"cadir kültürü"ne milli ihanet mi? - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: "cadir kültürü"ne milli ihanet mi?  (Okunma sayısı 3280 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 656
  • Cinsiyet: Bay
cadir kültürü`ne Milli ihanet! mi?

Hepimizin bildigi gibi Milli birlik bas kumandan Mustafa Kemal ile,ülkenin her kösesini isgal eden düsmanlara karsi verilen kurtulus savaslari sonrasinda 1923 de cumhuruyetin ilani ile saglandi.

Bugünlerde yapilmak istenen ve meydanlarda telafüz edilen Milli birlik(Milli kardeslik projesi) nden kasit nedir? acaba.

Kurtulus savasi ile birlikte,Türkiye cumhuriyeti kurulmus,balkanlardan,kafkaslardan.arap yarim adasindan türklein yurdu türkiye`ye dönebilen! herkes dönmüs,türk yurduna dönmek istemeyenler dönmemis,cumhuriyetle birlikte,müslüman Türklerin yurdunda kalmak istemeyen gayri müslimler misak`i Milli sinirlarini terk etmistir.

Türklerin disinda olan guruplar Türklügü kabul etmis veya zaten müslüman olan bu guruplar,türklerle bir arada yasamayi tercih etmis ve ayni türkler gibi türk yurdu Türkiye cumhuriyetini kendilerine yurt-vatan kabul etmisler vede Milli birlik mi dersiniz,milli kardeslik mi dersiniz ne derseniz deyin 87 yildir bir kardeslik olusmus ve bu kardeslik hic bozulmadan bugünlere gelmistir.

Bu vatana ihanet yapmak isteyenlerin, yillarca Türkiye`yi karistirmak,bölmek parcalamak gayretleri! sonucunda hükümetlerimiz,siyasetcilerimiz teslim olmus,tekrar milli birlikten,kardeslikten söz etmeye  baslamislar.

Ülkemize bu düsmanliklari yapanlar ortadayken,vatantaslarin sikintilarini giderecek sivil bir anayasaya ihtiyac oldugu herkesce istendigi gün gibi asikargen, kimlerle,nasil mücadele edilecegi belliyken,ülkede azinliklar cikarmaya calismak,su,bu vatantaslarimin problemleri var diyerek onlara özel hak,hukuk dagitmaya calismak,düsmanlarin ekmegine yag sürmek den baska ne olabilir?

Suanda ülkemiz kac dis! devlet! tarafindan isgal edildi de,milli kardeslige ihtiyac duyuldugu vurgulaniyor.

Böyle bir "vurgu"nun arkasinda,baska vurgular! mi var acaba? bizim bilmedigimiz! icimizde bu ülkeden intikam almak isteyenlerin piyonlarimi var acaba?

Bu vatan da öldürülen 5000 bin güvenlik görevlimiz,35 bin vatandasin katledilmesinin teshisi yapilmisken ve bu hastaligin tedaviye ihtiyaci oldugu güngibi ortadayken,neden milli birlik,kardeslik den söz edilmesinin üstünde  hassasiyetle egilmek vatanin bütünlügü icin,hain!lerin oyununa gelmemek icin büyük önem arz ediyor.

Eger böyle devam ederse,sözde hak,hukuk,demokrasi  uydurmacalariyla bu vatanin bölünmesine yol acacak olanlarin,simdiden iyi tespit edilerek,milli kardeslik degil,milli ihanet!e sepeb olmadan su yüzüne cikarilmalidirlar.

Türkiye`deki Alman-Konrad-Adenauer vakfi!,bir kac yil evvel,36 etnik kökenli bölücü bir Türkiye haritasi yayinlamis ve bu yayin büyük tepki görmüstü. bugün yapilmak istenenlerin,o vakfin yaptigindan farki varmidir?

Milli birlik,Milli kardeslik projesi,cumhuriyetle birlikde zaten olusmus,bu olusuma bir hastalik bulasmissa siz o hastaligi tedavi edmeye calisin. Bu ülkede ikinci bir birlige,kardeslige gerek yok. Siz hangi birlikten! hangi kardeslikden! söz ediyorsunuz?

Kibris-Annan-Plani görüsmeleri sirasinda,muhalefetin elestirilerine tepki gösteren sayin Basbakanimiz aynen söyle diyordu, "cadir kültürü"nden gelenler annan planini anlayamazlar,Annan plani ile devlet oluyordunuz. acaba sayin basbakanimiz cadir kültüründen gelmiyormu!? yada hangi kültürden geliyor?

"Cadir kütürü" nden gelenleri bilmezlikle itham edenler,"Cadir mahkemeleri" nden medet umuyorlar!

yapilmak istenen,ülke icerisindeki bütün kücük guruplari tek,tek ordaya cikarmak ve sonrasinda bu gruplarla milli kardeslik projesi olusdurmak. simdiki düzen daha iyi degilmi? ne güzel herkes birbiriyle sen osun,sen busun demeden,farkli! bakmadan kaynasmis "birtek" olmus. ülkede guruplar seklinde ayrilik yapmak kime hizmet ediyor,edecek? bu sekil gruplasmalari desteklemek,"Osmanli"nin 600 yili askin bir birikiminin de sonu olmazmi,bu sekil bir ayrilik! yaratmaya kimlerin emeli! olabilir?  

Anlatilmak istenen,gözümüzün icine baka,baka,Türk milletine,Türklerin cumhuriyetine “ihanet”in! projesi mi hazirlaniyor!!?

bütün site sakinleri kardeslerime, selam ve sevgilerimle

YGKYD-2000-Dernegi-Baskani:Servet Isildar - YGKYD-2000 "Bir Nebze Ferahlik"

    



 



 


"Dogruya dogru"

Bes vakit loslugunda saf saftik
Da`vetin vardi dün ezanlarda...
Seni ey ma`bedim utansinlar,
Kapayanlar da acmayanlar da!

"Delikanlim isaret aldigin gün Atandan, yürüyeceksin Millet yürüyecek arkandan"

"Gögün lütfüyla askerlerimiz saglam, atlarimiz güclü oldular" / "Bende olmayani bende olanla degistirmek istiyorum" Teoman-oguz kagan-Mete Han-235-174  

"Atimin ayak bastigi her yer benim topragimdir, Atilla-445-453"

"Demir daglar delmis olan Bozkurt`lariz ki, Orhun`da var Kül Tigin`den kalma yazimiz" E.B.

"Yurt girince yad eline, Cikmaz mi bir Börtecine" Z.G.

"Size öyle bir Vatan aldim ki; ebediyen sizin olacaktir" Sultan AlpArslan-26 Agustos-1071 Malazgirt

"Türkiye`yi bir müttefik, Türk insanini da kardeslerimiz olarak görüyoruz-25-Mart-2016-Gabor Vona-JOBBIK"

"Ergenekon yurdun adi, Börtecine Kurdun adi, yüz sene dir durdun hadi, cik ey yüz bin mizragimiz"

"Kilicimizin gölgesi durdukca düsmanlar elbetteki bizden korkacaklardir" Kanuni Sultan Süleyman


“Ben ölünce bir elim tabutun dışında olsun!Halkım görsün ki Sultan Süleyman bile bu dünyadan eli boş gitmiştir"K.S.SÜLEYMAN-1520-1566
   
HACISERIFOGLU-
MOLLAHÜSEYINOGLU-YGKYD-2000 Dernegi-Baskani-Servet isildar-Stuttgart-Deg. / Almanya

  • Ömer Düzenli
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.750
  • Cinsiyet: Bay
  • GSM: 05356886550
     sevgili Servet Abi şuanki hükümetle hic bir alakam olmamasına rağmen acımasızca eleştiri yaptığını düşünüyorum daha önceki yazılarını da okuyan biri olarak bu kadar hakaret varis eleştiri yapmanı yadırğıyorum acıkcası şimdi bende cıkar milli görüşü savunurum bir diğeri cıkar chp yi savunur bu tür yazıların sitemize hic bir şey kazandırmayacağını düşünüyorum akşine bir birimize düşürür böyle yazılar bizleri

Sevgi ve Selametle
ALLAH'ım! Hakkımızda Hayırlı Gördüğünü Gönlümüze Razı Eyle!!!

  • İsmail Hakkı Biber
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 214
  • Cinsiyet: Bay
sayın servet abi seni ve tüm gurbet arkadaşlarımızı saygıyla selamlıyorum sayın abim senin bu güzel fikirlerin ve yazıların  beni daima çalışmaya teşfik ediyor bu güzel yazılarını  bekliyor her zaman senin yanında olduğumuzu bilmeni isdiyorum selam ve saygılarımla
Dernekpazarı MHP İlçe Başkanı

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.566
  • Cinsiyet: Bay
  • "Edeb Ya Hu"
    • Forma Yaptırma Sipariş
  • Kan Grubu: Seçmediniz
Benim gözümün içine bakmıyorlar herhalde, ya da ben körüm, bir türlü anlayamyorum...
Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burda Değiliz...

  • Sadık Yılmaz
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.464
  • Cinsiyet: Bay
  • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
    • Marankoz
  • GSM: 0536 553 63 59


 

Aynı anne ve babadan doğan veya ortak değerlere sahip olan kimseler. Arapça'da ahi kelimesiyle karşılanmaktadır. Kardeşler, arkadaşlar anlamına gelen ihve ve ihvân kelimeleri ise ahi kelimesinin çoğuludurlar.

Kardeş denildiğinde akla genellikle aynı anneden ve babadan dünyaya gelen kişiler gelmektedir. Bu soy-sop kardeşliğinin dışında bir de ayın dine veya dünya görüşüne mensup olmayı ifade eden akide kardeşliği sözkonusudur.

İslâm dininde kardeşlik, bütünüyle akide temeline dayanmaktadır. ALLAH (c.c), Kur'ân-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır "Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve ALLAH'tan korkup sakının umulur ki esirgenirsiniz" (el-Hucurat 49/10). Âyeti kerimeden de açıkça anlaşılacağı üzere, ancak iman bağıyla biraraya gelenler kardeş olarak kabul edilmektedirler. Buna göre yeryüzünün neresinde yaşıyor olurlarsa olsunlar, hangi dili konuşuyor olurlarsa olsunlar, hangi kavme mensup olurlarsa olsunlar veya hangi renge sahip olurlarsa olsunlar bütün mü'minler kelimenin tam anlamıyla birbirlerinin kardeşleridirler yani birbirlerinin sadik dostlarıdırlar. Bu kardeşler kendi aralarında apayrı bir topluluk oluştururlar. Kendi akidelerine saldıran veya imana karşı küfrü tercih eden kimselere-kendilerine ne kadar yakın olurlarsa olsunlar- asla sevgi beslemezler; bu anlamda sadece akide kardeşliğini esas tutarlar; Rabblerinin şu mealdeki uyarılarını asla unutmazlar: "ALLAH'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir lopluluk bulamazsın ki onlar ALLAH'a ve Rasûlüne karşı başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar bunlar ister, babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri olsun. Onlar, öyle kimselerdir ki, (ALLAH) onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir" (el-Mücadele, 58/22); "Ey iman edenler, eğer imana karşı küfrü sevip tercih ediyorlarsa, babalarınıza ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli edinirse, işte zulme sapanlar bunlardır" (et-Tevbe, 9/23)..

Kuşkusuz mü'min gönülleri en sağlam ve köklü bir biçimde bağlayan bağ, iman ve takva esasından kaynaklanan kardeşlik bağıdır. Bu, Cenab-ı ALLAH'ın mü'minlere bahşettiği en güzel nimetlerden biridir. Âyet-i kerimede bu durum şöyle ifade edilmektedir: "ALLAH'ın ipine hepiniz sımsıkı yapısın. Dağılıp ayrılmayın ve ALLAH'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Yine siz tam bir ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, ALLAH, size âyetlerini işte böyle açıklar" (Alû İmrân, 3/103). Yüce Rabbimiz bizlere, cahiliyye döneminde birbirlerine düşmanlıklarıyla ün salmış Evs ve Hazreç kabilesine mensup fertleri iman bağıyla nasıl kardeşler haline getirdiğini hatırlatmaktadır. Bu hatırlatma, insanlığa kumanda edecek insanların mutlaka akide bağını esas alan, yani hep birlikte ALLAH'ın ipine içtenlikle sarıları insanlar olmaları gerektiğini zımnen öne çıkartmaktadır. Dahası ve en önemlisi, insanlığa kumanda edecek mü'minlerin başarısını, ALLAH'ın ipine sımsıkı sarılıp kardeşlik bağını kuvvetlendirmek şartına bağlamaktadır.

İslam'da kardeşlik akide temeline oturtulduğu içindir ki, mü'minlerin arasını bozacak her türlü sunî ayrımlar ve böbürlenmeler de haram kabul edilmiştir. Irk, soy, cins vs. türünden cahilî değerler yerine takva kriteri getirilmek suretiyle toplumsal kardeşliğin ve ahengin bozulmaması sağlanmıştır. Bu konudaki âyeti kerime her türlü tartışmayı sona erdirici niteliktedir: "... Hiç kuşkusuz, ALLAH katında en üstün olanınız, takvaca en ileride olanınızdır..." (el-Hucurat, 49/13).

Mü'min erkekler ile mü'min kadınların, akide ve takva temelinde birbirleriyle yardımlaşmaları kardeşliğin bir gereği olarak zikredilmektedir. Bu yardımlaşma, bireysel ve toplumsal hayatta iman ve takva ilkesinin egemen olmasını sağlamak için gerekli görülmektedir. Nitekim bu amaçla biraraya gelen kimselere ALLAH'ın rahmet edeceği belirtilmektedir: "Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ALLAH'a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte ALLAH'ın kendilerine rahmet edeceği kimseler bunlardır..." (et-Tevbe, 9/71).

Kardeş olmak, arkadaş ve sadık dost olmak; sevinçte ve kederde beraber olmayı göze almak demektir; bunu fiili olarak göstermek demektir, sevmek, saymak, güvenmek, merhamet etmek, yardımlaşmak ve dayanışmak demektir. Bunlar olmadan kardeşlik iddiasının bir anlamı olmaz. Kur'ân'ın öngördüğü kardeşlik, bütün bunları içeren bir muhtevaya sahiptir. Bir hayat biçimidir İslâm'daki kardeşlik. Dinde kardeşliğin en güzel numunesini Peygamber çağında Peygamberle birlikte yaşayan seçkin sahabeler ortaya koymuşlardır. Muhacir-Ensar ilişkisi, kardeşliğin ne anlama geldiğini bizlere gösteren son derece mükemmel bir örnekliktir. Medineli Ensar, Mekkeli Muhacir kardeşlerinin nefislerini, kendi nefislerinden daha aziz tutmuşlar, onları hiçbir konuda yalnız ve yardımsız bırakmamışlardır. Hatta Ensâr'dan bir müslüman, muhacir kardeşine, şayet dilerse hanımlarından birini boşayıp kendisine nikahlayabileceğini bile teklif etmekten kaçınmamıştır. Bu davranışlarıyla Ensar, imanlarında ne denli ihlaslı olduklarını göstermişlerdir elbette. Âyette şöyle buyurulmaktadır: "Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, kendilerine hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı da içlerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin cimri ve bencil tutkularından korunmuşsa, işte onlar, felah bulanlardır"(el-Haşr, 59/9). Peygamberimiz (s.a.s) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: "Hiçbiriniz kendi nefsiniz için arzu ettiğinizi kardeşiniz için etmedikçe iman etmiş olmaz" (Buhârî, imân, 7). Hz. Ali (r.a) şöyle demektedir: "Senin hakiki kardeşin seninle beraber olan sana menfaat versin diye, kendi nefsine zarar vermeye razı olan, zamanın felaketleri kapını çaldığı vakit, senin dağınık durumunu derlemek için O, derli toplu öz durumunu dağıtır.
sevdimde sevmedi sevduğum beni
uğruna tükettim ben bu bedeni
anlamadım ardındaki nedeni
boş ver anam sende unut terketipde gideni

sevdadan yana çile çekenler
cekip gider bu sevene yük deyil
sevip sevip ayrılığı seçenler
çeker gider buda ona ilk deyil

  • Sadık Yılmaz
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.464
  • Cinsiyet: Bay
  • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
    • Marankoz
  • GSM: 0536 553 63 59

sadece türk-kürt ikileminde irdelemek yetmez.yaşadığımız bu coğrafyayı bir çok halkla paylaşıyoruz-ki zaten paylaşmamız gerekir.insanı "insan" yapan esas nokta da burdadır..bütün savaşların,bütün gerginlik ve ölümlerin sebebi mülkiyet kavramıdır..

ben bugün bir devlet kurdum diyelim."kamilistan" olsun adı hadi.ben devlet lideriyim.halkım üretiyor,ben yiyorum.halkım vergi veriyor,ben alıyorum.halkım açlık çekiyor,ben yiyorum..onlar sürünürken ben zevk-ül safa içinde yaşıyorum."bu bana yetmez lan" diye,salyalar akıtarak başka bir devleti işgal ediyorum.ama devletin liderini değil,o coğrafyanın halkına zulmediyorum..devletin lideri korkuyor.hayır,halkı zulüm gördüğü için değil,"ulan bunlar ölüyo kim üretecek de ben yicem" diye korkuyor.sonra savaş bitiyor.ben o devleti ele geçiriyorum.fakat dünya bana ambargo uyguluyor haksız savaş çıkardım diye.e ne oluyor?..ben mi zulüm görüyorum?..hayır.ülkeme ambargo uygulanırken halkıma "daha çok çalışmalı,daha çok üretmelisiniz" diyorum ve onlar daha çok üretiyor,daha çok çalışıyor,daha çok eziliyor..ben yine yiyorum..ambargonun devlete değil,halka bir ceza olduğunu böylece anlamış oluyoruz..

şimdi diyeceksiniz ki,"ne alakası var lan bunun türk-kürt kardeşliğiyle"..

kıssadan hisse..

osmanlı zamanında iç isyanların çoğu kürt kökenli olduğu için kürt halkına şu anda bile gizli bir ambargo uygulanıyor.peki zararı kim görüyor?..abdullah öcalan mı?..barzani mi?..talabani mi?..yoksa dağdaki gerillalar mı?..hiç biri.bunun zararını suçu olmadığı halde masum bir halk çekiyor.tarihler boyunca süregelmiş olan toprak,taht kavgalarının bedelini dünyanın bütün halkarı ödemiştir,iktidarları değil.

bununla beraber şunu düşünmeliyiz: "acaba düşmanlığı iktidarlar mı başlattı,yoksa iktidarların martavallarına kanıp onları kendimize düşman ilan eden bizler mi?
sevdimde sevmedi sevduğum beni
uğruna tükettim ben bu bedeni
anlamadım ardındaki nedeni
boş ver anam sende unut terketipde gideni

sevdadan yana çile çekenler
cekip gider bu sevene yük deyil
sevip sevip ayrılığı seçenler
çeker gider buda ona ilk deyil


 


Facebook Yorumları

         
Twittear