komik hikayeler!!!! - Gulen Koyu Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: komik hikayeler!!!!  (Okunma sayısı 1500 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Ahmet Yılmaz
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 1.151
  • Cinsiyet: Bay
komik hikayeler!!!!
« Topic Start: 04 Ekim 2008 - 08:56 »
  • Yayınlama
  • FEYZULLAH EFENDİNİN BAŞINA GELENLER

    başlık:FEYZULLAH EFENDİNİN BAŞINA GELENLER
    ekrem güneşli

    Feyzullah Efendi, emekli bir memur. Saç tıraşını

    hep bizim berberde olur. O kapıda görününce, usta

    "o...hoş geldin Feyzullah efendi...!Oğlum, amcanın

    paltosunu al !"diye söyler .Futbol hastasıdır, lacivert

    ve sarı renklere çok düşkündür. Uzun boylu, yaz-

    kış ayni paltoyu giyer, gözünde tel gözlük, ancak

    tepesinde tek tük saç olan, sivri burunlu, garip

    bir adamdır. Bizim usta, gülümseyerek, "Feuzullah

    amca, şu başından bir ev hikayesi geçtiydi ,anlat

    hele de dinleyelim !" dedi..

    Gözlüğünü masanın üstüne koyduktan sonra.

    "Efendim bir tarihte, emekli maaşımı, ikramiyemi

    aldıktan sonra eve geldim. Bizim hanıma, "hanım

    kira evlerinde süründün durdun, şu senin bilezikle-

    ri de bozdurup , yapılmakta olan bir inşaatten ,daire

    alalım dedim. Hanım, "bak Feyzullah, pazara gider-

    sin domatesin çürüğünü , patlıcanın çekirdeklisini,

    kasaptan etin kokmuşunu sana kakalarlar ! "diye

    gülerek kolundaki bilezikleri verdi. Uzatmayım

    bilezikleri bozdurdum, evin yakındaki bir emlekçı

    bürosuna girdim. Masada, bir genç oturuyor. Çay

    ısmarladı. " Oğlum adın ne dedim ?" "M....amca

    dedi. "Benimnki de Feyzullah !" dedim. Genç boy-

    numdaki sarı ve lacivert boyunbağını görerek,

    "helal olsun, sen de bizim takımı tutuyorsun !"dedi..

    Uzatmayım, "oğlum, bize bir daire lazım ! Şöyle

    inşaat halinde, denize nazır !" dedim. Genç, ne iş

    yaparsın amca ?" dedi.."Emekliyim oğlum !"dedim

    Dükkanı kitledi, bizim evden hanımı aldık çıktık

    Araba, Sefaköyü geçti, yolumuzun üstünde

    inşaat halinde birçok daire var. Hanım da, ben de

    çok sevinçliyiz. Araba uçar gibi gidiyor, camlar

    açık, rüzgar püfür püfür, etraf günlük güneşlik,

    ilerde deniz görünüyor, millet denizde, kadın- kız

    erkek ,çocuk, yaşlı, mayolu, bikinili , kilotlu olanlar

    bile var. Bizim gibi yaşlılar, ayakları kumda gömülü

    tentenelerin altında etrafa bakıyor.

    Arabadan indik. Genç önümüze düştü. Bir

    inşaate girdik. Tahtadan birşey koymuşlar, surat

    köprüsü gibi üzerinden geçeceğiz, "oğlum, benim

    yükseklik korkum var, ölsem geçmem dedim...

    Bizim hanım,maşALLAH, mangal gibi yürek var

    yürüyerek karşıya geçti. Genç "amca ,bana tutun

    geçelim dedim. Kalas iki kişiye dayanır mı dedim ?

    O...üzerinden man kamyon geçir istersen diye gül-

    dü...Aşağıya düşme korkusu içinde, tere batarak

    inşaate girdik nihayet...Genç " amca sen de bizim

    takımı tutuyorsun madem, sana, denizi gören bir

    daire veriyim dedi..Beton merdivenden çıkarak

    üçüncü katta, yeni yapılan bir daireye girdik.

    Daha, pencereleri ,kapıları takılmamış, ama içerisi

    geniş ve ferah, odaları, salonu, banyoyu gezdik

    Deniz görünmüyor. Bizim hanım, "oğlum ben denizi

    gören bir daire istiyorum, balkona çıkınca deniz

    ayaklarımın altında olacak !"diye tutturdu. Genç

    teyzeciğim, deniz çok uzakta değil, bir otobüse

    binince, yarım bilemedin bir saat sonra denizdesin

    Hanıma, "sesini çıkarma, bizim takımın hatırına

    sana en iyi daireyi veriyor !"dedim. Genç, "başka

    daireler de var , görmek ister misin ?"dedi."Hanım

    çıkalım dedi..Nefes nefese çıktık, bende şeker var,

    kalp var, bir böbrek çalışmıyor, ev sahibi olmak

    uğruna, insan nelere katlanıyor...İn çık, in çık

    pestilim çıktı. Bizim hanım, "ohh ! Kilolarımı attım!

    diye zevkten dört köşe. Gence, "oğlum, benim

    takatım kalmadı !"dedim. Genç, "amca, yenge

    hanımın hatırını kırma, başka daireleri de gör dedi

    Yürüyecek, takatım kalmadı. Gözümün önünde

    siyah noktalar uçuşuyor. Meğer, bu yeni bir ev

    satma taktığiymiş...Uzatmayım, genç , "kapora

    vereceksin !"dedi.."Ne kadar dedim. "Üç ....DOLAR.

    Çantayı açtım, gözümde siyah noktalar uçuşarak

    gence üç....TL..uzattım. Genç, "Üç ....DOLAR

    vermezsen, ev sahibi olmayı aklından çıkar dedi.

    Neyse, arabaya bindik. Döviz-Alım satımı yapan

    bir bürodan Tl...vererek Üç.....dolar aldım.

    Gence verdim. Eve bizi bıraktı. Çantayı aradım,

    çanta yok...Hanıma, "çanta nerede ?"dedim. Hanım

    "ayol ben çantayı nerede gördüm ?!"dedi..Başladı

    bende bir kalp çarpınıtısı. Otobüse atladım, doğru

    döviz bozdurduğum dövüz-alım bürosuna, bir bayan

    oturuyor camlı bölmede. "Buyur amca ?" dedi.

    "Kızım, acaba bir çanta gördün mü ?" dedim. Bayan

    "Çanta ne renkti amca ?" dedi.."Haydi, al başına

    belayı...Çantanın ne renk olduğunu nereden bili-

    yüm. Cep telefonumdan, bizim evi aradım, hanım

    çıktı, "Alo...! Hanım bizim çanta ne renkti ?" dedim

    Hanım, benden ayık, "beyazdı galiba ?" dedi..

    Bayana, " çanta beyazdı "dedim. Bu sefer,

    "Büyük mü ? Küçük mü ? Fermuarlı mı ? Deri mi?"

    diye bir sürü soru sordu. Hanımı cepten aradım

    benden daha ayıkmış, o ilk okul mezunu, bense

    üniversite mezunu, laf aramızda, babamın parasıy

    la, özel bir ünüversiteden diploma aldım...Neyse

    uzatmayım efendim, çantayı aldım, aklıma çantanın

    içindeki parayı sayma gelmedi..Eve geldim, hanım

    "çantada ne kadar para var ? Getir sayalım bey ?"

    dedi..Açtık, tam beş.....dolar para açık görünüyor-

    du. Hanım, ağzına geleni saydı. "Domatesin çürüğü

    sana kakalanır, patlıcanın çekirdeklisi sana kakala

    nır, ev almaya kalkarsın, emlakçı kakalar, sana

    ne diyeyim Feyzullah !" dedi..Aklım başıma geldi

    ya, hanımdan olduk. Hanım, benim yüzümden has-

    talandı...Fazla kapora verdiğim yetmezmiş gibi,

    elimdeki gazeteye göz attığımda, bizim daire ayni

    yöntemle birkaç kişiye daha satılmış, yıkılmış kal-

    mışım...İşte böyle !"

    Traş bitince, tıraş parasını verip çıktı. Bizim

    usta, acı acı gülerek, "Feyzullah Efendi, çok iyi

    bir insan aslında...! Lakin, çok saf !" dedi.."Bu dün

    ya saflarla, açık gözlerin arenesi adeta. Bir müşteri

    "demin giden adamla gazetecide karşılaşırım, çok

    dalgın !"dedi..Usta, "öyle !" dedi.

    Not : Bu hikayedeki Feyzullah Efendi, içimizden

    biridir...İnsan oğlu gariptir!




     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear