HUKUK ALDATMACASI - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: HUKUK ALDATMACASI  (Okunma sayısı 1408 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 204
  • Cinsiyet: Bay
  • ÜLKESİNE SEVDALILAR
  • 33 Mesajı Toplam
    49 Kere Beğenildi
  • GSM: 0533 450 50 86
HUKUK ALDATMACASI
« Topic Start: 28 Mayıs 2010 - 15:05 »
  • Yayınlama
  •      AHMET YAKUPHAN
         ahmetyakuphan@hotmail.com
         11 Kasım2009 Çarşamba

         HUKUK ALDATMACASI
       
         • Hukuk, hak kelimesinin çoğulu olup haklar demektir.
         • İnsanların yaradılışına uygun, insanların hem kendi aralarında hem de tüm canlılar arasında adaleti sağlaması için uyulması gereken kurallar manzumesine hukuk denir.
         • Hukuk denince; hak, adalet ve yönetim akla geliyor. Bunları da sağlayacak olan insan olduğu için, insan ruhunun ve karakterinin sağlam olması gerekiyor.
         • Yaradılış gayesine uygun hareket eden insana hak, adalet ve güzellikler sevdirilmiş, çirkin, şer ve batıl şeylerden nefret ettirilmiştir. Böylece hayırlı, faziletli ve karakteri sağlam ruh meydana getirilmiştir.
         • Toplumun düzeltilmesi, nefsin düzeltilmesine; toplumun fesada gitmesi, nefsin fesadına bağlı olduğundan adaletin yerine gelmesi için karakterli insanların yetişmesi gerekmektedir.
         • Adaletin hâkimiyetinin nefisle bağlantısı olduğundan nefside İslam’dan başka bir sistemin düzeltmesi mümkün değildir.
         • Kendine hâkim olamayanlar toplumu adaletle yönetemeyeceklerinden topluma hiç hâkim olamazlar.
         • Kendine ve topluma hâkim olmak üstün karakterden, üstün karakter de üstün ruhtan oluşur.
         • Bu ülkede, insan müslümanca doğar, evlenme ve mirasta İsviçreli gibi, ticaret yapacak olursa Alman gibi, suç işleyip ceza görecek olursa İtalyan gibi, uluslararası ticaret yapacak olursa Amerikalı gibi yaşayarak, sonunda da ölünce Müslüman gibi defnedilir.
         • Burada müslümanın uyduğu hukuk kimin hukuku ve kaynağını nereden alıyor?
         • Bu hukuk müslümanın yaşayışına uygun mu?
         • Bu hukukla Müslüman İslam’ı ne kadar yaşayabilir?
         • Hukuk adalet demektir. Geciken adalet ve adil olmayan hukuk zalimdir.
         • Zulüm olan yerde de huzur olmaz.
         • İslam dünyası bugün bunu yaşamaktadır.
         • Müslüman asıl, vücuttaki hücreler, organlar ve ruh yapısına göre ayarlanmış kurallar için mücadele vermesi gerekmez mi?
         • Yoksa müslümanın ruh yapısı mı bozuldu?
         • Yoksa Müslüman ruhunu mu kaybetti?
         • Ne oldu da benliğimize uyan hukuku bulamıyoruz?
         • Bugün, medeni hukuk ve küresel hukuk denen hukukla adalet sağlanmaya çalışılıyor. Oysa küresel hukuk; menfaat, çıkar, kuvvet ve imtiyaz temelleri üzerine oturduğu için bir türlü adalet sağlanamıyor. Sağlanması da mümkün değildir.
         • Osmanlı yıkıldıktan sonra ittihatçı dönmeler Müslümanların İslam’la olan bütün bağlarını kesmeye çalıştılar.
         • İngilizlere uşaklık yapan, onlarla işbirliği içinde olanlar Müslümanların yaşayışlarını değiştirmek için hukuka da müdahale etme zorunluluğunu duyduklarından adalet bakanlığında on sene yabancı müşavirlerle hukuk düzenlemesi yaptılar.
         • Hukuk değiştikten sonra da Müslüman, İslami yaşayıştan adım adım uzaklaştı.
         • İslam hukuku olmadan müslümanın, İslami hayatı sürdürmesi mümkün değildir.
         • Müslümanın hukukunun değişmesi demek vücuttaki kanın değişmesi demektir.
         • Vücuda verilen yeni kan vücutta uyum sağlamayınca hastalıklar çoğalır hatta vücudun ölmesine sebep olur.
         • Bugün Müslümanlar bu durumdadır.
         • Bu kanı vücuda verenler bu işi bilerek, vücut hastalansın ve hastalıklı insanı istedikleri gibi kullansınlar diye yapmışlardır.
         • Bugün insanların psikolojileri bozulmuş, sağlıkları bozulmuş, birbirlerine güvenleri kalmamış hatta adalete de güvenleri kalmadığından hukukun yamalanma yoluna gidilmesine rağmen hukuka da güven sağlanamamaktadır.
         • Bu hukukla adalet sağlanamadığı için; mafya elemanları, çeteler, zorbalar ve vatan hainleri türedi.
         • Bunun sonunda da ne durunda olduğumuz ortadadır.
         • Bu hukuk eski elbiseye benziyor. Her taraftan koyvermiş, istediğiniz kadar yama yapın tutmuyor. Elbise Hans’tan, yama da Hans’tan olunca çare bulunamıyor. Çare, elbise değişecek, vücuda uygun elbise bulunacaktır.
         • Bu elbise de Müslüman’a uygun İslam elbisesi olacaktır.
         • Çünkü, insan hakları ve adalet yalnız ve yalnız İslam’da vardır.
         • Çünkü, saadet ve huzur yalnız İslam’la olur.
         • Çünkü, adalet sadece İslam’la sağlanır.
         • Başka saadet yolu yoktur.
         • Başka yol arayanlar, aslını inkâr edenler ve sapanlardır.
         • Müslümanlar ancak, kendi hukuklarıyla huzur bulur ve dünyayı da yaşanabilir hale getirirler.
         • Ümmetin birliğini ve İslam hukukunu yaşayarak görmek dileğiyle…

         Sevgi ve Selamlarımla
         Ahmet YAKUPHAN





     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear