AH GURBET - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: AH GURBET  (Okunma sayısı 1372 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 204
  • Cinsiyet: Bay
  • ÜLKESİNE SEVDALILAR
  • 33 Mesajı Toplam
    49 Kere Beğenildi
  • GSM: 0533 450 50 86
AH GURBET
« Topic Start: 28 Mayıs 2010 - 14:02 »
  • Yayınlama
  •      AHMET YAKUPHAN
         ahmetyakuphan@hotmail.com
         14 Şubat 2009 Cumartesi

         AH GURBET
       
         Öyle bir dünyadaydım ki yemem, içmem, ısınmam ve her türlü ihtiyaçlarım birileri tarafından en güzel şekilde karşılanıyordu.
       
         Bir emir geldi, “Sen artık buradaki hayatını tamamladın. Buradan başka bir âleme gideceksin.” dendi. Onu o anda anlamamıştım. Ancak oradan ayrılacağımı anlayınca ağlayarak hem de yırtılırcasına ağlayarak ayrılmak zorunda kaldım.
    Geldiğim âlemin ismi Dünya’ydı.

         İlk on seneye kadar pek bir şey anlayamadım. Öyle bir ortamda yaşıyordum ki etrafımdakiler Müslüman olduğunu söylüyorlardı. Bu kelimeyi de bir hayli kullanıyorlardı. Ben de “Bu Müslümanlık nedir?” sorduğumda bana bir şeyler söylüyorlardı. Ama söylenenlerin ne olduğunu da doğrusu pek anlamıyordum. Evimizde kardeşlerim ve annem vardı. Annemin de Müslümanlık konusunda hiç bilgisi yoktu. Ancak ibadetlerini yapıyordu. Babamı ise yılda bir kez görebiliyordum. O bizim ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için bizim bilmediğimiz, çok uzaklara, gurbete gidiyordu. Bir gün izine geldiğinde bizleri de onun gittiği yerlere götüreceğini söylemişti.
     
         Orası Almanya idi.
     
         Babam onu bize söyleyince birden yaşadığım yerleri, arkadaşlarımı ve geçmiş güzel günleri bir film gibi gözümün önünden geçirince ağlamaya başladım. Öyle ağlıyorum, öyle ağlıyorum ki kendimi tutamıyor perişan oluyordum.Aklıma, insanın doğarken ağlaması gelince demek ki insan alıştığı yerden ayrılması kolay olmuyor diye düşündüm. Ailece Almanya’ya gittik. Orası çok farklı bir dünya. Arkadaşım yok, istediğim gibi gezemiyorum ve kimseye bir şey soramıyorum. Zaten Türkiye de iken Müslümanlıkla ilgili kafamda bir sürü soru vardı. Hiçbirine cevap bulamıyordum. Almanya’ya gelince kafamdaki sorular artmaya içim içimi yemeye başladı.
       
         Zaman su gibi akıp gitti. Şu anda burada çok sevdiğim arkadaşlarım ve Türkiye’nin her yerinden dostlarım var. Ama hepsinin gayesi para kazanmak, daha iyi yaşamak ve mallarını artırmaktır. Hiçbiri gurbette olduğunu düşünmüyor. Bu dünyanın geçici olduğunu düşünmüyor, öylece gaflette yaşayıp gidiyorlar.
       
         Ben, zaman zaman nerede olduğumu düşünüyor, buralara niçin geldik, bu gurbet ne zamana kadar devam edecek, sonumuz ne olacak. Bu düşünceler içerisinde dinimle ve İslam tarihiyle ilgili kitaplar okumaya başladım. Okudukça yaşadıklarımın, ailemin ve etrafımdakilerin Müslümanlıkla çokta ilgisi olmadığını gördüm. Almanya da olduğum yere iyice alıştım. Yeni yeni arkadaşlar edindim. Onlara da alıştım. Bir gün gelecek onlardan, ailemden, yaşadığım ortamdan ve hepsinden de öte şu çok sevdiğim dünyadan da ayrılacağım. Ayrılacağım bu dostlarla öbür âlemde buluşamazsam yine ağlayarak göç edeceğim. Aklıma “sen doğarken ağlıyordum, etrafındakiler gülüyordu. Öyle bir hayat yaşa ki sen ölürken gülerek git, etrafındakiler ağlasın.” gelince yine ağlamaya başladım.
       
         Bu dünyanın bir gurbet olduğunu düşünerek asıl vatanım için peygamberin yolundan gidenlerle olmaya karar verdim.
         
         Sevgi ve selamlarımla 
         Ahmet YAKUPHAN





     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear