar'da vs.şehit veren Emine Nine'yi kastetmektedir.

     1839 Tanzimat Fermanı'ndan sonra devlete hakim olan aristograt ailelerin çocukları ülkede,basını,ekonomiyi,sanayiyi,devlet memurluğunu,askeriyeyi,savcılık-hakimlik makamlarını,monşer dış elçiliklerini,finansı ellerine geçirmiş ve 1980' li yıllara kadar bu cenahta at koşturmuşlardı.

     Dikkat edilirse,'80 li yılların başından sonra devlet çarkındaki makaslar bir bir değişmeye başladı.Sıvas'ın Yıldızeli İlçesi'ndeki bir köylü çiftçinin oğlu Hakim olup yüksek yargı organlarından birinde görev almaya başladı.Trabzon'un Sürmene'sinin Beşköy'ünden bir imamın oğlu Bakanlığa kadar yükseldi.Malatyalı bir öğretmen çocuğu  8.Cumhur başkanı, Kayserili bir fabrika işçisinin oğlu 11.Cumhurbaşkanı oldu binbir gailelerle...Rize kökenli Kasımpaşa'da doğmuş bir Tersane işçisinin oğlu,Üstelik milliyetçi  bir şiir okudu diye hapislere atılıp muhtar olamazken başbakan olmuştu.Dışışlerinde hep monşer ailelerden büyükelçi,ateşe yapılırken Amasya'nın bir ilçesindeki pancar müstahsilinin kızı veya oğlu bilmem hangi müsteşarlığa getirilmişti...Buna Bekir Coşkun veya Fazıl Say katlanabilirmi idi?

     Aşağı yukarı 150 yıldan beri işleyen bu çarkın tersyüz edilmesi kimin hoşuna gitmeyecektir? Elinden oyuncağı alınan ve haybeye yaşayan,ekmek elden su gölden yaşayan menfaatçı lumpenlerin hoşuna gitmemişti işte...

     Ellerinde  kanun sopasını da alarak,laiklik-Atatürkçülük gibi argümanları kullanıp milletin tepesinde boza pişiremeyeceklerini anlayınca hakaretlere başladılar.Aşağılamanın biri bin para artık.Vur abalıya...

     İşte Bekir Coşkun un ağızının dışından bir yerlerinden çıkardığı bu cümle, Türk medyasının mal bulmuş mağribi gibi sarıldığı hakaret özeti olmuştur.

     Fazıl Say da aynı cümleyi milletvekili Osman Yağmurdereli'ye söyleyerek onun AK Parti'den seçilmiş olmasını aşağılama argümanı olarak kullanıyordu.Fazıl Say ünü tüm dünyaya yayılmış bir sanatçı olduğunda tartışmaya gerek görmüyorum.Ancak bu kadar ünlenmiş birinin kendi toplumunun gerçeklerini göremeyecek kadar sığ ve basit düşünmesini yukarıda bahsettiğim köylüyü hafife alan aristograt düşüncesinin ve davranışının  sonucuna bağlıyorum.Oysa, Fazıl Say gibi bir sanatçı başkasının buluşunu değil kendi buluşuyla cevap vermesini beklerdim. Bekir Coşkun'dan kopya çeken bir sanatçının söz bulamayıp başkalarını taklit etmesiyle ne kadar ün sahibi olduğunu da ispat etmiştir.

     Şu andaki dava ne AKP,ne MHP,ne CHP,ne DP,ne BBP vs.meselesidir.Esas dava;taşra çocuklarının devlete hakım olmasını kendine yediremeyen zengin aristograsisinin mevzi kaybetmesinden kaynaklanan bir feryattır çıkan ses...Anayasa mahkemesi başkanı okuma yazma bilmeyen bir köylü anne babanın çocuğu,Cumhurbaşkanı ve başbakan işçi çocuğu,Bakanların kahır ekseriyeti ya memur yada işçi-esnaf çocuğudurlar.Yök başkanı özgürlüklerden yana tavır almış.Tercihi Bekir Monşerinin hoşuna gitmeyecek tabiiki... Hele hele imam çocukları,hafız çocukları...Aman ALLAH'im bu ne vahim bir sonuç....

     Fazıl Say dünya çapında bir sanatçı olduğu ilan edilmiş.Ona öyle değer verilmiş.Halkın yüzde yetmişi onlardan,yüzde otuzu bizden olmuş diyerek bu ülkede yaşanmaz deyip göç edeceğini ilan ediyor...Vah vah Sayın Say...Acıdım işte sana..Nereye gidip yüzde yetmişi senden olan bir yer bulacaksın diye marak ediyorum.Ha doğru sen yüzde yetmiş değil yüzde yüz senden olacak bir yer bulacağına inanıyorum.Türkiye dışında her yer yüzde yüz sendendir.Onun için sen buraya ait hiç bir zaman olmadın ki..Senin bu toprakta şehidin yok,hatıraların yok,terin yok,vatan sevgisi imandandır hadisinden haberin bile yok.Sen ancak vatansız biri olarak istediğin yerde mutlu alabilirsin.Biz dün zulüm görürken, itilip kakılırken de bu vatanı hep sevdik.Hiç terk etme niyetine düşmedik.Köye jandarmayı gönderip halamın,teyzemin başındaki örtüyü,keşanı indirtmeye çalıştığında da biz sana kin beslemedik.Hep sevdik,askere seve seve gittik,vergimizi en önce verdik,bayrağa uzanan eli ölüm pahasına kırdık,ama O'na el sürdürtmedik.Dini yaşadık ama istismar etmedik,Atatürk'ü sevdik, bağlandık ama arkasına sığınıp birilerine aba altından sopa göstermedik.

     Buradan alınacak çok önemli dersler var dostlar.Bekir Coşkun gibiler hayatlarında bir gün tarlada bayırda,inşaatta terledi mi?Ter koktu mu?.Calışıp yorulunca ter kokusunu yorgunluktan hissedemeyecek duruma geldi mi? Yorgunluktan uyuyan birini  'göbeğini kaşıyan ayıya' benzetme hangi halkçı düşünce ile izah edilebilir?

     Her şeye rağmen biz bu ülkenin sahibiyiz.Kanımızın son damlasına kadar da burada kalıp bu toprağı savunacağımıza,imar edip medeniyet örneği yapacağımıza söz verdik.Bize yapılan hakaretlere rağmen gerçek vatanperverliğin örneğini göstereceğiz.

     Evet Cumhurbaşkanı da benden olacak,Başbakan da..Meclis başkanı da benden olacak Anayasa Mahkemesi Başkanı da..Bakan da benim düşüncemden olacak imam da,öğretmen de,doktor da,hakim de savcı da... Çocuklarımızı okutup ülkenin en uç noktasına getirmek için gayret sarfedeceğiz.

     Bu ülkenin mimarisini Mimar Sinan seviyesine,Tıp ilmini İbn-i Sina seviyesine,Edebiyat ve sanatını Itrı ve Fuzulı seviyesine getireceğiz evelALLAH...Sokağımız en temiz,mimarimiz en seçkin,inancımız en muhkem,askerimiz en güçlü olması için elimizden ne gelirse yapmaya and içmişiz.Ve bunları yaparken dün bize ayak bağı olan Bekirler,Eminler,Hıncalları örnek almayacağız artık.Varsın isteyen bizi kabul etmeyip ülkeyi terketsin.Bizi seven arkamızdan gelecek.Bizdensen beraberiz,değilsen sevdiklerinin yanına gitmeye serbestsın dostum.

     Hadı sana güle güle...

     Kalın sağlıcakla...

     Selam ve dua ile....




  • Fehmi yiğit
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 185
  • Cinsiyet: Bay
  • Gençken öğreniriz,yaşlanınca anlarız..
  • 4 Mesajı Toplam
    4 Kere Beğenildi
dayı oğlu bileğine,yüreğine sağlık şöyle çık meydana"da ufkumuz açılsın.mükemmel bir açıklama daha iyisi can sağlığı.hocam yazılarını okumaya devam ediyorum,ben köşe yazarlarını"da az boz takip ediyorum fakat inan bana böyle lezzet vermiyorlar,hocam sizi tekrar tebrik ediyorum.görüşmek dileğiyle hoşça kal..03/01/2008.
                                               
                                                             FEHMİ YİĞİT..


  • Mehmet Ziya BİBER
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 292
  • Cinsiyet: Bay
  • 27 Mesajı Toplam
    46 Kere Beğenildi
Ahmet hocam tebrikler ağızına,yüreğine,bileğine,kalemine sağlık.Toplumda mınafıklar olmuşdur ve olacakdır.Kafirler isteseler'de istemeseler'de ALLAH cc nurunu tamamlayacaktır.selam ve dua ile.


  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 632
  • Cinsiyet: Bay
  • 63 Mesajı Toplam
    129 Kere Beğenildi
   Yorumlarınız için teşekkürler arkadaşlar...


  • P h o e n i X
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
        Değerli Hocam, bu önemli konudaki fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.

        Fazıl Say ve türevlerine göre, dindar insan köylüdür, tarlada çalışır ve kendilerine hizmet eder. Başörtülü biri, tarlada, bağda, bahçede çalışmak varken, ne işi var üniversite de..Hatta bunlar hadlerini iyice aşmışlar, öğretmen, doktor, avukat olmuşlar. bir de Çankaya'ya çıkmışlar. Olacak gibi değil! Bu kabul edilemez..Ne de olsa çağdaşlık, uygarlık denen şey, asla din ile olmaz, olamaz..

         Maalesef hocam, yıllarca bu insanların, bu zihniyetin baskısı altında yaşadık, yaşamak  zorunda kaldık..Meydan onlara kalmıştı. Şimdi "biz de bu meydanda varız" deyince, sendelemeye ve sinirden köpürmeye başladılar. Öyle ya, kendileri gibi inanmayan, düşünmeyen insanların, onların sahasında ne işi vardı?
Fazıl Say gibi, yaşadığı ülkeyi tanımaktan aciz, kendi öz değerlerine bigâne olan, halkını demokraside verdiği karardan dolayı "aptal" ilan eden bu insanlar, bence de GİTMELİDİR.
HATTA HİÇ ZAMAN KAYBETMEDEN, BU AZİZ VATANI DERHAL TERKETMELİLER
                                                                                                                                   SAYGILARIMLA

You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 772
  • Cinsiyet: Bay
  • DEVLET MİLLET EBED MÜDDET - KUTLU MİLLET
  • 40 Mesajı Toplam
    47 Kere Beğenildi
  • GSM: 05337352022
Bİr Çok Şey dÜŞÜnmek sÖylemek mÜmkÜn ama tek kelİme sÖylemek daha uygun hakİkatin ÖnÜnde kİmse duramaz.
vesselam


  • hakturk

  • Ziyaretçi
Sevgili dostlar.Ağacın kurdu içerisinden olur.Bu millet birliğini,beraberliğini,imanını, ahlakını muhafaza ettiği müdetçe endişeye meyalyok. Ama her fert işgal ettiği cepheye sahip olması şartıyla; kınayanın kınamasından korkmayın.Onlardanda başka birşey beklemeyin.bu ülkeyi seviyorsak. Bu ülkenin toprağı ceddimizin kanıyla yoğrulduğunu iddia ediyorsak, bu ülke ve insanlık alemi için pırıl pırıl, bilgili, zeki, çalişkan nesiller yetiştirmemiz lazım.
sevgili dostalar, aykırık otu yetiştirmek için herhanki bir mesai harcamamıza gerek yoktur. o kendiliğinden yetişir ve bir müddet sonra tarlayı tanıyamazsın. her tarafı işgal eder. ama gül yetiştirmek istiyorsak, yetişen gülleri koklamak istiyorsak belirli bir mesaiyi ve efor sarfetmemiz gerekir.ALLAH sağyınızı meşkur, zenbinizi mağfur etsin. hoşça kalın sevgili dostlar. görüşmek dileğiyle.



 


Facebook Yorumları

         
Twittear