KİTAP TAVSİYELERİNİZ BURAYA - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: KİTAP TAVSİYELERİNİZ BURAYA  (Okunma sayısı 29212 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • P h o e n i X
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
Yanık Sinelerden Dualar_Mustafa Yılmaz

Dua etmeyi bilmeyen biz günahkâr kullar için çok güzel bir rehber.. İslam Büyüklerinin çok güzel dualarını içeriyor.
Tavsiye ederim.

Bir de Mustafa Ulusoy'un köşesinde tavsiye etttiği bir kitabı en kısa zamanda edinip, okumak istiyorum..

Bir Ruh Macerası_Ayşe Şasa. 2009


You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

  • esma_fd
  • O Bir Visirli
  • *
  • İleti: 10
  • Cinsiyet: Bayan
Uçurtma Avcısı_Khaled Hosseini 




Anadolu Notları_Reşat Nuri Güntekin

esma_fd

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977


Cumhuriyet Çocuğu
Hekimoğlu İsmail, Timaş

Âlim bir dedenin terbiyesinde yetişen Yahya’nın yaşadığı olaylar çerçevesinde Cihan Harbi, İstiklâl Harbi, Cumhuriyet ve İnkılâpların halk üzerindeki etkileri can acıtıcı gerçekler ve çarpıcı sahnelerle anlatılıyor.

1914’ten 1940’lı yıllara uzanan süreçte yaşanan çözülme, dağılma ve kopmalar; acılar, ölümler, umutlar…

Yahya’nın babası Cihan Harbi’nde şehit olur. İlim âşığı olmasında büyük etkisi olan dedesini de kaybettikten sonra evin tek erkeği kendisidir. Fakat bu cepheye çağrılmasına engel değildir…

Yahya da cepheye çağrılır ve cepheden sağ salim döner. Vatan işgalden kurtulmuştur…

Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

Mustafa Yılmaz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: LEMA (25 Şubat 2012 - 00:24)
  • YüKsEL DüZeNLi
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 83
  • Cinsiyet: Bay
  • 14 Mesajı Toplam
    14 Kere Beğenildi
Şahsen Hekimoğlu İsmail in bir kac kitabını okudum dili cok sıradan ve hep aynı eksen etrafında dönen bir cizgisi var gibi geldi bana.Bu adamda nedir seni çeken cidden merak ediyorum...

Gönlüm olurken semavî hislerle pervaz,
Takılırdım, yerdeki gölgelere her faz,
Akardım kan gibi, inceden, sinelere,
Ağlardım pas tutmuş, karanlık gönüllere...

''Şairler Susacak, Şair olduğunda herkes''

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
Bu kitap, bildiğin eksende yazılı değil. Oku, hak vereceksin.

Hekimoğlu İsmail'in samimiyeti beni kendine çeken. Yapmacıklık yok!

Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977
Uzun zamandır hareketsiz duran bu sütunda okumanızı tavsiye ettiğim iki kitap var. Özellikle Necip Fazıl okurları için Üstada has lezzet almanız kaçınılmaz.

İlk tavsiye ettiğim kitap Dahiler ve Deliler. Ötüken Yayınlarından çıkan kitabın yazarı Mehmet Niyazi. Kitabın arka kapağında yazılanlar ise şöyle:

Kültür ve sanat hayatımızda önemli yeri bulunan Marmara Kahvesi'nde dünyadaki bütün fikir cereyanların nabzı atardı. Oraya kimler gelmezdi! .. Yerli ve yabancı ansiklopedilere giren Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Sedat Umran gibi şair ve mütefekkirler Mükrimin Halil Yinanç, Ali Saib Atademir, Nuri Karahöyüklü, Erol Güngör, Ziya Nur Aksun, Mehmed Genç gibi bilim insanları, adları listelere sığmayacak kadar çok sayıda gazeteciler, politikacılar ve aydınlar... Bilim, fikir ve sanat insanlarını dinlemek isteyen gençler için de orası belki fakültelerinden daha çok şey öğrendikleri bir mekandı. Tiryakisi olan işadamları, esnaflar, işçiler az değildi. Bir de meczupları vardı. Orada neler konuşulmaz, ülke hakkında hangi planlar yapılmazdı ki! .. Tarihin önemini kavrayan toplumlarda ebediyen korunacak olan o kahvenin yerinde şimdi yeller esiyor. 'Dâhiler ve Deliler' romanını okurken, böyle mahfilleri koruyamadığımız için neler yitirdiğimizin acısını mutlaka derinden duyacaksınız.

******



Gelelim ikinci kitabımıza: Aynadaki Yalan, Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu yayınları. Konuya dair şunları söyleyebiliriz:

Necip Fazıl'ın roman kalıpları içinde kaleme aldığı tek eseri... Roman, üniversitede felsefe asistanı olan Naci'nin hayatı etrafında gelişir. Bu hayat, Necip Fazıl'ın kendi hayatı değildir ama onun hayat hikayesindeki bir çok unsuru içinde barındırır. Naci, çevresine karşı davranışlarıyla, kadın, cemiyet ve sanat anlayışıyla, hayata ve ölüme dair düşünceleriyle bir karakter bütünü halinde şekillendikçe hayalimizde bir Necip Fazıl portresi belirir gibi olur.

Kitaptan bazı alıntılar:

Örgüsü beline kadar inen, koyu altun sarısı saçlar... Açık kumral, parlak örneksiz bir renk tonu...Gözleri de saçlarına denk... Açık bir alın, vezinli bir burun, kendinden kıpkırmızı, hafifçe kalın, kaçak br istihza büklümüyle kavisli dudaklar... Çıplak ayak bileklerinde soylu çizgilerin en incesi... Kapalıca, kavuniçi rengi bir entariden giyimi içinde, öğretilemez ve öğrenilemez bir vakar ihtişamı... Yoksa masallardan kaçırılmış ve bu köye hapsedilmiş bir sultan mı bu?.. (sy.9)

*****

"Üniversitede birkaç profesör arasında…
Biri:
- Duyduğumuza göre garip bir doçentlik tezi hazırlıyormuşsunuz. Şeraitle iç içe İslâm tasavvufuna ait bir tez. Ve ona büyük bir eser çapında hazırlık yapıyormuşsunuz. Ne zamandan beri şeraitçi oldunuz?
- Yunus Emre’nin “Ballar balını buldum” dediği tasavvufa el attığım günden beri…
- Şeriate mi, tasavvufa mı, hangisine tutunuyorsunuz?
- İki elimle tutunduğum dal birdir.
Öbür profesör:
- Hırsızlık edenlerin kolunu kesen şeraiti çağımıza nasıl uydurabilirsiniz?
- Hırsızlık cemiyetin kolunu kesmektir. Cemiyetin kolunu keseni kolsuz bırakmaksa toplumu kurtarmak… Şeriat, hırsızlık sürsün ve boyuna kol kesilsin diye emretmez; hırsızlık kalksın ve kol kesilmesin saadetini getirir. Yani hastalık iyi olsun… Neden vücudu kurtarmak için kol kesen cerrahı suçlamıyoruz?
- Adaletsiz bir cemiyette hırsızlık kesilemez ki, bu kadar acı bir cezaya katlanılabilsin?...
- Gerçek adaletin şartları da şeraitte… Buna rağmen suç işleyenlere verilecek ceza da bir tedavi…
Başka bir profesör:
- Siz bu fikirlerinizle çağ dışı kalmaya mahkûmsunuz. Yazık, ne kadar da istidatlı bir gençsiniz! Kıymayın kendinize!...
- Çağ dışı olmak için önce çağ nedir, onu anlamak, peşinden bütün illetleriyle çağımızı bilmek lazımdır. Çağ bir takvim işi değildir. Asıl, doğum sancısı çekenlere “ çağ dışı” mührünü basanlardır ki, çağ dışıdır. Kendi kendilerine yetemeyen, çağların gebe kaldığı yavruları göremeyenler, onların yüz çizgilerini heceleyemeyenler…İslâmiyet lâv gibi fışkırdığı devirde çağının neresindeydi, üstünde mi, altında mı, içinde mi, dışında mı?... Çağ dediğiniz, onu açanın, geçmişi kapatanın ve geleceğe hükmedenindir.
- İyi ya, kendi kendinizi ele veriyorsunuz! Asrımızda İslâmiyet kapatılmış değil midir?
- Belki onu anlayamayanların, kaba nefslerine indirenlerin ve hayata yanlış tatbik edenlerin islâmiyeti… İslâmiyet değil…
Kendi hocası, orta yerde çabalayan ve yönü belli olmayan esersiz profesör de lâfa karıştı:
- Bak, sana, yakında doçentim olacak asistanıma söyleyeyim; bugün Türkiye’de solcu sınıf dışında milliyetçi zümrenin birlik olduğu gerçek şudur: ALLAH’a ve Resûlüne evet, şeraite hayır!...
Naci, acı acı güldü:
- Aman hocam, böyle bir görüş, güneşi kabul edip de ışığını inkâra kalkışmak gibi bir abes olur…" (sy.97-98)

Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

  • P h o e n i X
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
Tavsiye ettiğiniz kitapları hemen kitapyurdu'ndaki sepetime ekledim. Teşekkür ederim.

Ayrıca Malkara Kahvehanesine benzeyen bir yer vardı.. Çemberlitaş_Divanyolu Caddesi üzerinde... İLESAM(İlim- Sanat Merkezi)  Hatta 1996 senesinde Rahmetli Necip Fazıl'ın bir arkadaşı ile tanışıp, sohbet etme fırsatımız olmuştu.. Ama maalesef korunamayan önemli kültür merkezlerinden biri oldu.. Kapandı.. Şimdi bir zamanlar kültür sohbetlerinin yapıldığı o nadide mekan,  üniversitelilerin nargile merkezi haline geldi..

You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977


Bir Misyoner Nasıl Yetiştiriliyor?  İslam Alemi   ve İngiliz Misyonerleri

Yazarı Yzb. Ahmet Hamdi Bey /Yeditepe Yayınevi

Kitaptan bazı satır başları:

-Hristiyan dünyası misyonerler vasıtasıyla yürüttüğü "oryantalizm" politikası sayesinde Müslüman toplumlar üzerinde kendi hegemonyalarını kurmayı hedeflemişlerdir.(sayfa 10)

-Batılı oryantalisler artık top ve tüfek ile taarruz yerine, ekonomik, kültürel ve sanatsal yönleri kullanarak Müslüman toplumları dejenere etmeye gayret etmişlerdir.Şark meselesinin kukla oyuncuları ise Ermeniler ve Müslüman Araplar olmuştu.(sayfa 11)

-Abdullah Mansur, bir İngiliz olduğu halde aralarında yaşadığı Araplar gibi yer, içer, giyinir ve yatıp kalkar. Asla içki içmez, aynı Araplar gibidir.Fakirlere sadaka verir, ihtiyacı olanlara yardım eder, dostlarına ikramda asla kusur etmez. Son derece içten pazarlıklı birisidir.(sayfa 22)


-Misyonerler çocuk yaşta hizmete alınırlar. İleride görevlendirilecekleri işe göre ilmi, ahlaki ve fikri eğitim alırlar (sayfa 30)

-İngilizler soğukkanlı bir millettir. Kendilerinden başkasını beğenmezler. Her işlerini daha önceden  uzun uzadıya planlanmış bir program çerçevesinde yaparlar, başarılı olurlar yada olamazlar, bu konuda birşey diyemem. Ama şundan emin ol ki, yüz yıl sonra yapılması planlanan bir işin hazırlıkları bugünden tamamlanmıştır. (sayfa 36)

-Dünyanın her tarafına gönderilmiş misyonerler üç ayda bir misyon cemiyetine rapor gönderirler. Bu raporlar ilgili birimlere havale edilerek incelenir. Daha sonra rapor sahiplerine yapılması gerekenleri içeren cevaplar yazılır. (sayfa 46)

-İngilizler kendileri içindir, başkaları için olamazlar ve herkesi İngilizler için hazırlamaya çalışırlar.Halbuki bu hal türklerde yoktur. Siz fazlasıyla taklitçisiniz. (sayfa 50)

-Yarın Ağustosun birinci günüdür, bütün protestan kiliselerinde dünya yüzünde ne kadar Müslüman varsa hepsinin Protestan olmaları için dua okunacak ve ayin yapılacaktır.Her sene Ağustosun birinci günü mutlaka bu ayin yapılır. (sayfa 54)

-İngiliz siyasi memurları tam bir özen ve itina ile yatiştiriliyorlar. Emin olunuz ki her elçinin binbir türlü karanlık, baskılı işlerde parmağı vardır.(sayfa 64)

-Amerikan misyonerleri Doğu da ve İngiliz misyonerleri Uzak Doğu da faaliyettedir.Protestan olan her memlekette misyoner şirketleri mevcuttur.(sayfa 71)


Kitap 130 sayfadan oluşuyor. Şimdiden iyi okumalar...

Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

  • Gültane Isildar
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 595
  • Cinsiyet: Bayan
  • 38 Mesajı Toplam
    39 Kere Beğenildi
Ilginc bir kitapmis temin edip okumaya calisacagim.Ayrica iceriginden vermis oldugunuz bir kac satir ilgimi cekti,Ingilizleri cok güzel tarif etmis yazari.
 
-İngilizler soğukkanlı bir millettir. Kendilerinden başkasını beğenmezler. Her işlerini daha önceden  uzun uzadıya planlanmış bir program çerçevesinde yaparlar-
 
Bu tespit cok dogru bence,bu milletin tek imrendigim tarafi.Biz Türklerinde bunu basarabilmelerini istedigim, maalesefki eksikligini bir cok politik faliyetlerde gördügümüz bir durum.
 Tavsiyeniz icin tesekkürler

Niceleri Geldi , Neler İstediler,
Sonunda Dünyayı Bırakıp Gittiler:
Sen Hiç Gitmeyecek Gibisin , Değil Mi?
O Gidenler De Hep Senin Gibiydiler
                          
Ömer Hayyam
 
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
Sultan Mahmut bir gün vezirlerinin hepsini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
" BU DA GEÇER YA HU"
yazıyormuş....

  • İncir Ağacındaki Adam
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1.674
  • Cinsiyet: Bay
  • 99 Mesajı Toplam
    139 Kere Beğenildi
  • GSM: 05079310977

Kitabın Adı : Mabet ve Millet
Yazar         : Ahmet Kabaklı 
Yayınevi     : Türk Edebiyatı Vakfı

Kitabın konusu :

Şeyhülmuharririn Ahmet Kabaklı, bu eserinde mabetsiz bir milletin asla düşünülemeyeceğini zihinlere yerleştiriyor. Beşer tarihinin hiçbir döneminde mabedi bulunmayan insan topluluğunun görülmediğini hatırlatıyor. ALLAH`ı inknar eden veya dinin afyon olduğunu iddia eden ideolojilerin bile liderlerini putlaştırdıklarına ve yattığı yeri bir mabede çevirdiklerine dikkat çekiyor. Kitapta birbirinden bağımsız gibi görünen bu kalıcı yazılarında Kabaklı, Mabet ve Millet kavramında hareketle, bu milleti asil millet yapan değerlerin altını çiziyor.

Bir nefeslik duamla müebbetimi seçtim / Manam ukbâya açık, maddiyatı es geçtim (Hekim)

  • P h o e n i X
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
Efendimiz 1 / Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı
Efendimiz 2 / Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı

Reşit Haylamaz
IŞIK YAYINLARI



Bugün O’nu ne kadar biliyorsak o kadar mutlu; ne kadar yakından tanıyorsak o kadar huzurlu ve yine O’nun hayatına ne kadar muttali olabiliyorsak o kadar da bahtiyarız, demektir. Bir başka ifadeyle bizler, O’na duyduğumuz ihtiyaç kadar başkalarına muhtaç olmaktan uzak; O’nun engin dünyasına müstağni kalıp uzaklaştığımız kadar da başkalarının kapısında şahsiyet ve onurumuzu örseleyen birer dilenci olmaya mâhkumuz, demektir.

Şu da bir gerçek ki, ashabıyla birlikte O’nun (sallALLAHû aleyhi ve sellem) hayatını bugüne taşıma adına daha yapılması gereken çok şey bulunmaktadır. Zira ulaşılan her bir bilgi yeni bilgilerin elde edilmesini netice verirken; bu bilgilerin her birisi de, dünyaya renk veren mesajlarının herkese ulaşabilmesi için yeni fırsatlar anlamına gelmektir. Zira O’nun (sallALLAHû aleyhi ve sellem) hayatına açılan her bir kapı, açılması gereken binlerce kapının da müjdecisi olmaktadır.

Bu kitap; siyer geleneğinden kopmadan, satır aralarında kalmış ve geleceğe yön veren ayrıntıları bugüne taşıyarak ALLAH Resûlü’nün örnek hayatını anlatan, anlatırken insanı çağlar ötesine götüren veya o dünyayı yaşanılan asırla bütünleştiren yeni ve özgün bir eser olma niteliği taşımaktadır. Dil açısından sade, üslup yönüyle akıcı ve olayları veriş biçimiyle de gerçekçi bir anlatımla kaleme alınan duygu yüklü bu eserle, Efendimiz ile aramızdaki mesafelerin bir nebze de olsa kalkacağını düşünüyor; başkası adına yaşanılan bu hayatı okumakla, gaye-i hayal noktasında bugünü yaşayan her bir ümmet-i Muhammed’e bir vazife biçildiğinin daha net farkedileceğini ümit ediyoruz.

You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

  • ** LaZiGo **
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 408
  • Cinsiyet: Bay
  • Bize Her Yer TRabzon ;)
  • 141 Mesajı Toplam
    176 Kere Beğenildi
    • cnrdekorasyon
57. Alay Filistin
57. Alay Filistin, İsmail Bilgin




   
İsmail Bilgin
TİMAŞ YAYINLARI

SUSUZ ASLANLAR FİLİSTİN’DE

Kendilerini “Susuz Aslanlar” diye niteleyen 57. Alay, Çanakkale Conkbayırı’nda adeta bir kahramanlık destanı yazmasının ardından, önce Galiçya’da çarpışır. Ardından bağlı olduğu 19. Tümen’le birlikte Filistin cephesine doğru harekete geçer. Askerler zorlu cephelerden henüz çıkmalarına rağmen, sahip oldukları her şeyi arkada bırakarak yola çıkmakta tereddüt etmezler. Çetin geçen yolculukta maddî-manevî kayıplar verilir. 1917-1918 arasındaki zaman diliminde, askerler iç ve dış düşmanlarla aynı anda mücadele ederler. 57. Alay, Filistin cephesinde birçok muharebeye katılır. 19. Tümen’in İngilizlerin eline esir düşmesinin ardından işler zorlaşır. Son olarak Nablus meydan muharebesinde, kuvvetlerinin tamamına yakınını kaybeden 57. Alay, İngilizler tarafından kuşatılır. Canları pahasına bile olsa alay sancağını yere düşürmemek, düşmana teslim etmemek için düşmanla 57. Alay arasında kıyasıya bir mücadele başlar. S

TRABZON gibiyim işte... Gülmeyi  "Dernekpazar'ında " bıraktım, vefayı "Boztepe" de. "Ayasofya" kadar yorgun,"Orta hisar" kadar mağrur."Değirmendere " kadar vedalara gebe."Uzun sokak" kadar kalabalık,"Emperyal" kadar sıkıcı,"Ganita" kadar mutlu, dalgalar kadar yalnız.TRABZON gibiyim yani...Uzaktan bakınca ışıl ışıl ama aslında yorgun,bitkin,tükenmiş ama hala ayakta hala dimdik..!






By Lazigo

  • P h o e n i X
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
DÖNÜŞÜM__Franz KAFKA

Kitap, bir şirkette pazarlamacı olarak çalışan Gregor Samsa’nın bir sabah uyandığında kendisini dev bir böceğe dönüşmüş bulmasıyla başlar ve bundan sonra hayatında ne gibi değişiklikler olduğunu, aile üyeleriyle arasındaki ilişkinin nasıl değiştiğini anlatarak devam eder.

Sistemin en küçük birimi olan aile yaşantısının sıkı bir eleştirisini yapan Dönüşüm; okuru sarsan, sorgulatan, düşündüren bir eserdir..


KÜÇÜK PRENS__Antoine de Saint-Exupéry

 Gezegenindeki çiçeğiyle pek anlaşamadığı için biraz uzaklaşmaya karar veren, yolculuğu sırasında Dünya’ya da uğrayan Küçük Prens Sahra Çölü’nde bir pilotla karşılaşır. İşte olan biteni de bu pilot anlatır bize. Kimdir Küçük Prens, neden sürekli sorular sorar, çiçeğiyle neden anlaşamamıştır, gittiği diğer gezegenlerde kimlerle karşılaşmıştır ve neler öğrenmiştir? Bu öyküyü dinlerken Küçük Prens’in yaşadıkları ve öğrendikleri sayesinde hayatımıza tekrar bakıyoruz ve yaşamı anlamlandırmada ‘ne kadar da büyüdüğümüzü” görüyoruz. Küçük Prens’in de dediği gibi “Büyüklere her şeyi açıklamak gerekir zaten.”

SİRET-İ MERYEM_ Sibel Eraslan

Meryem'in açık alnı kandildir.
Meryem'in açık alnı ufuktur. Her seher güneş oradan yükselir ve her gecenin içine güneş o çizgiden batarak yürür.
Meryem'in açık alnı haritadır. O, yol gösterir, işaret eder, el sallar, uğurlar, dua eder hepimize.
Kadim günlerden bilinmez yarınlara ilerleyen zaman gemisinin, yolunu rotasını çizdiği ışıklı fener, onun alnında yanar...
Meryem, deniz feneridir...
Meryem'in açık alnı kapısızdır.
Secdeler o pak alnı öpmek için birbiriyle yarışır.
Meryem, annedir. ALLAH'ın Kelimesi'ne annelik etmek üzere seçilendir.
Meryem'in, oğlunu tutan elleri toprağın üzerinde durur.
Meryem kuldur! Rabbine yakın olandır.
O, Meryem'dir.

Cennet Kadınlarının sultanı Hz.Meryem'i anlatmak zorlu bir macera. Kadim masallar, hikmetli anlatılar, Eski ve Yeni Ahid'ler, Mezmurlar, Furkan-ı Şerif Kur'an-ı Kerim, Davud Peygamber'den kalma ilahiler, İdris Peygamber'in kayıp Suhufu, rüya defterleri, burçlar, yıldız haritaları, sabırlı deve hörgüçlerinden çıkan iniltiler, buruşuk yüzlü zeytin tanelerinin anlattığı kıssalar, ikonalar, madalyonlar, ebrular, hat levhalar... Sibel Eraslan hepsinin masasına tek tek oturdu, hiç sözlerini kesmeden her birini dinledi ve aralarından çekip getirdi Meryem Annemizi bugünün okuruna.

You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 34
  • Cinsiyet: Bayan
  • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
  • 27 Mesajı Toplam
    38 Kere Beğenildi
YAMUK BAKMAK-SLOVAJ ZİZEK

Uzun zaman önce aldığım ve zaman zaman geri dönüp okuduğum kitaplardan yalnızca biri. Slavoj Zizek'in Lacancı felsefe ile bilim kurgu ve dedektif öyküleri, popüler romantik romanlar, günümüz kitle kültürü ve postmodern sinemayı kesiştirdiği muhteşem kitap.. Tek bir kitap okuyayım ama bir çok konuya vakıf olayım aynı zamanda bu konuların birbiri ile nasıl ilişkilendirildiğini de anlayayım diyorsanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Kısaca ve özetle düz bakarsanız, otomatik yaşarsınız, yamuk bakın eğer bakabilirseniz diyor yazar...

|Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: LEMA (04 Ocak 2013 - 03:47)
  • P h o e n i X
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
Sepete ekledim, teşekkürler!

You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

  • Sadık Yılmaz
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.448
  • Cinsiyet: Bay
  • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
  • 358 Mesajı Toplam
    493 Kere Beğenildi
    • Marankoz
  • GSM: 0536 553 63 59
En son okuduğum kitap: Jules Verne "Balonla 5 Hafta"...

sevdimde sevmedi sevduğum beni
uğruna tükettim ben bu bedeni
anlamadım ardındaki nedeni
boş ver anam sende unut terketipde gideni

sevdadan yana çile çekenler
cekip gider bu sevene yük deyil
sevip sevip ayrılığı seçenler
çeker gider buda ona ilk deyil

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 34
  • Cinsiyet: Bayan
  • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
  • 27 Mesajı Toplam
    38 Kere Beğenildi
DOUGLAS ADAMS - OTOSTOPÇUNUN GALAKSİ REHBERİ

5+1lik serinin ilk kitabıdır.

''Galaksinin haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşesinde, gözlerden uzak bir güneşin yörüngesinde, tamamıyla önemsiz küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymundan gelen halkı genellikle mutsuzdu.

Ağaçlardan inmekle büyük hata yaptıklarını düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Bazıları ağaçlara çıkmanın bile yanlış bir hamle olduğunu ve okyanuslardan asla ayrılmamış olmaları gerektiğini söylüyordu.

Sonra adamın birinin, sırf değişiklik olsun bundan böyle halka nazik davranmanın ne kadar iyi olacağını dile getirdiği için bir ağaca çivilenmesinden yaklaşık iki bin yıl sonra, bir perşembe günü, o önemsiz gezegen bir kestirme yol uğruna yok olup gidecekti, ama bilinmeyen gerçek şuydu ki gezegenin yaratılış amacı yalnızca nihai soruya cevap bulmak için yapılan bir deneydi...''

Bilim kurgu, felsefe ve mizahın oldukça başarılı bir harmanı olan bu kitabın yazarı hayal gücü ile beni öylesine şaşırttı ki bu hayal gücünün nereden geldiğini düşünmeden edemedim kitabı okuduğumda. Düşündürürken ince esprileriyle tebessüm ettiren, yer yer kahkaha attıran "başyapıt" denebilecek bir eser. Bilim kurgu aşığıysanız şiddetle tavsiye ederim, vazgeçemeyeceksiniz...

|Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: LEMA (05 Ocak 2013 - 03:09)
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 34
  • Cinsiyet: Bayan
  • "Sadece düşüncelere kurşun işlemez"
  • 27 Mesajı Toplam
    38 Kere Beğenildi
Varlıklarla yetindirmeyen, yoklukları aratan ve bu sayede bulduran, okunası değil de yaşanası... İşte öyle bir kitap...

Nazan Bekiroğlu - NUN MASALLARI.

"şimdi hattat bana sevgini söyle.

bana aşkını söyle.

söyle ki yaradılışının özünde zaten ezeli aşk bulunan şu alemi birlikte kucaklayalım. çünkü o tek kişinin kucaklamasıyla yetinemeyecek kadar geniş ve derin. tek kişinin tek başına bilemeyeceği kadar geniş ve aydınlık.

bana sevgini söyle.

bana aşkını söyle.

senin aşkından, senin aynanda evvela göreyim.

kendi güzelliğime hayran olayım. nekadar güzel yaratılmış olduğumun farkına varayım. ben ağlayayım ve sen bana, ne kadar güzel ağlıyorsun, göz yaşların ne kadar güzel, de. bana sonsuzluğa dair birşey söyle.

de ki varlığıma, de ki varlığına, de ki mutlak olana açık yollara inancım pekişsin. de ki onun varlığından haberdar olayım. güzel başını tahta bir rahleye dayayarak sen de ağla. var olmuş olduğundan ve dahi var olmuş olacağından emin olayım. bin bir türlü çeşitlemesine dalarak alemin evvela, bin bir merhalesinden, bin bir vadisinden geçerek; var olmayanın, gözle görülmeyenin mutlak güzelliğinde bulalım kendimizi.

ve öyle bir an gelsin ki varlarla yetinmeyerek artık, yoklukları seçelim. aynalarda görünmez olalım.

şimdi hattat, şimdi bana aşkını söylemelisin.

şimdi bana sevgini söylemelisin."

Şöyle bir tanıma da sahiptir ki insan durup düşünür: "Bu tanımı yaptıran gözler kime aittir?" diye.

"İçinden şiirsiz geçilemeyecek kadar derin gözleri vardı." (syf:58)

|Anlamayan biri ile "Belki bir insanı saplantılarından kurtarırım." umuduyla neticesizliğe doğru uzanan, hararetli konuşmalar yapmayınız. Nitekim karşınızdakinin içine gömüldüğü dogmalardan ve farazi yorumlardan başka söyleyecek sözü yoktur.|

tuğba akyüz 'nin Mesajlarını Beğenen 2 Kullanıcı: selcukduzenli (06 Ocak 2013 - 22:18), LEMA (05 Ocak 2013 - 03:09)
  • P h o e n i X
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
En son okuduğum kitap: Jules Verne "Balonla 5 Hafta"...

Devamı neden gelmedi Sadık Abi? :)))

You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

  • Sadık Yılmaz
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.448
  • Cinsiyet: Bay
  • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
  • 358 Mesajı Toplam
    493 Kere Beğenildi
    • Marankoz
  • GSM: 0536 553 63 59
Devamı var aslında Yaşar Kemal'in "İnce memet", Alexandre Dumas "Monte Kristo Kontu", Reşat Nuri Güntekin "Çalıkuşu", Michael Bar-Zohar "Mossad"...

sevdimde sevmedi sevduğum beni
uğruna tükettim ben bu bedeni
anlamadım ardındaki nedeni
boş ver anam sende unut terketipde gideni

sevdadan yana çile çekenler
cekip gider bu sevene yük deyil
sevip sevip ayrılığı seçenler
çeker gider buda ona ilk deyil

Sadık Yılmaz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: LEMA (06 Ocak 2013 - 04:38)

 


Facebook Yorumları

         
Twittear