Of Sel Felaketi Destanı, 1929 - Gulen Koyu Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: Of Sel Felaketi Destanı, 1929  (Okunma sayısı 2958 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • MUSTAFA DÜZENLİ
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 219
  • Cinsiyet: Bay
  • www.mustafaduzenli.net
    • MUSTAFA DÜZENLİ'NİN TARİH FORUMU


80 YILLIK TARİHİ DESTAN GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI


6Temmuz 1929 yılında Trabzon'un Of,Çaykara ve Sürmene ilçelerinde etkili
olan sel felaketi ile ilgili olarak Mahmut Kemal Poyraz (1912-1988)
tarafından 17 yaşındayken yazılan ve yöredeki yaşlıların birçoğu tarafından
ezbere bilinen 125 kıtalık "Of Felaketi Destanı" adlı şiir, torunu Fatih
Poyraz tarafından latinize edilerek gün yüzüne çıkarıldı.


Oğlu Mahmut Poyraz tarafından tashihi gerçekleştirilen Of Felaketi Destanı,
1929 yılında gerçekleşen ve yörenin fiziki,sosyal ve psikolojik yapısında
oldukça etkili olmuş tabii afetle ilgili tarihi detayları içeriyor.




Of Felaketi Destanı


Dokuzyüzyirmidokuzda
Pazar gününde, temmuzda
Saat yedide, gündüzde
Büyük bir afet olmuştur


Kabil değildir temsili
Görülmemiştir hiç misli
Yerler, dağlar oldu sisli
Hava çok vahim olmuştur


Hiç görmeyenler inanır
Elli saat yağdı yağmur
Hep yerleri etti çamur
Birdenbire sel olmuştur


Halk çok bunaldı şöyle ki
Bırakıp hem kaçar ola ki
Candan aziz bir şey yok ki
Bu söz akıla gelmiştir


Ne kadar şiddetli afat
Devam etti elli saat
Millette kalmadı neşat
Can korkusu sezilmiştir


Yekün millet hayret oldu
Hepsinin benizi soldu
Bu ne müthiş seller oldu
Nuh tufanı ad almıştır


Bakıyorlar bu afeti
Düşünürler felaketi
Anladılar kıyameti
Hiç şüphesi yok koymuştur


Bizim Of'un memleketi
Görmedi böyle afeti
Büyük belaya uğradı
Büsbütün harap olmuştur


Neden oldu acep neden?
Su kaynadı yerden gökten
Birikti su her bir yerden
Her yerde ırmak olmuştur


Sular ne kadar çoğaldı
İnsanlar bundan bunaldı
Kimi evi sade kaldı
Arazisi mahvolmuştur


Bakımsız yerin dibinden
Hem taşlıkların içinden
Su çıktı gayet derinden
Deryalar gibi akmıştır


Yollar bile ırmak oldu
Dereye müşabih oldu
Bahçeler de mahzen oldu
Hep mahsulat mahvolmuştur


Çapa kürek ele almak
Mümkün değil ev kayırmak
Öte beri su dağıtmak
Gayet tehlike olmuştur


Titrer sızlar vücudumuz
Geldi ecel hududumuz
Yoktur canda umudumuz
Salavat çok okunmuştur


Kimi aldı beşiğini
Kimi ağlar çocuğunu
Şaşırır yapacağını
Güya bir yola kopmuştur


Millet bunu çok halleşti
Birbiriyle çok ağlaştı
Kimisi de helalleşti
İşte ecel yanaşmıştır


Of kazası oldu harap
Oldu sebeb nedir acep
Böyle büyük bir ızdırap
Asırlarca görmemiştir


Caiz olur yazılması
Matbaaya basılması
Büyük bir tarih olması
Çok münasip görülmüştür


Açtı yürek yarasını
Kadahor nahiyesini
Bıraktı tek camisini
Başka dükkan kalmamıştır


Nahiyenin yıkılması
Yıkılıp harap olması
Bilinmez çaylık olması
Hep milleti ağlatmıştır


Güzel bir mevkide iken
Güzel bir düzende iken
Hep dillerde söylenirken
Mahvolup viran olmuştur


Çarşıların alasıydı
Hem ülkenin aynasıydı
Nolaydı yıkılmasaydı
Böyle ziyan görmemiştir


Gitti dükkanlardan mallar
Güzel Singer makineler
Şavrol(e) kamyon (o)tomobiller
Dereliğe bend olmuştur


Bir güzel kasaba Hadi
Kadahordan evvel battı
Her biri birer top attı
Göğe karşı görülmüştür


Bakmıyorsunuz vadiye
Elveda gidiyor diye
En sonunda belediye
Sancak ile yol almıştır


Çalındı güzel borular
Gitti dereden köprüler
Yıkılıp kesildi yollar
Herkes yerinde kalmıştır


Kimi karşı kimi beri
Yakıyor göz alevleri
Sel olup akan yerleri
Ağlayarak bakmışlardır


Her bir kalpte hissedildi
Dünya direği kırıldı
Hem yıkılıyor denildi
İşte nişan görülmüştür


Nice çok ziyanlar oldu
Nice canlar zayi oldu
Düştü sele gaip oldu
Halkı meydanda kalmıştır


Eyidür böyle eymiş ise
İman ile ölmüş ise
Makamını görmüş ise
Sağlığını aldamıştır


Millet küstü bu ülkeden
Kurtulamaz tehlikeden
Kimi de çıkmıştır önden
Hicrete mecbur kalmıştır


Zavallılar ne yapacak?
Hangi tarafa kopacak?
Korkar evi sel olacak
Şüphe içinde kalmıştır


Hesap olmaz ziyanatı
Haddi yoktur hasaratı
Bu rahmetin beşaratı
Azaba tahvil olmuştur


Kimiler gıdasız kaldı
Kimiler tarlasız kaldı
Kimiler iskansız kaldı
İdareyi şaşırmıştır


Şurayı hesap etmedik
Sele kapılıp gitmedik
Tanışlardan gitti gördük
Haber çok fena gelmiştir


Nihayetsiz şükür olsun
Bu belamız geçmiş olsun
Mevlamız inayet etsin
Dileğimiz bu olmuştur


Of'a gelmez oldu doğan
Of'ta oldu büyük tufan
Göğe çıktı ah-u figan
Arşa bile dayanmıştır


Zeno köyü oldu taşlık
Çoğa varmaz olur çaylık
Selin boyu bin metrelik
Uzaktan tahmin olmuştur


Aktı gündüz güya düzdü
Gece dereyi duruttu
Yekün milleti korkuttu
Büyük gürültü yaymıştır


Van'ın gölü gibi oldu
Altı saat aktı doldu
Tamam yarı gece oldu
Deniz haline gelmiştir


Zeno köyü mevzuumuz
Biliyoruz mesmuumuz
Yalan değil bu sözümüz
Nüfusu az, azalmıştır


Mesafesi bize uzak
Bir gün güzel hava berrak
Zeno bendi idi patlak
Gündüz dokuzda akmıştır


Zeno'nun seli ne müthiş
Emsali hiç görülmemiş
Hakikati öyle imiş
Hasarata uğramıştır


İlk defa bir duman çıktı
Gürlemesi göğe gitti
İnsanları dağa kaçtı
Başka çare bulmamıştır


Çok evleri gitti sele
Tehlikeli zede ile
Baki kalan evler bile
Üst taraftan patlamıştır


Şimdi arttı melaleti
Hayran kalmıştır milleti
Acep ne günah işledi
İnkisara uğramıştır


Zeno Zeno nasıl oldun
Birden bire tebdil oldun
Şenlik iken insiz oldun
Her yerin viran olmuştur


Dumanlardan ateş gibi
Gürlemiştir gökler gibi
Zeno senin camin gibi
Güzel cami olmamıştır


Zenodan sel akmasaydı
Yüreğe gam salmasaydı
Camisi yıkılmasaydı
Millet onu ağlamıştır


Zayi oldu binbeşyüz can
Holo Fotinos Zenodan
En fazlası Zisinodan
Sele katılıp gitmiştir


Yekün millet çok havf etti
Bu işlere esef etti
Su, malını telef etti
Buna taaccüb etmiştir


Bu ülke ilim yeri idi
Hem ulema mevkiiydi
İnsanların azmasaydı
Belalara uğramıştır


Haddi aştı acziyeti
Bıraktılar ma'siyeti
Bu memleketin milleti
İbadetgaha dolmuştur


Felaketten millet korktu
ALLAHını tasdik etti
Resulünü tasdik etti
Dünyadan ümit kesmiştir


Bu memleketteki azab
Acep ne şey oldu sebep
Ma'siyet mi idi sebep
Belaya düçar olmuştur


İşte bunlardır ma'siyet
Daha anlamadı millet
Etmiştir küfran-ı nimet
Şükür eda etmemiştir


Beklemezdik bu sırayı
Hep ağniya fukarayı
Haksız alışlar parayı
Bu Halika güç gitmiştir.


Ne kadar tebdil oldun Of,
Hiç daha söylemezsin of
Harabattın, mahvoldun Of
Her köşen harap olmuştur


Millet hiç almadı örnek
Yetmedi yediği değnek
Yalan değil herhal gerçek
Fiiline pişman olmuştur


Hiç kimse hisse almadı
Bu belayı hiç saymadı
Hiç mütenebbih olmadı
Helake layık olmuştur


Ya Rab! Affeyle sen bizi!
Mücazat eyleme bizi!
Mağfiret et zenbimizi
Günahımız çoğalmıştır


Ya Rab! Asi kullarınız
Mücrim hem kara yüzlüyüz
Affet bizi yalvarırız
Lütfuna ümit kalmıştır


Koca Zisino bütün mahvoldu
Nice nüfusu anzısın öldü
Dersem yalandır biri kurtuldu
Bir nefes bile alamamıştır


Halas çaresi duaya gitti
Güya limana dağlara çıktı
Aşk ile millet hep amin etti
Zavallı millet kurtulmamıştır


Pazar ertesi günü gün tuluunda
Kaçıyor millet can telaşında
Dağ geldi birden millet altında
Ağlar dikili maşat olmuştur


Hiç görülmedi bu afet nasıl
Beşyüz nüfusu gitti velhasıl
Canı kurtarmak olur mu kabil
Zisino halkı çoğu gitmiştir


Nice kimseler biçare kaldı
Yüreklerini mihnete saldı
Güzel haneler sele katıldı
Tarla, dereler dümdüz olmuştur


Visir köyünün gitti köprüsü
Bir yola koptu millet ordusu
Herkes kalbinde bu can korkusu
Kimi yüklenmez köyden kaçmıştır


Visir köyünde oldu çok ziyan
Haneler gitti içinde çok can
Gitmiş kaldı vücutta bir can
Tarla, evleri harap olmuştur


Paçana merbut Mimilos köyü
Aktı yarısı kesti dereyi
Ziyana kaldı evet epeyi
Küçük ziyanlar unutulmuştur


Yanlış değil malum sayısı
Sele katıldı dokuz nüfusu
Mimilos köyü gitti hülasa
Hanelerinin azı kalmıştır


Bir güzel hava gürültü yaptı
Hem birden bire yarıldı aktı
Korkudan millet karşıya baktı
Görür Mimilos sele gitmiştir


Mimilos selinden akamaz dere
Oldu bir deniz sanki Marmara
Patlayış geldi birden evlere
Elveda köyüm deyip kopmuştur


Mimilos Köyü mevkii taşlı
Evsiz kalanlar gözleri yaşlı
Kimisi yoksul kimisi aşlı
Bu nasıl bela görülmemiştir


Mübarek yağmur yeri gevşetti
Şinek köyünden kırk bir ev battı
Güzel evleri çamura kattı
Hem daha başka neler olmuştur


Şinek'ten biri şaşırdı baştan
Canı gidiyor geçmez eşyadan
Girmiş evine biraz sonradan
Evi içinde sele gitmiştir


Çok tehlikede kalmıştır Şinek
Ahalisinde kalmadı yürek
Dağdan başladı her yeri gevşek
Hep insanları dağa kaçmıştır


Zavallı rençber neyi düşünsün
Tarlayı yoksa neyi acısın?
Akıl başta yok neyi düşünsün?
Mahzunlayarak şöyle demiştir


ALLAHım! Hıfz eyle cemi ülkeyi
Sen takviye eyle bu tehlikeyi
Sen kaldır bizden bu ihafeyi
Masum kulların çok yalvarmıştır


ALLAHım! Her şey sana malumdur
Def et belayı bizi sevindir
Kullar lütfuna ümit ediyor
Büyüksün ALLAH! Rica olmuştur.


Şur'un karyesi esas zedeli
Şimdi durur mu akacak seli
Akar olduğu ederdi belli
Otuz hanesi aktı mahvoldu


Şur'un seğmenos mahallesinden
Koptu büyük sel arazisinden
Hep millet korktu hışıltısından
Dediler işte kıyamet oldu


Çok ağlıyorlar gitti köyleri
Sele gitmedi hiç kimseleri
Sayıya gelmez büyük selleri
Velhasıl Şur'da çok ziyan oldu


Yazıklar olsun evi gidene
Hep yekün varlığı sele gidene
Ne mutlu olsun mü'min olana
İmanla ölüm aranılmıştır


Bu ne korkulu zamana geldik
Keşke dünyaya gelmez olaydık
Çok laf olmasın candan usandık
Böyle diyerek millet ağladı


Ey ALLAHımız! Ver bir kolaylık
Millet çekmesin susuzluk,açlık
Aksilik bu ya! Tükendi harçlık
Çok kimseler var, imkansız kaldı


Ne yapsın fakir fukaralıktan
Bir şey kalmadı koca varlıktan
Kimine kaldı kuyruk Balıktan
Bu da herkese nasip olmadı


Sözümüz olmasın günah
İnayet eyle ya ilah
Hep kulların ediyor ah!
Fiilimiz mucip olmuştur


Holo köyünden haberler gelmiş
Havaşosunda çok evler akmış
Bu da çok acı, can zayi olmuş
Millette sabır karar kalmadı


Gördüm acıdım Fot Mahalleyi
Acısın yenmiş, ev saireyi
Büyük sel yıktı ev daireyi
İşte Hololar aynasız kaldı


Elbet hasarat her yerde oldu
İlla Holoda çok fazla oldu
Bazı anneler oğulsuz kaldı
Daim işleri ağlamak oldu


Hopşera köyünden on hane gitmiş
Hep yerlerini baştan seyretmiş
Mahsulatını bütün mahvetmiş
Müthiş manzara şeklini aldı


Kociyo halkı garip ağlamış
Mahalleleri bütün sallanmış
Karye üstünde dağdan başlamış
Herkes evinden firari oldu


Kimileri kaçtı liman arıyor
Can kurtarmaya çare arıyor
Kimi evinden ayrılamıyor
Bir şey yok diye teselli aldı


Kaçtı yükseğe mahalleliler
Yolda yoruldu o zavallılar
Yağmur kesecek göğe bakarlar
Hiçbir çare yok umutla kaldı


Kimi evinde rahat edemez
Hiçbir tarafa yol yok gidemez
Nerede mahalle bakar göremez
Akşam mıdır bu? Karanlık kaldı


Kucunga bile patladı çoğu
Tehlikededir yarı buçuğu
Kaçtılar köyden küçük büyüğü
İskana kabil hali kalmadı


Korktu milleti yola koptular
Çıktılar dağa çadır kurdular
Beş altı gece dağda yattılar
İşte bu gibi sefalet oldu


Böyle çok yağmur görmedi millet
Üç gün devamlı yağmıştır dehşet
Kışta olmadı şükran-ı minnet
Bu da ikbaldir.Baharda oldu


Her daim hüdaya şükürler olsun
Hevalar uydu senalar olsun
Et bize imdat! ALLAH büyüksün!
İşine kullar hayrette kaldı


Büyük sel oldu bozan havada
Millet ateşsiz yandı tavada
Kimi kaçıyor kimi kehanda
Bazı serseri tarlaya daldı


Dünyaya haris olanlar çoktur
Ahiret vardır düşünen yoktur
Fani dünyada rahatlık yoktur
Ahir zamanda vefa kalmadı


İşte bu dünya yıkılmaktadır
Fani olduğu anlaşılmaktadır
Yerler oynuyor hem batmaktadır
Kıyamet budur şehir kalmadı


Ey azizlerim! Sözüme bakın
Tanrı emrini terk etmen sakın!
Bakınız ya hu! Kıyamet yakın
Üç kıyametin birisi oldu


Ne kadar asi, mücrim kullarız
Emri tutmayıp nehyi işleriz
Heva-yı nefse bakar uyarız
Nasıl İslamlık taaccüp oldu


ALLAHım bize hidayet eyle
Büyüğe layık… Merhamet eyle
Ecel geldikte göçtür imanla
Gerçi dünyamız hüsranla oldu


Suda ağaçlar dizili gitti
Dereliklere kumlar yığıldı
Tarla mahsulleri tarümar oldu
Taşlar altında fidanlar kaldı


Aktı dereye köydeki seller
Mahvoldu bütün aktığı yerler
Dereler doldu anbar, zahreler
Mısırlar bitti kehansız kaldı


Kadahor, Hadi camiden başka
Kalmadı dükkan değildir şaka
Siliyor millet bu selden yaka
Nice bakkallar sergisiz kaldı


Taş ile çaylık oldu dereler
Yirmibeş metre doldu söylerler
Gitti dereye kıymetli şeyler
Milletin avı kumaşlar oldu


Manifaturalar serildi suya
Nice emekler gitti havaya
İşte çekilmez beladır bu ya
Nice esnaflar deftersiz kaldı


Of kazasının şaştı milleti
Bazı kimsenin gitti ülfeti
Meydanda kaldı hane külfeti
Hem birden bire ayrılık oldu


Kimi gurbetten aldı havadis
Düşünür Of'u kalbinde bir his
Memleketine olmuştur haris
Hasret görmeye, karye ne oldu?


Of felaketi tezden yayıldı
İşiten Oflu sanki bayıldı
Uzak şehirden bir günde geldi
Bakar köyüne, uyuştu kaldı


Kimi ırmakta buldu köylüler
Deniz kıyında nice ölüler
Kemikler etsiz,hep soyuldular
Kimi sade baş ayak kaldı


Haberler gelir olsun uzakta
Kimi görünmez kaldı toprakta
Gömüldü herhal derin batakta
İsmi hem cismi birden yok oldu


ALLAH ömür ver kalanlarına
Evladı ölmüş olanlarına
Sen bereket ver ömürlerine
Ağlıyor millet, uykusuz kaldı


Nice güzeller, gitti yavrular
Gece gündüz ağlar anne babalar
Issız kalmıştır,gülşen binalar
Karakuşların yuvası oldu


Of kazasına düştü gariplik
Millet nişansız, hem de tatsızlık
Of'ta kalmadı daha rahatlık
Kimi muhacir, biçare kaldı


Uçmuyor kuşlar dalda ağaçta
Yuvasız kaldı dağda yamaçta
Ötmez bülbüller bu harap halde
Kuşlar bu hali işte ağladı


Yollar yıkıldı olmuyor geziş
Hiç daha Of'ta olmaz yaşayış
Düşünür millet bu nasıl bir iş
Üç gün içinde Of harap oldu


Yaşasın ebed, varolsun millet
Payidar ol daim ey Cumhuriyet!
Sensin bilene kıymetli nimet
Yaşasın vatan, alkışlar oldu!


Herşeyim feda şanlı vatana
Başımı koydum vatan uğruna
ALLAHım keder sen verme ona
Gerçi varlığım bütün mahvoldu


Fazla uzanır yeter bu kadar
Yoksa fikrimde çok dahalar var
Kısa anlatış daha çok sarar
Okuyanları ricası oldu


Kemal'in nazmı yadigar olsun
Okuyanlara hatıra olsun
Hatası varsa tashih olunsun
İşte burada tamam edildi


20 Ağustos 1929
Mahmut Kemal Poyraz (1912-1988)


Kaynak: Kendi el yazısından oluşan 17 sayfalık not
Latinize eden: Fatih Poyraz (Torunu) (01.12.2008)
Tashih: Mahmut Poyraz (Oğlu) (03.12.2008)


Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman;
Görürler, nasılmış, neymiş kahraman!
Yer ve gök su vermem dediği zaman,
Her tarlayı sular, arkımız bizim...

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 668
  • Cinsiyet: Bay
Degerli kardesim,cok yararli ve gerekli bir bilgilendirme. aslinda ben bu konuyu cok düsünmüstüm. sadece bu felaketin 1929 yilinda oldugunu,bölge insanimizin Van,Mus,Erzincan,Hatay`in Kirikhan ilcesi,Adapazari civarlarina hatta Kibris`a yerlestirildigini biliyordum. baska da bir bilgiye sahip degildim.bu Destan ile detayli bilgiyi almis oldum. bu felaketi dastanlastiran merhum Mahmut amcaya ALLAH`tan rahmet,Torunu Fatih kardesimize saglikli uzun ömürler diliyorum.
bölgemizde yasanan bu tarihi felaketi 80 yil sonra bizlere hatirlattigin,bilgilendirdigin icin size cok cok tesekkür ediyor,basarili calismalar ve üstün basarilar diliyorum.

selam ve sevglerimle

YGKYD-2000-Dernegi-Baskani:Servet isildar-Stuttgart-Almanya

                                             Yaşasın ebed, varolsun millet
                                             Payidar ol daim ey Cumhuriyet!
                                             Sensin bilene kıymetli nimet
                                             Yaşasın vatan, alkışlar oldu!

                                             (Sair-Merhum-Mahmut Kemal Poyraz-1929)  
"Dogruya dogru"

Bes vakit loslugunda saf saftik
Da`vetin vardi dün ezanlarda...
Seni ey ma`bedim utansinlar,
Kapayanlar da acmayanlar da!

"Delikanlim isaret aldigin gün Atandan, yürüyeceksin Millet yürüyecek arkandan"A.N.A.

"Gögün lütfüyla askerlerimiz saglam, atlarimiz güclü oldular" / "Bende olmayani bende olanla degistirmek istiyorum" Teoman-oguz kagan-Mete Han-235-174  

"Atimin ayak bastigi her yer benim topragimdir, Atilla-445-453"

"Demir daglar delmis olan Bozkurt`lariz ki, Orhun`da var Kül Tigin`den kalma yazimiz" E.B.

"Yurt girince yad eline, Cikmaz mi bir Börtecine" Z.G.

"Size öyle bir Vatan aldim ki; ebediyen sizin olacaktir" Sultan AlpArslan-26 Agustos-1071 Malazgirt

"Türkiye`yi bir müttefik, Türk insanini da kardeslerimiz olarak görüyoruz-25-Mart-2016-Gabor Vona-JOBBIK"

"Ergenekon yurdun adi, Börtecine Kurdun adi, yüz sene dir durdun hadi, cik ey yüz bin mizragimiz"Z.G.

"Kilicimizin gölgesi durdukca düsmanlar elbetteki bizden korkacaklardir" Kanuni Sultan Süleyman-1520-1566


“Ben ölünce bir elim tabutun dışında olsun!Halkım görsün ki Sultan Süleyman bile bu dünyadan eli boş gitmiştir"K.S.SÜLEYMAN-1520-1566

"Yasama hakkin mücadele gücün kadardir"Oruc Reis-1470-1518

"Denildimi bir yerin adina türk beldesi, Gözüm albayrak arar kulagim Ezan sesi" N.F.K.

Migirdic`i severde Osman`i sevmez zindik,
iti-domuzu sever, insani sevmez zindik
ister ki diz üstüne cökertilsin türkiye,
Ekmegini yer amma vatani sevmez zindik. A.K.
   
HACISERIFOGLU-
MOLLAHÜSEYINOGLU-YGKYD-2000 Dernegi-Baskani-Servet isildar-Stuttgart-Deg. / Almanya


 


Facebook Yorumları

         
Twittear