YAP-BOZUN SON PARÇASI/SON DURAK - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: YAP-BOZUN SON PARÇASI/SON DURAK  (Okunma sayısı 2434 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Nilgün Aktürk
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 441
  • Cinsiyet: Bayan
  • 28 Mesajı Toplam
    41 Kere Beğenildi
Ne dünya meseleleri,sorunları,ne manevi sorumluluklarımız…ne araştırma,ne tarih…Bugün çok insana has bir soru sormak ve sorduğum soruyu bana has şekilde cevaplamak geliyor içimden.

Köşe yazılarında sevgili Ebru Çobanoğlu’nun sivrisinek saz yazısını okuyordum bilmem kaçıncı kere,yazı bitti,yorum kısmında yazılanları okumaya başladım.

Tam şurda soluklandım…daha önce fark etmemişim.Şu cümle kendinden önceki tüm cümleleri sildi hafızamdan,yankılanmaya başladı zihnimde…

‘Ne diyeyim kızım,seninle gurur duydum,ağzından öperim.baban’




Çoğumuzun defaatle benzerlerini duyduğu,söylediği…ama öneminin,kıymetinin farkına varamadığı sözlerden sadece biri…

Çok basit bir söz gibi duruyor,ama değil bence?Bu sözü zamanında çok duymuş olsanız da,artık duyma fırsatına sahip değilseniz hiç de basit değil…Çok şey feda edilebilir bu sözün bir cümlesi için…



Az önce kendime sorduğum soruyu bir de sizlere sormak istiyorum,sahip olduklarınızın,bilhassa sevdiğiniz,değer verdiğiniz insanların kıymetini ne kadar biliyorsunuz?



Her şeyin kıymetini kaybettikten sonra fark etmek,fıtratlarımızdan gelen bir hal olsa gerek.İçimizde öldüremediğimiz,ebedi yaşama arzusunun bir uzantısı zannediyorum.Ebedi yaşayacağımızı,sevdiklerimizin de ebedi yaşayıp hep yanımızda olacağını düşünüyoruz.Ssonra ararım,sonra gönlünü alırım,sonra söylerim,sonra ziyaret ederim…diyoruz.Ama hepimiz acı gerçekle bir şekilde karşılaşıyoruz,bazen ‘sonra’ olmayabiliyor,o andan ibaret oluyor zaman…Az önce olan,şimdi olmayabiliyor.


Evet  varması kaçınılmaz duraktan bahsediyorum,ölümden.Her an yaşanması olası gerçekten…


Doğrusu ölüm,ölüm itibariyle korktuğum bir olgu değil.Hatta dünyaya geldikten sonra anne karnında,incecik bir zarın içinde nasıl durabildiğimize anlam veremediğim gibi,ölümle de dünyada nasıl kaldığımıza anlam veremeyeceğime inanıyorum.Ne güzel demiş üstad ölüm terhisattır aslında,hiç askerden terhis olan asker üzülür mü diyor?Yaşamak ağır mesuliyet,vazifenin bittiği,artık meyvesini alacağımız yer ölüm,bu açıdan fikir olarak korkmuyorum,endişem ahiretin tarlası olan şu dünyada ne ekmiş olduğuma,haliyle ne biçeceğime dair …Ölüm aslında güzel bir şey,yarışın,koşturmanın,akıbetin bilinmezliğinin bittiği yer,Yaradan’a,Sevgili’ye kavuşulacak yer,demiş ya bir diğer üstad,güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?ama konu bu değil…


Konu ölümün ahirete bakan yanı değil de,geride kalanın dünyaya bakan yüzü…


Ölüm durumunda bir yüzleşmeyle karşı karşıya kalınıyor.Ölen ölüyor,bu alemden başka bir aleme gidiyor,ve ta ki sen o aleme gidene kadar,kavuşma yok,görmek,konuşmak yok.

Acı bir yüzleşme bu,kabullenmesi,idrak etmesi çok da kolay değil,ahirete iman olmasa kaldırılması zor bir yük,O’ndan gelip O’na döneceğiz demek büyük bir rahatlama.Bedenin ölümünün son olmadığını bilmek,ruha inanmak,o bedeninde dirileceğine inanmak,ALLAH’ın bize lütfu bence.Üstad bir yerde ahirete inanmayan bir insanın nasıl yaşadığını anlamıyorum diyordu,ben de anlamıyorum,ölümün son olması,yeni bir başlangıca vesile olmamasını düşünmek bile zulüm…



Ölüm bedenin tekrar dirilinceye kadar yok oluşu,yoksa ruh baki.


Beden değil zaten esas olan,biz hep surette takılıp kalıyoruz,ama suretin ardındaki sıretleri görebilmekte işin sırrı.Bedenden ibaret isek eğer,nasıl açıklarız ki ölüp bedeni çürüyen bir insanı hala özlememizi,hala sevmemizi.İnsanın insana yaptığı etki bedenle değil,ruhla açıklanır demek.

Evet ölüm taşınması zor bir yük.

Ahirete iman ölümün ağırlığının büyük kısmını yükleniyor bizim adımıza ama ,ne kadar kuvvetli olursa olsun iman,yükün bir kısmını da omzumuzda,ruhumuzda bırakıyor ALLAH.Bana göre o yükün adı özlem.


Özlem garip bir duygu.ALLAH her şeyi karşılığıyla yaratmış,o sebeple özlem de karşılık bulmak istiyor,özlediğimize vuslatı arzuluyoruz.Aslında bu vuslat arzusu dahi yeter ahiretin varlığını ıspata,madem her şey karşılığıyla yaratılmış,ölene vuslatı arzuluyorsak,o arzunun varlığı vuslatın da olacağına dalalet ediyor.Bu da dünyada mümkün olmadığına göre…


Özlem diyordum…zamanla beraber yaşamaya alışılan,ama söylendiğinin aksine pek de azalmayan bir özlem.Ve özlemin yanında ona kardeş bir duygu,pişmanlık.geçen zamanla eklenen keşkeler.keşke şunu söyleseydim,bir kez daha sarılsaymışım,daha çok zaman geçirseymişim…Upuzun,insanı hırpalayan bir keşke listesi...oysa faydasız bütün keşkeler…

Bu yazının da sebebi keşkeler…

Bu keşkelerden bahsedip de canınızı sıkmak değil niyetim,şunu söylemek istedim,bildiğiniz,bildiğim ama unuttuğum…şu an hayatta olan az sonra olmayabilir,az sonra pişman olabilirsiniz söylediğinize,söylemediğinize.ne olur hayattayken kıymet bilelim,ihmal etmeyelim birbirimizi,yakınlarımızı,hal-hatır sormada,akraba-hasta ziyaretlerinde hassasiyet göstermeye çabalayalım.

O kadar kolay ki günümüzde iletişim.biz yeter ki isteyelim.ama sormak istiyorum ne kadar istifade ediyoruz bu kolaylıktan,elinizin altındaki her gün defalarca arama yaptığınız telefonla en son ne zaman ihtiyaç harici bir konuşma yaptınız,en son ne zaman sadece sesini duymak,hatırını sormak,muhabbet etmek için aradınız birini?çoğu zaman bir selam bile vermeden,nasılsın demeden konuya girip soracağımızı sorup kapatmıyor muyuz telefonu?ne de olsa bugün işimiz görülsün,yarın ararız halini sormaya…

Ya yarını oldurmazsa ALLAH,ya gün gelir de,karşımızda kıpırdamadan yatarsa bir beden…acziyetimizi anlamanın doruk noktası…ve bizim keşkelerimiz…Baş başa kalıyoruz…yorucu bir tecrübe.ama yoruldum deyip duramıyorsun  hayatta.herşeye rağmen akıyor zaman.


2002 de ramazan bayramında bayramı geçirmek için 1 günlüğüne gittiğimiz köyde kardan dolayı mahsur kalmıştık,tv yok,gazete yok,dış dünyayla bağımız yoktu,ALLAH’ın lütfu olduğunu şimdilerde idrak ettiğim şekilde biz bizeydik,mecburen uzaklaşmıştık dünyevi koşturmalarımızdan,uzun,komik,keyifli muhabbetler ediyorduk ailece,o muhabbetlerin birinde ölüme gelmişti söz de,camdan bakıyorduk o sıra,sobada demlenmiş çay eşliğinde,akşamdı,elektrik yoktu,evin içinde gaz lambası ve sobanın ışığı vardı,perdeler açık,dışarıdaysa karın beyazı parlıyordu gecenin siyahında…evin altındaki mezarlık yerine bakıp hayat ne garip demişti babam,şuraya gömüleceğiz bi gün,sonra kalanlar bu eve gelecekler,yine yemekler yiyecek,gülecek,eğlenecekler,sohbetler edecekler şimdiki gibi,hayat devam edecek,gelip geçeceğiz demişti.gerçekten babamın dediği kadar garip hayat,bunu söyleten ALLAH,ayniyle imtihan edebiliyor diledikten sonra…



Hayatımız yap-boza benziyor.yap-bozumuz binlerce parçadan oluşuyor,her parçayı elimize alıp baktığımızda tek başına anlamsız,şekilsiz dursa da yapboz bittiğinde her parçanın birbirini tamamlayıp nasıl bir bütün olduğuna şahit olacağız.


Puzzle ın son parçasını koymadan asla tamam olmadığı gibi,bizim puzzle ımızın son parçası nefesimizi verdiğimiz an bulacak yerini.Hayat büyük bir muamma ve ölüm tüm muammaların çözüldüğü,son bulduğu nokta.


Zihnim dağınık olduğundan,dağınık bir yazı oldu,bu yapbozu birleştirmek de okuyana kaldı.Ama ortaya çıkmasını umduğum tablo karamsar bir tablo değil kesinlikle.Şöyle tarif edeyim:okuyan hayatta olan sevdiklerine bakıp şükür Rabbim deyip,bu şükrü haline,onlara tavrına yansıtsın yeter.


Duayla bitirmek isterim yazıyı:

Rabbim bana,size ve herkese kendisi ve sevdikleri hayattayken hala kıymet bilebilmeyi nasip etsin.değil mi ki birbirimizi layıkıyla sevmedikçe iman etmiş olmayacağız…

ALLAH bize ve sevdiklerimize hayırlı ömürler ve sonrasında hayırlı ölümler versin…

Ölüm verdiklerini de nur dolu kabirlerde ağırlasın inşALLAH.



ALLAH'ın ihsan ettiğine mani olacak yoktur,O'nun mani olduğunu da lütfedecek yoktur.

  • P h o e n i X
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
Sevgili kardeşim, içindeki ukteyi, özlemi ne güzel dile getirmişsin.. Ve bizleri de birazcık silkeleyip, bir an da olsa bu Bekâ vehminden uzaklaştırıp, "evet, her an ölebilirim, ölebilir birileri" diye düşündürdün..Çocukluğumdan beri en çok koktuğum şey, sevdiklerimi kaybetmek ki, hala en çok korktuğum şeydir..Ve en çok şükrettiğim şeylerden biri de, onların var olduklarını bilmektir.
Ama  "keşke yapmasaydım" dediğim çok şey var..
Yine de zararın neresinden dönsek kârdır deyip, bundan sonrası için daha çok özverili, yüce gönüllü,sabırlı ve gayretli olmalıyız.

Ayrıca bu samimi duana da gönülden "amin" diyorum.

Sevgilerimle..

You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
                           REMİZ
Son durak kara toprak,lakin dünya da güzel
Tarla kabul edene, ahiret daha özel

Sevilenler gitse de,ümit, tubada gizli
Gayb alemi bilinmez,vuslat yeri remizli

Üzülmek fıtratta var,büyük olmasın şekva
Kulların imtihanı,metanet ise takva
                                                      
                                    

Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)


 


Facebook Yorumları

         
Twittear