GÜZELLİKLERİ ve ADALETİ YAYANLAR - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: GÜZELLİKLERİ ve ADALETİ YAYANLAR  (Okunma sayısı 2059 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 204
  • Cinsiyet: Bay
  • ÜLKESİNE SEVDALILAR
  • 33 Mesajı Toplam
    49 Kere Beğenildi
  • GSM: 0533 450 50 86
     AHMET YAKUPHAN
     ahmetyakuphan@hotmail.com
     21 Mart 2011 Pazartesi

     GÜZELLİKLERİ ve ADALETİ YAYANLAR

     • "Siz insanlık için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder, kötülüğü men eder ve ALLAH’a imanınızda sebat edersiniz." (Al-i İmran – 110)
     • "Bir kötülük gördüğünüzde onu elinizle düzeltin, elinizle düzeltemiyorsanız dilinizle ikaz edin, ona da gücünüz yetmiyorsa kalben buğz ediniz. Bu da imanın en zayıf noktasıdır." (Hadis-i Şerif)
     • Günümüze gelinceye kadar Asr-ı Saadette ve Osmanlı’da dünyada güzellikler yaşanıyor ve adalet hüküm sürüyordu.
     • Bugün, ülkemizdeki ve dünyadaki Müslümanlar Müslümanlığı nasıl anlıyor da güzellikler ve adalet İslam alemin de ve dünyada hakim olamıyor.
     • Bizim dinimiz sadece ibadet ve ahlak dini değildir. Bunun yanında ekonomiyi, hukuku, eğitimi, ticareti ve akla gelen her şeyi kurallara bağlayan bir dindir.
     • Günümüz Müslümanı ibadetleri yapıyor gece teheccüt namazını da kılıyor hatta bir şeyğe bağlanıp zikir de çekiyor. Ancak kötülüklerin engellenmesi ve güzelliklerin yayılmasına iş geldiğinde onlar beni ilgilendirmez diyerek kenara çekiliyor.
     • "Beni başkaları ilgilendirmez" diyor, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyor ve yaptığı ibadetlerle cenneti garantilediğini düşünüyor.
     • Peki Müslüman kötülükleri önlemek ve adaletin ülkeye ve yeryüzüne hakim olması için ülkenin yönetimiyle ilgilenmesi gerekmez mi?
     • Müslüman siyaset ve yönetimle ilgilenmezse, adalet ve güzelliklerle ilgili kanuni düzenlemeleri kim yapacak.
     • "Yoksa bunlar da beni ilgilendirmez" mi diyoruz?
     • Yoksa bazı cemaatler gibi “siyasetten ALLAH’a sığınırız” mı diyoruz?
     • Yoksa “Cebrail(a.s) gökten inse parti kursa ona bile oy vermem deyip güçlü neresi ise onun yanında oluruz” mu diyoruz?
     • Yoksa “Amerikasız olmaz her zaman güçlünün yanında olmalıyız” mı diyoruz?
     • Yoksa “Çıkaracağımız kanunları Avrupa topluluğunun ve batılıların dediği gibi çıkaralım” mı diyoruz?
     • Bunları daha da artırmak mümkün!!!
     • Kur’an-ı Kerim’de bize ayetlerle belirtilen yok edilen veya batırılan kavimler niçin bildirilmektedir?
     • Yoksa onlar hikâye midir? Onlardan ders almamız gerekmiyor mu?
     • Peygamberimizin güzellikleri ve adaleti yaymak için verdiği mücadelede ona karşı çıkanların peygamberimize yaptıkları tekliflere karşılık peygamberimizin “Bir elime Ay’ı bir elime Güneş’i verseniz vALLAHi ALLAH’ın davasından vazgeçmem” demesi bugün bizim nasıl olmamız gerektiğini işaret etmiyor mu?
     • Peygamberimizin metodunu uygulamadan, onun dik duruşunu göstermeden güzelliklere ve adalete ulaşamayacağımızı çok iyi bilmeliyiz.
     • Kim nasıl anlarsa anlasın Müslümanın ölçüsü bellidir.
     • Bir Müslüman şunu söylememelidir: “Peygamberimizin uyguladığı metot bugün geçerli değildir. O 1400 sene önceydi. Şimdi çağ değişti. Bilgi ve iletişim çağındayız. Bugün daha değişik metotlarla Yahudi ve Hristiyanları düşman görmeden gerekirse onlarla diyalog içerisinde olarak hedefe varmalıyız. ”
     • Böyle düşünenler Kur’an-ı Kerim’e bakmalı ve peygamberimizin hayatını düşünerek okumalıdır.
     • Böyle düşünüldüğü için bugün İslam âlemi gözyaşından, kandan ve zulümden kurtulamıyor. Her gün onlarca insan ölüyor ve ALLAH’ın yasakları zirve yapıyor. İslam ülkelerini yönetenler de bunlara uygun kanunlar çıkararak ülkelerini yönetiyorlar. Onun için de bir türlü güzellikler yaşanamıyor.
     • Müslümanlar peygamberin duruşunu göstermeden ve onun uyguladığı metotları uygulamadan bu güzelliklere kavuşamayacaklardır. Bu duruşu gösteren Bosna Hersek’teki İzzet Pekoviç’e, Filistin’deki Ahmet Yasin’e ve ülkemizdeki Erbakan’a ALLAH rahmet eylesin.
     • İslam ülkelerinde adalet ve güzelliklerin yerleşmesi için mücadele veren Filistin’de İsmail Haniye’ye ve o yolda yürüyenlere ALLAH güç, kuvvet ve muzafferiyetler nasip eylesin.
     • Bugün İslam ülkelerini yönetenlere bakıldığında çoğunun namaz kıldığını, oruç tuttuğunu ve ibadetleri yaptığını görüyoruz. Ancak Hristiyan ve Yahudilerle iş birliği içinde oldukları için İslam âleminde bir türlü adalet ve güzellikler hakim olmuyor.         
     • Müslümanlar ve İslam ülkelerini yönetenler şuurlandıkça ve dinden taviz vermedikçe ALLAH kapıları açacak hem İslam ülkelerine hem de dünya ülkelerine güzellikler yayılacaktır.
     • İşte o zaman, ülkemiz ve İslam ülkeleri de yaşanabilir hale gelecek dünyamızda da kan ve gözyaşı ortadan kalkarak güzellikler ve adalet hâkim olacaktır.
     • O günlerin gelmesine katkı sağlayan biri olmayı ve o günleri görmeyi ALLAH’tan nasip etmesi dileğiyle...

     Sevgi ve Selamlarımla...




Ahmet Yakuphan 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: sadıkyılmaz (21 Mart 2011 - 19:20)

 


Facebook Yorumları

         
Twittear