EROZYON - Gulen Koyu Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: EROZYON  (Okunma sayısı 8365 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 668
  • Cinsiyet: Bay
EROZYON
« Topic Start: 22 Şubat 2010 - 12:10 »
  • Yayınlama
  •      SERVET IŞILDAR
         servetisildar@msn.com
         22 Şubat 2010 Pazartesi

         EROZYON

         Tabiri caizse, Türkiye’mizde bütün kurumlar arasında bir "erozyon" yaşanıyor.
    Toprak kayıp gittiğinde geriye kalan ise yaramaz, verimi sıfıra indiren  taşlar, kayalar.

         Türkiye’mizde bu kurumlar arasında yaşanan uyuşmazlık da ayni erozyon gibi kardeşlik anlayışını, Türk siyasi hayatini, altmış yıllık demokrasi tecrübemizi, askerimize olan güveni, mahkemelerimize, yargıya olan güveni, ülkemizin geleceğini, kalkınmada yapılabilecek önemli hamleleri alıp götürüyor ve geriye kalacak olan ise kaos, sikinti, göz yaşı ve pişmanlıktan başka ne olabilir ki?

         Yaşanan bu durumun Türk coğrafyasına "bin hüzün", bu durumu isteyenlere, içteki ihanetçilerin ve dış düşmanların ekmeğine yağ-bal karışımı bir gıda, arayipta bulamayacakları cinsten sevinç gözyaşları, Timsahin gözyaşları gibi bir basarî! Getireceği kesindir.

         Türkiye’mizin uzun zamanlardan beri arayıp da bulduğu güçlü iktidar-hükümet bu günlerde yaşadığımız sıkıntıların bas mimaridir.

         Bu sıkıntıların yaşanabileceğini kestirebildiği halde, güçlü hükümetinin ilk günlerinden itibaren "Anayasa" da ki gerekli değişiklikleri yapmayarak veya yeni bir sivil anayasayı, çok güçsüz bir muhalefet varken muhalefeti yanına almayı başaramayarak, sıkıntılı yollardan başka sıkıntılı, problemli sorunları çözmeye çalışarak ülkeyi ve güçlü hükümetini zora sokmuştur.

         Ayni çizgideki gelip-gecen hükümetlerin çözmeye çalıştığı sorunlar, çıkarmaya çalıştığı kanuni düzenlemeler Cumhurbaşkanından dönerken, bu güçlü! Hükümetin çıkarmaya çalıştığı kanunların hepsi Anayasa mahkemesinden döndü-bir adim ileri kaç adim geri?

         Ve bu dönen anayasa değişikliği maddeleri bir volkan lavları gibi çevresine, ülkeye büyük zararlar verdi.

         Anayasa mahkemesi kanuni düzenlemeleri geri çevirerek yaptığı yanlışlıklarla ülkeye verdiği zararın yanında,"güçlü hükümet" in! Ayni yolda devam etmesi, ayni taktiği uygulamakta ısrar etmesi hatta "referandum" formülünü kullanacağı izlenimi vermesi isleri daha da karmaşık hale getirmiştir.

         Çözüm yollarını iyi hesap edemeyerek, kaos üstüne kaos yaratarak, 1980 darbesiyle yönetime el koyan Asker ve genelkurmay başkanı ve cumhurbaşkanı sayın Kenan evren`in o zamanlar söylediği "Öyle bir Anayasa hazırladık ki Türkiye’de darbelere artik gerek kalmayacak"! Sözünü bile çözemeyecek bir iktidarı, büyük çoğunlukla ve büyük güvenle, umutla, her şeyin en iyisini bilen bir kadroyla! Ve bizlerde seçmen olarak artik bir şeyler anladığımızı sanarak! ülkenin büyük partisini, büyük çoğunlukla iktidar yaptık.

         Sayısal! Olarak, bu büyük ve güçlü hükümetin başarısızlıklarından! İbret almaya, tecrübelerini ülke lehine çevirebilmeye zaman kaldı mı?  Bilinmez.

         Bilinen bir şey varsa oda, yıllardan beri kendi istediklerini yaptırabilecek hükümeti bir türlü işbasına getiremeyen dış güçlerin, bu hükümetle istediklerini yaptırıyor olması ve onların verdiği güçlü! destekle bugüne kadar iktidarda kalmayı başaran hükümet, bazı başarılı çalışmalarının yanında, ülkeye büyük zararlar verdiklerinin bilmem farkına varabildiler mi?

         Başörtülü eşinizle hasta ziyaretine bile gidemiyorsunuz, örgencilerinize bir katsayı düzenlemesi yapamıyorsunuz, bu şartlarda yapabileceğiniz tek hayırlı iş "Duble yol" yapmaktan öteye geçmeyecek, durmak yok yola devam…

         Hem o yandan, hem bu yandan yolun sonu görülüyor!

         Gelecek günlerin ülkemiz adına hayırlara, başarılara vesile olması dileklerimle.

         "www.gulenkoyu.com" sitemizi izleyen herkese selam ve sevgilerimle

         YGKYD-2000-Derneği-Başkanı:Servet Işıldar-Alm. YGKYD-2000 "Bir Nebze Ferahlık" 


    "Dogruya dogru"

    Bes vakit loslugunda saf saftik
    Da`vetin vardi dün ezanlarda...
    Seni ey ma`bedim utansinlar,
    Kapayanlar da acmayanlar da!

    "Delikanlim isaret aldigin gün Atandan, yürüyeceksin Millet yürüyecek arkandan"A.N.A.

    "Gögün lütfüyla askerlerimiz saglam, atlarimiz güclü oldular" / "Bende olmayani bende olanla degistirmek istiyorum" Teoman-oguz kagan-Mete Han-235-174  

    "Atimin ayak bastigi her yer benim topragimdir, Atilla-445-453"

    "Demir daglar delmis olan Bozkurt`lariz ki, Orhun`da var Kül Tigin`den kalma yazimiz" E.B.

    "Yurt girince yad eline, Cikmaz mi bir Börtecine" Z.G.

    "Size öyle bir Vatan aldim ki; ebediyen sizin olacaktir" Sultan AlpArslan-26 Agustos-1071 Malazgirt

    "Türkiye`yi bir müttefik, Türk insanini da kardeslerimiz olarak görüyoruz-25-Mart-2016-Gabor Vona-JOBBIK"

    "Ergenekon yurdun adi, Börtecine Kurdun adi, yüz sene dir durdun hadi, cik ey yüz bin mizragimiz"Z.G.

    "Kilicimizin gölgesi durdukca düsmanlar elbetteki bizden korkacaklardir" Kanuni Sultan Süleyman-1520-1566


    “Ben ölünce bir elim tabutun dışında olsun!Halkım görsün ki Sultan Süleyman bile bu dünyadan eli boş gitmiştir"K.S.SÜLEYMAN-1520-1566

    "Yasama hakkin mücadele gücün kadardir"Oruc Reis-1470-1518

    "Denildimi bir yerin adina türk beldesi, Gözüm albayrak arar kulagim Ezan sesi" N.F.K.

    Migirdic`i severde Osman`i sevmez zindik,
    iti-domuzu sever, insani sevmez zindik
    ister ki diz üstüne cökertilsin türkiye,
    Ekmegini yer amma vatani sevmez zindik. A.K.
       
    HACISERIFOGLU-
    MOLLAHÜSEYINOGLU-YGKYD-2000 Dernegi-Baskani-Servet isildar-Stuttgart-Deg. / Almanya

    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 892
    • Cinsiyet: Bay
    EROZYON
    « Yanıtla #1: 22 Şubat 2010 - 19:19 »
  • Yayınlama
  • 60 yıllık demokrasi tecrübesi,
    yargıya olan güven
    askere duyulan güven (hangi anketlerle tesis edilmişse)
     Servet abi ALLAHını seversen akşam akşam güldürme beni.
    Bu devran böyle gitmez düzelir bir gün elbet,
    Yorulan gönüllerden devralınmalı nöbet.

    • Ömer Düzenli
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 2.750
    • Cinsiyet: Bay
    • GSM: 05356886550
    EROZYON
    « Yanıtla #2: 23 Şubat 2010 - 00:47 »
  • Yayınlama
  •      Birnaz hanım yine celişkiye düşüyosunuz örnek verirken siz ne yaptınız onuda söyleyin sizin hükümetiniz işciye elli lira verdi 250 lira yiyecek iceceğe zam yaptı tarihin en berbat hükümetisiniz bu kadar beceriksiz olmanıza rağmen su üstüne cıkmaya calışmayın bu hükümet sizin ortak olduğunuz hükümetten en az 10 kat daha başarılı bunu milli görüşcü  biri olark söylüyorum
    ALLAH'ım! Hakkımızda Hayırlı Gördüğünü Gönlümüze Razı Eyle!!!

    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 668
    • Cinsiyet: Bay
    EROZYON
    « Yanıtla #3: 23 Şubat 2010 - 12:56 »
  • Yayınlama
  • 60 yıllık demokrasi tecrübesi,
    yargıya olan güven
    askere duyulan güven (hangi anketlerle tesis edilmişse)
     Servet abi ALLAHını seversen akşam akşam güldürme beni.

    degerli engin kardesim,bulundugumuz corafyada,ait oldugumuz topluluklarda bizim gibi demokrasi tecrübesi olan bir devlet daha varmi? bizdeki demokrasinin kalitesini! demokrasinin kantariyla tartmak ayri bir konu. enazindan ismi vardi! cismi olmasada.

    Adalet mülkün temeli degilmiydi,en azindan bu yazi duvarlari süslüyordu! halende süs mü? yoksa bu siralar sadece "süs" den mi ibaret? cok yazik her "deger" yerle bir olmus gibi.

    "Bir Türk Dünyaya bedeldir" oldugunu ne cabuk unuttuk. hani,nerde peygamber ocagi artik yokmu?    bukadar karamsarliga gerek yok, bu Asker! bu Ordu! bizim, üc-bes soys..! bizi ordumuzdan sogutamaz.

    enazindan AKP iktidarina kadar bu "degerler" böyle biliniyordu. belki faili mechuller,fislemeler,din karsitligi,vatan düsmanligi,balyozlar bu degerlerin icinde sakliydi ve bizler bir kismini bilsek bile bu derece olumsuzluklari bilmiyorduk. Bundan sonrasi bu Hükümetin boynunun borcu,temizlemeden birakip kacarlarsa bu vatana ihanetin aalasini! yapmis olurlar.

    gülmek iyi gelir,saglikdir , Türkiye`ye Sizlere selam ve sevgilerimle
       
    "Dogruya dogru"

    Bes vakit loslugunda saf saftik
    Da`vetin vardi dün ezanlarda...
    Seni ey ma`bedim utansinlar,
    Kapayanlar da acmayanlar da!

    "Delikanlim isaret aldigin gün Atandan, yürüyeceksin Millet yürüyecek arkandan"A.N.A.

    "Gögün lütfüyla askerlerimiz saglam, atlarimiz güclü oldular" / "Bende olmayani bende olanla degistirmek istiyorum" Teoman-oguz kagan-Mete Han-235-174  

    "Atimin ayak bastigi her yer benim topragimdir, Atilla-445-453"

    "Demir daglar delmis olan Bozkurt`lariz ki, Orhun`da var Kül Tigin`den kalma yazimiz" E.B.

    "Yurt girince yad eline, Cikmaz mi bir Börtecine" Z.G.

    "Size öyle bir Vatan aldim ki; ebediyen sizin olacaktir" Sultan AlpArslan-26 Agustos-1071 Malazgirt

    "Türkiye`yi bir müttefik, Türk insanini da kardeslerimiz olarak görüyoruz-25-Mart-2016-Gabor Vona-JOBBIK"

    "Ergenekon yurdun adi, Börtecine Kurdun adi, yüz sene dir durdun hadi, cik ey yüz bin mizragimiz"Z.G.

    "Kilicimizin gölgesi durdukca düsmanlar elbetteki bizden korkacaklardir" Kanuni Sultan Süleyman-1520-1566


    “Ben ölünce bir elim tabutun dışında olsun!Halkım görsün ki Sultan Süleyman bile bu dünyadan eli boş gitmiştir"K.S.SÜLEYMAN-1520-1566

    "Yasama hakkin mücadele gücün kadardir"Oruc Reis-1470-1518

    "Denildimi bir yerin adina türk beldesi, Gözüm albayrak arar kulagim Ezan sesi" N.F.K.

    Migirdic`i severde Osman`i sevmez zindik,
    iti-domuzu sever, insani sevmez zindik
    ister ki diz üstüne cökertilsin türkiye,
    Ekmegini yer amma vatani sevmez zindik. A.K.
       
    HACISERIFOGLU-
    MOLLAHÜSEYINOGLU-YGKYD-2000 Dernegi-Baskani-Servet isildar-Stuttgart-Deg. / Almanya

    • Administrator
    • *
    • İleti: 2.566
    • Cinsiyet: Bay
    • "Edeb Ya Hu"
      • Forma Yaptırma Sipariş
    • Kan Grubu: Seçmediniz
    EROZYON
    « Yanıtla #4: 23 Şubat 2010 - 13:01 »
  • Yayınlama
  • Servet bey, anlamakta güçlük çekiyorum lütfen bana anlamam için yardım edermisiniz. Şimdi siz bu planları bilmesek daha iyi olurdu mu dediniz yoksa ben mi yanlış anladım. Bir de bunu temizlemeden giderlerse millete hesap ermez diyorsunuz ama temizlemesinde hiç yardımcı olmuyormuşsunuz gibime geliyor. Bir de yurt dışındasınız ama bizden daha çok şey biliyorsunuz. Siz iki kişisiniz biri Türkiyedemi yaşıyor. Benim duygularım sizinle apayrıda ondan sordum.

    Sağlıcakla kalın...
    Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burda Değiliz...

    • Kemal Algül
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 599
    • Cinsiyet: Bay
    EROZYON
    « Yanıtla #5: 23 Şubat 2010 - 19:12 »
  • Yayınlama
  • Servet abi lütfen bizi aydinlat.engine verdigin cevabi okudukdan sonra soka girdim bir turlü cikamiyorum...yani orduda ve yargidaki bozulmusluklari degilde bunlarin ortaya cikarilmasinimi elestiyorsun.hükümeti gercekleri ortaya koyarak milletin aklini bulandirmaklami sucluyorsun?abi öyle bir cevap yazki bende icinde bulundum bu sok halinden cikayim                                  saygi            ve sevgilerimle.
    Surda bir gedik açtik; mukaddes mi mukaddes!
    Ey kahbe rüzgar, artik ne yandan esersen es!

    • Administrator
    • *
    • İleti: 2.566
    • Cinsiyet: Bay
    • "Edeb Ya Hu"
      • Forma Yaptırma Sipariş
    • Kan Grubu: Seçmediniz
    EROZYON
    « Yanıtla #6: 23 Şubat 2010 - 19:26 »
  • Yayınlama
  • Hepimiz şoka girdik Kemal abi gelde bu şoktan çık(çıkabilirsen)...
    Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burda Değiliz...

    • Sadık Yılmaz
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 2.464
    • Cinsiyet: Bay
    • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
      • Marankoz
    • GSM: 0536 553 63 59
    EROZYON
    « Yanıtla #7: 24 Şubat 2010 - 08:17 »
  • Yayınlama
  • Siz olsaydinız ne yapardınız?
    Bir şiir okudu diye hapse atıldınız
    28 Şubatta tetikler çekildi namlunun ucunda siz annanız babaniz
    Biit ettiğiniz lideriniz
    Biraz çıkarına dokunduğunuz zaman Menderesi örnek kösteripide sallanma tahrikleri ve tehditleri
    Gaziantep Belediye Başkanıın tehdit içeren o sözleri (Şevki Yılmazi yok edin yoksa dökülecek olan nice kandan siz sorumlu olursunuz)  hala kulağımda çınlıyo

    Ya Sincanda tankların yürümesi hem de ne için İsraile karşı Hizbullah bayrağı açıldı diye
    Bu hukümet yüzlerine tükürerek söyledi katilsiniz diye
    Hadi karar verin
    sevdimde sevmedi sevduğum beni
    uğruna tükettim ben bu bedeni
    anlamadım ardındaki nedeni
    boş ver anam sende unut terketipde gideni

    sevdadan yana çile çekenler
    cekip gider bu sevene yük deyil
    sevip sevip ayrılığı seçenler
    çeker gider buda ona ilk deyil

    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 892
    • Cinsiyet: Bay
    EROZYON
    « Yanıtla #8: 24 Şubat 2010 - 21:01 »
  • Yayınlama
  • Sizi bilmem arkadaşlar da ben hala gülüyorum.gülmekten başka da yapacak bişe yok.gülme krizim mi tuttu ne
    Bu devran böyle gitmez düzelir bir gün elbet,
    Yorulan gönüllerden devralınmalı nöbet.

    • Kemal Algül
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 599
    • Cinsiyet: Bay
    EROZYON
    « Yanıtla #9: 24 Şubat 2010 - 21:31 »
  • Yayınlama
  •   Baltayi tasa vurdunuz birnaz hanim..Haddiniz olmadan Servet abimizi savunmak ve onun ufkunun cok genis bir insan oldugunu dile getirme gafletinde bulundunuz..
    1.Servet abi bizim buyügümüzdür dernegimizin baskanidir ayni zamanda benim yakin akrabamdir.  fikirlerine ne kadar katilmasamda onun ne kadar genis ufuklu oldugunu sizden ögrenecek degilim.
    2.siz MHP ve CHP nin avukatligini yapin Bizim abimizin avukatligi size düsmez.
    3.Bakiyorumda beni fislemisiniz.Basbakana mektup ve neden tokat yazilarim cok zorunuza gitmis galiba.basbakana mektupun birincisini okudunuzmu? tavsiye ederim baska mektuplarimda var onlarida okuyun size malzeme cikar .Yeni dogmus kizima yazdigim mektupda Bahceli Ecevit ve Yilmaz hükümetlerinin ulkemizi yaptigi zararlari anlattim büyüdügünde ozihniyeti iyi tanisin oyunlarina gelmesin diye.
    Surda bir gedik açtik; mukaddes mi mukaddes!
    Ey kahbe rüzgar, artik ne yandan esersen es!

    • Kemal Algül
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 599
    • Cinsiyet: Bay
    EROZYON
    « Yanıtla #10: 24 Şubat 2010 - 22:18 »
  • Yayınlama
  •    Birnaz hanim ben devamli sizin pencerenizden olaylara bakmaya calisiyorum .Bazen anliyorum bazende hic bir sey göremiyorum o pencereden.Simdi ben size bir sey anlatmaya calisayim ve sizde benim penceremi bir aralayin.28 subat surecinde siyasi görüsü belirmeye baslayan bir genc düsünün.Bizlere ögeretilen hep su oldu  biz demokratik bir hukuk devletiyiz.sandikdan birinci parti olarak cikan refah partisine hükümet kurma görevi verilmedi verildiysede diger buttun parti liderlerinin aciklamalari hala gözlerimin önünde refah partisiyle biz hükümet kurmayiz dediler ve %22 yok saydilar.Mecburen kurulan  refahyoluda bildik dalaverelerle Cevik pasalar ,cetin Dogan pasalar ve bir coklarinin demeclerini aciklamalarini hala hatirliyorum Fadime sahinler ve müslüm gündüz gibi piyonlarla bir hükümeti al asaga ettiler.o gün anladimki demokratik hukuk devleti degilde biz  En katisinda bir komunist devletmisiz..bu günse bir dik durus var hukuk ve demokrasi adina .ben bunu seviyorum ve bunu desdekliyorum ...Hükümetin yanlisi yok Bunlar sütten cikmis ak kasik demiyorum ...kötünün iyisi olarak yorumluyorum ve 28 subat komutanlariyla yüzlesiliyor olmasida beni acikcasi mutlu ediyor. kalin saglicakla...
    Surda bir gedik açtik; mukaddes mi mukaddes!
    Ey kahbe rüzgar, artik ne yandan esersen es!

    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 668
    • Cinsiyet: Bay
    EROZYON
    « Yanıtla #11: 25 Şubat 2010 - 12:15 »
  • Yayınlama
  •                                               -Yaban arisi- 25 subat 2010

    Degerli kardeslerim,Gözden irak olsakda,gönlümüz vatanimiza baglidir.biz bir bedende iki degil dört(vasfi barindiriyoruz) kisiyiz! Vatan,Asker,kalkinma,kardeslik. duygularimiz apayri olabilir,iyi temennilerimizin ülkemiz icin olduguna inaniyorum,önemli olan da bu yanimiz degilmi?

    esas yanlis! Türkiye Cumhuriyetinin kurulusunda bilerek! yapildi yani kuzu(Cumhuriyet,Demokrasi) Kurt`a (cunta) ya emanet edildi. canlari cekdikce bir organi isirilip koparila,koparila Demo`yu sakat biraktilar.(mesela "izindeyiz" kim kimin izinde? ))

    "taraf"in ortaya attigi iddialar! eger gercekse,bunlari kabul edecek,sineye cekecek,dogal olaylar diye anlatmaya calisacak bir vicdani hangi beden tasiyabilir.

    baska bir önemli konu,bu taraf`in kime! taraf olduguna bakmak lazim,sahiblerine,yazarlarina bakmak nekadar yanlis! olur,ince satirlarla merik.! C.I... lar gözüküyor,yoksa asillari! bir olan iki! devlet cuvallarla baslayan "öc"lerine yenilerini mi ekliyor,hemde bizi birbirimize düsürerek eger gercekse milletimiz icin cok "aci" bir durum eger bu durumun arkasinda siyasetcilerimizden olanlar varsa ülkemizin beli daha dogrultulamaz,hainlerin istedigi de ülkemizde bu vahim durumu yaratmak  degilmi?

    bildigimiz gibi,Özal devrinde terör olaylari cok azmisti ve Genelkurmay baskani degerli insan "Necip Torumtay" terörün bitmesi icin,terör olaylarinin cok yasandigi bölgemizin alti ay süreyle kapatilmasini! alti ay sonunda terörün kalmayacagini belirtmesi üzerine,bir gün sonra Merhum özal tarafindan emekliye sevk edilmistir veya görevinden ayrilmak mecburiyetinde birakilmistir. bu durum merhum özal tarafindan bazi otaklanmalarin! kirilmamasi! icin yapilmis olsa da, yetkisini hic cekinmeden kullandigi icin taktire sayandir vede emekliye sevkle  hicbir sikintida yasanmamistir.

    Bu tip insanlari mahkemelerde yargilayarak hapislere doldurmak daha sorunludur,en iyisi görevden alacaksin veya emekliye sevk edeceksin.

    mahkemelerle bu insanlari cezalandirmak bence daha agir bir karardir ve tartismasi hic bitmez(zaten sorgulamalar bir-iki gün veya bir-iki saatla gecistiriliyor,görevde olanlar ile henüz paslasiliyor!. en iyisi yetkin var görevden alacaksin. rahmetli Recep yaziciya ,valilikden merkeze alininca sormuslar,merkeze alinmak ne demek diye oda isin bitmis vadeni doldurmussun demisti. görevden almak daha kolay vede sorunsuzdur.(tabiiki Bu cözüm sekli,suan görevde olanlar icin uygulanabilir)

    oysa bugünlerde toplu istifalar olacakmis,ne güzel köklü cözüm hükümet olarak yardimci olmalisiniz,en azindan hadi buyrun diyebilmelisiniz.

    Eger bu yazilanlar,cizilenler dogru ise,Ordumuz milletine ihanet icine girmisse ve bu üsttekilerin! sayilari 163 olarak belirlenmisse,yargiyla,margiyla ugrasarak durumu sulandirmanin geregi yok,ordudaki terfileri kim onayliyor,Cumhurbaskani,basbakan,Milli savunma bakanimi? hepsi sizde bir
    günlük isi var, yetki ise sizde, yürek ise davos daki "bir dakika"yi kullanmalisiniz.

    eger elinizdeki yetkiyi kullanma cesaretini kendinizde bulamiyorsaniz, az kaldi gecmislerinizin mezarligi cok uzakta degil!

    gelmis gecmis hükümetlerin en güclüsüsünüz,bu gücü bir daha bulamazsiniz,Avrupa birligi yaninizda,asir 21. yillar 2010 , hürriyetlerin en bol zamani,simdi degilde nezaman? eger basinda carsaf,carsaf yazilanlar dogru ise daha ne bekliyorsunuz?

    Eger hala bekliyorsaniz,sizin yaptiginizin bu anlatacagimdan farki ne olabilir? Sizlerde cok iyi bilirsinizki,köyümüzde,duvarlarda yabanarisi yuvalari olurdu(iskebilfoli) biz cocuklar onlarin yuvalarini odunlarla karistirirdik ve bir anda arilarin hepsi disari cikinca biz hep kacardik! arilar pesimize, bazilarimizi öyle sokardilarki göz,yüz belli degil,nezamana kadar "büyük"lerden birkisi gelip bir lastik yakip arilarin yuvasina sokustururdu ve kisa bir zaman sonra ari,mari kalmazdi ve sokma! tehlikesi biter ortalik yatisirdi.

    eger Milletin size verdigi büyüklük altinda eziliyorsaniz,yaptiginiz yabanarisi yuvasina odun sokup kacmaktan baska bir anlam tasirmi?

    ((askere duyulan güven (hangi anketlerle tesis edilmişse) ))
    Türkiyemizin can,cigerlerini(ordusunu) sevip sevmedigimiz ancak anketlerle belli edilebilir durumuna getirildi.hükümet bu vahim durumu nasil degerlendiriyor, merak! etmek hakkimiz degilmi?

    Sizlerki,Cumhuriyet döneminin en güclü(zaman olarakda bakmak lazim-2010!) hükümeti olarak yukardaki büyüklügü! gösteremeyecekseniz,size oy veren cogunlugun güvenini,isteklerini,hayallerini yikmis olursunuz ve Türk insanini da siyasete,demokrasiye,secimlere,oy verme zahmetine katlanmaya sogutmus olursunuzki bu durum,Türk siyasetinin,demokrasisininde sonu olabilir!

    cokmu abarttim bilmiyorum amma 73 milyonluk Türkiye icin cok abartilmis bir "görüs" olmasa gerek diye düsünüyorum.

    Eger bu kadar güc sizde biraraya gelmisse ve haala oyani,buyani karistirmakla,arastirmakla mesgülseniz,Ülkem adina sizlerden süphe duyuyorum.

    Ya ortami yatistirin ülke ekonomisini güclendirmekle ugrasin yada geregini! yapin ki,süphelerimiz dagilsin.

    Görsel ve yazili basinda hergün okuduklarimiz,seyrettiklerimiz ülkemiz adina insanin kanini donduracak cinsden!

    Ülke icin,yeni bir anayasa veya anayasa degisikligi icin, demokrasi ve siyasi partilerin gelecegi icin önderlik yapan kim olursa olsun,bütün siyasi partiler bir araya gelip Türkiye`mizin ufkunu acmayi basarmalilar,"bana dokunmayan yilan bin yasasin" diyemezsiniz! "Bugun bana yarin sana"?

    Türk siyasi partileri,kaos yaratmakta degil,hizmette,kalkinmada rekabete yönelmeliler.  

    "Önce zarar verme" Ülkeyi yeniden kuramazsiniz,tek care tam teshis ve  etkili tedavi sekli.

     Tüm side sakini kardeslerimin ve islam aleminin mevlid kandillerini en icten dileklerimle kutluyorum,görüs bildiren hepinize cok tesekkür ediyorum, Sizlere selam ve sevgilerimle

    YGKYD-2000-Dernegi-Baskani:Servet Isildar-Alm. - YGKYD-2000 "Bir Nebze Ferahlik"
    "Dogruya dogru"

    Bes vakit loslugunda saf saftik
    Da`vetin vardi dün ezanlarda...
    Seni ey ma`bedim utansinlar,
    Kapayanlar da acmayanlar da!

    "Delikanlim isaret aldigin gün Atandan, yürüyeceksin Millet yürüyecek arkandan"A.N.A.

    "Gögün lütfüyla askerlerimiz saglam, atlarimiz güclü oldular" / "Bende olmayani bende olanla degistirmek istiyorum" Teoman-oguz kagan-Mete Han-235-174  

    "Atimin ayak bastigi her yer benim topragimdir, Atilla-445-453"

    "Demir daglar delmis olan Bozkurt`lariz ki, Orhun`da var Kül Tigin`den kalma yazimiz" E.B.

    "Yurt girince yad eline, Cikmaz mi bir Börtecine" Z.G.

    "Size öyle bir Vatan aldim ki; ebediyen sizin olacaktir" Sultan AlpArslan-26 Agustos-1071 Malazgirt

    "Türkiye`yi bir müttefik, Türk insanini da kardeslerimiz olarak görüyoruz-25-Mart-2016-Gabor Vona-JOBBIK"

    "Ergenekon yurdun adi, Börtecine Kurdun adi, yüz sene dir durdun hadi, cik ey yüz bin mizragimiz"Z.G.

    "Kilicimizin gölgesi durdukca düsmanlar elbetteki bizden korkacaklardir" Kanuni Sultan Süleyman-1520-1566


    “Ben ölünce bir elim tabutun dışında olsun!Halkım görsün ki Sultan Süleyman bile bu dünyadan eli boş gitmiştir"K.S.SÜLEYMAN-1520-1566

    "Yasama hakkin mücadele gücün kadardir"Oruc Reis-1470-1518

    "Denildimi bir yerin adina türk beldesi, Gözüm albayrak arar kulagim Ezan sesi" N.F.K.

    Migirdic`i severde Osman`i sevmez zindik,
    iti-domuzu sever, insani sevmez zindik
    ister ki diz üstüne cökertilsin türkiye,
    Ekmegini yer amma vatani sevmez zindik. A.K.
       
    HACISERIFOGLU-
    MOLLAHÜSEYINOGLU-YGKYD-2000 Dernegi-Baskani-Servet isildar-Stuttgart-Deg. / Almanya

    • Sadık Yılmaz
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 2.464
    • Cinsiyet: Bay
    • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
      • Marankoz
    • GSM: 0536 553 63 59
    EROZYON
    « Yanıtla #12: 25 Şubat 2010 - 14:32 »
  • Yayınlama

  • yaban arısı benzetmesi bek uymdı foli karıştırınca  işkebil dışarı çıkar da üstüne lastik yakmak işihiç hoş deyil işi daha kurnazca helletmek gerektereyağından kıl ceker gibi
    mesela etrafını sararsın iki kurbağa koyarsın geleni avlar hem işkebilden kurdulur hemde kurbağa rızıklanmış olur

    suçluysalar dediğiniz kişiler
        suçu tespit etmek gerekir öncelikle oda mahkemete olur
    suçlu cezasını ceker
    ya suçsuzsa vebali ağır olmazmı
    sevdimde sevmedi sevduğum beni
    uğruna tükettim ben bu bedeni
    anlamadım ardındaki nedeni
    boş ver anam sende unut terketipde gideni

    sevdadan yana çile çekenler
    cekip gider bu sevene yük deyil
    sevip sevip ayrılığı seçenler
    çeker gider buda ona ilk deyil

    • Süper Moderatör
    • *
    • İleti: 633
    • Cinsiyet: Bay
    EROZYON
    « Yanıtla #13: 28 Şubat 2010 - 16:16 »
  • Yayınlama
  • Sizi bilmem arkadaşlar da ben hala gülüyorum.gülmekten başka da yapacak bişe yok.gülme krizim mi tuttu ne

       Evet Engin, bazen gülmek lazım.Ama ağlamayı gülmek gibi göstermek lazım.Ben de gülüyorum.Ama içim kan ağlıyor.Hele hele bu çirkefleri anlamayan insanımıza daha da çok gülmek lazım.Nasıl olsa içimizde yanan volkanı bilemiyorlar.Vicdanlar kurumuş çünki.Onlara karşı ağlar görünmektense gülmek daha yeğdir..Haklısın..Aşağıdaki mektubu okusun BAZILARI da kına yaksın.Baksın bu ülkede ordu düşmanı mı var,yoksa ordunun içindeki yobazlara düşman mı?..Selamlar..



    Ayşe Tufan, evlendiğinde Bayram Subaşı üsteğmen idi. Ordunun en başarılı isimleri arasında gösteriliyordu. NATO'ya görevli olarak defalarca gönderildi.

    Sonra sicili başarılarla dolu Bayram Subaşı, birileri için tehlikeli olarak gösterilmeye başlandı. Gösterilen tek sebep eşinin başörtülü olması idi. Bir dönem, Ayşe Subaşı için "eşini yurt dışında temsil edebilir" denilerek verilen sicil, başındaki örtü dolayisiyle bu kez ayağına bağ olarak gösterildi.

    Sorun bununla da sınırlı kalmadı. komutan Ayşe Tufan Subaşı'ndan başını açmasını aksi takdirde ordudan atılmak durumunda kalacağını söyledi. İşte silahlı Ergenekon sanıklarına ağıt düzenlere ithaf olunacak yürek sızlatan bir mektup.

    “Saygıdeğer Türk Milleti
    Türkiye’de şu anda gelişen olaylarla gerçekleşen demokrasiye inanarak ve bir asker eşi olarak yıllarca kutsal peygamber ocağına küçük yaşlardan beri hayatını; vatanına, milletine adamış bir subayın eşi olarak askeriyede geçirdiğimiz yıllarda yaşamış olduğumuz sıkıntı ve üzüntüleri sizlerle paylaşmak istedim.

    1986 yılında üsteğmen olan eşimle evlendiğimde her şey normaldi. İçkili gecelere katılmamız konusunda yapılan ısrarları saymazsak sıkıntı oluşturacak büyük problemler yaşamıyorduk.  Orduevlerine girebiliyor, Askeri hastane imkanlarından başörtülü olarak yararlanabiliyorduk.

    İki çocuğumu da GATA Haydarpaşa Askeri Hastanesi’nde dünyaya getirdim. Fakat 1994 yılında atamalar için personel eşlerinin ve çocuklarının fotoğraflarının toplanmasıyla başlayan bir bunalım sürecine girdik.

    Başörtülü eşi olan subay ve astsubaylar bu şekilde resmen tespit edilmiş oluyordu. Bunu takip eden dönemde ziyaretimize gelen başörtülü yakınlarımız ve misafirlerimiz lojman nizamiyerlerinde sorunlarla karşılaşmaya başladılar. Daha sonra orduevlerine başörtülü olarak girmemize izin verilmedi.

    TEDAVİ İÇİN HASTANEYE ALMADILAR

    Sonrasında hastanelere girmemize izin verilmedi. Bir arkadaşımın Çorlu Askeri Hastanesi’nin kapısından gözyaşları içinde dönüp olayı bana anlatması beni çok üzmüştü.

    Bu olayların öncesinde komutan eşleriyle diyaloglarımız çok iyiydi. Fakat kafalarında kalıplaşmış bir başörtülü kadın imajı vardı. “Anneannem veya babaannem de başörtülü ama nasıl olurda senin gibi genç bir hanım bu kıyafette olabilir anlayamıyoruz” diyorlardı.

    Çünkü onlara göre başörtülü bir kadın kültürsüz, eğitimsiz,  cahil kadındı. Öyle şartlanmışlardı.

    İhraç edilmemize yakın bir zamanda komutanımızın eşi başörtümü çıkarmam konusunda ikna etmek düşüncesiyle telefonla arayıp konuşma isteğini belirtti.
    Komutanınızın eşiyle görüştüğümde kulaklarımdan hiç silinmeyen sözleriyle şaşırıp kaldım:

    “Nasıl olurda senin gibi kültürlü, eğitimli, toplumda eşini temsil edebilecek bir bayan örtülü olabilir Ayşeciğim? Ben sizi seviyorum ve bu meslekte kalmanızı istiyorum.”

    Başörtünüzü çıkarmadığınız takdirde bu diyardan gideceğimizi söyledi.

    Cevabım “Ben özgür bir bireyim. Başımı eşim örttürmedi. Ne eşim ne de başka bir şey için başımı asla açmayacağım.,Açtığım takdirde inancıma ve kendime saygımın sona ereceğini, bunu da kabullenebilecek bir yapıya sahip olmadığımı söylediğimde içim çok rahattı.

    Meslekten ayrılacağımızı da bilsem değil mi ki ALLAH için, inancım için başörtümden vazgeçmemiştim. Çünkü Yaradanın doğrularla birlikte olduğu inancındaydım. Bu dünyada örtüm, inancım için bir çok imkanlardan mahrum kaldım.

    SİCİLLERİ DE HAYATLARI DA KARARTILDI

    Yapmak isteyip de yapamadığım şeylerin sıkıntılarını derinden yaşamanın zorluklarını çektim ama biliyorum ki bunun mükafatını baki olan ahiret hayatında alacağım. Bunun içinde vicdanen çok rahat ve huzurluyum. Ahireti, mahşer gününü bekliyorum. Biliyorum ki mazlumların ahı yerde kalmayacak.

    Eşimin görev yerleri büyük karargahlarda geçiyordu. 1.nci Ordu, 2nci Ordu gibi. Birçok zorluklara beraber katlandık. Kutsal ve şerefli görevlerin ağırlığı, sorumluluğu ailece hepimizin omuzlarındaydı.

    Ne oldu da bizler bu sorumluluğun bilincine vakıfken, ordumuzun her türlü menfaatini her şeyin üstünde tutarken bir ayrımcılığa maruz kalarak yıllarca vatana hizmet etmiş, temiz vatan evlatlarını ordudan ihraç edilerek sicilleri de hayatları da karartıldı. Oysa eşim, orduda komutanları tarafından dürüstlüğü ve çalışkanlığıyla takdir gören bir Binbaşıydı.

    Yurtdışında NATO tatbikatlarına katılmış, vatanı aşkına zor olmasına rağmen bizlerin hasretine katlanıp çocuklarını gözyaşları içerisinde bırakarak, vatanını müdafaa için Tunceli’ye de gitmiştir.

    Senelerce her sıkıntıya göğüs gerip sonunda bu vatanın üvey evlatları gibi muamele görmeyi, hak edilenlerle mükafatlandırılmak yerine, hak edilmeyenlerle cezalandırmayı hangi vicdan, hangi yürek, nasıl kabul eder?

    ÖNCE "EŞİNİ TEMSİL EDEBİLİR" DENİLDİM, SONRA EŞİMİN İHRACINA GEREKÇE OLDUM

    Binlerce insanın yargısız infaza maruz kalmasını hangi yürekler kabullenebiliyor? Oysa ihraç edilen askerlerimizin bir çoğunun sicilleri takdir belgeleriyle dolu.

    Sorarım size ey paşalar, bu insanların suçları eşlerinin örtülü olmaları mı, namaz kılmaları mı, inançları gereği Kur-an’ı Kerimi ve tefsirlerini okumaları mı? Bizler de  tüm halkımız da biliyoruz ki  inanan, İslam’ın şartlarını yerine getiren insanlardan ne orduya, ne millete zarar gelmez.

    Böyle insanlar neden ordumuza hizmet etmesinler? Neden engellesinler? Şu cennet misal ülkemizde çözmemiz gereken bir çok sorunlar varken neden bizler birbirimizi incitip acıtıyoruz?

    Siyasetçilerimize soruyorum, paşalarımıza soruyorum, neden neden?

    Yapılan bu ayrımcılık yüzünden mesleğinden ihraç edildiği için canına kıyan sağlığı bozulan askerlerin hesabını kim verecek?

    Vicdanınız hiç mi rahatsız olmadı?

    Bizler bu vatanın evlatlarıyız, düşmanları değil. Hepimiz bu ülkede kardeşiz.

    Tek yürek olmak neden bu kadar zor anlayamıyorum. Şimdi soruyorum, ordudan ihraç edilen eşimin yurtdışı görevi için komutanların hazırlamış olduğu nitelik belgelerinde “eşini yurtdışında temsil edebilir” denilen ben, nasıl oluyor da eşimin ihraç edilmesine de sebep oluyorum?

    Yorumu saygıdeğer Türk halkına bırakıyorum.

    Yüreği acıyan, kanayan başörtülü kardeşiniz Ayşe Tufan Subaşı.

    ALINTIDIR





               İşte bu sahnelere gülelim mi ağlayalım mı Engin...

    • Kemal Algül
    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 599
    • Cinsiyet: Bay
    EROZYON
    « Yanıtla #14: 28 Şubat 2010 - 17:15 »
  • Yayınlama
  •    Turkan Saylan nekadarda hakliymis degerli hocam. bu ülkede bizim haberimiz olmadan kimse  hic bir sey yapamaz demisdi...simdi kendisine daha cok hak veriyorum...
    Surda bir gedik açtik; mukaddes mi mukaddes!
    Ey kahbe rüzgar, artik ne yandan esersen es!


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear