TEFRİKA - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: TEFRİKA  (Okunma sayısı 2091 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 204
  • Cinsiyet: Bay
  • ÜLKESİNE SEVDALILAR
  • 33 Mesajı Toplam
    49 Kere Beğenildi
  • GSM: 0533 450 50 86
TEFRİKA
« Topic Start: 03 Haziran 2011 - 21:04 »
  • Yayınlama

  •      AHMET YAKUPHAN
         ahmetyakuphan@hotmail.com
         03 Haziran 2011  Cuma

         TEFRİKA





         • Tefrika: ayrılık, bölünme veya paramparça olmak demektir.
         • Tefrika önce ırkçılıkla ve kabilecilikle başlar daha sonra dinler, mezhepler, tarikatlar, cemaatler, cemiyetler ve partilerle devam eder.
         • Ülkede yaşayan insanların ölçüleri aynı olmaz ise olaylara aynı pencereden bakmazlarsa sonunda ayrı düşmeye mecbur kalırlar.
         • Biz dinimizin ölçülerine kulak vermek zorundayız.
         • Eğer bunu yapmazsak sonunda hüsrana uğrayanlardan oluruz.
         • ALLAH (c.c.) Kuran-ı Kerim’de “Bölünmeyin, parçalanmayın, tefrikaya düşmeyin, ALLAH’ın ipine topluca ve sımsıkı sarılın” buyurmaktadır. (Al-i İmran – 103)
         • Diğer ayeti kerimelerde de :
    “Dağılan ve ihtilafa düşenler gibi olmayın” (Al-i İmran – 105)
    “Birbirinizle çekişmeyin sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider” (Enfal-46)
         • Müslümanların bölünmeleri, parça parça olmaları ve birbirleriyle çekişmeleri haramdır.
         • Müslümanların bir ve beraber olmaları için bir ulul emr etrafında birleşmeleri zorunluluğu vardır.
         • Bu konuda Kuran’ı Kerim’de “ALLAH’a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ulul emre itaat edin” buyrulmaktadır. (Nisa-59)
         • Bizler Müslümanlar olarak rastgele, batılıların ölçülerine göre veya kafamıza göre hareket edemeyiz. Kur’an ve sünnet ölçüleriyle hareket etmek zorundayız.
         • Ölçüsüz hareket eder veya birilerinin kumandası ile hareket edersek bugün ülkemizde ve İslam dünyasında olduğu gibi birlik sağlayamaz, Nemrutların ve Firavunların kuklaları oluruz.
         • Ölçüsüz veya başkalarının ölçüleri ile hareket eden milletlerin bölünmeleri, parçalanmaları veya birbirlerine düşmeleri kaçınılmazdır.
         • Hiçbir Müslüman ibadetleri, emirleri, yasakları ve ALLAH’ın dininin yeryüzüne hâkim olması için olan çalışmaları ayıramaz. Bunlardan birini yerine getirmekle Müslümanlığın gereğini yaptım diyemez.
         • Bunların hepsi bir bütündür, hiçbiri terkedilemez.
         • Bunların hepsinin yapılabilmesi için bir emir etrafında ümmetin bütünlüğü şarttır.
         • İslam’da ibadetler yapılacaktır. Ancak İslam’ın sadece ibadet ve ahlak yönünü alanlar hiçbir zaman haramlardan kurtulamazlar. Sonunda da tarihte olduğu gibi Ad, Semud ve Lud kavmi gibi yok olup giderler.
         • Benim yurtlarım var, benim kurslarım var ve benim okullarım var deyip onlara dokunulmaması için Hakk’tan yana olmayıp güçten ve iktidardan yana olanlar kıyamette hesaplarını veremezler.
         • ALLAH’ın yasak ettiği şeyler ortadan kalmadıktan sonra yapılan ibadetlerin de çok önemi yoktur.
         • Haramların ortadan kalkması da Müslümanların bir lider etrafında birleşip birlik olmalarından geçmektedir.
         • Bunu yapabilmek Müslümanların Kur’an ve sünnet ölçülerinde değerlendirme yaparak tefrikaya meydan bırakmadan ve İslam düşmanları ile iş birliği yapmadan kardeşçe bütünleşmelerinden geçmektedir.
         • Bu metot peygamberlerin metodudur.
         • Bunun dışında metot arayanlar gaflette olanlardır.
         • Gaflette olanlar pusulasını kaybedenlerdir.
         • Pusulasını kaybedenlerin nereye varacağı belli değildir.
         • Pusulası olmayanlar, zalimlerle iş birliği yaparlar onlara uşak olurlar ve Müslümanların zulüm altında ezilmesine sebep olurlar.
         • Ecdadımız bu kadar çeşitli kavimleri, bu kadar çeşit dinleri, bu kadar çeşit mezhepleri ve bu kadar çeşit tarikatları fitneye ve tefrikaya meydan vermeden bin sene nasıl yönetti?
         • Onlar bugünküler gibi haramları serbest bırakmak için kanun, yönetmelik veya genelge yayınlamayıp aksine dünyanın neresinde bir haram varsa onu yok etmek için çalışıyorlardı.
         • Onlar İslam hukukunu uygulayıp adaleti sağladıkları için birliği sağlıyorlar ve tefrikaya kapı aralamıyorlardı.
         • Bizler de onların yolundan gitmek zorundayız.
         • İslam hukukunun ülkemize ve dünyamıza hükmetmesi için çalışmalar yapmak zorundayız.
         • Daima zayıf da olsa az da olsa Hakk’tan yana tavır almak zorundayız.
         • İnsanların konuşmaları ve ibadetleri bizi aldatmamalı, yaptıkları işlere ve gittikleri yola bakarak onların yanında veya karşılarında yer almalıyız.
         • Milli şairimiz Mehmed Akif
    “Tefrika girmeden bir millete düşman giremez,
    Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” demektedir.
         • Tefrikaya meydan vermemek, dünyada Müslümanların birlik olması ve İslam hukukunun dünyaya hakim olması temennisiyle...

         Sevgi ve Selamlarımla...
         Ahmet YAKUPHAN




    Ahmet Yakuphan 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: Şafak YAZICI (26 Haziran 2011 - 01:03), AHMET AKTURK (07 Haziran 2011 - 09:19)

     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear