OY BAŞIMA GELENLER - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: OY BAŞIMA GELENLER  (Okunma sayısı 2849 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Sadık Yılmaz
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 2.463
  • Cinsiyet: Bay
  • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
    • Marankoz
  • GSM: 0536 553 63 59
OY BAŞIMA GELENLER
« Topic Start: 17 Mart 2011 - 07:44 »
  • Yayınlama
  • BEN İNDİM İSTANBUL'A

    Trabzon’dan çıktım, evde hatunla helalleştik.
    Dedi; uğurlar olsun, sanki yeni birleştik.

    Ayakkabımı sildi, bıraktı merdivene
    Elinde bir bardak su, dedim susadın mı ne?

    Bu su senin içindir, peşinden dökeceğim,
    On gün izin vermişim, seni bekleyeceğim...

    Telefonu gösterdi, her gün arayacaksın,
    Gördüklerinden beni, mahrum bırakmayacaksın...

    Dedim; olur eyvALLAH e hadi güle güle...
    Üç İhlâs, bir Fatiha hemen getirdi dile...

    Ağır ağır çıkmışım, evin basamağından,
    Sanki, danayı çözdün Mart ayında bağından...

    Besmele Rahman ile yolu geçtim karşıya,
    Oğlum Yusuf da benle, valizimi taşıyan...

    Geldi, bir kuru çeşme dolmuşu bindik bile...
    Doğru havaalanı haydi durma, ikile...

    Gelince son durağa, dedi daha gelemem,
    Gün boyu kazancımı, ceza diye veremem...

    Taşbaşı’ndan aşağı, inmişim çömlekçiye,
    Dört parça valizim var, içi dolu hediye.

    Oradaki bir esnaftan aldım, bir büyük valiz,
    Verdim tam elli lirayı nasıl kızarsan kız...

    Bereket versin dedi, hayırlı yolculuklar,
    Valizle acele var, şimdi gelir uçaklar.

    Havaalanı şana bindik minibüsüne,
    Azda dikkatim vardır, elbisemin süsüne...

    İndik o minibüsten, karşımızda üst geçit
    Biz geçeriz oradan da yükümüz daha becit...

    Yakaladım ben hemen dananın kuyruğundan,
    Oğlum Yusuf da tutar, sanki inek bağından.

    Neyse, vardık limana, geçeceğiz cihazdan,
    Ne var ne yok boşattık, cihaz ötüyor nazdan.

    Güvenlik dedi, çık dışarı kemeri çıkarıver...
    Dedim; o zaman belden pantolonum boldur, düşer.

    Çıkardım kemeremi, bir elim pantolonumda,
    Gene öttü gaybana, suçlar fermuarımda.

    Dedi pantolonu çıkar, elde kıçıma bakar,
    Dedi bir yellenursun, bakan kokudan bıkar.

    O yel seni da yıkar, hem de zehirlenirsin,
    İşinden de olursun, aç kalır dilenirsin.

    Verdik kimliğimizi, yükünü koy kantara,
    Dört kilo fazlası var ,on altı lira para...

    Parasını ödedim, adama geri döndüm.
    Dedi, çantan ağır ondan boşaltıverdin.

    Tartıldı sekiz kilo, ben şimdi ne edeyim?
    Çıkardığım fazlayı ben çöpe mi atayım?

    Bundan sonra yok mu dedim, bir başka tartı yeri,
    Dedim kendi kendime, çıkanları koy geri...

    Son kapıdan çıkarken, dediler çantan ağır,
    Düşündüm son kapıdır, bağırırsan da bağır...

    Neyse ki, zor belâ atlamışım uçağa,
    Benden başka kimse yok, bu garip salıncağa.

                                Sadık Yılmaz


    sevdimde sevmedi sevduğum beni
    uğruna tükettim ben bu bedeni
    anlamadım ardındaki nedeni
    boş ver anam sende unut terketipde gideni

    sevdadan yana çile çekenler
    cekip gider bu sevene yük deyil
    sevip sevip ayrılığı seçenler
    çeker gider buda ona ilk deyil

    • Sadık Yılmaz
    • Moderatör
    • *
    • İleti: 2.463
    • Cinsiyet: Bay
    • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
      • Marankoz
    • GSM: 0536 553 63 59
    OY BAŞIMA GELENLER
    « Yanıtla #1: 18 Mart 2011 - 06:22 »
  • Yayınlama
  • İstanbul’u dolaştım uçtan uca


    Uçaktır uçmak için birazcık bastı gaza
    Değerler yerden koptu erişince o hıza

    Yanımda bir bayan kız sordum dedi ben filiz
    Yüzü ayın on dördü vücut zayıf ve cılız

    Dedi hiç binmemişim belki de korkacağım
    Öyle bir şey olursa elinden tutacağım

    Sanki elim olmuştur kemençemin saydası
    Tutarsın tabi elbet olacaksa faydası

    E şimdiden o zaman versen bana elini
    Herhâlde özlemin var seversin sen birini

    Uçak havada iken anons etti yolcuya
    Yolcuları uyardı davranın böyle güya

    Başladılar hostesler açımısınız sormaya
    Bir bardak su üç milyon kim ister ki almaya

    Bir saat yirmi dakika sürdü yolculuğumuz
    Bekleriz de gelecek bir banttan bavulumuz

    Havada bir fırtına kar ve tipi esiyor
    Soğuk sıfırdan düştü havada buz kesiyor

    Bacanağa telefon ettim beni alacak
    Geçtim yol kenarına durup üşürüm ancak

    Geldi bacanak geldi kırmızı arabayla
    Bundan böyle gezerim İstanbul’u sırayla

    Evvela gezdim hemen Gebze cayır ovayı
    Belediyeye sordum Salih nerde kalıyor

    Dedi orda müdürüm taşındı Pelitliye
    Pelitliyi bilmem ki vaz geçtim dön geriye
    sevdimde sevmedi sevduğum beni
    uğruna tükettim ben bu bedeni
    anlamadım ardındaki nedeni
    boş ver anam sende unut terketipde gideni

    sevdadan yana çile çekenler
    cekip gider bu sevene yük deyil
    sevip sevip ayrılığı seçenler
    çeker gider buda ona ilk deyil

    • Sadık Yılmaz
    • Moderatör
    • *
    • İleti: 2.463
    • Cinsiyet: Bay
    • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
      • Marankoz
    • GSM: 0536 553 63 59
    OY BAŞIMA GELENLER
    « Yanıtla #2: 19 Mart 2011 - 06:53 »
  • Yayınlama
  • İstanbul’da son günüm bugün ayrılacağım
    Trabzon’a iner inmez kazan kaldıracağım

    Niyet ettim gezmeye Gebze İzmit Gölcük’ü
    Orada arkadaşlar komşumuzun çocuğu

    Ettim ona telefon telefonu açmadı
    Acaba neler oldu melek olup uçmadı

    Oradan u dönüşü doğru samandıraya
    Dört adat kardeşliğim oturuyor oraya

    Vardım ziyaret ettim mini kardeşlerimi
    Nede çok sevindiler tutamam yaşlarımı

    Varınca evlerine her tarafı tertemiz
    Orada oturuyor bir oğlan üç tane kız

    Onlara baka baka kendimden utanmışım
    Olamadın demişim yürekten çok yanmışım

    Gördüm orada benim aynadaki resmimi
    Candan ağabi derler unuturlar ismimi

    Yeniden sarmaş dolaş döndüm oradan geriye
    Gebze’den cayır ova taktim oradan seriye

    Bindim bir otobüse meğer yanlış numara
    Cebe çevre dolaştım otobüs vermez ara

    Söyledim şoförüne inemedim bu ne iş
    İnmezsin sen tabi bindiğin vapur yanlış

    Geldik müsait yere indirdi git şurada dur
    Oradan gelip geçer el eyle seni alır

    Oradan da geçer imiş iki tane ayrı hat
    İlk gelene binmişim yine bende kabahat

    Söyledim şoförüne bu akseye  gitmez mi?
    Dedi yanından geçer buda sana yetmez mi?

    O zaman andırırsın beni en yakın yerden
    Ben anlayamıyorum inerim yanlış yerden

    Geldi ona telefon başladı konuşmaya
    Gelmişim son durağa kiminle buluşmaya

    Dur dedi bir saniye bin sen şu arabaya
    Tam kapıdan inersen gerekte yok paraya

    Topladım valizimi koyuldum çıkacağım
    Dedi damat az bekle seni ben bırakacağım

    Az sonra vakit tamam bizim uçak uçacak
    Fermuar yine metal yine pantolon çıkacak

    Ben şimdi çıkaramam kıcımtan pantolonu
    Elinde el cihazı gel de ara sen beni

    Neyse ki giriş yaptım birinci emniyetten
    Yine bir kabı daha var aynı eziyetten
    sevdimde sevmedi sevduğum beni
    uğruna tükettim ben bu bedeni
    anlamadım ardındaki nedeni
    boş ver anam sende unut terketipde gideni

    sevdadan yana çile çekenler
    cekip gider bu sevene yük deyil
    sevip sevip ayrılığı seçenler
    çeker gider buda ona ilk deyil

    • Sadık Yılmaz
    • Moderatör
    • *
    • İleti: 2.463
    • Cinsiyet: Bay
    • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
      • Marankoz
    • GSM: 0536 553 63 59
    OY BAŞIMA GELENLER
    « Yanıtla #3: 20 Mart 2011 - 08:08 »
  • Yayınlama
  • Vermişim valizimi boşa öten cihaza
    Oda ötmeden suskun çeker kendini naza

    Çantamı telefonu koydum bir tabakaya
    Bende yönlendim geçtim illet olan kapıya

    Bu sefer unutarak çıkarmadım hiçbir şey
    Ama kapı ötmedi bir iş var bozuk mu ne

    Baktım kolumda saat belimde anahtarlar
    Ayrıyeten cebimde bozuk demir paralar

    Ötmedi ya boş verdim üstelik da sevindim
    O zırt sesine olan kızgınlığımı yendim

    Bir baktım telefona nerde ise şarj bitti
    Orda bir Piriz gördüm az taktım bana yetti

    Açıldı en son kapı yine benim ilk YOLCU
     Hostesler  Şaşırdılar kimdir habu çapulcu

    Hepsi sıraya geçip hoş geldin söylediler
    Bu koltuğunu bulur birbirine dediler

    Yirmi iki numara F kolduk cam kenarı
    Uçak toldu kalkıyor kapat telefonları

    Havalandı tayyare bulutların üstüne
    Seksen dakika sonra indi Trabzon pistine

    Buradan ötesi malum geldi komşum almaya
    Çoluk çocuk hep orda beni karşılamaya

                                      Sadık Yılmaz
    sevdimde sevmedi sevduğum beni
    uğruna tükettim ben bu bedeni
    anlamadım ardındaki nedeni
    boş ver anam sende unut terketipde gideni

    sevdadan yana çile çekenler
    cekip gider bu sevene yük deyil
    sevip sevip ayrılığı seçenler
    çeker gider buda ona ilk deyil


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear