AYKUT KOCAMAN'A - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: AYKUT KOCAMAN'A  (Okunma sayısı 5427 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Moderatör
  • *
  • İleti: 833
  • Cinsiyet: Bay
  • 73 Mesajı Toplam
    136 Kere Beğenildi
    • AKSPOR LTD. ŞTİ.
  • GSM: 0533 727 22 60
AYKUT KOCAMAN'A
« Topic Start: 18 Ocak 2011 - 19:50 »
  • Yayınlama
  •      AHMET AKTÜRK
         ahmetakturk61@hotmail.com
         18 Ocak 2011 Salı

         AYKUT KOCAMAN'A

         Aslında bu yazıyı uzun süre önce yazmayı düşünmüştüm, fakat içim el vermedi, yazıp yazmamakta tereddüt ettim, çok gelgitler yaşadım, ikilem içerisinde kaldım. Bu kadar kadirşinaslığa karşı, ona gösterilen bunca saygı ve sevgiye rağmen, onun yapmış olduğu bu pervasız  ve talihsiz konuşma karşısında artık sessiz kalmak istemedim ve benimde dilimin döndüğünce bir şeyler yazma ihtiyacını hissettim, daha doğrusu yazmayı kendime bir borç olarak gördüm.
     
         Bir antrenör düşünün, yaşı genç, herkes tarafından sevilen, saygılı, dürüst, samimi, taraflı tarafsız herkes tarafından taktir edilen, Türk futboluna, hem oyunculuk hem de antrenörlük hayatında uzun süre hizmet etmiş ve halada etmeye devam eden, bir dönem Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birinde spordan sorumlu tek yetki görevinde bulunmuş, ve şu anda da aynı kulüpte teknik direktörlük görevi yapan bir hocanın söylem ve davranışlarında ona göre kaliteli olmak zorunda değil mi?
           
         Evet... Profesyonel  kurum ve kuruluşlarda  çalışan, söylem ve davranışları herkes tarafından  dikkatlice takip edilen, yetkili kurumun başındaki bir kişinin kesinlikle ne  yaptığına ve söylediğine çok dikkat etmesi gerekir. Konuştuğu lafı nerede ne şekilde kullanacağını iyi bilmesi gerekir, üstelik doğru olup olmadığına daha çok dikkat etmeli, sırf kendini ve gününü kurtarmak için ve laf olsun diye laf söylememeli, ayrıca söylediği lafın karşı tarafa ne kadar etki yapacağını da çok iyi bilmesi gerekir.
         
         Bildiğiniz gibi Sayın Aykut Kocaman 1996 yılındaki yani 15 yıl önceki şampiyonluk maçında 86. dakikada attığı golle Trabzonspor’u şampiyonluktan ettiği gibi, Trabzonspor uda  hem maddi hem de manevi olarak uzun süre toparlanamayacak şekilde camiaya çok büyük zarar vermiştir. Ama onun hemen maçın akabinde canlı yayında tüm kameralar önünde yaptığı o tarihi konuşma sayesinde Trabzonspor camiası ona asla  kızmamış tam aksine ona karşı ayrı bir sempati uyandırmıştır. Nitekim o konuşmadan dolayı o dönemin Fenerbahçe başkanlığını yapan Ali Şen tarafından kulüpten uzaklaştırılmıştır. Neden? çünkü o anda Trabzonsporlu futbolcuların ve camianın ruhi hali yetine tercüman olmuş, âdeta o üzüntüyü kendisinin de  yaşamış olduğu hissiyatını bizlerde uyandırmıştı.

         Zaman geldi  ve o kulüpte dünyanın  en önde kabul edilen hocasını gönderip yerine teknik direktör olarak göreve getirilen Aykut Kocaman, bunca  pahalı transferlere rağmen, bunca kaliteli oyunculara rağmen, bunca imkanlara rağmen  başarısız olmuş ve lider Trabzonspor’un 9 puan gerisinde  Ve Türk futbol tarihinin yetiştirmiş olduğu  en önemli, en kültürlü, en  başarılısı olarak kabul edilen  ŞENOL GÜNEŞ gibi bir antrenörün gölgesinde olmanın  verdiği psikolojik durumunda göz önünde bulundurarak Trabzonspor’un aldığı bu başarıyı gölgelemeye çalışarak basına verdiği demeç tamamen bir talihsizliğin yanında  Trabzonspor gibi bir takım karşısında pes etmişliğin bir işaretidir. Tüm spor otoritelerinin ortak kanaati doğrultusunda en güzel futbolu oynayarak bu başarıyı elde eden Trabzonspor’u alkışlayacak yerde kazandığı puanlara göz dikmesi tamamen yenilgiyi kabul etmenin verdiği ruh halidir, Trabzonspor’un kazandığı 3 penaltıyı şaibeli gibi göstermeye çalışmak, tamamen kendi başarısızlığını örtmeye çalışmanın aczinden başka bir şey değildir.

         Ve senin bu söylemlerine karşı bir profesör, bir eğitmen, bir akıl ustası  niteliğinde sana cevap veren  ve senin ne şekilde davranman gerektiğini çok klas  kelimelerle sana anlatmaya çalışan senin hocan ve ustan ŞENOL GÜNEŞ hocaya cevap verme şeklindeki nezaketsizliğini  bu camia kolay kolay unutmaz ve unutmayacaktır da. Bir çalıştırıcı, büyük kulüpte  çalışmanın sorumluluğunu nasıl taşıması gerektiğinin en güzel örneğini veren Şenol Güneş’ten  inşALLAH çok şeyler öğrenirsin.
           
         Evet sayın Aykut Kocaman hoca, unutma ki bu camia sana her zaman saygı duymuştur, sana asla kötü laf söylememiştir, seni her zaman dürüst ve saygılı olarak kabul etmiştir ve en önemlisi de Fenerbahçe’yi kendine en büyük rakip olarak gören bir camiada olduğun halde senin kişisel başarını her zaman isteyen yine bu camiadır. Ama sen asla sana verilen bu değeri anlayamamış ve hatta kavrayamamışsın, verilen değerin kıymetini bilememişsin, her şeyden önemlisi sana olan saygının ne derece önemli olduğunu anlayamamışsın, Temennim bundan sonra bir şey söylerken biraz daha dikkatli davranmandır. Aksi takdirde var olan değerine bir o kadar daha zarar vereceğini iyi bilmen lazım. Daha önünde çok uzun seneler var, şu anda söylem ve davranışlarınla yapacağın her hareket senin geleceğinin aynası olacaktır unutma...
     
         Hürmet ve muhabbetlerimle...



    BAKAN ÜYE DEĞİL, KATILIMCI ÜYE İSTİYORUZ...


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear