ÇOCUĞUN DİNİ EĞİTİMİ NASIL OLMALI - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: ÇOCUĞUN DİNİ EĞİTİMİ NASIL OLMALI  (Okunma sayısı 1564 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • musti

  • Ziyaretçi
Psikolojik Danışman Esan Gül, "Çocuğun Dini Eğitimi Nasıl Olmalı" adlı son kitabında, ailelerin çocuklarına dini eğitim verirken nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatıyor.

Çocuk eğitimi üzerine yazdığı iddialı eserleri ile herkesin beğenisini kazanan Psikolojik Danışman-Yazar Esan Gül ile Çıra yayınlarından çıkan son kitabı “Çocuğun Dini Eğitimi Nasıl Olmalı?” üzerine bir söyleşi yaptık.

 

Yaşar YEŞİL / TİMETURK

 

Kitabınızın içeriğinden kısaca bahsedebilir misiniz?

 

Kitabı daha çok ailelerin çocuklarına dini eğitim verirken nelere dikkat etmesi gerektiği noktasından hareketle hazırladım. Özellikle aile ortamının önemi, anne-babaların çocuklarıyla iletişimi, peygamberimizin çocuklarla iletişim yöntemini, çocuk eğitimindeki süreci, ailelerin çocuklarına Kur’an-ı Kerim’i, namazı, orucu, zekâtı, duayı öğretirken uygulayabilecekleri etkinlikleri peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) örnekliğinden ve uygulamalarından örneklerle açıklamaya çalıştım. Zaten kitabın içeriğine baktığınız zaman çocuklara ALLAH’ı nasıl anlatacağımızdan çocukların ahlaki eğitimine kadar karşılaşabileceğimiz sorunlara ve sorulara uygulamalı olarak cevaplar arandığını göreceksiniz.

 

EĞİTİM BİR SÜREÇ İŞİDİR

 

Sizce çocukların dini eğitimi nasıl olmalı ve nelere dikkat edilmelidir?

 

Bunun için okuyucularımızın kitabı okumaları gerekir. Ama kısaca söylemek gerekirse anne-babanın en küçük bir ayrıntıyı bile dikkate alarak sabırla ve bilgiyle çocuklarını eğitmeleri gerekir. Eğitim bir süreç işidir. İstendik davranışlar bir günde ya da bir konuşmayla ortaya çıkmayabilir. Bazı davranışlar rahat kazandırılırken bazıları yıllar alabilir. Bunun için duayla ve sabırla gayret etmek gerekir.

 

Çocukların dini eğitimi hangi yaşta başlamalı ve anne-babalar nelere dikkat etmelidir?

 

Çocukların dini eğitimi İslam’a göre duayla başlar. Doğum esnasında değil… Çünkü Zekeriya ve İbrahim Aleyhisselam örneklerinde olduğu gibi ALLAH’tan sağlıklı ve salih bir evlat vermesi için içten ve samimi bir duadır eğitimi başlatan… Aslında bu durum, dua edenin de kendisini eğitmesini içerir. Çift taraflı bir eğitimdir asıl olan…

 

Bir de anne-babaların çocuklara olumlu örnek olmaları, Peygamberimizin hadisi şeriflerinde belirttikleri gibi kolaylaştırmaları, zorlaştırmamaları; müjdelemeleri, nefret ettirmemeleri, en önemlisi de korkutarak değil sevdirerek öğretmeleri gerekir.

 

Aile ve çocuk eğitimi üzerine bir dünya makaleniz var ve 6 tane de yayınlanmış kitabınız mevcut. Bu alanda, bizim cenahta açık olduğunu düşünüyor musunuz?

 

Tabii ki! Müslümanların eğitim konusu öncelemeleri dini bir vecibedir. Bununla ilgili ayet ve hadisleri incelediğimiz zaman eğitim işinin ömür boyu ve sürekli olması gerektiğini görürsünüz. Oku ile başlayan kemalat derecesinde son bulan bir süreçtir bu…

 

TERCÜME AİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ KİTAPLARINA DİKKAT!

 

Aile ve çocuk kitapları hakkındaki genel kanaatiniz nelerdir?

 

Aile ve çocuk eğitimi ile ilgili kitapların yayınlanmasında bir furya olduğunu düşünüyorum. Daha önceden kişisel gelişim kitapları ile ilgili bir furya vardı… Çok şükür o rüzgâr bitti, ama bu sefer de çocuk ve aile eğitimi üzerine bir rüzgâr başladı. Genel itibariyle çocuk eğitimi kitaplarına dikkat ederseniz birbirinin tekrarı olan konuları görürsünüz. Ama çok şükür bu durumun da yavaş yavaş kırıldığını görüyorum.

 

Ayrıca Avrupa ve Amerika’dan tercüme eserlerin de çocuk ve aile eğitimi üzerinde etkisinin olduğunu söylemek mümkün… Bütün bilgiler neredeyse aynı… Oysa onların eğitim anlayışları, kültürleri, aileye bakış açıları çok farklı… Bu farklılıkları görmek gerekiyor. O eserleri motamot uygulamaya kalktığınız zaman birçok yeni problemlerle karşılaştığımızı söylememiz mümkün. Kendi değer ve kültürümüzden beslenerek, onların kitaplarından da faydalanarak çalışmalarımıza devam etmemiz gerekiyor.

 

Günümüzde her şey buharlaştırılıp anlamsızlığa itiliyor. Aile ve çocuk konusu ise bunların başında geliyor. Siz, aile ve çocuk gibi temel bir konu üzerine kafa yoruyorsunuz. Neler söylemek istersiniz?

 

Her şeyin anlamsızlığını yitirmesinin Modernizm ve Postmodernizmle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Bu durum bizim aile ve çocuğa bakış açımızı da etkiledi. Bu düşünceye göre sadece çocukların fizyolojik gelişimleri bizler için önemli olarak değerlendiriliyor. Bir doktora gittiğiniz zaman bile boyu ve kilosu ölçülüyor. Eğer gelişim basamaklarına uygunsa bir problem yok deniyor. Oysa insan sadece fizyolojiden (beden) ibaret değildir. Ruh ve beden ilişkisini dengeli kurmanız gerekir. Biri üzerine yoğunlaşıp diğeri ihmal edilirse çok vahim problemler bizi bekliyor demektir.

 

Ayrıca Televizyonun ve internetin etkisini de unutmamak gerekir. Şunu ne yazık ki söylemek zorundayım artık çocuklarımızı televizyonlar eğitiyor. Ne yiyeceğimize, ne giyeceğimize, neleri düşüneceğimize, nerelere gideceğimize televizyondan izlediğimiz programlara göre karar veriyoruz. Çocuklar söz konusu olduğunda bu daha vahim bir sonucu ortaya çıkarır ki çizgi filmlerden izlediği karakterlere göre davranıyor, onun yaptıklarını yapmaya çalışıyorlar. Bununla ilgili uçmaya çalışan, kendini balkondan atan, çizgi film kahramanlarının yaptıklarını aynısıyla yapmaya çalışan çocuk haberleri daha fazla medyada gündem oluyor. Bu bir problemin de habercisi aslında. Tedbir alınmadığı zaman sorunların daha da büyüyeceğini kestirmek zor değil…





 


Facebook Yorumları

         
Twittear