YENİ SEZON ve TRABZONSPOR - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: YENİ SEZON ve TRABZONSPOR  (Okunma sayısı 1594 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 833
  • Cinsiyet: Bay
    • AKSPOR LTD. ŞTİ.
  • GSM: 0533 727 22 60
YENİ SEZON ve TRABZONSPOR
« Topic Start: 24 Mayıs 2010 - 17:25 »
  • Yayınlama
  •      AHMET AKTÜRK
         ahmetakturk61@hotmail.com
         06 Ağustos 2009 Perşembe

         YENİ SEZON ve TRABZONSPOR

         Merhaba sevgili dostlar,

         Uzun bir aradan sonra (bayağı bir uzun) sizlerle tekrar beraber olmanın verdiği heyecan ve mutluluğun içerisinde haftalık yazılarıma başlıyorum. İlk önce neden bu kadar uzun ara verdiğimi isterseniz kısaca anlatayım.

         Bildiğiniz gibi, son yazımı 19 mayıs da yazmıştım, ben o yazımın başlığınıda BİR UMUT diye koymuştum. Liglerin bitmesine iki hafta vardı ve Trabzonsporumuzun şampiyon olma şansı matemetiksel olarak hala vardı ama şampiyonlar ligine katılma şansı çok daha fazlaydı. Son maçta eğer Fenerbahçeyi yenseydik şampiyonlar ligine katılmamız yüzde yüzdü. Ama ne yazıkki 1996’da başımıza gelen aynı sahne bu yılda geldi ve öne geçtiğimiz maçı 2-1 kaybederek ancak üçüncü olduk. Diyeceksiniz ki bunun yazılarına bu kadar ara vermeni gerektirecek sebep neydi; 1996 da kaybedilen şampiyonluk, futbolcusundan yöneticisine, başkanından teknik ekibine, taraftarından Trabzon şehrine kadar en az 25 yıl geriye götürdü. Bu seneki yenilgide uzun yıllardır birbirinden kopmuş olan bir kitlenin bu senenin verdiği olumlu bir havanın etkisiyle ilk defa bu kadar kaynaşma ortamı meydana gelmişti. Ligler başlamadan nerdeyse kombineler bitmiş, yeni nesil tarftar çoğalmış, futbolcu , taraftar kaynaşmış, takım uzun bir aradan sonra ilk defa bu kadar şampiyonluğa inanmış ve yaklaşmışken kaybedilen bir maç yine camiayı sanki eski karamsarlığa büründürmüş. Eğer bu maçı alıp en az şampiyonlar ligine katılma imkanımız olsaydı bu seneye daha farklı heves ve umutlarla girecektik. Farklı transferler yapma imkanımız olcaktı, ligler başlamasına birkaç gün kalmasına rağmen kombine satışlarında geçen seneye göre yarıyarıya bir düşüş ve trabzon şehrinde heyecansız bir bekleyiş hakim. Nitekim bunların aynısının olacağını son oynanan maçın ardından düşündüğüm için ve moralmen çokmüş bir kafa yapısıyla yazacak çok fazla bir şeyin olmadığını ve yazsam bile bir şeylerin değişmeyeceğini düşündüğümden sezonun final yazısını bile yazamadım. Bu sepeblerden dolayı yazılarıma bu kadar ara vermek zorunda kaldım. Şimdiden herkesten özür diliyorum. İnşALLAH bundan sonra hiç ara vermeden haftalık yazılarıma bundan böyle devam edeceğim. Böyle bir durumun ardından şu andaki trabzonsporun mevcut görünümü nasıl birde ona bakalım.

         Yenilenen bir teknik ekip, yapılan kısıtlı transfer, eski kadrosunu korumuş, iskeletini bozmayan, hazırlık kamp dönemini nisbeten iyi geçirmiş, kongresini yenilemiş bir halde sezona giren bir TRABZONSPOR.

         İlk önce yenilenen teknik ekipten söz etmek istiyorum. Ahmet hocadan boşalan teknik direktörlüğün yerine uzun bir arayışın ve çalışmaların sonunda Hogo Broos ile anlaşılmış ve Trabzonspor ona emanet edilmiş. Yardımcılıklarına da Metin Diyadin gibi türk futboluna uzun yıllar hem futbolcu ve deknik direktör olarak hizmet etmiş deneyimli bir hocanın getirilmesini olumlu bir içraat olarak görenlerdenim doğrusu, Özellike Metin hocadanTrabzonsporun uzun yıllar yararlanması gerektiği kanaatindeyim. Trabzonlu ve trabzon insanının yapısını çok iyi bilen bir değer olarak görüyorum. Yalnız açık konuşmak gerekirse bu idari kadronun sanki eğreti, idarelik emaneten duruyormuş gibi sezonluk ve her an gidecekmiş izlenimi veriyor. Bu bağlamda camiada Ünal Karaman’ın spordan sorumlu teknik danışmanlığa getirilmesi bu izlenimi daha da çok artırıyor, sanki hazır kıta olarak yedekte bekletildiği havası hakim, yani en ufak olumsuz bir havanın ardında görevine son verilmiş bir ekibin ardından teknik direktörlük sorunu yaşamayacağız demektir. Bunu bile olumlu bir gelişme olarak görebiliriz. Temnnimiz var olan mevcut ekibin başarılı olması ve bu gibi senaryolara hiç bir zaman gerek duymamamızdır. Peki bu sene ligde Trabzonspor ne yapar acaba. Şampiyonluğa oynayan dört büyüklerin yapmış oldukları çok ciddi transferleri göz önünde bulundurursak Trabzonsporun şansının çokta fazla olmadığı görünebilir. Ancak Trabzonsporun diğer takımlardan en büyük özelliği, iskelet kadrosun hiç bozmadığı, tüm futbolcuların birbirini çok iyi tanıdığı herhangi bir kaynaşma sorunu yaşamayacak olması buda trabzonspor için büyük bir avantaj teşkil ediyor. Ligin ilk haftalarında alıncak olumlu sonuçların verdiği güvenle ilerde dahada şanslı hale geleçeğini söyleyebiliriz. Hele ilk sekiz hafta Trabzonspor için çok önemli, bu sekiz haftayı en az ve hasarsız bir şekilde atlattığı taktirde ileriye daha bir ümitle bakabileceğimizi çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Yalnız burda tek bir dezavantaj görünüyor, oda Hugo Broosun disiplinli ve otoriter bir teknik tiröktör olmasına rağmen Türkiye liglerini ve türk futbolcusunun yapısını cok iyi bilmemesi, ayrıca Trabzon gibi bir şehirde ve Trabzonsporda teknik trektörlük yapması bir dezavantaj olarak görünebilir. Temennimiz hocamızında bu adaptasyon ve tanıma sorununu en kısa zamanda atlatmasıdır. Birde yapılan hazırlık maçlarında atılan gollerde forvet elemanlarının bir tane dahi gol atamaması doğrusu düşündürücü, temennimiz bu sorunu ligler başlarken yaşamamalarıdır.

         Şunu söylemek istiyorum, heyecanlı ve çekişmeli olacağı şimdiden belli olan bir ligde Trabzonsporumuzun başarılı olması için yukarda söylediğim olumsuz bazı olaylara rağmen taraftar olarak, camia olarak bir bütünlük içerisinde takımımıza sonuna kadar sahip çıkmalıyız, Trabzonspor bir değerdir, bir markadır ve herşeyden önemliside Trabzon insanıyla bütünleşmiş bir değerdir, varlığıyla şehre ve insanına ayrı bir hava katan bir olgudur, taraftarıyla barışık bir trabzonspor şehre ve gurbetteki insanına ayrı bir güzellik ve moral veren bir güçtür. İnsana böyle güzel pozitif bir güç katan takımımzla ne kadar gurur duysak bile az olduğunu bilerek sonuna kadar takımımızın yanında olmalıyız, bu temenniler içerisinde başta Trabzonsporumuz olmak üzere tüm takımlara yeni sezonda centilmence ve heyecanlı bir lig diliyorum.

         NOT: İstanbul’da ve Trabzon’da yapılan turnuvalar üzerinde bir yazı yazmak istiyorum. Yazımıda Trabzondaki turnuvanın son maçından sonra yazacağım inşALLAH, yazının başlığını şimdiden belirledim. “TURNUVA VE KAYNAŞMA”

         Kalın sağlıçakla...


    BAKAN ÜYE DEĞİL, KATILIMCI ÜYE İSTİYORUZ...


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear